Soğuk Büfe

Murathan Mungan
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
347
Basım Tarihi:
Mart 2001
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
ISBN:
9789753423212
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·347 syf.··
Beğendi
·
2022 77. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 02:35
Her kitap ilkin adıyla çağrışım yapar. Bir kitabın adı, içini söyler, ya da içine ait ilk işarettir. Soğuk Büfe sözü, bildiğiniz gibi, modern hayatın bir kavramı ; Önümüze konulan genel bir toplamdan, herkesin kişisel zevki, tercihi, arzusuyla, kendi tabağını donatmasını mümkün kılan bir mutfak sunumunun adıdır. Bu kitap da ; Murathan Mungan'ın mutfağından çıkmış, çeşitli tarihlerde, gazete ve dergilerde çıkan yazılarının açık büfe bir sunumu... Benim yazarın kalemi tanışma kitabım Soğuk Büfe. On üç bölümden oluşan kitapta bölümlerin başlıkları da bölümlerde  yer alan yazıların genel havasını yansıtır nitelikte. "Anlamaya çalışmak bir BAŞKAnın, bir ÖTEKİnin varlığını ve farklılığını da kabullenme uygarlığını kazandırır insana. Gündelik yaşamın demokrasisi için gerekli olanı sağlar. Anlamak, inanmaktan, kabullenmekten, yargılamaktan, mahkûm etmekten daha zor bir şeydir. İnsanlarsa genel olarak zor olan şeylerden kaçınırlar." Okuyun, okutun, Okumak Özgürlüktür.
Edebiyat
Soğuk BüfeMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2001108 okunma
Puan vermedi·347 syf.··
2025 22. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 09:15
Murathan Mungan’ın Soğuk Büfe kitabını okurken sanki bir masanın etrafına dizilmiş farklı tabaklardan azar azar tat alıyormuş gibi hissettim. Her öykü kendi havasında, kendi renginde, kendi yalnızlığında. İçlerinde bazen küçük kasaba sıkışmışlığı var, bazen evin içinde konuşulamayan meseleler, bazen de kimliğini saklamak zorunda kalmış insanların sessiz çığlıkları. Hepsinde ortak bir şey var: görünmezlik. Sanki toplumun kenarına itilmiş, kendi gölgelerinde yaşayan karakterler sessizce gözümün önünden geçti. Mungan’ın dili çok başka. Onun kaleminde en sıradan bir eşya bile başka bir şeye dönüşüyor, sıradan bir hareket derin bir imgeye bürünüyor. Bu yüzden öyküleri okurken sadece bir olay örgüsünü değil, aynı zamanda bir şiirin içine sinmiş duyguları da takip ediyorum. Söylenmeyen şeylerin gölgesi hep hissediliyor. O gölgeler, aslında karakterlerin yaşadığı acıları daha da görünür kılıyor. Kitap bittiğinde elimde tatlı bir burukluk kaldı. Farklı hayatların parçalarına dokunmuş oldum ama o parçaların hiçbiri tam bir mutluluk hikâyesi değildi. Yine de bu eksiklik, bu kırılganlık bana çok tanıdık geldi. Belki de Mungan’ın gücü burada; insanın en derin yalnızlıklarını soğuk bir büfeden seçilmiş çeşitler gibi önüme koyuyor, ben de her birinden azar azar tadarken kendi hayatımın boşluklarını hatırlıyorum.
Edebiyat-Düşünce
Soğuk BüfeMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2001108 okunma
Puan vermedi·347 syf.··
Beğendi
·
2018 217. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2018 16:52
Hayat Atölyesi'ni sevince, hazır elim değmişken Murathan Mungan'dan bir kitap daha okuyayım dedim.Yine kurgu dışı. Soğuk Büfe, adının yaptığı çağrışıma uygun olarak, Murathan Mungan'ın çeşitli yıllara dağılmış, farklı konulardaki (bir açık büfe, soğuk büfe çeşitliliğiyle) yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşmuş bir seçki. Bölümlerin başlıkları da bölümlerde yer alan yazıların genel havasını yansıtır nitelikte. Bu kez bir kitap listesi çıkmadı.️
Edebiyat
Soğuk BüfeMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2001108 okunma
7/10
·347 syf.··
2015 88. kitabı
Murathan Mungan’ın yazın serüveni “ Soğuk Büfe’yle” devam ediyor yazar kitabında “çeşitli yıllara dağılmış bir”maceranın”, farklı tatlardaki yazılarından oluşan bu kitabın yapısını,okuru bu anlamda daha serbest kılmayı amaçlayan sergilemeci bir tutum gözeterek kurmak istedim.Buradan kalkarak, yalnızca kitabın adının değil, yazıların öbeklendiği bölüm başlıklarının da kimi çağrışımlara yaslanmasını amaçladım.Örneğin, “Şampanya Köpüğü Yazılar” başlığı, içerdiği yazıların bir çeşit hafiflik taşıdığının da işaretidir. Kimi yazılar, yazıldıkları dönemin ruhunu yansıtırken, kimi yazılar, yazarın kendi gelişim çizgisine değin köklü ipuçları taşır; kimi yazılar erken düşünülmüş ya da ifade edilmiş şeylerin tanıklığını yüklenir; Kimi yazılar eğlenceli bir mizah tonuna yatkınken,kimileri polemiğe yol açacak kıvılcımları barındırır.Bazı yazılarsa tamamen kişisel nedenlerle,örneğin taşıdıkları “hatıra kuvvetiyle”bir kitapta yer alırlar.Deneme dolaylarındaki düzyazılar, konularıyla kurdukları ilişkide daha doğrudan “bir aydınlatma düzenine” sahip olduklarından, yazarın düşünceleri, gözlemleri, dikkatleri, eğilimleri, ilgi alanları, yönelmeleri hakkında daha doğrudan bilgi verir. Farklı bakış açısıyla dünyaya bakmak.....
Soğuk BüfeMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2001108 okunma
9/10
·347 syf.··
2025 35. kitabı
Soğuk Büfe, Mungan'ın yazılarının toplandığı ikinci cilt. İlk cilt, olan“Meskalin 60 draje” de kültür sanat ile ilgili yazılarını bir araya getirmiş. Bunda ise hayata dair her şeyi konu almış, çeşitli dergilerde yazdığı yazıları bir araya toplamış. Elimdeki kitap 2001 Mayıs baskısıyla Metis Yayınlarından çıkma . Eski ama sanki fırından yeni çıkmış gibi buram buram kokan yazılarıyla dolu. Sararmış yapraklarla eskiyi yad etmek başka oluyor. (Zamansal anlamda)kitapta yer alan öykülerin isimleri şöyle: Aperitif Şampanya köpüğü yazılar Noktalama işaretleri Öğle güneşi Aralık kalmış kapılar Üç yüz ve bilge Ay çekirdeği Sarı Sayfalar Düğümler Mikrofon Posta ! Mektup var! Sağlık köşesi Kargo Koleksiyon Peki nerede bu soğuk büfe ? Kitabın adının nereden geldiğiyle ilgili kafamda deli sorular çoğalmadan Murathan mungan, ‘aperitif’ bölümünde bir açıklamada bulunmuş .”Soğuk büfe sözü, bildiğiniz gibi, modern hayatın bir kavramı; önünüze konulan genel bir toplantıdan herkesin kişisel zevki tercihi arzusuyla kendi tabağını donatmasını mümkün kılan bir mutfak sunumunun adı.”(S.7) Mis gibi bir tabak var , haydee herkes kendi payına düşeni , canının istediğini alsın diyor. Kimi yazılar yazdıkları dönemin ruhunu yansıtırken kimi yazılar yazarın kendi gelişim çizgisinden köklü ipuçları taşıyor. Ben de her yazılanı mutlaka edebiyat halinde yer alması gerektiğini düşünenlerden değilim . “Sonra bir gün sizi sevenlere bir soğuk büfeye çağırırsınız .”(S.11) Çağrışımlı üslubu ve üst kurmaca yazılarıyla kendimden bir şeyler bulmak muazzamdı. Ortak noktam çok sevgili Murathan Munganla. Bu yüzden tatlı ve keyif verici yazılarını okumak beni doyurdu. Ancak Bilge Karasu’ya olan övgüsü biraz afallatıyor. Ne çektik onu anlamak için üniversitede. Başka bir dünya başka bir akıl onunki. Anlayabilene
1000Kitap
Soğuk BüfeMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2001108 okunma

Yazar Hakkında

Murathan MunganYazar · 94 kitap
Murathan Mungan, 21 Nisan 1955'te İstanbul'da doğdu. Çocukluğu ve ilk gençlik yılları, memleketi olan Mardin'de geçti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Aynı bölümde master'ını tamamladı. Ankara'da Devlet Tiyatroları'nda ve Istanbul'da Şehir Tiyatroları'nda 'Dramaturg' olarak çalıştı. 1987'de günlük gazete olarak yayımlanan Söz gazetesinde,'Kültür-Sanat Sayfası' editörlüğü yaptı. 1988'ten beri serbest yazar olarak çalışmakta ve halen Istanbul'da yaşamaktadır. 1991'de Remzi Kitabevi'ne 'Çilek' amblemli kırk kitaplık özel bir koleksiyon dizisi hazırlayarak bu diziyi yönetti. Mungan, çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler, öyküler, metinler, deneme, eleştiri ve incelemeler yayımlayarak adını duyurdu. İlk kitabı 1980'de yayımlandı. Aynı zamanda ilk oyunuydu bu:Mahmud ile Yezida. Şehir Tiyatroları'nda çalışırken, 'Gençlik Günleri' adını verdiği daha sonra her yıl tekrarlanacak olan kapsamlı bir şenliğin yöneticiliğini yaptı; programlar sundu, yönetti. Murathan Mungan'ın sahnelenen ilk oyunu, Orhan Veli'nin şiirlerinden kurgulayarak oyunlaştırdığı Bir Garip Orhan Veli'dir. İlk kez 1981'de sahnelenen bu oyun, yirmi küsur yıl boyunca sahnelendi ve 1993'te kitap olarak basıldı. Yazarın Mezopotamya Üçlemesi adını verdiği ve üç oyundan oluşan üçlemesinin ilk oyunu Mahmud ile Yezida yurtiçinde ve yurtdışında birçok topluluk tarafından sahnelendikten sonra, profesyonel olarak ilk kez 1993'te Ankara Devlet Tiyatroları tarafından oynandı. Üçlemenin ikinci halkası olan Taziye ise, ilk olarak 1984'te Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir. 1992'de, halkanın üçüncü oyunu olan Geyikler Lanetler' in tamamlanmasıyla birlikte, Metis Yayınları, üçlemeyi oluşturan bu oyunları, üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlamıştır. 1994'te bu üç oyun bir yıl boyunca Devlet Tiyatroları tarihinde ilk kez olmak üzere arka arkaya Antalya Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenmiş, gene aynı yıl Istanbul Uluslararası Tiyatro Festivali'nde, üç oyun ardı ardına tam 'on bir saat süren bir gösteri' olarak iki kez tekrarlanmıştır. 1999 yılında Ankara Devlet Tiyatroları yapımı Geyikler Lanetler, aynı yıl Berlin'de, uluslararası bir tiyatro şenliği olan 'Theater der Welt'e çağrılmış ve Schaubühne'de gösterilmiştir. Aynı oyun 2003 yılında Yunanistan'da Selanik Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmiştir. Geyikler Lanetler oyununa kaynaklık eden yazarın Cenk Hikayelerikitabındaki 'Kasım ile Nasır' adlı öyküsü, 1994'te İtalya'da 'La Mamma Umbria'da sahnelenmiştir. Aynı öykü 2004'te farklı bir yorumla Diyarbakır Sanat Merkezi tarafından sahnelenmiştir. Gene aynı kitapta yer alan 'Şahmeran'ın Bacakları' adlı uzun hikayesi, çeşitli topluluklar tarafından sahneye uyarlanmıştır. Yazarın Lal Masallar adlı öykü kitabındaki 'Muradhan ile Selvihan ya da Bir Billur Köşk Masalı' adlı öyküsü, 1987'de, ilkin Fransa'da, Lulu Menase yönetiminde Théater Des Arts de Cergy-Pontoıse'da, ardından Nurhan Karadağ yönetiminde Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Sahnesi'nde sahnelenmiştir. Aynı öykü, Amerika'da Penguen Books'un 'Dünya Hikayeleri Antolojisi'ne seçilmiştir. Bosna-Hersek'te yayımlanan Türk öykücülerini içeren bir seçkideyse bu öykünün Boşnakça çevirisi yer almıştır. Yazarın gene Cenk Hikayeleri kitabında yer alan'Binali ile Temir' adlı bir diğer öyküsü, 1991'de Ankara Deneme Sahnesi tarafından, 1999'da ise Adana Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelenmiştir. 2000'de yazarın bir öyküsü daha sahneye aktarılmış, bu kez de Beşinci Sokak Tiyatrosu, 'Dumrul ile Azrail'i, İstanbul Festivali'nden sonra, dünyanın önemli tiyatro festivallerinde, Avusturya, Almanya ve Tunus'un yanı sıra Hollanda'nın çeşitli kentlerinde sahnelemiştir. 2003 yılında Kopenhag'daki 'Bette Nansen Theater'da, yazarın 'Sayfadaki Gibi'adlı kısa oyunu, bazı Doğulu yazarları bir araya getiren ortak bir proje olan 'Bin Bir Gece' içinde yer almış, aynı oyun 2005 yılında İngiltere'de '1001 Nights now' adıyla Nottingham Playhouse'da sahnelemiştir. Murathan Mungan 1989'da, İngiliz yazar Nell Dunn'ın 'Steamin' adlı oyununu 'Kadınlar Hamamı' sahneye koymuştur. Mungan'ın döneminde Ankara İl Radyosu'nca seslendirilen iki tane de radyo oyunu vardır: Dört Kişilik Bahçe ve Öümburnu. Mungan bir tanesi filme alınan üç tane de film senaryosu yazmıştır. 1984'te Atıf Yılmaz tarafından filme alınan Dağınık Yatak'ın yanı sıra Dört Kişilik Bahçe ve Başkasının Hayatı adlı iki senaryosu daha vardır. Bu üç senaryo 1997'de üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlanmıştır. Gazete ve dergilerde İlk yazıları 1975'de yayımlanan Mungan, yirmi yıllık yazı serüveninin çeşitli ürünlerinden yaptığı bir derlemeyi kırkıncı yaşı nedeniyle Murathan'95 adlı bir kitapta toplamıştır. Bu kitapla birlikte başlayan özel toplama kitapları, şiirlerinden kendinin yaptığı özel bir seçmeyi içeren numaralanmış tek baskı olarak yayımlanmış Doğduğum Yüzyıla Veda ile sürmüş, bunu,13+1'de şiirlerini, 7 mühür'de kimi öykülerini bir kutu içinde bir araya getirdiği toplamlar ve Türk şiirinde şimdiden bir 'kült kitap' olmuş olan Yaz Geçer'in onuncu yılı nedeniyle yapılan büyük boy özel baskı izlemiştir. Ellinci yaşı için hazırladığı ve yalnızca 2005'te yayımlanıp baskısı bir kez daha tekrarlanmayacak Elli Parça kitabı da bu özel kitaplardandır. Beş bölümden oluşan ve her bölümü ayrı bir yazar tarafından kaleme alınan bir Bülent Erkmen projesi olarak 2004'te yayımlanan 5 peşe romanında da yer almıştır. Murathan Mungan, bu arada yabancı yazarların öykülerinden ve yazılarından oluşan çeşitli seçkiler yayımlamayı sürdürmektedir. İlk öykü seçkisi Ressamın Sözleşmesi'ni, daha sonra Çocuklar ve Büyükleri, Yazıhane, Yabancı Hayvanlar, Erkeklerin Hikayeleri ve Kadınlığın 21 Hikayesi adlı öykü ve yazı seçkileri izlemiştir. Bütünüyle özyaşamöyküsel bir malzemeden yola çıkan ilk anlatı kitabı Paranın Cinleri'ni 1997'de yayımlamıştır. Şiir ve öykü arası bir dil ve kıvam tutturduğu yazınsal metinlerini bir araya topladığı Metinler Kitabı ise, 1998'de yayımlanmıştır. Mungan'ın kimi şiirlerinin Kürtçeye çevirisinden yapılan bir toplam Li Rojhilate Dile Min (Kalbimin Doğusunda) adıyla 1996'da yayımlanmıştır. Mungan, bugüne değin çoğu 'Yeni Türkü' topluluğu tarafından seslendirilmiş olan şarkı sözleri yazmıştır. Yazdığı şarkıların Türkiye'nin önemli şarkıcıları, toplulukları tarafından yeniden seslendirilmesiyle oluşan ve 'tribute' sayılabilecek Söz vermiş şarkılar adlı 'cover' albümü 2004'te yayınlanmıştır. 2006'da bugüne dek yazdığı tüm şarkı sözlerini gene aynı ad altında bir araya getirerek kitaplaştırmıştır. Yazıları, şiirleri ve kimi kitapları bugüne değin İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İsveççe, Norveççe, Yunanca, Fince, Boşnakça, Bulgarca, Farsça, Kürtçe ve Hollanda diline çevrilerek çeşitli dergi, gazete ve antolojilerde yayımlanmıştır. Murathan Mungan, 1985'ten bu yana İstanbul'da yaşamaktadır. İlk kitapları farklı yayınevleri tarafından yayımlandıktan sonra, 1986'da Remzi Kitabevi'ne, 1992'de de Metis Yayınları'na geçmiştir. Halen aynı yayınevindedir.