Peyami (Hayatı Sanatı Felsefesi Dramı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
780
Gösterim
Adı:
Peyami
Alt başlık:
Hayatı Sanatı Felsefesi Dramı
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
574
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944486569
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Babasını henüz kundakta bir bebekken kaybeden ve hayatı boyunca fakirlikle, hastalıklarla boğuşan Peyami Safa'nın kalemi, dostlarından birinin ifadesiyle "kazanç tarlasında bir saban gibi işlemeye" mecburdu, aksi takdirde aç kalırdı. Ancak onun bu durumdan pek şikâyetçi olduğu söylenemez; çünkü azmini, başarılı olma hırsını hastalıklarına ve fakirliğine borçlu olduğunu düşünürdü. Bir yazısında, kendi tecrübesinden hareketle, zenginlik, sıhhat ve zekânın çok zaman haddinden fazla güven verdiği için insanı afyon gibi uyuşturduğunu, tembelliğe, ihmallere ve gevşekliğe sevk ettiğini; fakirlik ve hastalığın ise, onlara hemen teslim olunmazsa, iradeyi kırbaçlayıp uyuklayan enerjileri uyandırdığını söylüyor, başarılı olmuş çocuklardan örnekler veriyordu. Bütün acılarını, öfkelerini, isyanlarını başarıya dönüştürmeyi bilen Peyami Safa'nın hayat hikâyesi belki de romanlarından daha heyecan vericidir ve bu kitapta bu hikâye anlatılmaktadır.
544 syf.
HAYATIYLA ROMAN YAZAN TRAJİK KAHRAMAN: PEYAMİ

Beşir Ayvazoğlu’nun Peyami Safa’nın doğumunun yüzüncü yılına armağan ettiği Peyami biyografisi, yazarı her önüyle tanımamızı sağlayacak bir hacme sahip. Ayvazoğlu’nun "Peyami Hayatı Sanatı Felsefesi Dramı" başlığını uygun gördüğü kitap, Peyami Safa’nın hayatının her safhasını en ince ayrıntılarına kadar gözler önüne seriyor.
Bizde pek fazla önemsenmeyen biyografi türü, Ayvazoğlu’nun kalemiyle hakiki fonksiyonunu yakalamış görünüyor. Stefan Zweig’ın Üç Büyük Usta’ sını hatırlıyorum da Dostoyevski’yi okurken yazarın sancılarını ben de birlikte yaşamıştım. Peyami Safa’nın romanlarından daha fazla roman olan hayatı Beşir Bey’in kalemiyle titiz bir araştırmanın neticesinde oluşturulmuş uzun soluklu bir romana dönüşmüş adeta. Kitap zihinlerimize öyle yerleşiyor ki , bitirdiğimizde zihnimizi her yönüyle kuşatan bir romanı bitirdiğimizde hissettiğimiz o mahrumiyet duygusunu yaşıyoruz.
Babasını iki yaşında kaybeden , çocuk yaşta sağ kolunda başlayan mafsal iltihabının acılarını hem psikolojik hem de biyolojik olarak ömrü boyunca hisseden , altı yaşında kendisine hediye edilen Petit Larousse’dan Fransızca öğrenmeye başlayan, on bir yaşında ilk hikayesini , on üç yaşında ilk roman denemesini yazan, on beş yaşında Posta Telgraf Nezareti’ne memur, on sekiz yaşında Rehber-i İttihad’a öğretmen olan , hızlı yaşadığı hayatını gittikçe artan bir tempoyla devam ettiren çok yönlü bir şahsiyet Peyami Safa.
Kitap yirmi iki bölümden oluşuyor. Her bölümün bir başlığı var ve her başlığın altına da epigraflar konulmuş. Bu epigraflar okuyucunun daha başlangıçta ilgisini çekerek konuya adapte olmasını sağlıyor. Ayvazoğlu’nun bu tarzı, Peyami Safa’nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanını da çağrıştırıyor. Bunun yanında, her bölümün sonunda ustalıkla seçilmiş fotoğraf ve karikatürler de yer alıyor. Fotoğraflar, Peyami Safa’nın hayat macerası içindeki farklı görünüşlerini aksettiriyor.
Kitabın önemli bir hususiyeti de Peyami Safa’nın yazı macerasını bütün ayrıntılarıyla aksettirmesi. Hayatını sadece kalemiyle kazanan, para kazanmak için yazdıklarını Server Bedi imzasıyla yayınlayan ve böylece edebi ve popüler eserlerini kendince bir ayrıma tabi tutan Peyami Safa’nın yazı hayatı da en az özel hayatı kadar çeşitlilik arz ediyor. Ve biz görüyoruz ki aslında Peyami Safa, hayatıyla ve acılarıyla en büyük romanı yazıyor. Kitabı okuduğumuzda Peyami Safa’nın romanlarındaki pek çok otobiyografik noktayı da keşfediyoruz.
Peyami Safa’nın hayatını bütünüyle okuduğumuzda hayretler içinde kalıyoruz. Bazen büyük bir şahsiyetin kendisini bitirircesine daldığı bohem hayatını tenkit ediyorsunuz. Bir an geliyor annesi Server Bedia Hanım’ın endişelerine ortak oluyorsunuz. Gece boyu kitap okuduğu için uykusuz kaldığını görüyor, hastalıklarına karşı gösterdiği inat ve iradeyi şaşırarak müşahede ediyorsunuz. Yine de ondaki bitmez tükenmez yazma aşkına imrenerek bakıyorsunuz. Kavgalarını okurken bazen Peyami’ye kızıyorsunuz ama yine de kızdığınız halde aşık olduğunuz bir sevgili gibi içten içe onun tarafını tutuyorsunuz. Aykırı düşüncelerini onaylamıyorsunuz, ama fikri derinliği ve farklı konulardaki vazıh bilgisi karşısında bir dehanın karşısında olduğunuzun ayrımına varıyorsunuz.
“Peyami” çarpıyor, sürüklüyor, düşündürüyor ve inandırıyor ve zaman zaman duygulandırıyor. Peyami’nin oğlu İsmail Merve’nin ölümü karşısındaki metaneti gözlerimizi yaşartırken, altmış iki yıllık bir hayatın kareleri bir bir zihnimizden geçiyor. Ayvazoğlu’nun "Peyami" kitabı, uzun soluklu bir roman, her karesi zihne nakşolmuş bir film, diyalogları ezberlenmiş bir tiyatro tadı bırakıyor zihinlerde.
Kitabı bitiriyorum ama zihnim hala Peyami'yle meşgul. Kalem kavgasına giriştiği nice insan tarafından bile faziletleri inkar edilemeyen Peyami Safa beni de tesiri altına almış görünüyor. Ayvazoğlu’nun sayesinde artık ben de kendimi Peyami Safa’ya "Peyami" diyecek kadar yakın hissediyorum ve dahası ömrü çalkantılar içinde geçen bu şahsiyetten çok şey öğrenmenin zihnimde bıraktığı o eşsiz tadla Peyami’yi kapatıyorum.
544 syf.
Beşir Ayvazoğlu'nun kendisinin de sıkı bir okuru olduğu, büyük romancı Peyami Safa’yı incelediği bu eseri çok titiz bir çalışmanın mahsulüdür. Nüvesini Aksiyondaki Peyami Safa portresinin teşkil ettiği bu eser, Türk edebiyat-kültür hayatının önemli şahsiyetlerinden birisi olan Peyami Safa’yı mümkün olduğunca objektif bir şekilde yansıtmayı şiar edinmiş ve bu amacına da ulaşmış bir çalışma olarak ifade edilmelidir.

Peyami Safa ile alakalı pek çok doküman karıştırılmış ve ortaya onun doğumunun 100. yılına armağan edilen güzel bir kitap çıkmış. Üstelik bu kitap Türkiye’de portre yazmanın pirlerinden olan Beşir Bey’in duru ve akıcı Türkçe’si ile yazılmış olunca da tadına doyum olmamış.
544 syf.
·Puan vermedi
Biliyor musunuz, Peyami Safa'nin Merve adinda biricik oglu var. Askere gonderiyor. Oglu orada hastalanip vefat ediyor. Aci haberi verecek biri araniyor... Eve gecip salona oturduklarinda daha haberi vermeden Merve'nin kullandigi piyanodan bir tusun sesi gelir ve Peyami anlar...
544 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Hayatta bazı kitaplar vardır, bazı insanlar vardır, bazı şeyler vardır... Peyami ... Bu kitap beni bu insanla tanıştırmış onun dünyasında beni gezdirmis ve benim dünyamda yer edindirmistir. Böylelikle başka bir cok yazar, şairi de tanıştırmış fikirler edinmemi sağlamıştır ve bunu da öyle bir dil ile yapmıştır ki bunu da ancak Beşir Ayvazoglu yapabilirdi zannediyorum.
Kesinlikle okunmalı, şiddetle hatta belki dehşet belki vahsetle tavsiye ettigim kitaptır. Bu arada hayatımın okuduğum adam akıllı ilk biyografi kitabıdır diyebilirim. Sırada He' nin iki gözü iki cesme var o da Beşir Ayvazoglu kaleminden bir biyografi o kadar ki, tadını alınca bir roman serisinin enfes bir serisi haline dönüşmesi yazarının ciddi başarısına delildir..
Ah, insanlar niçin her şeyi anlayamıyorlar? Beş dakika, on dakika, yarım saat kendilerini unutsalar, kendilerini karşılarındakinin yerine koysalar tam onun gibi -fakat hiç eksiksiz ve tam- onun gibi duysalar, her şey ne kadar yerli yerinde olacak. Hayır! İllâ ki zıddiyetler, öfkeler, yanlış anlaşmalar, kıskançlıklar, inatlar, şüpheler, hâkim olmak arzuları...
“...Zira benim gibi büyüyünce görecektir ki, kitaplar, pastalardan, şekerlerden, bütün oyuncaklardan ve dünyanın her türlü eğlencelerinden değerlidir. Bana sarayları, bahçeleri  muhteşem elbiseleri ve yüzlerce hizmetçisi ile dünyanın en büyük kralı olacaksın deseler, istemezdim. Okumayı sevmeyen bir kral olmaktansa, tavan arasında kitap yığınları ortasında oturan bir fakir olmayı tercih ederdim.”
Beşir Ayvazoğlu
Sayfa 65 - Kapı (bu kısım Peyami Safa'nın Sir John Lubock'un Hayatın İdaresi adlı kitaptan işaretlediği yerdir)
“Türkiye'de kitap kadar hakarete uğrayan hiçbir mal yoktur. Hamidiye suyu değil, izmarit, kirli paçavra, eski kundura, boş şişe, hatta molozların içinden çıkarılan kırık tahta veya demir parçaları bile, sırasına göre, ham maddesinin tartısından fazla fiyat ve alıcı bulurlar; yalnız kitap, kör olası kitap, adı batası kitaptır ki , yerlerde köpek tersiyle bir hizada, altına bir bez parçası bile yayılmadan pazara çıkarılıyor(...)Yeni ve eski harf, büyük ve küçük muharrir, doğu ve batı eseri, telif ve tercüme, yazının, imzanın ve kalitenin her türlüsü ayak altındadır.”
Beşir Ayvazoğlu
Sayfa 117 - Kapı
Benim yaptığım, mümkün olduğunca eksiksiz bir biyografi ortaya

koymak, birçok romanı bugün en çok satan kitaplar arasında olduğu halde

asıl manasında tanınmayan ilginç bir yazarı daha iyi tanımaya çalışmak

ve romana benzeyen hayatını anlatmaktır. Gerçekten romancı Peyami'nin

"hayatı daha roman"dır; ben işte bu romanı yazdım.
Üstelik iki imzası ve muhtemelen bazı müstearları vardı. Yaklaşık kırk yıl boyunca çok sayıda gazetede sütun yazarlığı yapan, hatta bazılarında aynı anda hem başyazı, hem köşe yazısı,

hem de Server Bedi imzasıyla daha hafif yazılar ve roman tefrikaları yazan, bu arada haftalık ve aylık mecmualara da fıkra ve makale yetiştiren bir gazeteci ... Sadece bu tarafı bile heyecan verici bir araştırma konusu olabilirdi. Fakat o aynı zamanda Server Bedi imzasıyla sayısız aşk ve cinayet romanları, Peyami Safa imzasıyla da edebi romanlar yazmış, üstelik roman tekniğine ciddi yenilikler getirmiş bir edebiyat adamı, resimden ve

müzikten de çok iyi anlayan bir estet/eleştirmen ve ciddi tezleri bulunan bir fikir adamıydı. Hatta ispiritizma celselerinde ruh çağıran bir medyum. Ve bir dava adamı, bu dava için zaman

zaman kalemini kılıç gibi kullanan usta bir polemikçi. Kısacası,

bir değil birçok Peyami vardı ve onu bütünüyle anlamak için

bütün bu farklı Peyami'leri tek tek anlamak, bunun için de bir

çeşit serüveni göze almak gerekiyordu.
Okuyucularımım şunu bilmesini isterim: Bu kitabı bir Peyami Safa

müdafaanamesi olarak yazmadım; işe başlarken ilk kararım mümkün olduğu

kadar "nötr" kalmak, sadece anlamaya çalışmaktı. Niyetim ne kusursuz

bir put yontmak, ne de meziyetlerini gizleyerek bir günah keçisi

yaratmaktı. Zaafları ve meziyetleriyle, günahları ve sevaplarıyla bir beşer

portresi çizecektim, o kadar. Elinizdeki kitap üzerinde çalışırken gözettiğim

hedeflerden biri de iyi yazmaktı. Ancak kesinlikle mükemmel bir biyografi

yazdığım iddiasında değilim. Peyami Safa gibi çok yönlü, çok

renkli, altmış iki yıllık ömrünün kırk beş yılında sürekli yazmış, sürekli

acı çekmiş, sürekli düşünmüş, kavga etmiş bir adamı bütünüyle kuşatmak

imkânsızdır.
"Nazım Hikmet Kendisine ithaf edilen bu önemli roman hakkında Resimli Ay'da çıkan ve 'Ben Peyami'nin bu son romanını üç defa okudum. Otuz defa daha okuyacağım.' cümleleriyle başlayan yazısı, kelimenin tam mânâsıyla bir-methiyedir." .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peyami
Alt başlık:
Hayatı Sanatı Felsefesi Dramı
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
574
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944486569
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Babasını henüz kundakta bir bebekken kaybeden ve hayatı boyunca fakirlikle, hastalıklarla boğuşan Peyami Safa'nın kalemi, dostlarından birinin ifadesiyle "kazanç tarlasında bir saban gibi işlemeye" mecburdu, aksi takdirde aç kalırdı. Ancak onun bu durumdan pek şikâyetçi olduğu söylenemez; çünkü azmini, başarılı olma hırsını hastalıklarına ve fakirliğine borçlu olduğunu düşünürdü. Bir yazısında, kendi tecrübesinden hareketle, zenginlik, sıhhat ve zekânın çok zaman haddinden fazla güven verdiği için insanı afyon gibi uyuşturduğunu, tembelliğe, ihmallere ve gevşekliğe sevk ettiğini; fakirlik ve hastalığın ise, onlara hemen teslim olunmazsa, iradeyi kırbaçlayıp uyuklayan enerjileri uyandırdığını söylüyor, başarılı olmuş çocuklardan örnekler veriyordu. Bütün acılarını, öfkelerini, isyanlarını başarıya dönüştürmeyi bilen Peyami Safa'nın hayat hikâyesi belki de romanlarından daha heyecan vericidir ve bu kitapta bu hikâye anlatılmaktadır.

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Özlem Uçar
  • Her devrin menkûbu
  • Ümit Çelik
  • Nesrin
  • Alim Gören
  • Kübra Yılmaz
  • AYSU GÜRBÜZ
  • Behzat Aktura
  • Mehmet Yılmaz
  • Ta

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%40 (4)
8
%0
7
%10 (1)
6
%10 (1)
5
%10 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0