Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
288
Basım Tarihi:
Haziran 2006
İlk Yayın Tarihi:
1965
Yayınevi:
‎NYRB Classics
Orijinal Adı:
Stoner
ISBN:
9781590171998
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Stoner Williams
10/10
·288 syf.··
2026 8. kitabı
Stoner”, ilk bakışta son derece sıradan bir hayatın hikâyesi gibi görünüyor. Missouri’de fakir bir çiftçinin oğlu olarak doğan William Stoner’ın akademisyen oluşunu ve ardından gelen sessiz, durağan hayatını anlatıyor. Ama bu sadelik aldatıcı—kitap, insanın iç dünyasını son derece keskin ve acımasız bir dürüstlükle açığa çıkarıyor. Romanın en çarpıcı yanı, büyük olaylar yerine küçük kırılma anlarına odaklanması. Stoner’ın evliliği, akademik kariyeri ve yaşadığı hayal kırıklıkları dramatik patlamalarla değil, yavaş yavaş içe çöken bir hayat hissiyle veriliyor. Bu da kitabı okurken garip bir şekilde gerçekçi ve hatta rahatsız edici kılıyor. John Williams’ın dili son derece sade ama bir o kadar da keskin. Abartıya kaçmadan, neredeyse duygusuz bir anlatımla karakterin iç dünyasını gösteriyor. Bu mesafeli anlatım, Stoner’ın yalnızlığını ve çaresizliğini daha da güçlü hissettiriyor. Kitabın asıl gücü, başarı ve başarısızlık kavramlarını sorgulamasında yatıyor. Dışarıdan bakıldığında “önemsiz” bir hayat süren bir adamın hikâyesi, aslında insanın anlam arayışına dair evrensel bir anlatıya dönüşüyor. Okuyucuya şu soruyu bırakıyor: Gerçekten değerli olan nedir—başarı mı, yoksa yaşanan hayatın kendisi mi? Sonuç: “Stoner”, gürültüsüz ama derin bir roman. Büyük olaylar, sürükleyici entrikalar arayanlar için değil; insanın iç dünyasına dürüst bir bakış atmak isteyenler için güçlü bir okuma deneyimi sunuyor. Okuduktan sonra etkisi uzun süre geçmeyen kitaplardan biri.
StonerJohn Williams · ‎NYRB Classics · 20061,283 okunma
Sessizlik Bazen En Büyük Direniştir...
9/10
·288 syf.·
2026 85. kitabı
Bu kitabı elime aldığımda, ne büyük bir olay beklediğimi hatırlıyorum ne de kahramanca bir hikaye… Ama sayfalar ilerledikçe anladım ki Stoner, sessiz bir devrim yapıyor ruhumuzda. Dışarıdan bakınca sıradan bir adamın hikayesi. Çiftçi ailesinden gelen, üniversiteye gidip akademisyen olan bir adam. Ama aslında anlatılan şey bu değil, anlatılan, bir insanın kendi içinde dünyayla sessiz bir kavga verişi. Stoner’ın hayatında dramatik patlamalar yok. Evinde mutsuzluk var, işinde haksızlıklar var, kayıplar var. Ama o yine de yaşamaya devam ediyor, vazgeçmiyor. İşte bu, bana insanın varoluşunu düşündürdü. Hayat çoğu zaman anlamsız ve haksızlıklarla dolu, ama insan yine de yaşamak zorunda. Stoner bunu yapıyor, sessizce ve onurlu bir şekilde. Ve ben, onun bu sessiz direnişine hayran kaldım. Bu kitabı bir kerede bitirmeye çalışmayın derim. Çünkü Stoner’ın dünyası yavaş yavaş sindirilir. Her cümlesi üzerinde durmayı, düşünmeyi gerektiriyor. Günde birkaç sayfa, belki bir kahve eşliğinde… O zaman fark ediyorsunuz, bu roman bir yaşam dersini fısıldıyor kulağınıza, bağırmadan. Peki neden bu kitap yayımlandıktan kırk yıl sonra klasik haline geldi? Sanırım cevabı şu: İlk başta insanlar Stoner’ın sessizliğine hazır değildi. Büyük dramlar, hızlı kahramanlıklar arıyorlardı. Ama yıllar geçtikçe fark edildi ki insanların çoğu hayatını sessizce sürdürür, büyük olaylar değil, küçük mücadeleler hayatın özüdür. Stoner işte bu yüzden bize geç keşfedilen bir hazine gibi ulaştı. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey bir hayal kırıklığı değil, tam tersine bir derinlik ve sessiz bir tatmin oldu. Stoner kahraman değil belki ama bana şunu öğretti. Hayatın onuru, bazen büyük zaferlerde değil, sessizce yaşamakta gizlidir. Kitaptan Heveslendirici Üç Alıntı “O, hiçbir şey istemeden yaşadı; ama
Edebiyat
StonerJohn Williams · ‎NYRB Classics · 20061,283 okunma
9/10
·232 syf.··
2023 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2023 19:21
Çiftçi bir aileden çıkıp üniversiteye giden ve hayatını oraya adayan bir adamı anlatan bu kitap, adını da baş karakteri William Stoner'dan alıyor. Köyünden ayrılıp ziraat mühendisliği okumaya gitmesi ve devamında edebiyata yönelmesiyle Stoner'ın ilk dönüm noktalarını görüyoruz ve kitap boyunca yenilerini okuyoruz. Öncelikle Stoner'dan bahsetmek istiyorum. Umutlu, mantıklı, azimli bir insan fakat bir sorunla karşılaştığı an ufacık bir çaba göstermeden vazgeçiyor. Bu vazgeçişleri yüzünden kim bilir kaç kez kendine zarar veriyor fakat okur olarak hiçbirinde ona kızacak gücü bulamadım. Kitapla ilgili ön yargım Stoner'ın ayyaş, öylesine sürüp giden birisi olmasıydı fakat okuduğum en ince karakterlerdendi. Çevresindeki karakterler de bir o kadar etkileyici. Bazen eşinin ve meslektaşının ona olan nefreti, bazen arkadaşı ile diyalogları, bazen de hayatında mutlu hissedebilmesini sağlamış tek kişi olan sevgilisi anlatılıyor. Onlarla yaşadığı her şeye rağmen Stoner, kayıtsız ve hissiz olmaya devam ediyor. Aslında hissiz demek yanlış olur, biraz döneminden bahsetmek istiyorum. 1900-1950 arası sürece az çok aşinayız, Stoner da o yıllarda ABD'de yaşamış birisi olarak yaşadığı çağı bütün benliğiyle taşıyor. 1. Dünya Savaşı ile başlayan, Büyük Buhran ile devam eden ve 2. Dünya Savaşı'ndan sonra normalleşmeye çalışan böyle bir dönemde; insanların da pek sağlıklı kalmasını bekleyemeyiz. İki savaşta da Stoner kendi tercihiyle üniversitede kalıyor. Kitabın ana konusu olmasa bile bu buhran yıllarının ve savaşın çok iyi anlatıldığını düşünüyorum, o sebeple ayrıca sevdim. "Bir savaş sadece birkaç bin ya da birkaç yüz bin genç adamı öldürmez. Bir halkın içinde bir daha asla geri getirilemeyecek bir şeyi öldürür." (s. 34) Kısaca yorumlarım bunlar, aslında Stoner'ın hayatı hakkında
Edebiyat
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,283 okunma
9/10
·232 syf.··
2021 19. kitabı
Stoner, 20.yüzyılın başlarında, yoksul bir çiftçi ailesinin oğlu olan William Stoner’ın, babasının topraktan daha çok verim almasına yardımcı olabilmek için ziraat fakültesinde okumaya gönderilmesiyle başlıyor ve karakterin tüm bir hayat hikayesini anlatıyor. Edebiyata ilgi duymaya başlayan idealist bir genç oluyor Stoner ve bu noktada kitap bana biraz Martin Eden’ı anımsattı. Hatta ilk aşk deneyimini okurken de Martin Eden’a yazılmış alternatif bir son hikayesi gibi diye düşündüm. Kurgu aslında iddiasız ve sıradan fakat insan hayatına bütünsellikle yaklaşımı, idealist bir genç olmak, aşık olmak, evlenmek, ebeveyn olmak, kariyer yolunda yaşananlar gibi her şeyiyle hayatı anlatması ve insani duyguları yansıtışını çok sevdim. Hemen hepimizin aşina olduğu ama adlandıramadığı duygu ve durumları yalın ama vurucu bir şekilde teşhis edip aktarmış John Williams. Oldukça da akıcı ve sürükleyici bir kitap. Çok sevdim.
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,283 okunma
10/10
·232 syf.··
2023 42. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2023 22:21
William Stoner bir çiftçi ailesinin tek çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve babasının topraktan daha fazla verim almasını sağlamak amacıyla ziraat okuması için üniversiteye başlamıştır. Fakat bu ziraat yolculuğu sırasında Stoner'ın seçmeli olarak aldığı edebiyat dersi ile hayatında -belki de en cesur- önemli kararını vererek bölüm değiştirir. İdealist bir genç olan Stoner, gayretli ve düzenli bir çaba ile okul hayatında ilerlemesi ve akabinde tüm hayatını anlatan bir kitap.  Romanda üniversite Stoner için adeta bir ev, yuva görevi görür. Tüm hayatı, tercihlerini de buna göre şekillendirir. Hatta pes etmeyen, mücadeleci yönünün ortaya çıkmasını da hep okulla ilgili konularda görürüz. Okurken işte bu noktada üniversite ve edebiyatın karakter için ne denli önemli olduğunu anlarken aynı zamanda bende içimi yumuşacık bir hisle doldurdu. Kitabı okuyanlar bu noktada ne demek istediğimi anlayabilirler. Kitap oldukça durağan, sakin tabiri caizse iddiasız bir şekilde ilerliyor. Fakat bu ilerleyiş içinde aslında okura bir hayat akışı portresi sunduğunu düşünüyorum. Bir bütünsellik ile insan hayatında ki; aile, aşk, evlilik, genç, öğrenci, öğretmen, ebeveyn kavramları üzerinden aslında her şeyi anlatmaktadır. Bu noktada tüm insani duygular yalın olarak ele alınmış ve yansıtılmış bu yönüyle o kadar güzel ve vurucuydu ki, okurken empati yapabileceğimiz birçok an, duygu, durum ve düşünceler mevcut.  Kitabı okurken bir yandan da karakterin yaşadığı duygu durumlarıyla aslında bir varoluş savaşı verdiğini görüyoruz. Bu durumu da kitabın arka kapağında yer alan bu söz çok iyi bir şekilde açıklıyor : "John Williams, hayatı yaşamakla hayatın seyircisi olmak arasında bocalayan ve çevresindekilerce hep bir muamma olarak görülen William Stoner'la unutulmaz bir karakter yaratıyor". Roman
Edebiyat
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,283 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2022 72. kitabı
“Edebiyat eseri önümüze derinliklerine inemediğimiz engin bir örtü fırlatır. Ve biz onun karşısında, etkisine karşı koyamayan adanmışlardan başka bir şey değiliz. O örtüyü kaldırmaya kim cüret edebilir, keşfedilmezi keşfetmek, ulaşılmaza ulaşmak için?” John Williams’ın Stoner kitabını canım Gülşah ile birlikte okuduk. Bir hayat hikayesi 230 sayfaya, sıradanlığın çekiciliği ile oldukça akıcı ve etkileyici bir şekilde nasıl sığabilir? Sıradan ve monoton bir hayat hikayesi gibi görünse de klişeden uzak, merak duygusu barındıran, gizemli, yalın ve çarpıcı, ustaca otobiyografik tarzda yazılmış bir başyapıt okuduğumu düşünüyorum. Karakterimiz Stoner aslında ara ara güçlü olsa da, hayatında yanlış giden olayları düzeltmek için bir şey yapmayan, uyuşuk, hayatı seyreden bir yapıya sahip. Mesela tamamen yanlış olan evliliğini, çalıştığı üniversitenin dekanının haksızlıklarını, histerik eşinin kızını kullanmasını, aşık olduğu kadını kaybetmesini, içinde fırtınalar kopmasına rağmen savaşmadan seyrederek hayatın kendiliğinden düzelmesini bekliyor. Tüm bu eksik yanlarıyla Stoner’ı seviyorsunuz, empati yapıyorsunuz, çünkü bizlere yansıttığı komplike hislerle bizden olan çok tanıdık bir karakter. Stoner’ın 1891 – 1956 yılları arasına tekabül eden hayat hikayesini okurken bir yandan da savaşlar, yoksulluk, ekonomik kriz, borsanın tepe taklak olması, içki yasakları gibi dünyada olup biten olaylara da tanıklık ediyoruz. Bir milyondan fazla satış rakamına ulaşmış, 1965 yılında yayımlanan bu romanı çok severek okudum. Okuyun arkadaşlar, hele elinizde varsa benim gibi hiç bekletmeyin. Not: Stoner; daha çok USA’da esrar kullanımı sonrası olduğu söylenen uyuşukluk halini hayat felsefesi haline dönüştüren insanlar için kullanılan tabirmiş. “Ne olduğunuzu, ne olmayı seçtiğinizi ve
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,283 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 17:55
John Williams (1922-1994) Amerikalı yazar, akademisyen. Konu olarak; çiftçi bir ailenin çocuğu olup ziraat öğrenmek için fakülteye giden Stoner burada edebiyata merak salıp hayatında farklı bir yola girer. Artık ailesi gibi çiftçi değil fakültede edebiyat hocası olacaktır. Bu değişen ortamında Stoner’ın arkadaşlıklarını, düşmanlıklarını, fakülte camiasındaki kayırmacılığı, sıkıntılı evlilik hayatını, 1.Dünya Savaşı, ekonomik buhran ve 2. Dünya Savaşı dönemlerinin sıkıntılı havası eşliğinde okuyorsunuz. ‘’Artık hayatlarını verdikleri toprağın içindeydiler; toprak onları yıldan yıla, azar azar alacaktı. Rutubet ve küf bedenlerini taşıyan çam mahfazaları ağır ağır istila edecek, toprak ağır ağır ulaşacaktı etlerine ve en sonunda varlıklarının son kalıntılarını da tüketecekti. Ve uzun zaman önce kendilerini adadıkları o inatçı toprağın anlamsız bir parçası olacaklardı. ‘’ Oldukça sıradan, çevremizde rahatlıkla görebileceğimiz bu yaşam öyküsünü güzel yapan yazarın edebi becerisi, kurduğu karakterlerin sağlamlığı diye düşünüyorum. Çok severek, merakla okudum. Tavsiye ederim.
Edebiyat
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,283 okunma
9/10
·232 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 14:43
Çiftçi bir ailenin çocuğu olan William Stoner, ziraat okumak için gittiği üniversitede edebiyatla tanışır; bu tanışma kısa sürede gönülden bir bağa dönüşür. Akademide kalıp öğretim üyesi olma isteğiyle aldığı bu karar, hayatındaki tüm kırılma noktalarını da beraberinde getirir. Ah William Stoner… Sen ne sabırlı bir adammışsın. Stoner’ın hayat hikâyesini okurken kendimi sürekli bunu söylerken buldum. Gerçek anlamda bir sabır timsali. Hayata, insanlara ve kaderine karşı neredeyse sınırsız bir toleransı var. Ve ben böyle insanlara her zaman hayranlık duymuşumdur. Stoner da tam olarak böyle bir karakter: hayran olunası, sessiz ama unutulmaz. Onun kendini tanıma, kabullenme ve özümseme yolculuğunu okumak benim için fazlasıyla keyifliydi. Stoner, okuduğum en gerçekçi ve samimi romanlardan biri. John Williams’ın kalemi öyle içten, öyle doğal ki; hepimizin gündelik hayatta bir yerinden tanıyabileceği sıradan bir yaşamı, kusursuz bir sadelikle son derece etkileyici hâle getirmiş. Öyle büyük olaylar, dramatik patlamalar filan yok. Ama tam da bu yüzden oldukça derin.Kariyer, aşk, evlilik ve bireyin kendini bulma mücadelesini; abartmadan ama derinlemesine anlatan bir hikâye Stoner.Sayfalar ilerledikçe insanın içini usul usul acıtan türden birazda. Gönülden tavsiyemdir.
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,283 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2025 17:12
STONER Yazar: John Williams "Bazen kitaplarına gömülmüşken, bilmediği her şeyin, okumadığı her şeyin farkına varıyordu ve bu kadar çok okuması için, bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi için hayatta ne kadar az zamanının olduğunu gördüğünde, uğrunda çaba harcadığı huzur paramparça oluyordu." ▼ Bu romanı, ilk bakışta sıradan bir yaşam öyküsünü anlatıyor gibi görünse de aslında insana, hayata ve edebiyata dair çok güçlü bir sorgulama metni. Stoner’ın hikâyesi; gösterişten, büyük olaylardan ya da kahramanlıklardan uzak, sessiz ve dingin bir hayatın derin izlerini barındırıyor. Ancak bu dinginlik içinde, insanın iç dünyasına dokunan büyük bir derinlik gizlidir ki, okurken biz okurlarına da çokça empati kurmamızı sağlıyor. Bu kitabı kısacık bir cümleyle özetlemek gerekirse: Sessiz bir hayatın derin yankıları, derim. İlk kez 1965 yılında yayımlanan STONER yaklaşık 50 yıllık bir gecikmeyle yeniden keşfedilmiş ve birçok dile çevrilmiş. İyi ki.. Roman, çiftçi bir ailenin tek oğlu olan William Stoner’ın ziraat okumak için üniversiteye gidişiyle başlar. Tarım eğitimi almak üzere gittiği üniversitede tesadüfen edebiyatla tanışır ve ikinci yılında hayatının yönü tümden değişir. Edebiyat, Stoner’ın dünyasına anlam katan bir tutkuya dönüşür, lakin onun hayatı hiçbir zaman olağanüstü bir başarıya ya da mutluluğa ulaşamaz. Öğrenmenin ve öğretmenin zevkleri, yakın arkadaşlıklar ve kıyıcı düşmanlıklar, evliliğin ve ailenin dünyası ve son olarak aşk kelimesinin manası. Ne yazık ki STONER, başkalarının ondan önce, çok daha gençken öğrendiği bir şeyi, kırkından sonra öğrenir. Yazarın sade ama keskin dili, okuru Stoner’ın hayatındaki acı, yalnızlık, hayal kırıklıkları ve küçük mutluluklara adım adım ortak ediyor. Aslında büyük başarılar ya da destansı hikâyeler olmadan da bir hayatın ne
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,283 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2021 164. kitabı
Fakir bir çifti ailesinin oğlu olan William Stoner ailesinin gelecek umududur.Bu nedenle ziraat fakültesine yollanır.Ancak Stoner, edebiyata ilgisini keşfeder ve eğitimini bu yönde yapar. Oldukça sade bir anlatıma sahip olan Stoner, çok büyük şeyler söylemeyen bir kitap. Sadece üniversite ortamında yaşanan kayırmacı zihniyet rahatsız ediciydi.Bir de karısının kendi iç dünyasında yaşaması düşündürdü beni. Çok çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim bir kitap Stoner.
StonerJohn Williams · Koton Kitap · 20131,283 okunma

Yazar Hakkında

John WilliamsYazar · 4 kitap
Yazarlık ve oyunculuk yeteneğine rağmen yerel bir yüksekokulda ilk yılında sınıfta kaldı. İkinci Dünya Savaşı’nda Hava Kuvvetleri’ne kaydoldu, ilk romanının taslağını ordudayken yazdı. Savaştan sonra romanını yayımlayacak küçük bir yayınevi bulan Wil­liams, Denver Üniversitesi’ne kaydoldu, lisans ve yüksek lisans derecelerini buradan aldı. 1954 yılında Denver Üniversitesi’ne öğretim görevlisi olarak döndü ve emekliliğine kadar üniversitenin yaratıcı yazarlık bölümünde ders verdi. Bu dönemde başka okullarda da misafir öğretim üyesi ve yazar olarak bulundu. John Williams, “Nothing But the Night, Stoner”, “Butcher’s Crossing” ve “Augustus” adlı romanlarının yanı sıra iki şiir kitabı ve bir Rönesans dönemi İngiliz şiiri antolojisi yayımladı.