Rilke'ye Veda

Stefan Zweig
Çevirmen:
Sezer Duru
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
88
Basım Tarihi:
Kasım 2015
Yayınevi:
Edebi Şeyler Yayınları
ISBN:
9786055185664
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·88 syf.··
2021 150. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2021 20:13
.....Sana hiçbir zaman sarılamadığımdan, vazgeçemiyorum senden" ........Rainer Maria Rilke........ben bu sozleri Zweigim icin soylerdim Rilkee)) Zweig’mın yazmak dışında konuşurken de nasıl etkileyici ve akıcı olduğunu göreceğimiz bir eser...... Alman şair Rilke için yapmış olduğu iki konuşmaya yer verilmiş bu kitapta. küçükken ablası öldüğü için, annesi tarafından sürekli ablasının kıyafetleri giydirilmiş ve kız gibi davranılmıştır Rilkeye.bu yüzden ölen çocuğun eksikliğini kapatmaya çabalayan annesini hiç sevmemiştir. "ben sevemem, annemi sevmedim de ondan"soylesede lakin, Lou Salome'ye aşık olmuştur. Freud onu tedavi etmeye kalkınca Salome tarafından Rusya'ya kaçırılmıştır....hayatinin sonuna kadar Salomeye sadik kalmis tum ask,yalnizlik siirlerini ona hasr etmisdir.. ""tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz, özellikle en derin ve en önemli konularda hepsinden çok büyüyor yalnızlığımız. dolayısıyla, bir kimsenin bir başkasına akıl verebilmesi, pek çok şeyin üstesinden gelinmesine bakıyor; böyle bir şeyin tek bir kez bile başarılabilmesi, bir sürü olumlu koşulun bir araya gelmesini gerektiriyor.'' bir şiir gibi yaşamış, bir şiir gibi eline gül dikeni batarak ölmüştür.
Rilke'ye VedaStefan Zweig · Edebi Şeyler Yayınları · 2015109 okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2022 531. kitabı
#y:1655. Rilke den Duino Ağıtları’ndan başlayalım söze, “Bize kalan belki de Bir ağaç, bir yokuşun başındaki, her gün yeniden Görebileceğimiz; belki de bize kalan, geçmişin sokakları; Ve çeke çeke uzattığımız bağlılığı bir alışkanlığın…” (Birinci Ağıt) “Kabul ettiriyoruz birdenbire kendimizi rüzgarlara zorla, Ve çullanıyoruz üzerlerine kayıtsız göllerin, Bilincindeyiz aynı zamanda çiçeklenmenin ve solmanın.” (Dördüncü Ağıt) “Kim oturmamıştır ki kaygılı, perdesinin önünde kendi kalbinin?” (Dördüncü Ağıt) Türk okurunun, en sevdiği Batılı şairlerin başında gelir Rilke.. Yine ençok okunan yazarlardan olan Zweing'in kaleminden dinliyor, okuyor olucaz.. Etkileyici akıcı duru bir dille yazılmış bir eser okuduk. Zweing, Alman yazar şair Rilke için bize yansıttığı iki konuşma yer alıyor kitapta.. Zweing diğer biyografi gibi değilde, iki konferans metinlerinde olan konuşmasının yansıması olan kıtap Büyük usta Zweig 'in Tilke' nin sadece şiirinden etkilenmedğini Hali, tavrı durusu, yansıması, yaşamıyla duygusallığının birleşip şiirde nasıl dönüştüğünü, şiirin onun hayatınının en dışa vurulmuş hali olduğunu söyler okura.. Okunası bir kitap, bu kıyıda sizi bekliyor, okuyunuz..
Dünya Klasikleri - Edebiyat
Rilke'ye VedaStefan Zweig · Edebi Şeyler Yayınları · 2015109 okunma
Bir Gönüllü Vatansız: Rilke’ye Veda
Puan vermedi·88 syf.··
2022 20. kitabı
Ustalıkla kaleme aldığı roman ve novellalarla özellikle son yıllarda popülaritesi daha da artan Stefan Zweig yazdığı biyografi eserlerinin keşfedilmesiyle de göz dolduruyor hatta okuyan çoğu okur biyografilerinin, yazdığı diğer türlerin çok çok önüne geçtiğini söyler. En çok bilinen biyografi eserleri: Bir Politikacının Portresi: Joseph Fouche, Mary Stuart, Amerigo/Tarihi Bir Yanlışlığın Hikayesi, Balzac Bir Yaşam Öyküsü, Rotterdamlı Erasmus: Zaferi ve Trajedisi, Kendileriyle Savaşanlar: Hölderlin – Kleist – Nietzsche ve daha sayamadıklarım… Geçtiğimiz günlerde okuduğum, lirik şiirin en önemli temsilcilerinden Rilke’ye ait Duino Ağıtları şiir kitabının giriş bölümünde Zweig’la karşılaşmış, Rilke’nin ölümünden sonra yaptığı iki konferans metninin çevirilerek basıldığını fark edip kitabı edinmiştim zira Zweig’dan Rilke’yi okumak, okurken dinliyormuş hissini yaşamak arzusuna kapıldım. Neden dinliyormuş hissi dedim çünkü Zweig biyografilerini okumuş olanlar bilir ki sohbet tadında, okuyor değil de dinliyormuş hissi yaratır. Böylesine samimi bir dille biyografi yazmak özel bir becerinin ürünü diye düşünürüm. Rilke'ye Veda kitabını Zweig'ın yazdığı diğer biyografi eserleri gibi değerlendirmek zor çünkü sadece iki konferans metninden oluşuyor. İlk konferans konuşması Rilke’nin ölümünden iki ay sonra Münih Devlet Tiyatrosu’nda yapılmış. Zweig Rilke’nin sadece şiirinden etkilenmediğini hali, tavrı, yaşantısıyla da şiirin ta kendisine dönüştüğünü dolaylı dille anlatır konuşmasında. Şiir bir yaşam biçimidir Rilke için ve varlığının dışa vurumudur. Konuşma Rilke’yi ve şiirini müzikle ilintilendirerek başlar. Bu başlangıç bana göre oldukça yerinde ve dikkate değer bir detayı barındırıyor çünkü müzik şiirin kelimelere, sözcüklere, satırlara dökülemeyen hali ya da tersini ifade
Edebiyat
Rilke'ye VedaStefan Zweig · Edebi Şeyler Yayınları · 2015109 okunma
7/10
·88 syf.·
2025 7. kitabı
Rilke’yi Alman Edebiyatı üzerine katıldığım hoş bir sohbette tanıdım. Zweig’ın ona olan bu övgü dolu veda mektubu tadında satırlarından da bu şekilde haberdar oldum. Rilke zor bir çocukluk yetişmiş. 6 yaşına kadar cinsel kimliği bile baskılanmış, kız çocuğu gibi giydirilmiş büyütülmüş. Anneciğinin bozuk ruhsal yapısı onu çok etkilemiş ve sonra Rilke, Rilke olmaya çırpınmış durmuş. Zweig onun şiirlerine, edebi yönüne hayranlıkla övgüler yağdırmış. Biri Münich’de biri Londra’da olmak üzere iki kez ona vefa borcunu ödemiş söyleşileriyle. Hassas ruhlar için cehennem olan bu dünyada Rilke yazmış, Zweig yazmış.. İyileşmek için yazmışlar.. Kitabın sonundaki Rilke albümü çok ürperticiydi. İri iri gözlerle1800lerden bana bakan Rilke fotoğrafları..
Rilke'ye VedaStefan Zweig · Edebi Şeyler Yayınları · 2015109 okunma
7/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 192. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 07:45
Günaydın arkadaşlar. Mutlu sabahlar, mutlu günler dilerim. Zweig’den 80 sayfalık, yarısından çoğu resimlerle süslenmiş son bir veda kitabını geride bıraktık. Daha önce mektuplaşmalarını da okuma şansı bulduğumuz Rilke’nin ölümünün üzerine yaptığı konuşma (Münih Devlet Tiyatrosu) ve 1936 yılında Londra’da Rilke’nin ölümünden 10 yıl sonra yaptığı 2 konuşmadan oluşuyor kitap. Tabii bizler Rilke konusuna hakim değiliz ancak yazarın biyografi konusunda yaptıklarını düşünerek, onun yazdıklarına göre yorumlar yapabiliriz. Ancak merak edip baktığımda Rilke için şunu söylemek mümkündür. Çok kötü bir çocukluk yaşamış kendisi. Kendi olarak değil ablasının yerine yaşamış. Hayatından kıyafetine kadar. Üzücü değil mi? Ve can sıkıcı. Diğer yandan kitabı bir Biyografi olarak değil bir söyleşi gibi değerlendirmek de daha doğru olacaktır. Zaten diğer Biyografi kitaplarını okuyanlar bu kitaba da biyografi kitabı derlerse hem kendilerine hakaret etmiş olurlar hem de yalnızca kendilerini kandırmış. Diğer yandan yaşadıklarını ve geçmişini bahane ederek masum insanların da hayatlarına kıymaya kadar ilerleyebilen insanlara Rilke’nin yaşadıklarına cevap olarak müziğe yönelmesi de önemli bir cevaptır. Yani bir şeyleri bahane ederek kötülük yapmanın mantıklı bir yanı olmadığını gösterir. Yine baktığımızda kitabın resimlerle süslendiğini, yazarın adeta kısa notlar gibi yaptığı konuşmanın da bu resimlerin birer tasviri gibi olduğunu söylemek de mümkün. Yine şiirin insanlar için nasıl bir yaşam biçimi haline geldiğini görüyoruz. Kimimiz konuşarak daha iyi anlaşırken kimilerimiz de yazarak daha iyi anlaşır. Şimdiye kadar iyisiyle kötüsüyle yazdığım incelemeleri görünce ben daha çok ‘Yazanlar’ sınıfından oldum sanırım. Yazarın da anlatımında yaptığı bir konuya ithaf edelim. Bir şeylere sahip olmak
Rilke'ye VedaStefan Zweig · Edebi Şeyler Yayınları · 2015109 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2025 587. kitabı
RİLKE’YE VEDA (Anma Konuşması) STEFAN ZWEİG Stefan Zweig okumalarımıza onun 1875-1926 arasında yaşamış Avusturyalı şair ve romancı Rainer Maria Rilke’nin 10. ölüm yıl dönümünde yapmış olduğu özgün/benzersiz konuşma ile yine Rilke ile ilgili tarihçe ve fotoğraf albümünü içeren “Rilke’ye Veda” kitabıyla devam ediyoruz. “Dostlarla Mektuplaşmalar” kitabında da gördüğümüz gibi Rilke Zweig’in hayatında önemli bir etkisi ve etkileşimi olan bir bir şair. İnsana dair anlatılabilecek her şeyi bir mermer veya granit heykel sertliğinde ve ağırlığında dizelere sığdıran Rilke’ye dair Zweig gibi bir dostunun hem de onun kadar derinlere inebilen ama farklı bir yöntemle inebilen, aynı dip çukuru arıyan birinin anlatacakları elbette çok değerli ve çarpıcı olacaktır. Ne tuhaftır ki aynı kadına aşık olabilmiş iki dostturlar. (Lois Andre Salomé) Rilke kadar saf anlatımı olan diğer bir şair belki Hölderlin olacaktır. Ancak Rilke O’nun aksine daha çok dış dünyaya açılarak iç dünyasını anlamlandıracaktır. Rilkenin mezar taşına yazılmasını istediği ve vasiyeti üzerine aynen yazılan dizeleri derinliği hakkında fikir vermez mi sizce? "Gül, ey saf çelişki, göz kapaklarının ardında. kimsenin uykusu olmamanın sevinci." Zweig şöyle anlatmaktadır Rilke’yi: “Bazen bir halk, bir şair öldüğünde şiirin de sanki onunla birlikte öldüğünü düşünür. Belki İngiltere de benzer bir durumu yaşamıştır tek bir on yıl içinde Byron, Shelley ve Keats gittiğinde. Bunun gibi trajik zamanlarda son giden şair aynı zamanda kuşağının şair sembolü olur ve görüp göreceğimiz sonuncusu olduğunu düşünerek titreriz. Bugün biz Almanya’da şair dediğimiz zaman hâlâ onu [Rilke’yi] düşünmekteyiz ve bu arada onun sevgili görünümünü onunla karşılaştığımız her yanda bakışlarımızla aramaktayız, bu görüntü çoktan zamanımızdan
Rilke'ye VedaStefan Zweig · Edebi Şeyler Yayınları · 2015109 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 262. kitabı
Rilke yaradıcılığını bəyəndiyim müəlliflərdəndir; soyuq və pastel tonlarındakı şeir və yazıları ilə köhnə dost kimi oxumaqdan şad olduğum kitabları qələmə alıb çünki. "Dünənin dünyası"nda da Zweigin bəhs etdiyi bu müəllifin vəfatının ildönümü ilə bağlı çıxış etməsi təəccüblü gəlmədi. Kitabda yer alan rəsmləri ilk dəfə görürdüm. Həmçinin həyat xronologiyasına da ilk dəfə fikir verirdim.
Rilke'ye VedaStefan Zweig · Edebi Şeyler Yayınları · 2015109 okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.