Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·216 syf.··
2025 18. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2025 23:25
Lenin bu kitabında, Çarlık Rusya'sındaki dönemin sol örgütlerine eleştiriler getirmiş ve bazı savlar öne sürmüş. Çok karmaşık olmamasına rağmen, onlarca dipnot ve açıklamayla konu derinleştirilmiş. Ki bu notları okumadan ne Lenin'in yazdıkları anlaşılıyor ne de döneme hâkim olan siyasi hava anlaşılıyor. Günümüz açısından değerlendirilebilecek, ders çıkarılabilecek bir sürü şey var. Parti işleyişi, kitlelerin örgütlenmesi ve kadrolaşma gibi bir sürü konuya değiniyor Lenin. Tüm sol görüşlü insanların, devrimcilerin, hayatlarının belli dönemlerinde eline alıp okuması gereken bir eser. Lenin'in yazdığı her şey gibi, "Ne Yapmalı?" da çok kıymetli bir eser.
1000Kitap
Ne Yapmalı?Vladimir İlyiç Lenin · Sol Yayinlari · 1992705 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2017 8. kitabı
Teori okumaya başlayacaklar için ilk adım açısından ağır olacak bir kitap.Okumadan önce Kemal Okuyan'ın Ne yapmalıcılar kitabını okuyup sonra buna geçmek daha mantıklı ve rahat olur. Lenin,kitabının ismini Çernişevski'nin Nasıl yapmalı romanından almıştır.İçerik olaraksa devrime giden yolda Rusya'daki verilen siyasi Lenin dehası ile derin analizi ortaya koyulmaktadır.Adı üstünde,Ne Yapmalı?
Ne Yapmalı?Vladimir İlyiç Lenin · Sol Yayinlari · 1992705 okunma
Vladimir İlyiç Lenin • Ne yapmalı?
10/10
·216 syf.·
2018 24. kitabı
Önemli bir klasiktir bu kitap solun tarihinde! Bilinmelidir ki Ne Yapmalı? kitabında ileri sürülen tezler ve eleştiriler, yalnızca Rusya’nın ve Lenin’in tecrübelerinden kaynaklanmıyor. Aynı zamanda bütün zamanlar ve bütün ülkeler için devrimci sosyalist çalışma, örgütlenme, ajitasyon ve propaganda konularında temel ilkeleri, yol ve yöntemleri özetleyen evrensel bir Marksist klasiği olmuştur. Bu bakımdan okunması ve tartışılması da, tıpkı Lenin’in diğer faaliyet alanlarında önerdiği tarzda, planlı, diyalektik bir etkileşme ve karşılıklı tartışma içinde yürütülmelidir.
Felsefe
Ne Yapmalı?Vladimir İlyiç Lenin · Sol Yayinlari · 1992705 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2009 9. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2009 00:00
Rus Sosyal Demokrasisi içindeki "ekonomist" akıma karşı yazılan bu polemik, devrimci partinin örgütlenme modelini çizen temel metindir. Lenin, işçi sınıfının kendiliğinden hareketinin ancak sendikal bilince ulaşabileceğini, sosyalist bilincin ise dışarıdan, öncü parti tarafından taşınması gerektiğini savunur. Profesyonel devrimcilerden oluşan, disiplinli ve merkeziyetçi bir parti modeli, Bolşevik geleneğin omurgasını oluşturur. Siyasi mücadelenin sadece ekonomik taleplere indirgenemeyeceğini vurgulayan eser, örgüt teorisinin başyapıtıdır.
1000Kitap
Ne Yapmalı?Vladimir İlyiç Lenin · Sol Yayinlari · 1992705 okunma
Puan vermedi·236 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
''Propagandacı "birçok düşünceyi" vermelidir, o kadar çok ki, bu düşünceler birbirleriyle bağlantılı bir bütün olarak ancak (nispeten) az sayıda kimseler tarafından anlaşılabilir olacaktır. Aynı konu üzerinde konuşan ajitatör ise en çarpıcı ve en çok bilinen bir olguyu, diğelim işsiz bir işçinin ailesinin açlıktan ölmesine, artan yoksullaşmayı, vb. örnek olarak ele alacak, ve herkesin bildiği bu olgudan yararlanarak "yığınlara" tek bir düşünceyi, örneğin servet artışıyla yoksulluğun artışı arasındaki çelişkinin saçmalığı düşüncesini iletme yolunda çaba harcayacaktır; ve bu çelişkinin daha tam bir açıklamasını propagandacıya bırakrak, bu göze batan haksızlığa karşı yığınlar arasında hoşnutsuzluk ve öfke yaratmaya çalışacaktır. İşte bu yüzdendir ki, propagandacı, genellikle, yazı yazarak görevini yerine getirir; ajitatör ise konuşarak. Propagandacının özelliklerinin ajitatörünkinden farklı olması gerekir. Örneğin Kautsky'nin ve Lafargue'ın propagandacı olduklarını, Bebel ile Guesde'in ise ajitatör olduklarını söyleriz. Pratik eylemin bunlardan ayrı olarak bir üçüncü alanını ya da bir üçüncü işlevini bulup çıkarmak, ve "yığınları, belirli, somut bir eyleme çağırma"yı bu işlevin içine dahil etmek, düpedüz saçmalıktır; çünkü, tek, başına bir eylem olarak çağrı, ya teorik incelemenin propaganda broşürünün, ajite edici söylevinin doğal ve kaçınılmaz tamamlayıcısıdır, ya da salt bir yürütme işlevini temsil eder. Örneğin, Alman sosyal-demokratlarının tahıl gümrüklerine karşı girişmiş bulundukları mücadelelerini ele alalım. Teorisyenler, diyelim ki, ticari antlaşmalar ve serbest ticaret için mücadele "çağrısı" ile birlikte gümrük siyaseti üzerine özel (sayfa: 86) incelemeler kaleme alıyorlar. Propagandacı aynı şeyi bir dergide, ajitatör de halkın önünde verdiği söylevlerde
Ne YapmalıVladimir İlyiç Lenin · Agora Kitaplığı · 0705 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2016 15. kitabı
Yığın örgütlerinin en geniş, en açık biçimde olmasından, parti örgütlerinin ise en dar biçimde olmasından ve diğer gruplarla ilişki ve polemiklerle birlik olma çalışmalarından bahsetmesiyle, günümüzde bile ihtiyaçlara cevap veren bir kitap. Türkiye'deki versiyonu için: Anarşi Yok Büyük Derleniş - Hikmet Kıvılcımlı
Ne Yapmalı?Vladimir İlyiç Lenin · Sol Yayinlari · 1992705 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
bir şeyin yapılması gerektiğini biliyor neyi nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız ne yapılması gerektiğini o dönemin gazete ve şahıslarını eleştirirken bir yandan da anlatan lenin'e kulak verin derim.
Ne Yapmalı?Vladimir İlyiç Lenin · Sol Yayinlari · 1992705 okunma
9/10
·236 syf.··
2024 1. kitabı
Bu kitabı yaklaşık dört kez okudum. Her defasında farklı bir noktası gözüme çarpıyor ama bir şey hiç değişmiyor: Lenin’in ortaya koyduğu “ne yapmalı” sorusu, sadece 1900’lerin başındaki Rusya için değil, bugün için de hala çarpıcı. Samimi olmak gerekirse, kitabın dili yer yer ağır, teorik tartışmalar insanı yorabiliyor. Ama altındaki mantık inanılmaz net: örgütlü bir hareket olmadan, bireysel çabalarla hiçbir şeyin değişmeyeceği. Lenin, dönemin koşullarında devrimi örgütlerken solun hangi hatalara düşebileceğini tek tek gösteriyor. Aradan yüz yılı aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen bugün baktığımızda solun hâlâ aynı açmazlarla uğraştığını görmek hem düşündürücü hem de hüzünlü. Bir yandan da Lenin’in işaret ettiği noktaların hâlâ geçerli olması, kitabı tarihsel bir kitap olmaktan çıkarıp bir tür “rehber” haline getiriyor. Benim için en vurucu tarafı, Lenin’in “kitleleri harekete geçirmek” derken aslında sadece bir siyasi plan değil, bir disiplin, bir örgütlülük kültürü kurmaya çalışması. Bugün solun çoğu yerinde bu disiplinden eser olmadığını görünce, kitabın değeri daha da anlaşılıyor. Sonuçta, Ne Yapmalı? sadece ideolojik bir metin değil; aynı zamanda bugünün dünyasında solun hâlâ cevap aradığı o temel sorunun ilk ve belki de en açık formülasyonlarından biri.
Ne YapmalıVladimir İlyiç Lenin · Agora Kitaplığı · 0705 okunma
YAPILMASI BEKLENİLEN NE?
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2013 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2013 00:00
DOĞRU ÇEVİRİSİ yapılması beklenilen ne ya da ne yapılması gerekiyor. bu da kabul edilebilir bir çeviri. ama kitabın çevirisi kesinlikle kötü. bu kitabın türkçesi ile kesinlikle hareket edilmemeli. onu bir tarafa bırakırsak LENİNİZMİN TEMELLERİNİN atıldığı ya da Leninizm öz itibari ile nedir bunu anlamak isterseniz okumanız gereken kitap. kitabı iyice kavrarsanız Sovyetler birliğinin sosyalist olmadığını. sosyalizmin uygulamasının da neredeyse imkansız olduğunu anlarsınız. Ancak devrimci karakter nasıl olur, devrimci bir özne nasıl yapılandırılır bunu giriş kitabı olarak okuyabilirsiniz.
Siyaset & Politika
Ne Yapmalı?Vladimir İlyiç Lenin · Sol Yayinlari · 1992705 okunma

Yazar Hakkında

Vladimir İlyiç LeninYazar · 146 kitap
Vladimir İlyiç Ulyanov, bilinen adıyla Lenin (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova), Rus sosyalist devrimci, Ekim Devrimi'nin lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin öncülü olan Rus Komünist Partisi/Bolşevik lideridir. Lenin aynı zamanda Marksist teorik ve felsefi yazıların yazarı olarak bilimsel sosyalizmin Marx ve Engels sonrası geliştiricilerindendir. Lenin'in en büyük amacı; kapitalizmin uzlaşmaz sınıf çelişkilerinden proleter bir dünya devrimi oluşturup toplumsal sınıf karşıtlıklarının olmadığı insan toplumunun tarihsel oluşumuna öncülük etmekti. Kendisi, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm'in de kurucusudur. Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler doğrultusunda Marksizmin yeniden üretilmesi gereği üzerinden değerlendirilir ve Marksizmin devrimci ve bilimsel özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır. Rusya İmparatorluğu zamanında adı Simbirsk olan Ulyanovsk'ta doğan Lenin demokrasi ve özgür eğitim için mücadele veren devlet memuru İlya Nikolayeviç Ulyanov (1831-1886) ile liberal görüşlere sahip Maria Aleksandrovna Ulyanov'un (1835-1916) oğludur. Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir. "Lenin'in ataları Rus, Kalmuk (Oyrat), Tatar, Yahudi, Alman, İsveçli ve muhtemelen diğer birkaç halka daha mensuptur." Lenin Rus Ortodoks Kilisesi'nde vaftiz edilmiştir. Yaşamının ilk yıllarında iki trajedi ile karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan birincisi 1886 yılında babasının beyin kanamasından ölümü, ikincisi de Mayıs 1887'de ağabeyi Aleksandr İlyiç Ulyanov'un Rus çarı III. Aleksandr'ın hayatına kasteden bir bombalama eylemine katılması nedeniyle asılmasıdır. Aleksandr tutuklandığı sırada yanında bulunan kızkardeşi Anna, Karzan yakınlarındaki küçük Kokuchkino kasabasına sürülmüştür. Resmi Sovyet biyografilerinde, devrimci eylemlerinin temelinin bu olaylarda yattığı söylenir. Sovyet ders kitabında basılan Beluzov'un ünlü resmi genç Lenin'i ve annesini Aleksandr'ın kaybı için yas tutarken gösterir. "Farklı bir yol izleyeceğiz" cümlesi Lenin'in halk devrimi için anarşist ve bireysel yöntemler yerine Marksist bir yaklaşım seçtiği anlamına gelmektedir. Lenin Marksizm ile ilgilenmeye başladıktan sonra öğrenci gösterilerine katıldı ve sonunda tutuklandı. Kazan Üniversitesi'nden atıldıktan sonra bağımsız olarak çalışmalarına devam etti ve 1891 yılında avukatlık yapmak için lisans aldı. Latince ve Yunanca konusunda kendini gösteren Lenin aynı zamanda Almanca, Fransızca ve İngilizce de öğrendi. Ancak Fransızca ve Almanca bilgileri yetersizdi. 1917'de Inessa Armand'ın yardımıyla Fransızca ve İngilizce ile yazılan makaleleri çevirmiş ve aynı yıl Cenevre'de S.N. Raviç'e Benim Fransızca ile ders verme kabiliyetim yok. demiştir. Lenin Samara'da birkaç yıl çalıştıktan sonra 1893 yılında St. Petersburg'a yerleşti. Kariyer yapmak yerine devrimci propaganda ile uğraşmayı tercih etti ve Marksizm üzerine çalıştı. 7 Aralık 1895'te tutuklandı. 14 ay tutulduktan sonra Sibirya'daki Shushenskoye köyüne sürgüne gönderildi. Temmuz 1898'de bir sosyalist eylemci olan Nadejda Krupskaya ile evlendi. Nisan 1899'da Razvitiye kapitalizma v Rossi (Rusya'da Kapitalizmin Gelişmesi - Geniş-Çaplı Sanayi İçin Bir İçpazarın Oluşma Süreci) yayımlandı. 1900 yılında cezasının sona ermesinin ardından Rusya'da ve Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde çalıştı. Zürih, Cenevre, Münih, Prag, Viyana, Manchester ve Londra'da bulundu. Sürgünde iken, sonraları önde gelen rakiplerinden olacak olan Julius Martov ile Iskra gazetesini kurdu. Devrimci hareket üzerine çeşitli makaleler ve kitaplar yazdı. Bu dönemde çeşitli mahlaslar kullandıktan sonra sonunda Lenin mahlasını kullanmaya karar verdi. Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nde (RSDİP) etkin görev aldı. 1903 yılında yazdığı Çto delat? kitapçığının kısmen etkilemesiyle ortaya çıkan parti içi bölünmede Menşeviklere karşı Bolşeviklere önderlik etti. Bu kitapçığın devrim öncesi Rusya'sında en etkili kitapçıklardan biri olduğu söylenir. 1906 yılında RSDİP'nin başkanlığına seçildi ve güvenlik nedeniyle 1907 yılında Finlandiya'ya geçti. Avrupa'daki seyahatlerine devam ederek 1912'de Prag Parti Konferansı ve 1915'de Zimmerwald Konferansı gibi birçok sosyalist toplantıya ve etkinliğe katıldı. Lenin Zimmerwald Solu'nun en önemli lideriydi. Inessa Armand Rusya'yı terkedip Paris'e yerleştikten sonra sürgünde yaşayan Lenin ve diğer Bolşevikler'le karşılaştı. Armand'ın bu dönemde Lenin'in sevgilisi olduğuna inanılır. Lenin daha sonra İsviçre'ye geçti. 1914 yılında I. Dünya Savaşı başladığında, o zamanlar kendilerini Marksist diye tanımlayan Avrupa'nın Sosyal Demokrat partileri kendi ülkelerinin savaş için harcadığı çabayı destekledi. Lenin, Alman Sosyal Demokratları'nın savaşı desteklediğine ilk başlarda inanmamıştı, bu olaylar neticesinde savaşı destekleyen partilerden oluşan İkinci Enternasyonal'den ayrıldı. Lenin "emperyalist savaş" olarak nitelediği bu durumun sınıflar arası savaşa dönmesi gerektiğini savunuyordu. Ekim Devrimi 8 Kasım'da Lenin, Rus Sovyet Kongresi tarafından "Halk Komiserleri Konsey Başkanı" (hükümet başkanı) seçildi. "Komünizm Sovyet iktidarı ile tüm ülkeye elektriğin ulaştırılmasıdır" diyen Lenin, Rusya'nın her yerine elektrik götürülmesinin ve tarım ile sanayinin modernize edilmesinin önemini vurgulamıştır. "Sanayinin modern ve ileri teknoloji üzerinde örgütlenmesinin ve kent ile kırsal arasında bağlantı sağlayacak olan elektriğin yaygınlaştırılmasının kent ile kırsal arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağını, kırsaldaki kültür düzeyini yükseltmeye olanak sağlayacağını ve ülkenin en ücra köşelerinde bile geri kalmışlığı, cehaleti, yoksulluğu, hastalığı ve barbarlığı yok edeceğini köylülere göstermeliyiz." Herkes için ücretsiz evrensel bir sağlık sistemi kurmak, kadınlara haklarını iade etmek ve okur yazar olmayan Rus halkına okuma yazma öğretmek konularında çok hevesliydi. Ama Bolşevik hükümetinin öncelikli eylemi Rusya'yı I. Dünya Savaşı'ndan çekip kurtarmaktı. Yaşamının son yılları Lenin'in sağlığı, devrim ve savaşın getirdiği gerginlik sonucu oldukça zarar görmüş, suikast girişiminde aldığı yaralar sağlık durumunu daha da kötüye götürmüştü. Kurşun hala boynunda idi ve omuriliğe yakın durduğu için, o günün tıp tekniğiyle çıkarılması mümkün değildi. 1922 Mayıs'ında ilk defa felç geçirerek sağ tarafı kısmen felçli kalan Lenin'in hükümetteki rolü giderek azaldı. Aynı yılın Aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi. 1923 Mart'ında geçirdiği üçüncü felcin sonrasında konuşma yeteneğini de yitirerek ölene kadar yatağa bağımlı kaldı. İlk kez felç geçirdikten sonra, hükümet ile ilgili bazı yazıları eşine dikte ettirdi. Bunların arasında en ünlüsü Lenin'in Vasiyeti'dir. Bu vasiyette, başta Stalin olmak üzere önde gelen komünistleri eleştiriyordu. 1922 Nisan ayından itibaren Komünist Parti'nin genel sekreteri olan Stalin'in eline sınırsız bir otoritenin geçtiğini söylemiş ve yoldaşların Stalin'i bu görevden uzaklaştırmak için bir yol aramalarını önermiştir. Lenin'in ölümünden sonra eşi, 1924 Mayıs'ındaki 13. Parti Kongresi'nde okunmak üzere vasiyeti Merkez Komite Sekretaryasına teslim eder. Vasiyet o dönemde partiyi yöneten Grigori Zinoviev, Lev Kamenev ve Josef Stalin'i zor durumda bırakır. Partide Lenin'in büyük otoritesi ve saygınlığı metnin örtbas edilmesi ihtimalini imkansız kılıyordu. Ancak Leon Troçki'ye karşı iktidar mücadelesi veren Zinoviev, Kamenev ve Stalin ellerini zayıflatmak da istemiyorlardı. Bu durumda Merkez Komite toplanacak[29] ve metnin 13. Kongre delegelerine not tutmamaları ve metinden kongrede bahsetmemeleri şartıyla okutulmasına karar verilir. Lenin'in eşi Krupskaya karara karşı çıksa da sonuç değişmez. Metin delegeler tarafından ayrı ayrı okunur ve Lenin'in beklediği iddia edilen etkiyi yaratmaz. Stalin Genel Sekreterliğe devam eder. Vasiyetin bır kısmı ilk olarak 1926 yılında Max Eastman tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde yayımlandı. Troçki ise partiden tasfiye edilip sürgüne gittiği dönem içerisinde 1934 yılında metni basacaktır. Lenin 21 Ocak 1924 günü, 53 yaşında öldü. Lenin'in ölüm sebebi için yapılan resmi açıklama serebral arteriyoskleroz ya da dördüncü bir inme idi. Ancak Lenin'i tedavi etmeye çalışan 27 doktorun yalnız sekizi otopsi raporunda bu sonuca vardığı için, ölümü ile ilgili başka teoriler de ortaya atıldı. Tarihçilerin büyük çoğunluğu ölüm sebebinin, suikast neticesi boynunda kalan kurşunun neden olduğu bir felç olduğu konusunda hemfikirdir. Lenin'in ölümünden üç gün sonra Petrograd şehrinin adı Leningrad olarak değiştirildi. Sovyetler Birliği, 1991 yılında dağıldıktan sonra şehrin adı Sankt Petersburg oldu. Leonid Krasin'in önerisiyle mumyalanan naaşı 27 Ocak 1924 tarihinde Moskova'da Lenin'in Mozolesi'nde daimi istirahatgahına kondu.