Şehadet

Ali Şeriati
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 39 dk.
Sayfa Sayısı:
129
Basım Tarihi:
Kasım 2013
İlk Yayın Tarihi:
18 Temmuz 2005
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
ISBN:
9786055482626
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·129 syf.·
2021 40. kitabı
Şehadet= Şahitlik etme Kelime-i Şehadet: "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" demektir. "Sahitlik ederim ki Allah'tan baska ilâh yoktur ve
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2017 205. kitabı
ilk kin ve ilk intikamdan yani.insanoglunun baslangicundan baslayarak, hasan ve hiseyinin katlrdulmesinin sebebini gozler onune suren bir konferans konusmalarinin roplanarak yazilan bir kitaptir.
Din
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
9/10
·129 syf.··
2017 25. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2017 04:28
Tarihin bile belki çekinerek anlattığı ve yeniden hortlanan cahiliye dönemi, Zeynep 'in feryadı ı insanların derin düşünmesi, ilmin ve şehadetin sahneye çıkışı, kan ve mesajın konuştuğu sahneler, suların durduğu feryadın durmadığı Kerbela olayı.. ....
Din
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
9/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2016 299. kitabı
Habil ve kabil arasında başlayan zorbalık ve adalet sisteminin isim ve sıfat değiştirerek mücadelesinin devam ettiğini ve kıyamete kadar değişik kisvelere bürünerek devam edeceğini Yezid ve Hüseyin üzerinden gözler önüne sergiler
Din
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
10/10
·129 syf.·
2010 6. kitabı
Şeriati'nin kitaplarına özel bir ilgim var. Neredeyse bütün kitaplarını okudum ve hala okumam gereken kitapları var. Şehadet kitabını çok eski bir basımından okumuştum ve çok etkilenmiştim. Şehadet kelimesinin, kelime anlamından başlayarak, dünyevilikten, uhreviliğe geçişe kadar sizi çarpan, sarsan metinlerin dışında ruhunuzu huzura kavuşturan önemli kitaplardan bir tanesidir. Bakış açınızı değiştirecek nadir kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
Puan vermedi·129 syf.·
Beğendi
·
2022 5. kitabı
Ali Şeriatı, şehadet'in tanımını, öğretisini anlatmakla başlıyor. Ardından sahabilerden şehit olanlara, islam için derin manalar içeren Kerbala'ya ardından Hz. Hüseyin'in şehadetine değiniyor.. Kitap bize şehadetin ne olduğunu öğretmekle kalmayıp, kolayca şehit olabilenle çok zor şartlar altında olan; batıla, zalime, zulme kafa tutan şehidi anlatıyor. Ve birçok meseleye ayrı ayrı değinerek okuru harekete geçiriyor.. Son olarak: "Şehadet bir çağrıdır,  nesillere ve çağlara.."
Felsefe
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2023 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 14:11
Kitabı beğendim anlatım dili açıktı.Hz. Hüseyin'nin Kerbela yolculuğunun ruhunu anlatırken bu yolculuk sürecinde dönemin aydınlarını, din adamlarını, devlet yönetimini ve müslüman toplumunu eleştiriyor. Tam o yıllarda İslam dininin temelinin sarsıldığını ve bu sarsılmanin hala devam ettiğini anlatıyor söylediklerinde haksız da değil.Bugun hala cebriye ve o dönemde ortaya atılmış diğer akımların etkisini görmekteyiz.Bir diğer eleştiriyse bireyi toplumsal konulardan(devlet yönetimi, hak, adalet vb.) uzaklaştırmak amacıyla iç yolculuk,kendini tamamlama gibi fikirlerin ortaya atıldığını savunmaktadır.Bu tarz düşünceler kişileri uyutmakta veya oyalamaktadir.Kitabi tavsiye ederim.
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
10/10
·132 syf.·
2022 81. kitabı
Yobazlığın, tutculuğun ve gericiliğin karanlığına karşı savaşan cesur bir yürek olan sosyolog Ali Şeriatinin bu güzel eseri, şehitlik ve şehadet kavramlarını ele alıyor. Eserin ana konusu her ne kadar şehitlik makamının dindeki ve dünyadaki yerini sorgulayıp açıklamaya çalışsa da burda hareket ettiği ana nokta Hz. Hüseyin şehadetidir. Hz. Hamza ve Hz. Hüseyinin şehadetleri arasındaki farkı kendi sosyolog ve dindarlık çerçevesinde ele alan yazar, günümüzde bu içi boşaltılmaya çalışılan kavramın önemini ve geçmişten günümüze süre gelen değişimlerini ele alırken, insanların kafalarını kuma gömdükleri dönemlerde nasıl kahramanların ortaya çıktığını dile getirmektedir. Özellikle Muaviye ve Yezidin, her ne kadar bazı sunni alimler buna karşı çıksa da, yaptığı zulmün ve haksızlığın tarih içindeki süreğenliğini konu almıştır yer yer. Eser her ne kadar bir tartışma havasında geçse de, Muaviye ve Yezid ile ilgili eleştirilerine tamamiylen katılıyorum.
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
Beğendi
·
2022 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2022 22:16
şehadet güzel anlatılmış fakat sürekli olarak şehadet hz. Hüseyin üzerinden övülmüş. şiiliğe övgü ve diğer şehitler ile kıyaslama ya da küçümseme hissettim. şehadetin büyüklüğü bütün şehitler üzerinden verilse daha etkileyici olabilirdi. bazı yerlerde cihadın gerekliliği ve cesaretin zorluğundan bahsedilmiş bunu da güzel bir biçimde ele almış.
ŞehadetAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013331 okunma
5/10
·96 syf.··
2023 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2023 12:25
Kitap genel olarak Peygamber Efendimizden sonraki dönemde İslam toplumunun kutuplaşmasını , şehit ve şehadet kavramını detaylı bir şekilde okura aktarıyor..genel olarak kitapda geçen görüşlere katılırken ,yazara katılmadığım bölümlerde var .şehadet bilincini kazanmak isteyenler için eksik olmakla birlikte güzel bir kitap
Din
ȘehadetAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2005331 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.