·
Okunma
·
Beğeni
·
24,9bin
Gösterim
Adı:
Pinokyo
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754738384
Orijinal adı:
Le Avventure Di Pinocchio
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Pinokyo, Dünya çocuk edebiyatının başyapıtlarından biridir. Tahtadan yapılmış bir kuklanın gerçek bir çocuk olma yolunda yaşadıklarını anlatır. Dünya'da pek çok dile çevrilmiş ve her yaş grubundan okuyucu tarafından zevkle okunmuştur. Hatta onun Kur'an ve İncil'den sonra en çok okunan kitap olduğunu söyleyenler de vardır.
200 syf.
·5 günde·7/10 puan
Her hatasında başına türlü türlü belalar açan ve her defasında da iyi bir çocuk olacağına, söz dinleyeceğine yemin eden küçük kukla Pinokyo karşınızda. Kitabın ön planında ebevenylerinin sözünü dinlemeyen, yaramaz, kötü çocukların başlarını hep belaya sokacağını, mutsuz olacağını ve yanlış kararlar alacağını anlatılırken; arka planında ise yoksulluk, açlık ve iyi niyetimizden yararlanmaya çalışan kötü kalpli insanlar vurgulanmıştır. Bu kitapta karşımıza çıkan Pinokyo devamlı yalan söyleyen ve burnu uzayan kukla olarak değil de daha çok çevresinde onu uyaran, nasihat veren ve koruyup kollayan varlıkların sözünü dinlemeyen yaramaz, okuldan ve çalışmaktan nefret eden tembel ve haylaz bir kukladır. Ancak bütün yaramazlıklarına rağmen küçük Pinokyo başına gelen olaylar çerçevesinde sonunda ailesi için her şeyi yapan temiz kalpli birine dönüşmüştür ve bu huyuyla ödüllendirilmeye layık olmuştur. "Kötüyken iyi olan çocuklar, ailelerine de yeni ve güler yüzlü bir görünüş kazandırırlar." İyi ki filmini izlemekle kalmayıp kitabını da okumuşum dediğim bu kitabı çocuk veya yetişkin herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Şimdiden keyifli okumalar.
200 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Çocukluğumun masal kahramanını yetişkinlikte de okumak güzeldi. Bu okuma olaylara farklı açıdan bakabilmemi sağladı. Ara ara bazı kitaplardan ikinci kez geçmek iyi oluyor.

Hatırlıyorum ilkokulda birkaç farklı yerden alıp okumuştum, hem okuldan hem kütüphaneden.
Bu kitap tam metindi, okumadığım kısımlar vardı, çünkü bazı yerlerin çocuklar için basılan kitaplarda olmadığını düşünüyorum. Bir eserin bütünlüğünün korunması açısından tam metin olması önemli, hangi tür kitap olursa olsun.

İlk önce bendeki yerinden bahsetmek istiyorum, sonrasındaysa okuduğum karanlık yerlerinden. Beş yaşlarında gittiğim tiyatro kursunda Pinokyo olarak başrol oynamıştım. Okumayı bilmediğim için annem ve ablam ezberlememde yardım etmişti. Başta ablamın yaş grubuna alınmadığımdan ağlayıp o grupta kalmak istemiştim ve sonrasında bütün bir oyunu ezberleyerek Pinokyo'yu oynamıştım. Çalıştığımız kültür merkezinde, kreşlerde ve huzurevlerinde oyunlarımızı oynardık. Kedi ve Tilki ile birlikte olan sahneleri, periyi ve babam Gepetto Usta’yı hatırlıyorum. Burnumun uzamasını da parmağımı burnumdan ileri götürerek yapıyordum. Başka oyunlarda da küçük rollerdeydim. Kırmızı Başlıklı Kız’da ormancı, Kül Kedisi’nde arabayı çeken attım:) Bir keresinde Kül Kedisi’ni oynayan kız hastalandığında hoca benim oynamamı istemişti. Küçücük boyumla nasıl göründüm bilmiyorum, dans etme sahnesi biraz komik olmuş olabilir. Küçükken masalları okumanın yanında onların içinde olup canlandırmanın keyfi bambaşka bir dünyaydı. Benim için tiyatronun yeri hep çok özel olmuştur, çok tatlı anılar.

Şimdi gelelim karanlık yanlarına. Çocukken okuduğum kitaplarda sanırım Pinokyo'nun Kedi ve Tilki tarafından ağaca asılması yoktu. Bir sahnede de altınları alınmak istenirken Pinokyo, kedinin patisini ısırıp koparıyor. Altınlarını çaldırınca ihbar etmek için mahkemeye gidiyor fakat yargıç onu “Bu zavallının dört altını çalınmış; onu buradan götürün ve hemen hapse atın” diyor. Yazarın, burada ve birkaç yerde de yaşadığı dönemin durumunu anlatan göndermeleri vardı.

Carlo Collodi’nin asıl soyadı Lorenzini, kendi gazetesinde yaptığı politik eleştiriler sonucu gazetesi hükümet tarafından kapatılmış. Sonrasında Fransız peri masallarından yaptığı çevirilerde başarı kazanınca sadece çocuklar üzerine yazmaya karar vermiş. Bu açıdan bakınca kitabın bazı yerlerinde sisteme olan eleştirilerini görüyoruz. Bunu çocukken fark edebilmek zor olabilir. Ayrıca çocuklara uygun olmayan satırlar;
- Pinokyo’nun kedinin patisini ısırarak koparıp tükürmesi,
- Kedi ile Tilki’nin Pinokyo’ya önce bıçakla saldırması, sonra bıçak sert tahta gövdesinde kırılınca Büyük Meşe ağacına götürüp orada sallandırmaları ve can çekişmesini beklemeleri.
Bu kısımlar muhtemelen kısaltılmış bölümlerde yoktur. Pinokyo şiddet ve eziyete maruz kalıyor. Collodi, bu bölümü;
“Nefesi kesilince daha fazla konuşamadı. Gözlerini kapadı, ağzını açtı, bacaklarını araladı, uzun uzun titredi ve bilinçsiz halde öylece asılı durdu” şeklinde bitiriyor. Burada sonlandırdığı masalı, masala ilgi büyük olunca periyle tekrar hayata döndürüyor. Ve kitap peri tarafından gerçek bir çocuğa dönüştürülmesiyle, mutlu sonla bitiyor.

İlkokulda da farklı kitaplardan okuduğum Pinokyo'yu bir de yetişkinken okumak istedim. Okuduğumuz yaşlar düşünce yapısının değişmesinden dolayı farklı gözle bakmamızı sağlıyor.
192 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Pinokyo'yu komik anlatımıyla Masalcı Oyuncaklar kanalından izleyebilirsiniz ...
https://www.youtube.com/watch?v=TVZJPgzojFo

Kitabından ziyade tiyatro ve beyaz perdeye aktarılmasıyla veya çizgi filmlerde boy göstermesiyle daha çok tanıdığımız, yazar Carlo Collodi 'nin ölümsüz eseri Pinokyo.

Ben de çoğumuz gibi tahta kukla Pinokyo'yu yalan söylemesi sonrası burnunun uzaması yönüyle hatırlarım. Aslında Pinokyo'nun başka birçok özelliği var. En başta gerçekten yaramaz bir kukla Pinokyo. Çünkü o bir çocuk ve çocuk olmanın en önemli kuralı tabi ki yaramazlık. Ve karşımızda inanılmaz yaramaz bir çocuk var, onun yaramazlıklarını okumak oldukça eğlenceli...

Neyse ki zaman geçtikçe bu yaramazlıklarını azaltıyor bizim Pinokyo, fakat bu sefer de yaramaz arkadaşlarının kurbanı oluyor. Şahsen bana hemen kendi çocukluk yıllarımı hatırlattı. Yazarın amacı da bu sanırım, tahtadan bir kukla da olsa Pinokyo, hepimiz gibi çocukluğunu yaşamaya çalışıyor. Hemen bir nasihat geliyor bizim yaramaza: "Kötü arkadaşlarının öğütlerine kulak asma Pinokyo, yoksa pişman olursun" (Sayfa 45) Ama maalesef inanmıyor yaramaz Pinokyo. Kendisine nasihat verilmesi canını sıkıyor ve diyor ki : "Biz zavallı çocuklar ne kadar talihsiziz. Herkes bize bağırır, bizi azarlar, herkes bize öğüt verir. Bıraksan, herkes başımıza baba, öğretmen kesilecek." (Sayfa 53)

Öğütlere kulak asmayan Pinokyo'nun başına gelmeyen kalmıyor, ama yine de umursamıyor bizimki. Bir musibet, bin nasihatten yeğdir derler ama bir musibet de yetmiyor bizim yaramaza ...

''Seni göz açıp kapayana kadar zengin edeceklerine söz verenlere güvenme oğlum. Onlar ya delidir ya da dolandırıcı." (Sayfa 51) Zenginlik tüm insanların zayıf noktası, tabi Pinokyo'nun da burnu sürçüldükçe yalan söylüyor ve burnu uzuyor yaramazın.

Küçüklere yazılıp büyüklere mühim mesajlar gönderen bir eser. Kesinlikle büyüyünce bir daha okumamız gereken çocuk kitaplarından. Üstelik yalan söyleme sahneleri de ön plana çıktığı gibi fazla değil aslında. Pinokyo'nun en büyük zaafı, kötülüklere kolayca aldanması. Yazarın başarısı da buradan kaynaklanıyor, çocuklara yazarak tüm insanlara önemli mesajlar gönderiyor Carlo Collodi. Okunmalı, okutulmalı, bir kez daha okunmalı.
200 syf.
·6 günde·Puan vermedi
https://kitap28.blogspot.com/...yocarlo-collodi.html
.
Geppetto isminde bir marangoz vardır. Bu marangoz bir gün arkadaşı olan Antonio’dan kukla yapmak için bir odun parçası ister. Arkadaşının verdiği odun parçasından bir kukla yapar ve adını da Pinokyo koyar. Pinokyo tamamlandıktan sonra gülüp etrafta koşmaya başlar. Aşırı yaramaz ve enerjik bir kukladır. Geppetto ustanın hiç çocuğu yoktur. Pinokyo artık Geppetto ustanın oğlu olmuştur. Babasına her zaman uslu olacağına dair sözler verse de durmadan yaramazlık yapar ve başını belaya sokar. Bu yaramazlıkları ile başına türlü türlü olaylar gelir bu tek hayali gerçek bir çocuk olmak olan kuklaya.

Kitapta önceliklere hayvanlara bilgelik vasfı verilir. Pinokyo’ya yol gösteren ve onun davranışlarının şekillenmesinde daima onlar etkili olurlar. Ancak hiçbir zaman onları dinlemez ve kendi bildiğine okur hep. Burada aslında bize bir çocuğun davranışlarını yaparken birini dinlemeden kendi bildiğini yaptığı sezdirilir. Bu davranışı ile Pinokyo her zaman kendi bildiğine gider ancak yaşadığı şeyler de ona bir ders olur ve onun ileride yaşayacağı olaylarda ona yol gösterir. Yaşanan her şeyin insana bir şeyler kattığını buradan görebiliriz. Dediğim gibi yolculukları sırasında karşısına türlü hayvanlar çıkar. Bunlardan birisi de ateş böceğidir. Evden kaçan Pinokyo’ya ateş böceği eve dönmesi için türlü öğütlerde bulunur. Tabi Pinokyo onu dinler mi? Dinlemez.
200 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Pinokyo, çocuk klasikleri arasında en tanınan kitapların başında yer alır. Çocukluğumuzda, yalan söylediği için burnu uzayan Pinokyo’yu duymayanımız yoktur. Bazı ebeveynlerin yalan söylememesi için çocuklarını Pinokyo’yla korkuttuklarını bile söyleyebiliriz.
Eğer kitabı okumayıp filmini izlemişseniz, filmin kitaba göre daha iyimser olduğunu söyleyebiliriz. Kitapta, hep düzeleceğine söz veren, ama sözünü hiçbir zaman tutmayan yaramaz Pinokyo’nun başına gelen kötü şeyleri anlatılır. Okula gitmeyi, okumayı ve çalışmayı sevmeyen; büyüklerinin sözünü dinlemeyen inatçı çocukların bu yaramazlıklarının cezasını çekecekleri anlatılır.
Pinokyo, perinin ve babasının uyarılarını dinlemediği her seferde bunun cezasını çeker. Sonunda pişman olsa da yine aynı yaramazlıkları yapmaya devam eder. Ta ki sonunda gerçekten pişman olana dek.
Pinokyo, ön planda yaramaz ve inatçı çocukların sonunda cezalandırılacağını; arka planda yaşadığımız dünyadaki açlık, yoksulluk ve kötülüğü gösterdiğinden kesinlikle okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır.
200 syf.
·2 günde·8/10 puan
Pinokyo yalan söyler ve burnu uzar. Pinokyo hakkında bildiğim en net şey buydu belki de. Ama, burun uzama mevzusu yok denecek kadar azdı romanın içinde. Bu olay okuma amacıma olumlu bir hizmet etmiş oldu. Çünkü kitabı okuma nedenim, hem bu sıralar içimde bulunan çocuk klasikleri okuma isteği, hem de çocukken sadece kulaktan dolma laflar ile öğrendiğim ve tanıdığım kahramanları tekrar tam anlamı ile tanıma isteğim. İlk başlarda (günlük, haftalık, aylık) süresi nedir bilmiyorum ama, belirli günlerde gazetede çocuklar için yayınlanan yazı şeklinde başlayan, sonra çok tutulduğu için kitabı basılarak çocuk edebiyat klasiği haline gelmiş bir eser Pinokyo. Gazeteye ilk gönderdiğinde şöyle yazmış arkadaşına eserin yaratıcısı Carlo Collodi "Sana çocukça bir şey gönderiyorum. Ne istersen yap, ama yayımlarsan sürdürme isteği duymam için bana iyi para ver." iyi ki o iyi parayı vermiş...

Kanlı canlı insan olabilmek için, kendinden istenilen şeyleri yapmakla mükellef bırakılmış tahtadan bir kukla Pinokyo. Okumayı, çalışmayı bıraktığında eşek olan, yalan söylediğinde burnu uzayan, babasını, sevdiklerini üzünce başı beladan kurtulmayan, yüreği burkulup bir başkasına da yardım ettiğinde bu yardımın karşılığını hemencecik buluveren bir kukla Pinokyo. Nihayet, okuluna gitmeye başlayınca, öğretmenini, babasını, sevdiklerini üzmeyi bırakınca, serseriliğinden, tembelliğinden, yalan söyleme huyundan ve diğer bütün kötü alışkanlıklarından vazgeçince gerçek insan olma ödülü ile ödüllendirilir Pinokyo. Romanın bütün ana fikri, tahlili, analizi bu şekilde gayet açık zaten. Çocukluğuna tekrar dönmek isteyen, güzel, huzurlu bir gece geçirmek isteyen herkes alsın eline okumaya başlasın. Sadece Pinokyo'yu değil çocukluğumuzun bütün kahramanlarını. Aslında çocuklar için yazılmışlar ama, bütün yaşlara hitap eden eserler bunlar. Herkese iyi okumalar.
200 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan·Ne Okusam'dan
Sürekli yalan söyleyince burnunun uzamasıyla meşhur olan Pinokyo'nun aslında yaramaz, söz dinlemeyen, okumayı sevmeyen biri olduğunu öğrenince şaşırmadım değil ama şaşırdığım kadar üzüldüğümde bir gerçek...

Çocuk Edebiyatı'nın en güzel örneklerinden biri mutlaka. Anlamlı, düşündüren, güldüren, samimi bir anlatıma sahip..
Hepimizin etrafında Pinokyolar olduğuna inanıyorum.

Son olarak öğrencilerime mutlaka okutup, konu üzerinde tartışmalarını ve çıkarımda bulunmalarını sağlayacağım bir kitap.
Keyifli okumalar ...
192 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Pinokyo denilince hemen hepimizin aklına '' Yalan söylediğinde burnu uzayan bir kukla'' gelir. Bir yerleden duymuş, dinlemiş belki de izlemiştir çoğumuz bu kuklanın hikayesini. Ama tam metnini okumak gerçekten daha keyifliymiş. Öğrencilerin de rahatlıkla okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Pinokyo ile yalan özdeşleşmiştir çoğumuzda. Belki kısaltılmış metinlerinde sadece bu kısmı ele alındığı içindir. Ama Murat Menteş ''Yanılıyorsunuz, Pinokyo yalancılığı temsil etmez. İnsan olma çabasını temsil eder. '' der. Bu sözü hafızamın bir kenarına yazarak okumaya başladım kitabı. Bizim haylaz Pinokyo' ya da içten içe sempati duydum okudukça. Kendisi ne kadar yaramaz ve dik başlı olsa da saflığı ve merhametiyle gönlümü tekrar kazanıyordu okurken. Kesinlikle her yaştaki insan okumalı ama öncelik çocukların olmalı diye düşünüyorum. İçerisinde bir kaç kötü örnek dışında çok güzel öğütler var. Kötü arkadaş seçiminin zararlarını, okulun ve okumanın önemini, yalan söylemenin sakıncalarını, tembelliğin işe yaramaz bir şey olduğunu öğütlüyor genel olarak kitap. Yani yaşken eğilmesi gereken ağaçlar için çok eğitici olduğunu düşünüyorum.

Collodi, kitabında bir tahta parçasının Gepetto Usta'nın ellerinde kuklaya dönmesini ve bu haylaz kuklanın başına gelen olayları anlatıyor. Bilindiği üzere Pinokyo'nun yalan söyledikçe uzayan burnu kitapta o kadar da çok yer almıyor. Daha çok söz dinlemeyip maceradan maceraya atlaması, başını sürekli belaya sokması anlatılıyor. Tek amacı var gerçek bir insan olmak. Mavi Saçlı Peri iyi ve akıllı bir çocuk olursa bunu gerçekleştireceğini söylüyor ama bizim yaramaz Pinokyo her seferinde başına başka bir çorap örmeyi başarıyor.

Pinokyo bir kuklayken insan olmak için çabalıyor hikayesinde, biz ise belki de artık insan olmaktan çok yorulduk. Didem Madak' ın kısacık bir dizesi ile bitiriyorum incelemeyi.
...
Keşke susmanın muhabbet kuşu olaydım.
Ters Pinokyo olmak istiyorum Gepetto Usta
Kötülüklere boğulup
İnsanlıktan çıkmak istiyorum artık!
Kafam karışık ama
Yetişir!
Bir beyaz balinanın karnında uyumak istiyorum artık.
Camdan papuçlarım kırık.. Pinokyo
200 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Carlo Collodi Pinokyo'nun ilk bölümünü dergiye gönderirken şöyle yazmış: "Sana çocukça bir şey gönderiyorum... Ne istersen yap, ama yayımlarsan sürdürme isteği duymam için iyi para ver." İyi ki yazmayı sürdürmüş Collodi ve bu güzel romanı kazandırmış.

Dünyanın en ünlü çocuk romanlarından biri olan Pinokyo hakkında tek bildiğim ne zaman yalan söylese burnunun uzamasıydı. Bu neşeli kitabı okuyup haylaz Pinokyo ile tanıştım sonunda. Çocuk edebiyatını çok seviyorum, gülümseten, dinlendiren, güzel hisler bırakan romanlar oluyor ileriki yaşlarda okunduğunda. Pinokyo da benim için öyle oldu. Çocuklar için çok güzel öğütler barındırıyor, Pinokyo'nun yaşadıkları ile doğru arkadaş seçmenin, her zaman doğruyu söylemenin, çalışmadan hiçbir şey kazanılamayacağının, okumanın, çalışmanın, iyi bir çocuk olmanın önemini anlatıyor. Pinokyo'nun eğlenceli macerasını severek okudum ve ileride çocuklarım için kitaplığımda yerini aldı.
176 syf.
·30 günde·6/10 puan
Merhaba!
Pinokyo'yu bir çoğumuz duymuş, küçükken de okumuşuzdur. Benim Pinokyo'ya dair bildiğim tek şey yalan söyleyince burnunun uzamasıydı. Fakat kitapta sadece 2-3 defa burnu uzadı.
Kitapta genel olarak çocuklara ders olsun diye anlatılan konular var. Örnek olarak; anne-babanın sözünü dinlemek, iyi kişilerin nasihatlerini dinlemek, yalan söylememek, okula gitmek, kötü kişilerle arkadaşlık etmemek, çalışmayı sevmek ve çalışmak, hastalanınca ilaç içmek gibi başta çocuklara devamında büyüklere dersler var.
Birkaç alıntı yapayım ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız:

"Pinokyo, hayırsız insanların öğütlerine sakın inanma, yoksa karışmam, pişman olursun sonra!"

"İtaatsiz çocuklar bu dünyada saadet yüzü görmezler!"

"Yalanlar derhal belli olur, yavrum! Yalanın da iki türlüsü vardır: Yalanlar vardır, bacakları kısadır... Yalanlar vardır burunları uzundur! İşte seninki uzun burunlu olanlardan!.."

"Bugün artık şuna kanaat getirdim ki, insanın iki kuruşu namuslu bir şekilde bir araya getirmesi için onları ya el emeğiyle kazanmalı, yahut zekasıyla..."

Ve kitabın sonunda Pinokyo; iyi, akıllı ve uslu bir çocuk olmasının ödülünü görür.
İyi okumalar kitap kurtları!
200 syf.
·5 günde
- "Yanılıyorsun, Pinokyo yalancılığı temsil etmez."
-"Yapma yahu neyi temsil eder ?"
-"İnsan olma çabasını."
Şu sıralar küçüklüğümden anımsadığım fakat tam metnini bilmediğim masallara takmış durumdayım. Pinokyo da en merak ettiğim masallardan biriydi. O kadar eğlendim ki okurken iyi ki okumuşum. Sonrasında araştırınca aslında pinokyonun ilk çizimlerinin ne kadar farklı olduğunu da görmüş oldum. Ve tabi dergide ilk yayınlanmaya başlayınca sonu daha farklıymış ama sonradan devam ettirme kararı almış yazar. Çok güzel bi serüvendii. Keyifli okumalarrr...
-Dünyadaki bütün sanatlar, işler arasında yalnız biri hoşuma gidiyor.
- Hangisi acaba bu?
- Yemek, içmek, uyumak, eğlenmek ve sabahtan akşama kadar başıboş yaşamak sanatı.
Perşembeleri okula gidilmiyor. Haftada da altı perşembe, bir de pazar günü var.Düşün bir, ocak ayının ilk gününden, aralık ayının son gününe kadar tatil. İşte gerçekten özlediğim gibi bir ülke. İşte bütün uygar ülkeler böyle olmalı!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pinokyo
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754738384
Orijinal adı:
Le Avventure Di Pinocchio
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Pinokyo, Dünya çocuk edebiyatının başyapıtlarından biridir. Tahtadan yapılmış bir kuklanın gerçek bir çocuk olma yolunda yaşadıklarını anlatır. Dünya'da pek çok dile çevrilmiş ve her yaş grubundan okuyucu tarafından zevkle okunmuştur. Hatta onun Kur'an ve İncil'den sonra en çok okunan kitap olduğunu söyleyenler de vardır.

Kitabı okuyanlar 4.908 okur

  • Derya
  • Burcu Kökeş
  • Muhammed Emin Aktaş
  • Esra ülçetin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları