Charles Dickens Victoria çağı İngilteresinin tanıklarından biridir. Sanayileşmenin İngiltereyi en büyük emperyalist güç yaptığı bu dönemde "Üzerinde Güneşin Batmadığı Ülke" denilmiştir. Bu dönemde zenginlik ve yoksulluk bir diğer bakış açısıyla kentlilik ve kırsallık ayrımı hat safhadadır. Pozitif bilimin metaziği devre dışı bıraktığı bu dönemde Fantastik-Gotik tarz ortaya çıkmıştır. Perili Ev de bu tarzın bir eseri. Charles Dickens ın çocukluğunu bu kitapta yansıttığı söylenir..
Bu kitabı tam 1 yıl önce pdf şeklinde okumaya çalışmıştım. Pdf okumaya yeni başladığım zamanlardı. Kitabı çok sevmeme rağmen neden yarım bıraktığımı da anlamlandıramadım. Kitap aklımdan çıkmışken Charles Dickens’ın mükemmel eserlerinden biri olan David Copperfield’ i okudum yakın bir zamanda ve o kadar beğendim ki kitabı, sevdiğim kitaplarda ilk üçe girmiş durumdadır. Sonrasında Tüm Charles Dickens kitaplarını alasım geldi tabi bende almaya başladım.
Kitabın yayınevinden bahsetmek istiyorum öncelikle, ben kitabı Bordo-Siyah yayınlarından okudum ve çok da memnunum. Kitabın Türkçesini okurken sağ tarafta ana dili olan İngilizcede de takip edebiliyorsunuz ve ünlü bir İngiliz yazar olan Dickens’ ı ana dilinden okumak da ayrıca zevkliydi. Kitabın sonunda Charles Dickens’ ın hayatı ve diğer eserleri ile ilişkilerinden bahsedilmiş ayrıca dönemden de bahsedilmiştir. Bu kısımdan sonra da kitabın son sayfalarında not alma sayfaları yer almaktadır. Ben kitapları çizmeyi pek sevmiyorum ama kitapların üstüne not almayı seven arkadaşlar için çok işlevsel bir özellik gibi görünüyor. O kadar yazdım kısaca demek istediğim Bordo ve Siyah yayınlarından aşırı memnun kaldım
Kitaba gelecek olursa da Charles Dickens mükemmel bir perili hikâye yazmış. Her yılbaşı bir hikayesini yayınlıyormuş. Daha önce Bir Noel Şarkısı hikayesini de okumuştum. Kısaca Charles Dickens hikayeleri harika ve kesinlikle okunmalı.
Gerçekten sürükleyici bir kitap,elimden asla bırakamadım ve kısa sürede bitirdim. Bazı şeylere bu kadar tutkulu ve kendinden emin olmak insanın başına ömür boyu kalıcı şeyler getirebilir.
Perili EvCharles Dickens · Bordo Siyah Yayınları · 20141,325 okunma
Yazar kendi yasamindan etkilenerek yazmis bu kitabi. Okumaya baslamadan kitap hakkinda pek bir bilgim olmadigi icin bir parca da olsa korkmayi, ürkmeyi beklemistim ancak böyle bir duygu yasayamadim. Bu tarzda yazilmis kitaplardan pek bir farki oldugu söylenemez.
Keyifli okumalar dilerim.
Perili EvCharles Dickens · Bordo Siyah Yayınları · 20141,325 okunma
Yazar bir peri daha doğrusu hayaletin bööö demesini bekliyor inanmak için. Gerçi hayaletlerimiz de azimliydi inandırmaya ama bunlar da çok inatçıydı. Yok rüzgar yok boru yok şu diye tutturdular en son beyefendi iskelet olarak geldi de sorunu hallettiler aynadan bakışarak. Kitap bir oturuşta bitecek bir kitap. Ters köşe pek olmayan bir kitap. Okunulabilir .
"Perili Ev" Dickens'ın ileri döneminde, 47 yaşında yazdığı bir kısa hikaye. Zorlu çocukluk yıllarından sonra çabalarının karşılığını almış, peşi sıra çok beğenilen ve dünya klasikleri içinde yerini alan eserlerini yayınlamış, maddi sorunlarını çözmüş Dickens, bu fantastik-gotik türdeki bu eserinde çocukluğumuzdaki masallardan hatırladığımız "perili ev" hikayesini kendi tarzıyla anlatıyor.
Hikayede kardeşi ve arkadaşları ile birlikte kasabalılarca "perili" olduğu söylenen eve merakla yerleşen kahramanımız John, "peri" hikayelerinin alışıldık akıl dışı korkudan kaynaklandığına inanır ilk başta. Ona göre korkulan sesler ve görüntülerin sebebi vardır; kimi zaman rüzgarla çalınan ziller, kimi zaman çatıdaki rüzgar gülüdür sebep. Söylencelerden dolayı zaten korkmaya hazır hale gelen yöre insanı kendi korku ve kuşkularını bulaştırmışlardır çevrelerine ve giderek artan korkunun hakimiyetine girmişlerdir. Ama aklıyla evdeki bu gizemi aşacağını düşünen John da kendi korkuları ve Harun Reşit dönemine ait fantastik hayalleri ile karşı karşıya gelir sonunda...
Sanayi Devrimi'nin İngiltere'yi yüzyılın en büyük gücü yaptığı, ama öte yandan zenginlik ve yoksulluğun, eğitimli ile cahilin, kentleşme ile kırsallığın sert çizgilerle ayrıldığı bir dönemde yaşamış Dickens. Aklın ve bilimin yüceltildiği ve eski metafizik inanışların rafa kaldırıldığı bu dönemde egzotik Doğu masallarından etkilenmiş bu hikaye, Dickens'ın Sanayi Devrimi’ne bir tepkisi olarak nitelendirilebilir. Ayrıca pozitif bilim tartışmalarından sıkılmış halkın eski efsanelere ve masallara hala ilgi duymasının da sonucudur bana göre. Nitekim hızlı sanayileşme ve bilimsel gelişmeye karşın halkın eski inanış ve efsanelere özlemi devam etmiş; öyle ki 19. yüzyılın ikinci yarısında İngiltere’de kurulan “Londra Araştırma
Yazarın kendi hayatından etkilenerek yazdığı öykü tarzında bir oturuşta okunabilecek hoş bir kitap. Klasik perili ev hikayelerinden ayrılan pek bir yönü yok ama yazarın kalemi kitabı okumak için iyi bir etken. Yine de kitap ne güzel ne kötü denebilecek orta kıvamda bir eser.
Perili EvCharles Dickens · Bordo Siyah Yayınları · 20131,325 okunma
Charles Dickens'ın her yıl yayımladığı Noel hikayelerinden birisidir Perili Ev. Birinci tekil kişi ağzından yazılmıştır.
Tren yolculuğunda karşısında oturan adamın hayaletlerden mesaj aldığını iddia eden konuşmalardan sıkılır. Saçma gelir ona. Kız kardeşi ile birlikte hayaletli olduğu iddia edilen eve taşınır. Yanlarında gelen hizmetçiler hayaletlerin varlığına tanık olduklarını iddia ederler ama çoğu zaman da hayalet seslerini kendileri çıkartır ya da abartılı, uydurma olayları anlatırlar.
Perili evde olduğu iddia edilen hayaletlerden birinin eski odasına yazar yerleşir. Belli bir süre kendi kendine telaş yaratır. Daha sonrasında gerçekten babasının, büyükbabasının ve kendi çocukluğunun yansımalarını aynada görmeye başlar. Aynı şekilde odanın sahibi olan hayaletle de konuşmalara başlar.
Kitabın son sayfasında yazar kendi masumiyeti ve kendi çocuksu hayallerinin dışında başka hiçbir hayaletin gelmediğini söyler. İnsanın kendi kafasında yarattığından başka hayalet olmadığına dikkat çeker aslında.
Kitap çok kısa toplam 35 sayfaya yakın. Tek oturuşta okunur ancak beni hiç sarmadı. Kitabın bitmesine yaklaşık 6 sayfa kala yazar hâlâ arkadaşlarını tanıtıyor ve tam olarak bir yere varamıyorsunuz ve kitabın içine girme, kendinizi kaptırma olmuyor. Daha çok eğlencesine okunabilecek bir kitap olarak gördüm.
Herkese Merhabalar
Nisan ayının ilk incelemesini Perili Ev ile açıyorum.
Kitabı bi oturuşta bitirdim. Yazımı güzeldi,dili anlaşılır idi.
Konusuna gelecek olursak;
◇Kırsal bir alanda altı aylığına kiralanan ve içinde 'kukuletalı,baykuşu olan bir kadın' olduğunu ve evde garip seslerin geldiğini bildiriyor.
◇Karekterimiz,kız kardeşi(38), sağır bir seyis, Türk cinsi av köpeği,iki kadın hizmetçi ve tuhaf kız ile eve yerleşiyorlar.
◇Ev ile ilgili konuşulanları sadece ev sahibi ve kardeşi haberdar fakat zaman zaman görülen gözler,duyulan sesler ile üç kez hizmetliler değiştiriliyor.
◇En son kendi arkadaş ve kuzenlerini davet ediyorlar.Beraber arayış içine giriyorlar.
♧ Kitapta bir yerde sıkıldım-akış yakaladım-olaylar karıştı. Tam olarak üç partta gerçekleşti.
Yoğun dönemlerinizde veya kısa yolculuklarında keyifli bir okuma alternatifi olacaktır.
Şimdilik benden bu kadar
Bir sonraki serüvene dek
Okur Kalın
Hoşça kalın
Sevgilerleee Eloloşş ♡
Charles Dickens okumaya "Büyük Umutlar"la başlamıştım. Büyük Umutlar'ı iki günde bitirmiştim. Nefis ve akıcı bir kitaptı -şu an içeriğe dair hiç bir şey hatırlamıyorum fakat kitabın bende yarattığı etkiyi hâlâ hatırlıyorum-. Garip!
Perili Ev uzuunca bir süredir listemdeydi. Oldukça merak ettiğim de bir eserdi fakat okurken biraz hayal kırıklığına uğradım. 250-300 küsür sayfalık Büyük Umutlar nasıl akıp gittiyse 45 sayfalık Perili Ev de o kadar yavaş aktı. İlk 15-20 sayfa güzeldi, başarılı ve merak uyandırıcıydı fakat bir anda ip koptu, kurgu değişti sanki. Aynı kitabın içinde farklı bir "metin" okumaya başlamış gibi hissettim. Bu durum kitabın kurgu bütünlüğünü kurmamı çok zorlaştırdı. Bu nedenle okuma zevkim kaçtı, kitaba odaklanmakta çok güçlük çektim.
Kitabın konusuna gelecek olursak şöyle özetleyebilirim; kırsal kesimde bulunan, garip hadiselerin vuku bulduğu belirtilen bir ev var. John isimli karakterimiz sağlık sorunları nedeniyle kırsal bölgede ev bakıyor. Tesadüf bu ya, bu eve denk geliyor ve kız kardeşi ve yardımcılarıyla beraber bu eve yerleşmeye karar veriyor. Eve yerleşmelerinin ardından işler garipleşiyor. Evde duyulan bazı garip sesler, kimi zaman görüldüğü bildirilen gözler ev ahalisini ürkütüyor. Ardından bir dizi olay gerçekleşince karakterimiz yakınlarından yardım alarak durumu incelemeye başlıyor.
Tuhaf bir öyküydü. Yukarıda da dediğim gibi başta çok akıcı ve merak uyandırıcıyken ilerleyen yerlerde kurgu kopuk bir hal aldı. Eğer okuyacaksanız bunu bilerek okumanız işinizi kolaylaştırır diye düşünüyorum.
Keyifli okumalar...
Perili EvCharles Dickens · Bordo Siyah Yayınları · 20131,325 okunma
Charles Dickens (7 Şubat 1812 – 9 Haziran 1870), İngiliz yazar.
Memur bir babanın oğlu olarak 1812 yılında doğan Dickens'ın ilk yılları refah içinde geçse de babasının borçları yüzünden hapse girmesiyle sefaletle tanıştı. Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı. 15 yaşında bir avukatın yanına giren genç Dickens, öğrenmeye meraklı olduğu için boş zamanlarında stenografi öğrendi. 1835 yılında Morning Chronicle gazetesine stenograf olarak girdi ve 1835'te 'Boz' takma adıylaBoz'un Karalamaları başlığında notlar yayımlamaya başladı.
1837'de ise esas onu ünlendirecek olan Bay Pikvik'in Serüvenleri adlı kitabını yayımladı. Aynı yıl içinde Catherine Hogarth ile evlendi. 1840 yılında ölen baldızı Mary'e ithaf ettiği Antikacı Dükkanı romanını yayımladı.
1840'ta Amerika'ya gitti ve burada büyük bir coşkuyla karşılandı, ama Genel Okur İçin Amerika Notları kendisini o kadar içtenlikle ağırlamış olanlarda şiddetli tepkilere yol açtı. 1843 ile 1846 arasında bol bol seyahat eden Dickens, bu seyahatlerde dönemin ünlü yazarlarıyla tanışma fırsatı buldu. Bu dönemde yine Daily News gazetesini ve Household Words dergisini çıkardı.
1858 yılında karısından ayrılan Dickens, bu dönemden itibaren yine sık sık seyahate çıktı, konferanslar verdi. Ama sonunda çok yoruldu ve Gadshill'deki evinde istirahate çekilmek zorunda kaldı. 1870'te de şöhretinin zirvesindeyken öldü. Mezarı Londra'daki Westminster Kilisesi'nde bulunmaktadır.