Adrian bir an için Nova'nın eline baktı. Sonra dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme belirdi. Parmaklarını Nova'nın parmakları üzerine yerleştirdi. Sis füzesini hâla sıkıca kavrayan diğer eli ise gevşekçe sarktı.
"Burada olmandan dolayı memnunum" dedi. Fakat tam Nova'nın kalbi hızla çarpmaya başladığında "Benim tarafımda olmandan dolayı" diye ekledi.
Nova bu sözlere Adrian'ınki gibi belli belirsiz bir gülümsemeyle karşılık verdi. "Başka hangi tarafta olacaktım ki?"
|
|
|
|
|
Oscar başını kaldırdı. “Sen hayallerimin kızısın.”
Ruby başını hızla Oscar’a çevirdi. O umursamaz gülümsemesi buhar oluverdi. Oscar gözlerini Ruby’nin gözlerine dikerek “Süper güçlerin olsa da olmasa da” diye ekledi.
Ruby’nin yanakları kızardı. Gözlerinde yaşlar birikmeye başladı. Ta ki bir anda Oscar’ın üniformasının önüne yapışıp onu çekip öpene dek.
“Nasıl yapabildin bunu?” diye sordu Adrian. Sesi amansız ve sertti. Öylesi dizginsiz bir öfkenin verdiği şaşkınlık Nova’nın gözyaşlarını geçici bir ateşkese sürükledi.
“Gerçeği öğrendiğinde benden nefret edeceğinden emindim.”
Adrian yüzünü buruşturdu. “Başta bunu yapmaya çalıştım. Fakat dediğin gibi. Herkesin bir kâbusu var.” Alnını Nova’nın alnına yasladı. “Belki de ben benim kâbusumun sen olmanı istiyorumdur.”
Adrian Everhart. Nova’nın bileziğini düzelten. Onun çocukluk hayalini gerçeğe çeviren. Bir gece için uyuyabileceği bir geceyi mümkün kılan, bir kez olsun kendisini emniyette ve koruma altında hissetmesini sağlayan Adrian Everhart.