Bu hikayeyi ilk VI. sınıfta dinlemiştim, çok sevdiğim, sevgili edebiyat hocamdan, daha sonra hikayeyi iki-üç kere tekrar okudum bazen sadece kendime bazen kardeşime elbette aynı duygularla, eserin içindeki sevgiden doğan fedakarlık beni etkileyen büyük öğelerden biri. Aynı zamanda da ironik bir eser çıkarmış O. Henry.
Küçüklerimize okuyabileceğimiz nadide kitaplardan çünkü sevgi ve fedakarlık paylaşılması gereken çok değerli duygulardır. Keyifli okumalar dilerim, sevgiyle kalın.
Noel Hediyesi, maddi yoksunluk içinde bile sevginin ne kadar değerli olduğunu anlatan duygusal bir öyküdür. Hikâyede karı koca, birbirlerine Noel hediyesi alabilmek için en değerli varlıklarından vazgeçer. Bu fedakârlık, hediyelerin maddi anlamını geçersiz kılar. Öykü, gerçek zenginliğin sahip olunan eşyalar değil, paylaşılan sevgi olduğunu vurgular. O. Henry’nin sade anlatımı ve beklenmedik sonu, hikâyenin etkisini güçlendirir. Noel Hediyesi, sevginin özveriyle anlam kazandığını gösteren dokunaklı bir eserdir.
“İnsana sadece bir insan olarak bakın, sırtına herhangi bir bölgenin yaftasını yapıştırmayın.”
Diyor kitabında O. HenryBir Noel Hediyesi 5 kısa öyküden oluşmakta. Her birisinde bizler için farklı anlamlar, dersler yüklü olan bu öyküler günümüzde de geçerliliklerini korumaktadırlar.
Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Püren Özgören’ e değerli çevirisi için teşekkürler.
Arka Kapaktan Alıntı:
O. HENRY, 1862’de North Carolina’da doğdu. Bir süre okula devam ettikten sonra çeşitli işlerde çalıştı. Bir bankada çalıştı. Aynı dönemde ilk öykü denemeleri yaptı, Rolling Stone adlı haftalık bir mizah dergisi çıkardı, dergi kapanınca karikatüristlik yaptı. 1896’da banka tarafından zimmete para geçirmekle suçlanınca Honduras’a kaçtı; ancak karısının hasta olduğunu öğrenince dönerek hapse girdi. Hapishane revirinde çalışırken kızına maddi destek sağlamak amacıyla O. Henry adıyla öyküler yazdı. Hapisten çıktığında ünlü bir yazar olmuştu.
O. Henry - Bir Noel Hediyesi
Beş güzel hikaye içeriyor kitabımız;
Bir Noel Hediyesi: Della ve Jim birbirine Noel hediyesi almak ister fakat paraları çok azdır. Della saçlarını satarak Jim’e bir saat alır, Jim de saatini satarak Della’ya tarak takımı alır….
Dünya Vatandaşı: Dünya vatandaşı olduğunu ve her yeri gezdiğini iddia eden Coglan adlı gizemli bir adamın üzerinden gidiyor.
Polis ve İlahi: Soapy kışın gelmesiyle kendisine sıcak bir yer olan Ada Hapisanesine gitmek istiyordu, bunun için bir lokantada yemek yedikten sonra hesap ödemeyip amacına ulaşacaktı. Bu plan tutmayınca başka yollar aramaya başladı.
Ikey Schoenstein’in Aşk Süzgeçi: Mavi Işık Eczanesinde kalfa olan Ikey, aşık olduğunu kadına aşık olan arkadaşına bir toz hazırlıyor, fakat olaylar düşündüğü gibi gitmiyor.
Hırs Tanrısı ile Aşk Meleği: Baba ve oğlun para üzerine tartışmaları yer alıyor. Baba; paranın alamayacağı şey yoktur derken oğul aşktan bahsetmektedir.
“Gerçek aşkın olduğu yerde zenginliğin lafı bile olmaz. Aşk her şeyden güçlüdür.”
“Haydi, parayla sahip olamayacağın bir şey söyle bana.”
“Benim için her şey bir yana, para bir yana”
O. Henry'i ilk kez okudum. Kısacık da olsa bu beş hikâyeden oluşan kitabı, yazarı sevmeme vesile oldu. Biri hariç dört öykü çok güzel mizah içeriyordu. Okurken kendimi bir skeç izliyor gibi hissettim. Anlatımı ve mizahı gayet başarılıydı. Yazarın diğer tüm hikâyelerinin basıldığı kitapları da almaya değer diye düşünüyorum.
Keyifli okumalar
Oldukça güzel ve insanın içine dokanan bir hikâye. İnsanlara çok güzel ve anlamlı mesajlar veren kısa ama düşündürücü bir eser. Okumanızı tavsiye ederim. (S.K)
Bir Noel Hediyesi Bir öykü kitabı olmasına rağmen yazarın her öyküde düşünce kontrastına başvurması gayet şık olmuş Bir okumada bitecek bu kitabı öyküseverlere tavsiye ederim
Türk dizi sektöründen ilham alıp oluşturulmuş bir eser gibi geldi bana. İçerisindeki olaylar çok klasik ve Türk dizisi kıvamında gerçekleşti. Beğendiğim bir kitap olmadı maalesef. Birkaç yerdeki sözler hoşuma gitti ama arkadaşlarıma tavsiye edebileceğim bir eser değil maalesef.
Kitap öykülerden oluşuyor. Hepsi birbirinden bağımsız öyküler. Vermek istedikleri mesaj itibariyle hepsi birbirinden etkileyici öyküler. Ben en çok ilk öyküyü beğendim. Bir noel akşamında güzel bir kadın , sevdiği adama hediye almak istiyor. Ama elinde çok az bir para var ve bu parayla hiçbir şey alamayacağını biliyor. Saçına taktığı tokayı açıp uzun uzun saçlarına bakıyor.. Çok güzel up uzun saçlar.. Hiç düşünmeden gidip saçlarını kestirip satıyor. Kısacık kalıyor bukleleri.. O parayla gidip sevdiği adama saat zinciri alıyor. Adam akşam eve geldiğince sevdiğini görünce çok şaşıyor.. Saçlarını kestirdiği için kızacağını bildiği için adama hemen hediyesini verip açıklama yapıyor.. Adam da kıza hediyesini veriyor.. Paketten taraklı toka seti çıkıyor ama o tokayı takacak saçlar kesilmiş.. Adam hediyesini açtığında ise saat zincirini görüp üzülüyor.. Çünkü oda kadına hediye alabilmek için saatini satmıştır..
•
Çarpıcı öykülerden oluşan güzel bir klasikti ben sevdim, okuyunuz
Kitap Aziz Nesin tarzını anımsattı, kısacık ve 5 öyküden oluşan bitirdiğinizde yüzünüze gülümseme bıraktıran bir kitap... Kısa ve eğlenceli kitap arıyorsanız okuyabilirsiniz.
O. Henry, (d. 11 Eylül 1862, Kuzey Carolina – ö. 5 Haziran 1910, New York) ABD'li yazar William Sydney Porter'ın takma adıdır. Yazar özellikle yazdığı öykülerin şaşırtıcı sonları ile ünlüdür.
Yazar, Kuzey Carolina'da Greensboro kasabasında doğdu. Doğduğunda aldığı ikinci ismi Sidney'in yazım şeklini 1898 yılında Sydney olarak değiştirdi. Fizikçi olan babası Dr. Algernon Sidney Porter (1825-1888); annesi ise Mary Jane Virginia Swaim Porter (1833–1865) idi. Babası ve annesi 20 Nisan 1858 yılında evlenmişlerdir. William üç yaşındayken annesini veremden kaybetmiş ve ardından babasıyla birlikte babaannesinin yanına taşınmıştır. Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar herşeyi okuyordu.
1876 yılında Porter, halası Evelina Maria Porter'nın ilköğretim okulundan mezun oldu. Daha sonra Lindsey Street Lisesi'ne kaydını yaptırdı. Halası ona on beş yaşına kadar vasilik etti. 1879'da, amcasına ait bir eczanede çalışmaya başladı. 1881'de on dokuz yaşında eczacılık ruhsatı aldı.
1882 yılının Mart ayında Porter, Dr. James K. Hall ile birlikte Texas'a taşındı. Bir mandırada toplam yedi yıl çalıştıktan sonra emlakçılık ve proje ressamlığı yaptı. Evlendikten sonra hesaplarında bulunan bir yolsuzluk nedeniyle işine son verildi. Evlendiği eşini de annesi gibi verem nedeniyle yitirdi. Yerleşmek üzere gittiği Houston'da Houston Post gazetesinde çalışmaya başlayan Henry, hakkında açılan davaya girmeyerek Honduras'a gitti. Eşinin rahatsızlanması üzerine iki yıl sonra dönerek yargıç karşısına çıktı. Kaçması nedeniyle üç yıl fazla ceza alarak Colombus cezaevinde hapsedildi. Buradaki bir gardiyanın isminden edindiği takma adıyla öyküler yazmaya başlayan O. Henry, cezaevinden çıkınca Pittsburg'a gitti.
1902 yılında bir yayınevinin çağrısı üzerine New York'a yerleşti. Orada bulunduğu süre içerisinde 381 adet kısa hikâye yazdı. New York World Sunday Dergisi için haftada bir hikâye yazmaya başladı. Hikayelerindeki ilginç sonlar okurları tarafından beğeniyle karşılandı. Porter 1907 yılında North Carolina'yı ziyaret ettiğinde karşılaştığı çocukluk arkadaşı Sarah (Sallie) Lindsey Coleman ile evlendi. Yazar, dergilerde yayınlanan öyküleriyle gösterdiği başarıya rağmen aşırı alkol alıyordu. Bu nedenle 1908 yılında sağlığı kötüye gitmeye başladı. Bu durum yazdığı öykülerde de etkisini göstermiştir. Eşi Sarah onu 1909 yılında terk etti. 1910 yılında yazar, kalp büyümesi ve şeker hastalığının da etkisiyle karaciğer sirozundan hayatını kaybetmiştir.
Yalın dili, yayımlandığı çağı yansıtması, özentisiz kalemi ve doğal anlatımı nedenleriyle Amerikan edebiyatının en güçlü öykü yazarlarından biri olarak bilinen O. Henry'nin yapıtları, 1901 yılından sonra 10 cilt olarak yayımlanmıştır.