Strangers on a Train

Patricia Highsmith
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·295 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 00:07
Patricia Highsmith (19 Ocak 1921 - 4 Şubat 1995) Amerikalı polisiye psikolojik gerilim yazarı... İlk romanı Trendeki Yabancılar Alfred Hitchcock tarafında filme alındı. Filmi uzun yıllar önce izlemiştim. Trende karşılaşan iki yabancı karşılıklı olarak birbirlerinin cinayetlerini işlemek üzerine kurban değişimi yapıyorlardı. Biri üstüne düşen cinayeti işliyor diğeri yapmıyordu. Filmden aklımda ancak bu kadarı kalmış. Kitabı okudukça hafızamda birer birer canlandı tekrardan. Trendeki Yabancılar: Üç yıldır karısından ayrı yaşayan Guy, bir türlü boşanamıyor, gelecek hakkında planlar yapamıyordu. Bruno ise babasından nefret ediyor ve sahip olduğu paraya babası yüzünden elde edemiyordu. Bruno ve Guy bir tren yolcuğunda karşılaşırlar. İçkiyle birlikte sohbetleri koyulaşır, hayatlarının sorunlarını anlatırlar. Bruno yıllardır polisiye kitaplar okuyor ve kusursuz cinayetler planlamaktadır. Guy'a kurbanları değiştirme önerisinde bulunur. Guy bu öneriyi dikkate almaz ve Bruno kendi başına Guy'un karısını öldürür. Artık gerilimi gittikçe yükselen bir romana dönüşür. Kusursuz cinayet var mıdır? Bruno Guy'a ne kadar psikolojik baskı yapacak. Guy ne kadar bu baskıya karşılık verebilir? Bu soruların cevaplarını kitabı okuyacak polisiye seven okuyuculara bırakalım. Yirmiden fazla kitabı filme alınan Patricia Highsmith ile güzel bir tanışma kitabı olabilir. Keyifli Okumalar...
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2001236 okunma
6/10
·272 syf.··
2020 93. kitabı
Hitchcock'un filme uyarladığı romanlar arasında epey geç okuyup tamamlayabildiğim bir kitap oldu Trendeki Yabancılar. Patricia Highsmith'in ilk romanı olan yapıt bütün ününü romandan bir yıl sonra çekilen filme borçlu. Bir ilk roman genelde ya hata ve eksiklerle doludur ya da muhteşemdir. Highsmith ikisinin arasında bir yerde kalmış. Toplum gözlemlerini hikayeye aktarmak ve sınıf çelişkisi, suça karşı umursamazlık, yasanın bağlayıcılığının gevşekliği gibi temaları polisiye bir romana aktarmaya çalışırken hikayeyi işletebilmeyi unutuvermiş. Romanın cinayetleri değiş-tokuş etmek şeklinde özetlenebilecek başlangıç noktası hayli göz kamaştırıcı iken bir türlü bu fikri derinleştirememiş ve onlarca sayfa boyunca debelenip durmuş. Tomris Uyar'ın sinemanın ne olduğu konusunda epey kafası karışık ve Hitchcock sinemasından zerre bir şey anlamamış olduğunu kanıtlayan sonsöz bölümü romanın kendisinden daha ilgi çekici olmuş diyebilirim. Uyar, romanın Amerikan toplum eleştirisinin filmde Hitchcock ve Chandler tarafından tersyüz edilmesinden şikayetçi. Oysa Hitchcock ve içinden çıktığı kuşak toplumu birey üzerinden eleştiren ve aslen toplumla da pek alışverişi olmayan bir üst topluluk. Highsmith'in giriş bölümü hariç bu vasat romanını ele alması da Hitch'in her zaman (Psycho hariç) yaptığı orta kalite bir hikayeyi sinematografik bir şekle sokmak alişkanlığının ürünlerinden biri. Öte yandan sansür derdi bir romana oranla çok daha yüksek olan '50'ler Hollywood'unda Bruno gibi Oedipus kompleksinden mustarip, bastırılmış eşcinsel kimliğiyle var olan bir karakteri "çaktırmadan" işlemek gibi bir yükü de başarıyla sırtlamış bir film var ortada. Higshmith'in bu hafta okuduğum Köpeğin Fidyesi romanı çok daha başarılı ve kuvvetli idi.
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Metis Yayınları · 1991236 okunma
Trendeki Yabancılar
10/10
·344 syf.··
2023 43. kitabı
Ünlü tenisçi Guy, geçimsiz karısıyla ayrılmak istemekte, böylece sevgilisi Anne'a kavuşma planları yapmaktadır. Ancak inatçı kadın para hırsı nedeniyle kocasından ayrılmayı kabul etmeyecektir. Trende karşılaştığı Bruno, akli problemler yaşayan, babasından kurtulmak isteyen bir adamdır.
Roman
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2020236 okunma
10/10
·344 syf.··
2025 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 02:45
Çok güzel bir kitaptı, en başından itibaren çekti içine ve hiç bırakmadı. Psikolojik tahlilleri yerli yerindeydi ve sıkmadı. Olayın içine yerleştirilmiş durum analizlerini çok sevdim. Konu da çok ilginçti, kesinlikle tavsiye ederim.
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2020236 okunma
trendeki yabancı hk.
Puan vermedi·344 syf.··
2022 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 16:32
Kitabın ismini duyduğum yeri hatırlamak isterdim de bir türlü gelmiyor aklıma :) bizzat alıp okumamda bir etkisi vardı çünkü, polisiye roman olarak sade ve anlaşılır pek bir gizemi yok. Sanırım ondan sadece polisiye diye yazılmış. gerilim yok çünkü..
1000Kitap
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2020236 okunma
7/10
·344 syf.··
2022 13. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2022 09:15
Keyifli ve çabuk okunan, oldukça başarılı çizilmiş iki ana karakter sayesinde içerisine çabukça girilen ilginç bir roman. Öncelikle bu kitap, yazarın okuduğum ilk kitabı. O yüzden genel üslubuna dair bir yorumda bulunamayacağım fakat kitabın üslubu çok akıcı. Gerek tasvirler, gerek karakterlerin iç dünyası, gerekse akıcılık bakımından yazarımız gayet başarılı bir iş çıkartmış. Yukarıda da belirttiğim gibi, aslında bu kitap tamamen iki karakterin çevresinde dönüyor. Kitabın arka yazısından da okuyabileceğiniz üzere, trende tanışan iki kişi ana karakterlerimiz. Ve ikisi de birbirinden başarılı somutlaştırılmış. Yazar o kadar net çiziyor ki bu profilleri, kitabın çeyreğinden sonra artık karakterlerin neler yapıp neler yapamayacağı net bir şekilde okurun gözünün önüne geliyor. Adeta ete kemiğe bürünüyor bu iki karakter. Benim bu kitaptaki en temel eleştirim, kitabın durağanlığına yönelik. Evet Guy karakteri yapısı itibariyle sakin ve sıradan modern insanı temsil ediyor ama yine de insan biraz daha hareket arıyor ne yazık ki. Bruno'nun olduğu her an hep akıcı ve keyifli olsa da, Guy bölümleri ne yazık ki tekdüze ve durağan. Genelde Guy'ın endişelerine, psikolojik buhranlarına ve paranoyalarına şahit oluyoruz. Fakat aynı çizgide seyretmesi, okuru bunaltabiliyor. Onun dışında kitabı polisiye olarak ele almamak gerektiğini düşünüyorum. Cinayetler barındırsa da sonuçta kimin, nasıl, ne için işlediğini net bir şekilde biliyor okur. Bunu biraz daha psikolojik gerilim gibi tanımlamak lazım. Polisiye beklentisiyle başlayan okur hayal kırıklığına uğrayabilir. Özetle, genel itibariyle akıcı ve sürükleyici bir romanla karşı karşıyayız. Suç ve suçluya ilişkin okuma yapmak isteyen herkese şiddetle öneriyorum. Bu kitabı okuduktan sonra toplu taşımada kimseyle konuşmamak için
Edebiyat
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2020236 okunma
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 119. kitabı
Türünün en iyi örneklerinden gösterilen, sinemaya uyarlanmış bir psikolojik gerilim romanı. Karakterler çok canlı çizilmiş ve yazar atmosferi öyle kuvvetli yaratmış ki sanki her şey yanıbaşınızda olup bitiyor. Çoğu zaman sayfalar kalp çarpıntısı ile çevriliyor, siz de karakterler ve içine düştükleri açmazlarla ilgili geriliyorsunuz. Kitapta takdir edilecek noktalardan biri de insana dair karanlığı, kişi iradesinin ne denli kendine ve ne denli başkalarına dayandığının, insanın kendi içindeki kaosa hakim olup olamayacağının çok derin ve çarpıcı biçimde anlatması. Kitabın yazım dönemi de düşünülürse gerçekten üst düzey bir roman.
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2020236 okunma
9/10
·295 syf.··
Beğendi
·
2000 2220. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
1951'de dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen Alfred Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan müthiş bir kara mizah örneği olan bu kitap highsmith'in ilk yapıtıdır aynı zamanda. daha da önemlisi müthiş bir yergi örneğidir trendeki yabancılar.
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2001236 okunma
Yaklaşık 60 sayfasını okudum ama sarmadı. Yarım bıraktım. Sıkıcı geldi. Polisiye olarak geçiyor ama daha çok psikolojik bir roman gibi. Okumak isteyenler ona göre başlasın derim.
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2001236 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2023 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2023 22:25
Guy Haines uzun süredir ayrı yaşadığı ve boşanmak istediği karısı Miriam’dan bir mektup alır ve onun yanına giderken trende hiç tanımadığı Charles Anthony Bruno’nun ahlaksız teklifiyle karşılaşır. Teklif oldukça ürkütücüdür: Çapraz cinayet. Patrıcıa Hıghsmıth’in eseri polisiye görünümünde psikolojik gerilim romanı. Yaşanacaklar, ilk sayfalardan itibaren kitapta yer alır ve yazar sonraki sayfalarda okura kahramanların durumlar karşısındaki psikolojik değişimlerini sunar. Bruno’nun annesine düşkünlüğü ve babasından nefret edişi akla Freud’un geliştirdiği psikanalitik kuramının temelini oluşturan “Oedipus Kompleksi”ni getirir. Ayrıca kitapta, toplumun suça ve suçluya bakışı irdelenir. Guy Haines’in vicdan muhasebesi romanda hacimli bir yer kaplar. Bu anlamda eser, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza adlı ölümsüz yapıtına benzetilebilir. Patrıcıa Hıghsmıth’in ilk romanı olan “Trendeki Yabancılar” yazıldığı dönemde çok ses getirmez. Eser, asıl ününe yönetmenliğini Alfred Hitchcock’un yaptığı filmle kavuşur. “Aslında acımasız koşullar kişinin elini kolunu bağlamışsa karabasandan farkı yoktu yaşamın.”s.180
Trendeki YabancılarPatricia Highsmith · Can Yayınları · 2020236 okunma

Yazar Hakkında

Patricia HighsmithYazar · 23 kitap
Patricia Highsmith (19 Ocak 1921 - 4 Şubat 1995) daha çok psikolojik gerilim romanlarıyla tanınan, kitapları 20'den fazla filme kaynaklık etmiş Amerikalı polisiye yazarı. Hayatı 19 Ocak 1921'de Mary Patricia Plangman olarak Teksas'ta doğdu. Altı yaşında ailesiyle birlikte New York'a geldi, orada eğitim gördü. Yazar olmaya 16 yaşındayken karar verdi. İngilizce kompozisyon, dramaturji ve kısa hikâye yazımı dersleri aldığı Barnard College'den 1942 yılında mezun oldu. 1942 ve 1948 yılları arasında New York ve Mexico'da yaşadı, çizgi romanlar için hikâyeler yazdı. İlk romanı Strangers on a Train (Trendeki Yabancılar) 1950'de yayımlandı ve ses getirdi. Alfred Hitchcock'un 1951'de bu romanı aynı isimle filme uyarlaması ile büyük ün kazandı. Peşisıra diğer romanları da sinemaya uyarlandı. The Blunderer (Becerksiz) 1954'te, This Sweet Sickness (Tatlı Hastalık) 1960'ta, The Talented Mr. Ripley (Becerikli Bay Ripley) 1955'te, Ripley's Game (Ripley'nin Oyunu) 1974'te sinemaya uyarlandı. 1991'de yazdığı Su Altında Bir Ripley Serüveni adlı kitabını, Filistin intifadasına ve Kürtlerin mücadelesine adadı. İthaf sayfasına şu notu düştü: "İntifada’nın ve Kürtlerin ölülerine, ölenlerin, hangi ülkede olursa olsun baskıyla mücadale edenlere, yalnızca sayılmak için değil de vurulmak için ayağa kalkanlara… " Ne var ki, bu ithaf yazısı İsrail ve Türkiye edisyonlarında yer almadı. 1963 yılında Avrupa'ya taşındı, ömrünün son 12 yılını İsviçre Locarno'da geçirdi. 4 Şubat 1995'te lösemiden hayata veda etti. Ödüller 1946 : O. Henry Ödülü, En İyi İlk Hikaye, "The Heroine" 1951 : Edgar Ödülü, En İyi İlk Roman Adayı, Strangers on a Train 1956 : Edgar Ödülü, En İyi Roman Adayı, The Talented Mr. Ripley 1957 : Grand Prix de Littérature Policière, Uluslararası Ödül, The Talented Mr. Ripley 1963 : Edgar Ödülü, En İyi Kısa Öykü Adayı, "The Terrapin" 1964 : Dagger Ödülü İngiliz Polisiye Yazarlar Derneği En İyi Yabancı Roman Ödülü, The Two Faces of January 1990 : Chevalier dans l'Ordre des Arts et des Lettres Fransa Kültür Bakanlığı