Merhaba
Yazarın kalemiyle tanışma kitabımdı ve tarzını sevdim.
Baş karakterimiz Azra, 7 yıldır evli olduğu Ferda'yı öldürmekle suçlanıp hapse giriyor ve avukatının verdiği deftere içinde bulunduğu durumu, ilişkisini, geçmişini, yaşadıklarını yazıyor.
Biz de bu hikayeyi bu defterden okuyoruz.
Azra, eczacı aslında kendi ayakları üzerinde duran, tek derdi sevmek, sevilmek, sadakat olan, eşine saplantı derecesinde bağlı bir kadın.
Ferda ise, bağlanmak istemeyen, özgürlüğüne düşkün, tek düze bir hayat istemeyen, değişik bir karakter.
Çok farklı fikirlerde ve karakterlerde olan Azra ve Ferda'nın garip hikayesi.
Çevremizde rastlayabileceğimiz ilişkilerden, özellikle şu gündüz kuşağı kadın programlarında konu edilen hikayelerden.
Kitabın adı sadakat ama kitabın sadakatla uzaktan yakından ilgisi yok.
Ferda'ya kitap boyunca sinir oldum. Normalde kitap okurken kendimi karakterlerin yerine koyar, yaptıklarını anlamaya çalışırım ama Ferda'yı hiç anlayamadım. Bu kadar bencil bir adam daha görmemiştim. Kendinden başkası umrunda olmadığı gibi, kendinde de asla suç görmeyen pislik bir adam.
Ferda'yı her koşulda affeden, her pisliğine göz yuman Azra'ya da sinir oldum tabi . Aşk adı altında bu kadar iğrençliğe göz yumulur mu bilemedim.
Sonunu asla bu şekilde tahmin edemezdim ama çok da güzel oldu.
Çok akıcı, merak uyandırıcı bir kitap. Sinir olmalar dışında sevdim kitabı .
Herkese keyifli okumalar dilerim
Sadakatİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2014911 okunma
İhanet asla bağışlanmaz, geçiştirilebilir belki ama iğrenç yüzü belleğe o kadar derin çizgilerle kazınır ki unutmak için ölmek gerekir.
Bir kadın kaç kere aldatılır, kaç aldatılmayı normalleştirebilir. Kaç kere arkasında bırakıp yeniden başlayabilir...?
Kitabı okurken bir kadın olarak aşırı sinirlendim. Aşk adı altında kadın erkek hiç farketmez bu kadar zayıf olmamalıyız, bu kadar iğrençliğe göz yummak aşkın kutsallığına ve güzelliğine haksızlık bence.
Azra ve ferda iki farklı düşüncede aşka çok farklı bakan iki insan. Olmayacağı baştan belli olan bir birliktelik. Eşi tarafından aldatıldığından emin olan kavga ve tartışmalarla bunu geride bırakan zavallı Azra.
Kitabı okurken çok sinirlendim bunu da mı affedecek bunu nasıl görmezden gelirsin diye bağırdığım bile oldu.
Zira sizi kardeşinizle aldatan bir adamı nasıl olursa affeder ve evliliği sürdürmek için direnirsiniz.
Kitap insanda aşırı derecede merak uyandırıyor ve akıcı bir kitap beni rahatsız eden tek şey fazla cinsellik olmasıydı.
İsmi ne kadar sadakat olsa da kitap kesinlikle sadakatsizliğin baş yapıtı gibiydi.
Okuyacak olanlara keyifli okumalar.
Sadakatİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2014911 okunma
Hayatın içinde olabilecek ve yaşamadan ders çıkarabileceğimiz o kadar çok şey anlatılmış ki kitabın derinliğinde sadakatsizliğin insan hayatını ne kadar çok etkilediğini ve küçük bir hatanın bile nelere yol açtığını anlatan bir roman :)
İcinde aşkın ve sadakatin olmadığı bir kitapti bana göre. Bir birine benzemeyen ve asla birlikte olamayacak, yapamayacak iki kişinin zor ilerleyen bir ilişki içerisinde nasıl yıprandıklarini okuyoruz. Kitap beni biraz sıksa da güzel yazılmış.
Sadakatİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2014911 okunma
İlk defa bir İnci Aral kitabı okudum ve çok beğendim. İnsan duygularını o kadar güzel ve gerçekçi anlatıyor ki bazen karakteri kendim yerine koyuyor, onun gibi hissediyorum. (Özellikle ihaneti hissedip de sorduğunda saçmalıyorsun, ne biçim kardeşsin gibi tavırlarda oturduğum yerden ben bile çıldırdım.) Aşkın ve ihanetin korkunçluğunu, bir insanı nasıl yerle bir edebileceğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitabı okumadığınız zamanlarda bile ne olacağını düşünüyorsunuz. Kitap sizi içine alıyor. Kesinlikle diğer İnci Aral kitaplarını da okuyacağım.
Sadakatİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2014911 okunma
Azra ve Ferda'nın amansız çalkantılı aşk hikayesi...
Sürpriz olaylar derinden yaralayan durumların karşısında kitabı bir solukta okuma isteği...
Ferda ve Azra ilk başta uyumlu gibi görünseler de aslında duygu ve düşünce olarak birbirlerine uzak iki çift olarak yola koyuluyor.
Azra'nın Ferda'nın hayat tarzını benimsemeye çalışması bazı alışkanlıklarına uyum sağlamaya çalışıyor. Sadakat noktasına gelince işler çığrından çıkıyor. Ferda sevildiği kadın tarafından bunun farkedildiği andan itibaren defalarca uyarılmasına rağmen bu durum yineleniyor.
Bardağı taşıran son süreç ise Azra'nın kardeşi Aliye'nin eşiyle yaşadığı yasak aşk oluyor.
Bir kadının yaşayabileceği en zor sınavlardan birinin içinde kendini bulan Azra bunları suçsuz yere eşinin canına kastından tutuklanmış olduğu hapishaneden yazıyor...
Kitap kendi türleri arasında kuşkusuz en iyi örneklerinden biri.
Sadakatİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2014911 okunma
Sevmeyi ve sevilmeyi isteyen Azra, tutkuyla, saplantılı ve belki de bencilce aşık olduğu Ferda'nın ihanetine uğradığında ihanetin nesnesi olan üçüncü kişi onu daha da yaralıyor. Aşk nefret ikileminde savruluyor, her şey bittiğinde geçmişle şimdi arasında gidip gelen Azra, yaşadığı dehşeti anlatıyor. İhanet mi yoksa sadakat mi daha zor sorusu kitap boyunca çınlıyor. Ama gizliden gizliye günümüz ilişkilerinin çıkmazları, yerleşik kuralların geçersizliği, kadın erkek anlaşmazlığı konusunu yine İnci Aral tadında işliyor ve modern aşklar üstüne bizi düşünmeye zorluyor.
Sadakatİnci Aral · Turkuvaz Kitap · 2010911 okunma
Bir kadının aşkını sevgisini sadakatini anlamak bir erkeğin harcı değil.. bu romanın bana anlattığı şeydir bu. Evet, erkek ile kadın fikirsel hormonsal ve yaşam dinamikleri bakımından çok ayrı uçlarda düşüncelere sahip olabiliyorlar bazen. Kitabı okurken bazı olayları ve durumları anlamaya çalışmakla geçti bütün çabam. Kendimi bu romanın bir karakteri yerine koymaya çalışarak kıvranıp durdum.. ben olsam ne yapardım diye düşündüm. Çok beğendim romanı ve dilerim bir gün film uyarlaması da yapılır.
#sadakat
#inciaral
**Saplantılı, tutkulu, bencilce ve büyük bir aşkla bağlanan Azra ile özgürlüğüne düşkün,değişiklik arayışında, bir kadına bağlanamayacak karakterde ki Ferda arasında geçen sıradışı ve ızdırap dolu bir hikâyeyi anlatıyor.
Bir kadının aşık olduğu erkek uğruna her şeyinden vazgeçişini okuyacaksınız.
Kitap çok akıcı, olaylar sürükleyici bir şekilde devam ettiği için dizi tadında bir kitap okumuş gibi hissediyorsunuz.
##Kitaptan bazı alıntılar:
*Mutsuz aşk yoktur:sahip olmadığımıza sahibizdir. Mutlu aşk yoktur :sahip olduğumuza sahip değilizdir artık.
*Sevdiğin insanı kendine yabancı hissettiğin an. Bir şeylerin yolunda gitmediğini bilmezlikten gelmeyi sürdürdüğün uzun günler ve gecelerden sonra bir akşam ansızın kesin olarak bildiğin an.Apansız şiddetli bir düzensizlik duygusu ve derin bir güceniklikle çarpılarak her şeyin bittiğini anladığın an.
*Aşka aidiyet gerekiyor. Sana ait olmayan birini sevmek uygunsuz bir şey.
*Ortak yaşamın en önemli ivmesi unutmak, ya da öyle görünmekti.
*Onu sevmiş, onunla evlenmiş, yaşamış, düşünmüş, sevişmiş ama ona sahip olamamıştım.Sıkıca tutmak istemiş, ellerimin arasından kaçmasını engelleyememiştim. Bundan sonra da ne yaparsam yapayım böyle kalacağını seziyordum ama yine de istemekten vazgeçmiyordum.
*İtiraf diye bir şey yoktur aslında, biraz daha anlaşılır hikâyeler ve uydurulmuş yeni yalanlarla kendine acıma ve acındırmanın sahte gözyaşları vardır.
*Kadınlar kendilerini aldatan adamdan çok birlikte olduğu kadından nefret ediyorlar. Erkeğin ihaneti bağışlanabiliyor çoğu zaman ama o kutsala el uzatan kadın asla.
*Sadakatle tenin doymaz arzusu arasındaki çelişkiyi gidermek için insanın kendini bastırmak zorunda olması acıklıydı, kolay değildi. Doğada böyle bir kural yoktu, hayat çok daha zengindi çünkü. Ne var
Sadakatİnci Aral · Turkuvaz Kitap · 2010911 okunma
27 Kasım 1944 tarihinde Denizli'de doğdu. Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü bitirdi. Samsun, İzmir ve Manisa'da öğretmenlik yaptı.
İlk öykü kitabı 1977 yılında yayınlanan "Ağda Zamanı"dır. Bu kitap, 1980 yılında Akademi Kitabevi İl Kitap Başarı Ödülü aldı. 1983 yılında Kahramanmaraş'taki toplumsal olaylar hakkında yazdığı "Kıran Resimleri" ile Nevzat Üstün Öykü Ödülü'nü aldı. Kıran Resimleri 1989 yılında Fransızcaya çevrildi. Yazar, 1992 yılında Ölü Erkek Kuşlar adlı romanı ile Yunus Nadi Ödülü'nü kazandı, 2002 yılında yayınlanan romanı Mor ile Orhan Kemal Roman Armağanı'nı aldı.
1994'te yayımladığı Yeni Yalan Zamanlar, 2002'de yayımlanan Mor ve 2007'de yayımlanan Safran Sarı romanını Yeni Yalan Zamanlar başlıklı bir üçleme haline getirdi.
Eserleri
Roman
- Ölü Erkek Kuşlar (1992) – Yunus Nadi Ödülü
- Yeni Yalan Zamanlar (1994)
- Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm (1997)
- İçimden Kuşlar Göçüyor (1998)
- Mor (2002) – Orhan Kemal Roman Armağanı
- Taş ve Ten (2005)
- Safran Sarı (2007)
- Sadakat (2010)
- Şarkını Söylediğin Zaman (2011)
- Unutmak (2009)
Öykü
- Ağda Zamanı (1980)
- Kıran Resimleri (1983)
- Uykusuzlar (1984)
- Sevginin Eşsiz Kışı (1986)
- Gölgede Kırk Derece (2003)
- Anlar İzler Tutkular (2003)
- Ruhumu Öpmeyi Unuttun (2006)
- Unutmak (2008)