Adı:
Ölüm Büyüsü
Baskı tarihi:
Eylül 2006
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752107373
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Pale Horse
Çeviri:
Çiğdem Öztekin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
1970'li yıllardan beri baskısı olmayan ve en çok aranan Agatha Christie kitaplarının başında yer alan bir polisiye klasiği

Yaşlı bir din adamı öldürülmüştür. Katil telaş içinde kurbanın ceplerini araştırır, ama aradığı şeyi Peder Gorman'ın yırtık cüppesinde bulamaz.

Peki katilin aradığı nedir? Ve birkaç saat önce ölüm döşeğinde yatan kadın, pedere neler itiraf etmiştir?

Kır At adlı halka açık evi yöneten ve kara büyü yaptıkları söylenen üç kadın bu soruların yanıtlarını verebilirlerdi. Belki de çözüm insan tabiatının karanlık yönlerinde yatıyordu...

"Kara büyü ile işlenen cinayetler... Dâhiyane ve çok eğlendirici."
Evening Standard
(Tanıtım Yazısından)
304 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Merhaba

Talyum, kitap, Agatha Christie ve üçüncü sayfa cinayet haberleri içeren gazete küpürü bilgileri bulanabilir! Kitaba ilgi duyanlar okumasın lütfen! Gerçi katilin kim olduğunu felan söylemiyorum ama yine de kitabı okumak isteyenler okumasın bu incelemeye benzer şeyi.

Agatha Christie sevdiğim bir polisiye yazarı. Birçok kitabını okudum. Ölüm Büyüsü'de okuma listemdeydi fakat ne zaman okuyacağım belirsizdi. Ta ki adli tıp uzmanı Sevil Atasoy 'un Karanlığa Yolculuk adlı değişik vaka örnekleri sunduğu kitabını okuyana dek. Bu kitapla Ölüm Büyüsü'nün okuma sıralaması da değişti ister istemez.

Bu kitap diğer Christie eserlerine göre biraz daha sönük kalmış sanki. Belki de gözler küçük gri hücreleriyle Hercule Poirot'yu aradı ya da Miss Marple yoktu ondan. Roman talyum ile ilgili bir cinayet üzerine kurulu. Tabi ki arka planda üç cadı ile metafizikte var. Bir rahip öldürülüyor ve sonrasında gelişen olaylar... Talyum, bir fare zehiri. Bunu bize Christie söylemiyor, Sevil Hanım söylüyor. Panzehiri de Prusya mavisiymiş. Sevil Hanım'ın kitabında çok ilginç olaylar anlatılıyor, bunlardan birisi de talyum zehirlenmeleri ile ilgili olan bölüm. Bu bölümde bir Japon kızımız, üvey annesinin çayına her sabah koyduğu talyum ile ölümüne neden olmasından bahsedilir. Eczaneden nasıl kolay bir şekilde temin ediyor, o da ayrı tartışma konusu ya! Bu kızımız Ölüm Büyüsü'nü okuduğunu ifade etmiş mahkemede. Mahkeme, yargılanmanın ardından psikiyatrik tedavi edilmesine karar veriyor. İşte polisiyenin zararları dediğinizi duyar gibiyim. Bunu isterseniz çocuğun nasıl bir aile ortamında yetişip de bu raddeye kadar geldiğinde aramak lazım. Belki de üvey annesinin tutumlarıdır, sevgiden mahrum bırakmasıdır cinayete götüren etmenler... Polisiyenin faydalarını da biraz aşağıda belirteceğim!

Şimdi Japon kızı bırakıp talyum zehirlenmesine gelelim. Belirtileri bulantı, kusma, ishal ve özellikle de saç dökülmesi ile kendini gösteriyor. Zaten Ölüm Büyüsü romanında cinayetin çözümünde üzerinde durulan da saç dökülmesiydi.
Agatha Christie, zehir bilgisini 1939'dan 1945'e kadar çalıştığı Londra Üniversitesi'nin eczacısına borçluymuş! Cinayet aleti olarak talyumun kullanıldığını da eczanenin sorumlusu Harold Davis'ten öğrenmiş. Kitapta yer alan karakterlerden birinin adı da Davis zaten. Agatha borçlu hissettiği kişiye bir karaktere adını vererek teşekkür etmeyi de ihmal etmiyor böylelikle!

En büyük belirtisinin saç dökülmesi olduğunu söylemiştik biraz önce. Saçı doğal yollardan dökülen birçok kişi "beni zehirlediler" diye hastanelere koşturmuş olduğu gibi bu roman ile hayatı kurtarılanlar da bir hayli fazla. Sevil Atasoy'un "hayat kurtaran polisiye" mini başlıklı bölümünden birkaç örnek verelim:

1- 1971'de İngiltere'nin Bovingdon kasabasındaki John Hodland Limited Şirketi'nde çalışan yetmiş küsür işçi rahatsızlanmış, aralarından iki işçi de ölmüş. Efendim bunu ilk önce bir salgın sanmışlar. Hastalığı bulaştıranın bir haşere olduğu düşünülmüş. Adı bir türlü konulmadığından ona "Bovingdon Böceği" denilmiş. Agatha Christie'nin Ölüm Büyüsü romanını yeni okuyan Dr. Hugh Johnson, talyum zehirlenmesinden kuşkulanmış ve katilin aynı işyerinde çalışan Graham Frederik Young olabileceğini iddaa etmiş. Polis abiler Young'un evini arayınca talyum ile birlikte birçok zehirde bulmuşlar. Young üvey annesini talyumla zehirlediğin de 12 yaşındaymış. Yorumun başında bahsettiğimiz Japon kızın örnek aldığı kişi aha bu seri katil Young oluyor. Bu manyağın hayatının anlatıldığı 1995 yapımı The Young Poisoner's Handbook adlı bir film de var. http://www.imdb.com/title/tt0115033/

Gelelim diğer örneklere

2- Latin Amerikalı bir kocamız var, hanımı bu adamın yemeğine talyum katıyor inceden inceye. Bir de meraklı komşumuz var. Bu komşu 1975'te Agatha Christie'ye yazdığı mektupta, komşusunun ölüme adım adım yaklaştığını, Ölüm Büyüsü'nü okuduğu için fark ettiğini ve polise haber vererek adamı kurtardığını söylemiş.
Ne anlatıyorsun Allah aşkına tatavayı kes artık dediğinizi duyuyorum. Son bir örnek ile hayat kurtaran polisiyeyi bitiriyoruz.

3- Agatha Christie'nin ölümünden bir yıl sonra (1977) Katar'dan Londra'ya bilinci kapalı olarak bir kız çocuğu getiriliyor. Bebek henüz 19 aylık. Doktorlar teşhis koyamaz. Ölüm Büyüsü'nü okuyan bir hemşire bebeğin saç dökülmesini talyum zehirlenmesine bağlamış. Yapılan idrar analizleri ile hemşire haklı çıkmış. Küçücük bebeği zehirleyecek kadar çivisi çıkan dünya, pes... Neyse üç hafta kadar sonra evine dönecek kadar sağlığına kavuşmuş bebeğimiz. British Journal of Hospital Medicine adlı tıp dergisinde küçük kızın öyküsü yayımlanmış sonuna da bir not eklemişler.

"Hemşire Marsha Maitland'a sezgileri, aramızdan ayrılan Dam Agatha'ya yazdıkları için teşekkür ederiz."
(Dam: Kadınlara verilen bir asalet ünvanı)

Görüyorsunuz ya kitaplar hayatta kurtarıyor. Başlarda da bahsettiğim gibi ben biraz da Poirot'un ve Marple'nin olmamasından dolayı ve de konunun nispeten sıkıcı gelmesinden dolayı bu romanda pek aradığımı bulamadım, Ama Christie okumaya tam gaz devam ediyorum. Her şeye rağmen; teşekkürler eserleri kutsal kitaplardan ve Şekspir'den sonra en çok basılan polisiyenin kraliçesi. Ve size de keyifli okumalar, iyi pazarlar sayın okurlar. Başınızı ağrıttık kusura bakmayın. Ben yeni bir Christie'ye geçiyorum, haftaya görüşürüz :)
304 syf.
·Puan vermedi
Talyum zehirinin belirtilerini unutacağımı sanmıyorum.Pan zehiri de prusya mavisi olduğunu kitabı okuduktan sonra yapmış olduğum araştırmada öğrenmiş oldum ...
Ayrıca zanlının son anda şok edilmesi etkileyiciydi.
İyi okumalar.
304 syf.
·Beğendi·9/10
Oldukça güzel bir polisiye roman. Mark Easterbrook, bir barda bir kavgaya şahit olur. Kızlardan birinin saçı yolunur ancak hiç canı acımaz. Sonradan kızın öldüğünü öğrenir. Bir de rahip öldürülür. Kır At adında bir handa yaşayan üç kız kardeş mevcuttur ve bunlar telkin yolu ile insan öldürebildiklerini iddia ederler. Bu işi Mark ile kimse araştırmayı kabul etmez. Ginger dışında. Ancak onun da hayatı tehlikededir. Acaba gerçekten büyü mü yapılmaktadır yoksa bunların mantıklı bir açıklaması var mıdır? Poirot veya Marple olmayan ancak çok şeker bir Ariadne Oliver barındıran bir roman.
304 syf.
·3 günde·7/10
Bu belki de yaşamda karşılaştığımız en aptalca durumlardan biri ama hepimiz biliriz ki eğer bir şekilde dikkatinizi çeken bir şey duyarsanız aynı şeyi yirmi dört saat içinde kesinlikle ikinci bir kez daha duyarsınız. --Favorilerimden biri :)
304 syf.
·16 günde·7/10
Merhabalar . Agatha Christie'nin okuduğum ikinci kitabi ve diğer kitaplarını da en kısa sürede okumayı düşünüyorum.


Kitabın konusu: Yaşlı ve çevresinde sevilen bir rahip olan Peder Gorman'ın ansızın öldürülmesi ve devamında seyreden olaylar silsilesi.

Fikrime gelecek olursak: Kitabın yazarı Agatha Christie olduğu her yönünden anlaşılıyor. Yazarın bu eseri diğer eserlerine kıyasla sönük bulunmuş ama ben kesinlikle kitabı okurken, böyle bir şey hissetmedim. Kitap cinayet romanlarında olduğu gibi : Akıcı ve anlaşılır bir dille yazılmış. Şimdiden keyifli okumalar. :)
Çok para kazanıp da bu parayla ne yapacağını bilemeyen o kadar çok insan var ki! Sonuçta bu kişiler bir tür para üreten makine olup çıkıyorlar. Paranın esiri oluyorlar. Sabahın erken saatinde ofislerine gidip, gece geç saatlere kadar çalışırlar; ve buna kendi zevkleri için asla ara vermezler. Peki ellerine geçen ne? Büyük arabalar, büyük evler, çok sayıda pahalı metres ya da eş... sözün kısası, daha fazla başağrısı!
Agatha Christie
Sayfa 234 - Altın Kitaplar 3.Basım 2009 Çevirmen Çiğdem Öztekin
"İnsanoğlu geçmişten bu yana daima kabul ettiği fikirler dışında kalan her buluşu, her yeniliği saçmalık olarak nitelendirmiştir. Demiryollarını bile şeytan icadı..."
Agatha Christie
Sayfa 125 - Altın Kitaplar 3.Basım 2009 Çevirmen Çiğdem Öztekin
Aşık olmak erkekler üzerinde çok kötü etki yapar. Kendilerini kaybederler. Kadınlarda ise tam tersi, kendilerini dünyanın tepesinde gibi görürler, etraflarına neşe saçarlar, olduklarından iki kat daha güzel görünürler. Ne tuhaf değil mi, kadınları böylesine zinde ve canlı kılan bir şeyin erkekleri koyuna çevirmesi?
Agatha Christie
Sayfa 207 - Altın Kitaplar 3.Basım 2009 Çevirmen Çiğdem Öztekin
Yaşam her zaman tehlikelerle doludur, bunu hiç unutmayın. Ve onu sonuçlandıran belki de karşı konulmaz büyük doğa güçleri değil, kendi elleriyle yıkan insanoğlu olacaktır.
Agatha Christie
Sayfa 237 - Altın Kitaplar 3.Basım 2009 Çevirmen Çiğdem Öztekin

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölüm Büyüsü
Baskı tarihi:
Eylül 2006
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752107373
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Pale Horse
Çeviri:
Çiğdem Öztekin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
1970'li yıllardan beri baskısı olmayan ve en çok aranan Agatha Christie kitaplarının başında yer alan bir polisiye klasiği

Yaşlı bir din adamı öldürülmüştür. Katil telaş içinde kurbanın ceplerini araştırır, ama aradığı şeyi Peder Gorman'ın yırtık cüppesinde bulamaz.

Peki katilin aradığı nedir? Ve birkaç saat önce ölüm döşeğinde yatan kadın, pedere neler itiraf etmiştir?

Kır At adlı halka açık evi yöneten ve kara büyü yaptıkları söylenen üç kadın bu soruların yanıtlarını verebilirlerdi. Belki de çözüm insan tabiatının karanlık yönlerinde yatıyordu...

"Kara büyü ile işlenen cinayetler... Dâhiyane ve çok eğlendirici."
Evening Standard
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 95 okur

  • Çiğdem
  • kader ylbğa
  • Fatih Akova
  • İlkim Pınar Saral
  • safira deniz
  • Gülsüm Akarçay
  • Romi SİNGH
  • CENGİZ CİN
  • Damla Çiğdem
  • Anna Karenina

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.8
25-34 Yaş
%37.8
35-44 Yaş
%37.8
45-54 Yaş
%10.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.7
Erkek
%33.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4 (1)
9
%8 (2)
8
%44 (11)
7
%28 (7)
6
%8 (2)
5
%8 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0