Sibiryalı Kız - Kafkas Tutsakları

·
Okunma
·
Beğeni
·
447
Gösterim
Adı:
Sibiryalı Kız - Kafkas Tutsakları
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
-----
Kitabın türü:
Çeviri:
Sitare Sevin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cumhuriyet
Birinci Pol döneminin sonlarına doğru, babasının bağışlanmasını istemek için Sibirya'dan kalkıp yaya olarak Sen Petersburg'a giden bir genç kızın gözüpekliği, o zamanlar ünlü bir yazara bu yaman yolcuyu bir roman kahramanı yaptıracak denli kışkırtıcı bir gürültüye yol açmıştı. Ama, bir çocuğun babasına karşı duyabileceği en temiz sevgiden başka bir tutku tanımayan ve kimseden öğüt almadan, kimseye güvenmeden, yüreğinde soylu bir işin düşüncesiyle o işi yapma gücünü bulan bu soylu ve deneyimsiz genç kıza bir takım aşk serüvenleri ve romanesk düşünceler yüklemelerine, kızı tanıyanların canları sıkılmıştı.
Onun başından geçenler, bir romancının uydurma kişilerinin uyandırabileceği coşkului lgiyi bulamasa bile; başlı başına çekici olan ve bütün değerini gerçekliğinden alan bu öykü, sanırız az çok zevkle okunabilir
125 syf.
·2 günde
Kitabın ilk bölümünde ki hikaye olan Sibarya'lı Kız,zamanında asker iken ceza yemiş bir babanın kızıdır.Bu kız büyüdükçe Tanrı'ya olan inancı artmaya başlamış ve gelen her iyiliğin yada kötülüğün ondan geldiğine inanarak küçük yaştan itibaren başkent Moskova'ya gidip imparator ile görüşerek babasının ve doğal olarak ailesine verilen Sibirya sürgünün son bulması için düşüncelere kapılmıştır.Seneler geçtikçe bu düşüncesini ailesine kabul ettirmeyi başaran kız,kendisi için başvurduğu pasaportunun gelmesiyle de Sibirya'dan yola çıkarak Moskova'ya gidene kadar başından geçen olayların ve bu işi başardıktan sonra bir manastıra kapanıp burada rahibe olarak genç yaşta hastalanıp ölmesini konu alıyor.

İkinci hikaye,Kafkas Tutsakları...Bu hikayede bir Rus komutanın ve emir erinin özgüveni sonunda yetersiz güvenlik önlemi ile yola çıkması sonucunda Çeçenlerin eline düşüşü ve onların elinde 15 ay süre ile tutsak kalmasını,emir erinin yardımı olur diyerekten Müslüman olması fakat öldürüleceklerini anladıklarında ellerine geçen fırsat anında tutsak tutuldukları evde ki bütün insanları emir erinin öldürmesi sonucu sarp kayalıklardan,dağlardan geçerek özgürlüklerine kavuşmalarını konu alıyor.
125 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İncelememin tamamı blogumda, eğer okumak isterseniz; https://adastraperaspera2.wixsite.com/...avier-de-maistre


Sibiryalı Kız
...
Sibiryalı Kız öyküsüne gelecek olursak eğer, kitap bize Praskovi Lopulof’un özgüvenli, gözüpek ve zorluklarla dolu yolculuğunu anlatıyor. Praskovi’nin babası Ukraynalı soylu bir aileden gelen bir yüzbaşıdır. Fakat bir gün nedenini bilmedikleri bir sebepten dolay Sibirya’ya sürgün ediliyor ve hayatları birden tepetaklak oluyor.

Valiye yazılan birçok dilekçe cevapsız bırakılıyor, herhangi bir olumlu veya olumsuz bir bilgi alamıyorlar. Bu zamanlarda anne babasının hemen yan odasında kalan Praskovi ailesinin ağlamalarını dinleyerek ondan sakladıklarını sandıkları üzüntülerini paylaşıyor. Sürekli ormana gidip dua etmeye başlayan Praskovi’nin aklına bu küçük yürüyüşlerinde bir fikir geliyor, Saint Petersburg’a gidip imparatora kendisinin yalvarması. Ailesine bu fikrini ilk söylediği zaman, Praskovi ile dalga geçiyorlar ve çok küçük olduğunu söylüyorlar. Yıllar sonra, tekrar bu fikrini söylediği zaman ailesi artık endişeleniyor ve bunun mümkün olmadığını söylüyorlar. Fakat bu Praskovi’yi durdurmuyor, pasaport için valiliğe dilekçe yolluyor ve ailesini ikna etmek için çabalamaya devam ediyor.
...
Kafkas Tutsakları
...
Kitabın ikinci öyküsü ise Kafkaslar tarafından para için tutsak alınan Binbaşı Kaskambo ve onu kurtarmak için eşkıyaları takip edip esir düşen er Ivan hakkında.

Binbaşı Kaskambo, Kafkas boğazlarındaki bir karakolu ele almak için yolculuğa çıkmayı planlıyordu. Yanında götüreceği adam sayısının azlığı ve planını herkese anlatması Kafkaslar tarafından pusuya düşmesine sebep olur. Binbaşını kurtarmak için eşkıyaları takip etmekte bir saniye bile tereddüt etmeyen Ivan’ın da esir düşmesiyle uzun bir süre tutsak olarak kalırlar.
...
... büyük kentlerin kalabalığı arasında yoksul insan, yapayalnızdır. Çevresinde korkunç bir büyünün etkisindeymiş gibi kendisine bakmayan gözler, yakınışlarını işitmeyen kulaklar vardır.
Gerçekten değerli ve iyi ruhlu insanlar, birbirlerini gördükleri zaman asla yeni tanışmış gibi olmazlar; onlar, birbirlerinden uzaklık ya da toplumsal koşulların uyuşmazlığı dolayısıyla ayrı düşmüş de yeniden görüşmüş eski dostlar gibidirler.
“Rusya’da bir yolcu uzun sürecek bir yola çıkacak olursa, son esenleşme sırasında yolcu oturur, orada bulunanların hepsinin de onun gibi yapmaları gerekir. Bir iki dakika havadan sudan, öteden beriden söz edip dinlendikten sonra kalkarlar, kucaklaşıp ağlaşmaya başlarlar.
İlk bakışta anlamsız gibi görünen bu törenin hoş yanları da yok değildir; uzun bir süre için, belki de sonsuza dek birbirlerinden ayrılmadan önce, Ruslar, sanki feleği aldatıp ondan bu kısacık mutluluğu çalar gibi bir an daha otururlardı.”
“Yakınlarından ve dostlarından sonsuza dek ayrılmak, insan için yaşamın her zamanında büyük bir üzüntüdür. Ama yaşlılık çoktan omuzlarımıza çöktüğü zaman, gelecekten umacak bir şeyimiz kalmadığı zaman, bu çok korkunç bir şeydir.”
“Annesi boşinanlara pek inanmazdı, ama kimileyin en küçük olaylardan, gelecek konusunda anlamlı çıkarmaktan hoşlanırdı. Günlerin uğursuz olduğuna inanmadığı halde, pazartesi günü bir işe başlamaktan, özellikle o gün tuzluğun devrilmesinden çok korkardı. Kimileyin eline İncil’i alır, rastgele bir yerini açar, gözüne ilişen ilk satırda kendi tutumuna uygun bir anlam arayarak falına bakardı. Bu yöntemle geleceği öğrenmek, Rusya’da pek yaygındı. İlk tümceden bir anlam çıkmıyorsa, fal yinelenir ve tümce, istenen yöne çekilerek istenen anlam çıkarılırdı. Talihsiz insanlar her şeye bel bağlarlar. Bu fallara pek inanmasalar bile, fallar umutlarına uygun düşerse, ondan bir tür zevk duyarlar.”
“Büyük kentlerdeki toplum işte böyledir; yoksulluk ve bolluk, mutluluk ve yıkım, orada hep karşı karşıyadır; birbirlerine rastlarlar ama birbirlerini görmezler. Bunlar aralarında hiçbir ilişki olmayan iki dünyadır.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sibiryalı Kız - Kafkas Tutsakları
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
-----
Kitabın türü:
Çeviri:
Sitare Sevin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cumhuriyet
Birinci Pol döneminin sonlarına doğru, babasının bağışlanmasını istemek için Sibirya'dan kalkıp yaya olarak Sen Petersburg'a giden bir genç kızın gözüpekliği, o zamanlar ünlü bir yazara bu yaman yolcuyu bir roman kahramanı yaptıracak denli kışkırtıcı bir gürültüye yol açmıştı. Ama, bir çocuğun babasına karşı duyabileceği en temiz sevgiden başka bir tutku tanımayan ve kimseden öğüt almadan, kimseye güvenmeden, yüreğinde soylu bir işin düşüncesiyle o işi yapma gücünü bulan bu soylu ve deneyimsiz genç kıza bir takım aşk serüvenleri ve romanesk düşünceler yüklemelerine, kızı tanıyanların canları sıkılmıştı.
Onun başından geçenler, bir romancının uydurma kişilerinin uyandırabileceği coşkului lgiyi bulamasa bile; başlı başına çekici olan ve bütün değerini gerçekliğinden alan bu öykü, sanırız az çok zevkle okunabilir

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Bilge Kağan ÇAKIR
  • Arzu Solakova Taşkol
  • Elbereth
  • Sinemis Çelik
  • Richard Wagner
  • Ayşe Tuğba Bulut
  • YILMAZ T.
  • Şura Leyla Çakar
  • MİRZA
  • Leandre

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%28.6 (2)
7
%42.9 (3)
6
%14.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%14.3 (1)
1
%0