Mujik, ve romanın karakterlerinden bazıları…
Karakterlerin hayat sorgulamaları kitabı okurken o kadar normal geldi ki kulağıma. Bende dedim bende okudum, dinlediğim, izlediğim ve ya yaşadığım her şeyde böyle bir sorulama anlam bulma çabasına giriyorum dedim ama sonra Malinin gibi yaşamak çok doğru gelmemeye başlıyor neden mi?
Çünkü o da insan ve yaradılışı veya varoluşu gereği sevmek ve sevilmek istiyor. Camus’nin absürt felsefesindeki gibi yaşamak başta matıklı gelsede bunu sürdürmemin tam anlamıyla imkansız olduğunu anlıyorsun.
Çünkü düşün, her şeyden uzak dur, sevme, belki de herkesin değerlerini sorgula ama günün sonunda bu sürdürülebilir değil intihar etmemen için ve absürde yenilmemen için bir sebep kalmıyor.
Ama onun dostu Şöbiyev onun yardımına yetişiyor. Yaşam diyor ne güzel bir şey. Seni her sınavda şaşırtsada, hergünü ayrı bir değişkenlikte yada monotonlukta olsada, mutlu olduğumuz fazladan bir saniye için yaşamak ister insan. Hep varoluşçu ve umutçudur insan.
Nitzcshe gibi- yarat kendini baştan, devam et inşaa etmeye der.
Karakterleri okurken daha nice düşünceler geldi aklıma. Felsefeciler, onların düşünceleri ve romanlar…
Demek ki her aydınlığa yeltenen insan bu acıları ve soruları yaşıyor ve soruyor.
Son olarakta kitabın sonunu tabiki de merak ediyor düşünüyor insan ama birde şöyle bir detay var…
Yarattığın karakterlerin kurduğu diyalogları yazarken bir an mola vermek istedin ve bir daha o masaya dönemedin, o yazılar ve sayfalar bir daha ölene kadar karıştırılmadı.