Mısır Geceleri

Aleksandr Puşkin
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
46
Basım Tarihi:
1937
Yayınevi:
Bozkurt Matbaası
ISBN:
---
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·46 syf.··
Beğendi
·
2023 180. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2023 14:59
Modern Rus edebiyatının kurucu dehası Aleksandr Puşkin 'in Mısır Geceleri Puşkin külliyatında düz yazının şiirle iç içe geçtiği tek örnek olarak öne çıkıyor. Puşkin'in zamansız vedası nedeni ile tamamlayamadığı bu öykü yazarın ölümünden sonra yayınlanmıştır.
Edebiyat
Mısır GeceleriAleksandr Puşkin · Bozkurt Matbaası · 1937174 okunma
10/10
·46 syf.··
Beğendi
·
2024 264. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2024 15:07
Puşkin’in zamansız vedası nedeniyle tamamlayamadığı bu öykü, yazarın ölümünden sonra yayınlandı. Yani okuduğumuzda bize eksiklik hissi vermesinin nedeni budur. Okurken hatta okuduktan sonra bu hıkayede bır seyler eksık dedıgınız an puskının zamansız vedasını dusunup ahhh keske olmeden once tamamlayabılseydı dedıgınız anlar olsa da edebıyat kullıyatında nesır dedıgımız duzyazı ve sıırı bırbırıyle harmanlayarak bıze okuma konusunda seyır zevkı verıyor.
Aleksandr Puşkin
Mısır GeceleriAleksandr Puşkin · Bozkurt Matbaası · 1937174 okunma
Puan vermedi·46 syf.··
2024 33. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2024 18:51
Sonunun anlamsız bir anda bitmesine anlam verememiş olsam dahi, sanatın ve sanatçının toplumumuzda bir kalıba koyulması ve onun şairlik vasfı dışında başka bir görevi, sorumluluğu, bakış açısı, yönelimi yokmuşçasına acı bir şekilde yansıtıldığı da yadsınılmayacak bir gerçek olarak gün yüzüne çıkmış bulunmakta olduğu düşünüyorum. "Şairlik ünvanı beterin beteri bir şeydir. Bu damgayı bir kere yediniz mi, bir daha ömrünüz boyunca kurtulamazsınız. Halk kendi malı sayar sizi." kitabın içinden bu satırlar beni etkiledi. “Mısır Geceleri”, Puşkin külliyatında düzyazının şiirle iç içe geçtiği tek örnek olarak öne çıkıyor. Puşkin’in zamansız vedası nedeniyle tamamlayamadığı bu öykü, yazarın ölümünden sonra yayınlandı. Her iki öykü de usta çevirmen Hasan Âli Ediz’in imzasını taşıyor. Ancak, “Mısır Geceleri”nin önceki basımlarında yer almayan bir şiir,keyifle ve merakla okuyacaksınız.
Düşünce
Mısır GeceleriAleksandr Puşkin · Bozkurt Matbaası · 1937174 okunma
8/10
·46 syf.·
2021 64. kitabı
Puşkin Okuma Rehberi YouTube kitap kanalımda kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: youtu.be/Edp_pbG_CPI (Wikipedia da çok daha fazlası var , ama müzik güzel dinleyin) Mısır Geceleri”, Puşkin külliyatında düzyazının şiirle iç içe geçtiği tek örnek olarak öne çıkıyor. Puşkin’in zamansız vedası nedeniyle tamamlayamadığı bu öykü, yazarın ölümünden sonra yayınlandı. Yani okuduğumuzda bize eksiklik hissi vermesinin nedeni budur. Bin kitaba teşekkür eder, boş vaktiniz varsa okumanızı tavsiye ederim.
Mısır GeceleriAleksandr Puşkin · Bozkurt Matbaası · 1937174 okunma
10/10
·46 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
1837 ci ildə yazılmışdır. Başlarkən bizə Çarski adlı bir şairdən bəhs edir. Xoşuma gələn bir məqam var idi ki, bunu da bölüşmək istərdim : " Şairlik damğasını bir dəfə yedinsə, ömrün boyu bundan xilas ola bilməzsən" Nə qədər də gözəl bi cümlədir, deyilmi? Bəlkə bu həm də Puşkinin elə bir növdə özünü anlatması idi. Çünki, fikir versək şair-yazar olmasına baxmayaraq, yenə də o daha çox şair biri kimi tanınırdı...
Mısır GeceleriAleksandr Puşkin · Bozkurt Matbaası · 1937174 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Aleksandr PuşkinYazar · 47 kitap
Aleksandr Puşkin (Rusça: Алекса́ндр Серге́евич Пу́шкин; 6 Haziran 1799 - 10 Şubat 1837), Rus şâir ve yazar. Rusya'nın "ulusal şâir"i ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir. Yaşamı Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, 6 Haziran 1799'da Moskova'da doğdu. Babası Sergey Lvoviç Puşkin, soylu bir ailenin ilk çocuğudur. Annesi Nadejda Osipovna Hannibal'in büyük dedesi Etiyopyalı Abraham Petroviç Hannibal, Rus Çarı I. Petro'nun vaftiz oğlu ve çarlık ordusunda seçkin bir subaydı. Puşkin, soylu bir ailenin üyesiydi. Annesi ve babası eğitimli insanlardı. Puşkin, ilk bilgilerini Fransız mürebbiyelerden edindi. Henüz sekiz yaşındayken Fransızca ve Rusça öğrenmişti. 11 yaşına geldiğinde özgürlükçü ve hicivci yazarlarını beğendiği Fransız edebiyatından etkilenerek Fransızca şiirler ve güldürüler yazmaya başlamıştı. Döneminin tanınmış şair ve yazarları, Puşkin'in evine gelip gidenler arasındaydı. Ancak hiçbiri geleneksel Rus masalları anlatan, Rus türküleri söyleyen dadısı kadar Puşkin'i etkilememiştir. Yaşlı dadısı Arina'nın anlattıklarının, Puşkin'in çocuk rûhunda önemli izler bıraktığı düşünülmektedir. İleride Rus halk şiiriyle, masallarla, konuşma dilinin deyimleriyle ve anlatım özellikleriyle tanışıklığını dadısın ve anneannesi Mariya Hannibal'a borçludur. Şiire başlaması Puşkin, on iki yaşına geldiğinde, aristokrat aile çocuklarına yönetime hazırlamak için Rus Çarı I. Aleksandr'ın Tsarskoye Selo'da (Çarın yazlık köyü) açtırdığı okula yazdırıldı ve bu okuldaki altı öğrenim yılı boyunca, tıpkı okulun diğer öğrencileri gibi, Petersburg'a gitme izni verilmeden dış dünyadan kopuk bir şekilde eğitim gördü. Şairlik yeteneğiyle arkadaşları arasında sivrildi. İlk şiiri "Şair Dost'a" (1814) Nikolay Karamzin'in Avrupa Habercisi dergisinde yayımlandı. Puşkin'in lise yıllarında yazdığı şiirlerinde gerçekçilik eğilimi açıkça göze çarpmaktadır. O dönem şiirinde kullanılmayan kaba ve gündelik sözcükleri kullandığı şiirleriyle Gavrila Derjavin'in dikkatini çekmeyi başardı. Artık ünlü bir şair sayılmaya başlayan Puşkin, Çar Köyü Lisesi'ndeki eğitimini 1817'de tamamladıktan sonra Petersburg'a giderek Dışişleri Bakanlığında çalışmaya başladı. Bu arada birçoğu yasaklanan özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları, bu sıralarda halk arasında yayılmıştır. Rus edebiyatında ilk kez, şiir halk tarafından hayranlıkla karşılanmıştı. Puşkin, bu sırada Rus Çarı I. Aleksandr tarafından Kafkasya'ya tayin edildi ve burada ünlü Kafkas Esiri ve Bahçesaray adlı destanlarını yazdı. Gerçeği olduğu gibi aktarmayı tercih eden Puşkin'in eserlerinde ne klasik şiirin kuralcılığı, ne de Romantizm'in etkileri belirgin bir şekilde öne çıkıyordu. Sürgün yılları Kafkasya'dan dönen Puşkin'in Rusya'daki askeri yönetime karşı oluşundan dolayı dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklandı ve ailenin sahip olduğu Mihaylovskoye köyünde yaşamak zorunda bırakıldı. Hükûmet tarafından oğlunu gözetim altında tutmakla görevlendirilen babası da görevini yerine getirmişti. Yirmi dört yaşındaki Puşkin, bu sürgün döneminde, yedi yıl sonra tamamlayacağı Yevgeni Onegin adlı romanını yazmaya başladı. Çingeneler, Peygamber ve Boris Godunov adlı önemli eserlerini de yine bu sürgün yıllarında yazdı. Bu yıllarda ülkesinde süregelen özgürlük mücadalesi dışında Yunan İsyanı ve İspanya ile İtalya'daki mutlakıyet karşıtı hareketleri yakından takip etti. 1820-1824 yılları arasındaki sürgün döneminden sonra Rus Çarı I. Nikolay tarafından Moskova'ya çağrılan genç şairin kaleminden çıkan her şey, artık çarın sansüründen geçecektir. Polis baskınları ve aşk serüvenleri ise Puşkin'in yaşamının ayrılmaz parçaları olmuştu. Evliliği Puşkin, bir baloda yüksek rütbeli ve emekli bir memurun kızı olan Natalya Gonçarova ile karşılaştı ve bu genç kıza aşık oldu. Puşkin, Natalya'ya evlenme teklif etti; Natalya ise şairin evlenme teklifini belirsiz bir tarihte cevaplamak üzere cevapsız bıraktı. Puşkin, bu durum karşısında umutsuzluğa kapılmış ve Moskova'dan uzaklaşmak istemişti. Bu nedenle, 1829'da, bir gözlemci olarak Rus ordusuna katıldı ve Osmanlı topraklarına geldi. Sonradan yazdığı "Erzurum Yolculuğu" adlı eserinde seyâhat izlenimlerini anlatan Puşkin'in, daha başka birçok eserinde de Erzurum'dan aldığı esinlerin izlerini bulmak mümkündür. Moskova'ya dönen Puşkin, Natalya'ya evlenme teklifini yineledi. Uzun çekişmelerden sonra Natalya'nın ailesini de ikna etmeyi başardı ve sonunda nişanlandılar. Bu evliliği istemeyen Natalya ise bu duruma kayıtsız kaldı. Natalya'nın bu olumsuz tutumu, ilişkilerinin sonuna kadar da bu şekilde devam etti. Puşkin'in eşi Natalya Gonçarova Bitmek bilmeyen soruşturmalar ve yasaklamalar yüzünden rahatsız olsa da, Puşkin yazmaya devam etti. Yevgeni Onegin, Don Juan, Veba Sırasında Ziyafet gibi manzum trajedyalarını ve Dubrovski, Maça Kızı gibi önemli eserlerini bu dönemde kaleme aldı. Gogol ile olan arkadaşlığı da bu döneme rastlamaktadır. Öyle ki, Gogol'a ünlü Ölü Canlar romanını yazma fikrini Puşkin'in verdiği söylenmektedir. Ölümü Bu dönemde hayatına George Charles d'Anthès adında biri girdi. Puşkin, kendisine yazılan birkaç imzasız mektup aracılığıyla, d'Anthès adındaki bu Fransız'ın karısı Natalya Puşkin'e kur yaptığını öğrendi. 1837'de d'Anthès'i düelloya çağırdı. 27 Ocak 1837'de St.Petersburg yakınında Kara Dere'nin bir köşesinde düellonun yapılmasına karar verildi. Puşkin'in şâhidi arkadaşı Danzas'tı. Düelloda kullanacağı silahı almak için gümüşlerini sattığı iddia edilmektedir. Düelloda Puşkin tarafından omzundan yaralanan d'Anthès, Puşkin'i karnından yaralamayı başardı. Büyük bir soğukkanlılıkla iki gün boyunca can çekişen Puşkin, şubat ayında bir öğleden sonra hayata gözlerini yumdu. Şâirin ölüm haberi duyulunca evinin önünde toplanan halk, Yevgeni Onegin'in son baskısını tüketti. Şairin ölümü üzerine başlayan huzursuzluk, neredeyse hükümete karşı bir ayaklanma noktasına geldi. Olayların kontrolden çıkmasından çekinen polis, bir gece yarısı şairin tabutunu gizlice kiliseden aldı ve Mihaylovskaya köyüne götürerek toprağa verdi. Hakkında Gogol'un “Puşkin, olağanüstü bir olaydır.” ve Dostoyevski'nin de daha mistik bir tavırla “Puşkin, bize gelecekten haber veren bir ermiştir.” dediği Puşkin, modern Rus edebiyatının oluşmasına en büyük katkıda bulunan edebiyatçı olarak kabul edilir. Puşkin, klasik Batı edebiyatını ve Rus halk ruhunu sentezleyerek, Rus edebiyatında “gerçekçilik akımı”nı başlatan öncü bir isim olmuştur. Aleksandr Puşkin'in düello günü uğradığı son yer, Peterburg Nevski Prospekt'de Wolf's şekercisidir (şimdiki Cafe Litteraturnia). Bu cafede Puşkin'in balmumundan bir heykeli bulunmaktadır. Eserleri Ruslan i Lyudmila – Ruslan ve Ludmila (1820) (şiir) Kavkazskiy Plennik – Kafkas Esiri (1822) (şiir) Bakhchisarayskiy Fontan – Bahçesaray Selsebili (1824) (şiir) Tsygany, – Çingeneler (öyküsel şiir) (1827) Arap Petra Velikogo – Büyük Petro'nun Arabı (tarihsel roman, bitirilmemiş) (1828) Poltava (1829) Küçük Trajediler (1830) Boris Godunov (1825) (dram) Papaz ve uşağı Balda'nın hikâyesi (1830) (şiir) Povesti Pokoynogo Ivana Petrovicha Belkina – İvan Petroviç Belkin'in hikâyesi (5 kısa hikâyeden oluşur: Atış, Kar Fırtınası, Cenazeci, Menzil Müdürü ve Bey'in Kızı) (1831) (düzyazı) Çar Saltan Masalı (1831) (şiir) Dubrovsky (1832-1833, yayınlandı1841, roman) Prenses ve 7 Kahraman (1833, şiir) Pikovaya Dama – Maça Kızı (hikâye) (1833) daha sonra operaya uyarlanmıştır. Altın Horoz (1834, şiir) Balıkçı ve Altın Balığın Hikayesi (1835, şiir) Yevgeni Onegin (1825-1832) (şiirsel roman) Mednyy Vsadnik – Bronz Süvari (1833, şiir) Yemelyan Pugachev isyanının Tarihi (1834, düz yazı) Kapitanskaya Dochka - Yüzbaşının Kızı (1836, düz yazı) Kirdzhali – Kırcali (kısa hikâye) Gavriiliada Istoriya Sela Goryukhina – Goryukhino Köyü'nün Hikayesi (bitirilmemiştir) Stseny iz Rytsarskikh Vremen – Şövalye Hikayeleri Yegipetskiye Nochi – Mısır Geceleri (kısa şiirsel hikâye, bitirilmemiştir) K A.P. Kern – AP. Kern'ne (şiir) Bratya Razboyniki – Haydut Kardeşler (oyun) Graf Nulin – Kont Nulin Zimniy vecher – Kış akşamı Puşkin'in birçok eserini filolog Metehan Mollamehmetoğlu Türkçeye çevirmiştir.