"Kitap, M.Ö. 30.000’lerdeki mağara resimlerinden başlayarak günümüzde yaşayan sanatçılara kadar, Berger’in onlara dair yazılarının bir derlemesi. Yaklaşık 500 sayfadan oluşan ve 74 yazının bulunduğu bir hazine de diyebiliriz. Yazılara konu olan sanatçıları tanısanız da tanımasanız da Berger okumanın tadını her yazıda sonuna kadar yaşıyorsunuz. Çünkü, Berger okurları bilirler, bir esere, bir sanatçıya, herhangi bir konuya Berger’in penceresinden bakmak, aynı zamanda kendi hayatımıza ışık tutmak anlamına da gelir; kendi yolumuzu çizerken destek almaktır biraz da;bir başka yanıyla da yaşama dair, direnmeye dair, cesur adımlar atabilmeye dair, sevgiye ve barışa dair umut ve güç edinmektir biraz da…
Yaklaşık 1450-1516 yılları arasında yaşamış Hieronymus Bosch’u anlattığı yazısının her satırının altını çizdim diyebilirim. Berger, genel olarak sanatçının böyle bir amacı olmasa da, bazı resimlerin geleceğe dair kehanette bulunduğunu söylüyor. Örneklerinden biri Bosch’un Milenyum Triptiği adlı eseri. Resimdeki cehennem tasvirinin, bizim yaşadığımız yüzyıldaki küreselleşme ve yeni ekonomik düzenle dünyaya dayatılan zihinsel iklimin tuhaf bir kehaneti olduğunu öne sürüyor. Yazı, resmin yorumu olduğu kadar, müthiş bir kapitalizm ve yeni dünya düzeni eleştirisi aynı zamanda. Üç bölümden oluşan eser üzerinde yer alan hikâye ve kurgudan yola çıkarak, Berger’in bugünün en güçlü silahı dediği finans nedeni ile her dakika milyonlarca insanın öldüğü ya da yaralandığı, bugün yüz milyon çocuğun sokakta yaşadığı, iki yüz milyon çocuğun ise küresel emek gücünün neferi olduğu bir dünya gerçeğine ulaştırıyor okuru. Ama hemen her yazıda değindiği bugünün vahşi kapitalizmini eleştirirken umutsuzluğa da asla izin vermiyor.
“Cehennem içeriden geçersiz ilan edildiğinde, cehennemliği son