EKMEK HIRSIZLIĞI SUÇUNDAN KÜREK MAHKÛMU OLAN JAN VALJEAN, ELİNDE FORSA BELGESİ OLDUĞUNDAN HİÇ KİMSE ONA YARDIMCI OLMAK İSTEMEZ. FAKAT PİSKOPOSUN EVİNE SIĞINIR, ONUN GÖSTERDİĞİ MERHAMET VE İYILİKLE, GERÇEK KİMLİĞİNİ SAKLAYARAK TOPLUMDA CİDDİ BİR MEVKİ EDİNİR. FAKAT JAVERT İSİMLİ ADAM SÜREKLİ ENSESİNDEDİR.
ASLINDA BU SADECE TÜM HİKAYENİN BAŞLANGICI, DAHA MEYDANA GELEN PEK ÇOK OLAY VE PEK ÇOK KARAKTER VAR. YAŞANAN OLAYLARIN BİRBİRİYLE BAĞLANTISINA VE HER BİR KARAKTERİN BİR ŞEKİLDE YOLLARININ KESİŞMESİNE HAYRAN OLMAMAK ELDE DEĞİL. İÇİMİN EN ÇOK YANDIĞI OLAY, COSETTE VE ANNESİNİN HİKAYESİ OLDU.
İNTERNETTEKİ BİLGİLER NE KADAR DOĞRU BİLİNMEZ AMA, SEÇİMLERDE NAPOLYON'U DESTEKLEYEN VİCTOR HUGO'UN, NAPOLYON KENDİNİ İMPARATOR İLAN EDİNCE BU DURUMA ÜZÜLEN HUGO, KENDİ KENDİSİNİ CHANNEL ADALARI'NDA 20 YIL GÖNÜLLÜ SÜRGÜN ETMİŞ!
İYİ Kİ TEK CİLT OKUMUŞUM DİYORUM, ÇÜNKÜ 2.CİLTLİ OLARAK OKUSAYDIM BİRÇOK AYRINTI VE DETAY İÇERİSİNDE BOĞULURKEN BU ROMANDAN BU KADAR ZEVK ALAMAZDIM.
Hayata umutla sarılmanın, mücadelenin ve yasaların çürümüşlüğünün gerçek olaylardan esinlenerek yansıtılmış, adaletsizliğe karşı bir duruş olmuştur Sefiller... Victor Hugo bu eseri sürgün yıllarında yazmıştır. 21. Yüzyılda okunduğunda “ne olmuş ki hapse girip çıkmışsa? Neden bu kadar büyük olay?” Diyebiliriz ancak o dönem dışlanmak için en büyük sebeptir forsa mahkumu olmak... bir kez mahkum olduysan yaptığın İyiliklerin toplum önünde bir değeri yoktur. Ben Süleyman Doğru’nun kısaltılmış çevirisini okudum. Orijinal halini okumak isterdim çünkü bazı alıntıları görüyorum, o kadar güzel sözler var ki... artık başka kitaplara..
Bir gün nasıl ölmek isterseniz diye sorarlarsa Jean Valjean gibi ölmek isterim derim. Sen ne güzel bir karaktersin...
Mutlaka esefle, şiddetle bu kitabı okuyun.
SefillerVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2017105,1bin okunma
Bir dünya klasiği, sadeleştirilmiş bir baskı. Okuması oldukça akıcı ve hikaye kendisine çekiyor. Bez baskıları kesinlikle tavsiye ediyorum. Ben çok beğenerek aldım.
sevgili jan valjean siz unutulmayacak bir kahraman, unutulmayacak bir kürek mahkûmusunuz. sizi her vaktimde hatırlayacak, hayatınıza nakşedilen mürekkebi okumadığım vakitleri sizinle telafi edeceğim. sevgili jan valjean, sizi tüm benliğim ile hatırlayacağım.
sefiller, her türlü duyguyu yaşatabilen çok narin biri. onu bir kişiden sayıyorum. beni hem küçük, muhtaç, aç bir kız çocuğu, hem de güçlü ve bir o kadar da mağdur koca bir adam eyleyiverdi. sefiller, binlerce farkındalığı soğuk bir su edasıyla yüze çarptıracak birisi. onu tanımalı, vakit gecikmeden evvel bir koşu okumalısınız.
SefillerVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2017105,1bin okunma
Tek bir kişi bile bu hayatta çok fazla şeyi değiştirebilir. Bu sözü çoğumuz duymuşuzdur. İşte bu söz, bu kitapta çok daha naif bir anlam kazanıyor.
Birinin hayatına dokunmak ne kadar derin anlamlar ifade eder? Kitapta bu soruya en güzel cevabı sunuyor, Victoria Hugo..
Ve bunu ancak kalbinde gerçekten yüceliği taşıyan, bu toplumdaki az sayıdaki insanlar gerçekten anlayabilirdi.
Peki ya yüceliğin tam tersi olan sefillik neydi? Ben bu kitapta sefilliğin kalpte ve beyinde olduğunu tekrar öğrendim.
Ve kitabın baş karakteri pırlanta kalpli Jean Valjean.. Sen benim idolümsün.
SefillerVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2017105,1bin okunma
Beğendiğim ve zevkle okuduğum bir kitap oldu. Bu tür kitaplardan hoşlanan herkese tavsiye ederim.
Ailesini duyurabilmek için ekmek çalan ve bu nedenle kürek mahkumu olan Jean Valjean,9 yıl sonra serbest bırakılır.
Akıcı bir anlatımı olan ve bir sürü ders veren bir kitap.
SefillerVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2017105,1bin okunma
Bir insan kimseyi minnet duyduğu için sevmemeli.... Jean Valjan
Ölmek yaşamaktan daha kolay der Madlen baba...
Ben bir ekmek çaldım, devlet bana bedavadan 8 yıl ekmek verdi der Victor Hugo
SefillerVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2017105,1bin okunma
“Ölmek dert değil , esas korkunç olan yaşayamamak” diyor kitapta Jean Valjean. Yaşamın tek anını boşa geçirmemek adına söylenmiş tüm cümlelerden gerçek ve uygulanası. İnanılmaz doydum, bu arada tavsiyem sizi doyurmayıp abur cubura boğan kafanızı gereksizleştiren kitaplardan da uzak durun.
diyorum ki klasikleri kesin olarak adam akıllı bir çevirmenden okumak gerek. Deli gibi merak ettiğim kitabı okurken yer yer bazı bazı inanılmaz sıkıldım ama aktı mı da güzel aktı hani. Zamanın koşullarına göre yazarın özgürlük,adalet,eşitlik işleyebilmiş olması büyük cesaret
SefillerVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2017105,1bin okunma
Klasikleri okumaya başladığım zamanlarda Sefiller kitabını çok gördüm fakat hiç okumak aklıma gelmemişti. İki Şehrin Hikayesi ve bir kaç tane daha klasik kitaplar hep göz önünde ve çok sevilen eserler, bilmiyorum dediğim gibi onları okumadan da bildiğim için bilmediklerime yönelmek istedim.
Geçen yaz kitapçıdan en sonunda Sefiller'i almaya karar verdim.
Kitapta Jean Valjean adındaki bir mahkumun serbest bırakılmasının ardından tanıştığı piskopos sayesinde ikinci bir şansı elde etmesini anlatıyor. İlk karşılaştıklarında Valjean, piskoposun evine girerek gümüş şamdanlıklarını çalıyor ve polis tarafından yakalanıp tekrar piskoposun yanına getirildiğinde piskoposun polislere Valjean'ın şamdanlıkları çalmadığını kendisinin verdiğini söylüyor. Bu hareket karşısında Valjean çok etkileniyor ve hayatına çeki düzen vermeye çalışıyor.
Kitabı çok severek okudum. Okuyucuya dolu dolu öğütler veren bir kitap. Victor Hugo'nun kalemine bir kez daha hayran kaldım, okumak için bu kadar beklettiğime pişman oldum diyebilirim.
SefillerVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2017105,1bin okunma
Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı.
Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit (Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi.
Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysa da sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti.
1885 yılında ölüm döşeğinde iken; "Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.