Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
Mayıs 2017
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
توپ
ISBN:
9789750839795
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2017 38. kitabı
“Top” Toplumsal Bir Eleştiridir Aynı Zamanda Bir Reçetedir “Çocukluğumdan beri Saedi’nin öykü ve romanlarına meraklıydım ve onlardan çok şey öğrendim. Saedi bana göre İran’ın Artur Miller’ıdır” bu sözlerin sahibi dünyaca ünlü İranlı yönetmen Asghar Farhadi’dir. Çağdaş İran edebiyatının önemli isimlerinden biridir Saedi. Saedi’nin hayatını merak eden okurlar, yazarın hayatını okuduklarında bir doktor, bir psikiyatr, bir devrimci ile hayatı acılarla ve zulümlerle geçen bir dava ve halk adamıyla karşı karşıya olduklarını anlayacaklardır. Ondan mütevellit kitabı okumadan önce yazar hakkında bir iki şey okumak, kitabın girişindeki Farhad Eivazi’nin geniş ve uzun önsüzünü dikkatlice okumak yazarın vermeye çalıştığı mesajı ve kitabı anlama konusunda yardımcı olacaktır. “Top” ismine bakan hemen hemen her okuyucunun aklına oyun topu gelebilir ama kitabı okuduktan sonra, bu topun çok daha kötü anlamlı, çok daha acı ve çok daha korkunç oluğunu göreceklerdir. “Top” konu olarak bizlere çok yabancı değildir aslında, nedeninin ilerideki satırlara bırakıyorum şimdilik. Zaman ve mekân değişikliği çok ta ön planda tutulmadan asıl karakterler ön planda tutularak sosyolojik ve toplumsal mesajlar veriyor bize yazar. Kitap, İran Meşrutiyet döneminde yaşanılan bazı durumları bize aktarır. Karakterler oldukça gerçekçi ve toplumdan birileri. Söz sahibi ve nüfuz sahibi insanlar. Devlete itaat etmediği gerekçesiyle bazı Obalıları cezalandırmak için karşımıza Rus General Dilmaçof çıkar. Dilmaçof, Obalıları dize getirmek için görevlendirilmiş, yardım amacıyla gönderilmiştir. Dilmaçof’un kişisel özellikleri anlatırken kendisi gibi davranan bir sürü köpeğinin olduğunu da görüyoruz. Yazar her defasında ince ve derin ayrıntılarla köpekleri anlatırken, Dilmaçof’un benzerliklerine göre hareketlerini
Siyaset
TopGulam Hüseyin Sâedi · Yapı Kredi Yayınları · 2017120 okunma
7/10
·160 syf.··
2020 116. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2020 11:29
Gulam Huseyin Saedi Turk kökenli iranli bir psikiyatrist yazar. Bu kitabi yazar hakkında hiçbir fikrim olmadan okusam dahi Türk bağlantısını yine de hissederdim diye düşünüyorum. Çünkü yazar her ne kadar Sadık Hidayet ile karsilastiriliyor olsa da Sadık Hidayet'in batıya donuk yüzünün aksine, Gulam Hüseyin gayet Anadolu'ya dönük bir dille yazmış eserini. Her ikisinin mezarının Paris'te yanyana olmasi da kaderin ayri bir cilvesi olsa gerek. Kitapta olaylar Azerbaycan bölgesinde geçiyor. 1906 iran mesrutiyeti sırasında yaşanılan olayların toplumun farklı kesimlerine etkisini okuyoruz. "Şahsevenler" diye İran ve Azerbaycan bölgesinde yaşayan ve soyu oguzlara dayanan bir Turk boyu oldugunu bu kitaptan öğrendim. Devlet, gocebeler mesrutiyetculerle işbirliği yapmasın diye köyleri boşaltıp gocebeleri yerleştirme görevini bir Şahseven olan Rahim Han'a vermek istiyor ama O bu görevi kabul etmiyor. Dilmacof isminde bir Rus generali Ona yardımcı olsun diye gönderilir ama Rahim Han onunla da işbirliğine yakınlaşmaz. Kitabin asil karakteri ise kendi menfaati için her iki tarafa yakin oynayan Mir Haşim Hoca'dir. Bir tanecik koyuna zarar gelmesin diye koca ordunun önüne durması onun hayvan sevgisinden değil, tamahkarligindan ileri geldiğini okuyunca nasil bir karakter oldugunu daha iyi anlayacaksınız. Zaten romandaki hemen herkes kendi çıkarının peşinde ve olaylar birazda bu kişisel çıkarlar uzerine dayalı. Iranli sair Ahmet şamlu, Saedi için; " O, iranlilar için Marquez'den önceki Marquez" demiş. Saedi kitapalrinda vazgeçilmez olan 2 unsur söz konusu;1.Iran da yaygın olan bati hayranlığı, 2. Topluma din adi altında yutturulan hurafeler. Top'da da yazar, Haşim Hoca'nin "Mir" kisvesi altında halktan dua karsiligi topladığı koyunlara olan düşkünlüğünü öyle iyi anlatılmış ki dinin nasıl
TopGulam Hüseyin Sâedi · Yapı Kredi Yayınları · 2017120 okunma
6/10
·160 syf.··
2025 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2025 19:33
Modern İran nesrinin önemli isimlerinden Sâedî'den iyi bir novella. 1906 Meşrutiyet Devrimi döneminde Tahran'da Ruslarin kontrolü altındaki sarayla, taşradaki Azerbaycan Türkleri arasındaki güç mücadelesi, konar göcerler, Kozak birlikleri, çobanlar, hocalar, toplumsal çarpıklıklar...
Edebiyat
TopGulam Hüseyin Sâedi · Yapı Kredi Yayınları · 2017120 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2017 205. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2017 16:27
İran edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olan Gulam Hüseyin Sâedi, Türk kökenli bir yazar.Anadiline duyduğu sevgi sık sık başını belaya sokar.Lisede Türkçe çıkardığı duvar gazetesi okul müdürü tarafından kendisine yedirilir.Henüz 18 yaşındayken Azerbaycan Demokrat Partisi'nin gençlik kolunun başına geçmesi nedeniyle hapse düşer.Muhalif kimliği, Şah döneminde de İslami rejim döneminde de başına iş açar.Sonunda Paris'e gitmek zorunda kalır.Memleket hasreti içinde, yapayalnız ölür.Sâedi'nin eserlerinden bazıları sinemaya da aktarılmış.Özellikle İnek isimli öyküsünden uyarlanan film İran sinema tarihinin yapı taşlarından biri olmuş hatta İnek'ten önce İnek'ten sonra terimleri kullanılmaya başlamış.Bu arada İran sinemasını çok severim.️Top romanındaki olaylar 1906 İran Meşrutiyeti sırasında Azerbaycan bölgesinde yaşanır.Göçebelerin Meşrutiyetçilerle birlikte hareket etmesinden korkan devlet köyleri boşalttırıp buralara göçebeleri yerleştirmeye çalışır.Bahsedilen top, kitaba ismini veren top namlulu bir toptur. Kitabın başında çevirmenlerden biri olan Farhad Eivazi'nin kitap üzerine oldukça açıklayıcı bir önsözü bulunmakta.Değişik kültürlerden değişik kitaplar okumak son derece güzel ve zenginleştirici.️Tavsiye ederim.
Edebiyat
TopGulam Hüseyin Sâedi · Yapı Kredi Yayınları · 2017120 okunma
Top Kitap İncelemesi
7/10
·160 syf.··
2021 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 13:01
Saedi, 1906’da İran Meşrutiyet sancıları çekerken bu durumun iktidarda ve toplumdaki yansımalarını büyülü bir gerçeklikle anlatır. Top, oynanan oyunların bir metaforu olarak eser boyunca yer değiştirir. Toplumun küçük yapılarında dahi olan çarpışıklıkların röntgenini çeker. Bu kargaşayı siyasi çıkarları için kullanmak isteyen koltuk sevdalıları, işgalci Ruslar, halkı birbirine düşüren hocalar neler yapmadı dersiniz? Mir Haşim Hoca roman boyunca koyun derdindeyken, batıl inanç yumağı içinde devletin halka sahip çıkmayışı İmamverdi Hocanın gelmesiyle bambaşka bir hal alır. Yanlış şekillendirilmiş etik değerler üzerindeki tahribat, gücün tek elde toplanması gibi nedenlerle güçsüz ve masum halk bu çapraz ateşten obalı-göçebe birleşerek kurtulur. Toplumsal değişimi içerden başlatırlar. Halk, topun namlusunu bir kişinin özelinde doğrultsa bile, aslında bu can çekişen sistemdir. Sevgili okuyucu, top patladığında bir savaş başlaması muhtemeldir değil mi? Fakat burada top, savaş bittiğinde patlar. Mine Kütükçü
TopGulam Hüseyin Sâedi · Yapı Kredi Yayınları · 2017120 okunma
İran Edebiyatı
5/10
·160 syf.··
2022 244. kitabı
Canlı tasvirler ve yetersiz diyaloglar olarak özetlenebilecek bir kitap. Yazarın betimleme konusundaki yeteneğini kabul etmek gerekirken diyalog yaratımı konusunda maalesef vasatlarda kaldığına da işaret etmek gerekir. Bir örnek vermek gerekirse, kitabın sonlarına doğru (incelemenin bu kısmı spoiler içermektedir) oba beyleri General Dilmaçof'un odasında generalle bir konuşma gerçekleştirmektedir (YKY 1. Baskı s. 146-147). Buradaki diyaloglar çatışmanın eşiğindeki iki grubun değil de adeta eski dostların diyalogları şeklinde yazılmış, bir çatışma öncesine yaraşacak derecede serlikten ve hoşgörüsüzlükten uzak kalmıştır. Bunun haricinde kitabın hacmine nazaran üç kollu bir kurguyla inşa edilmesi, ayrıca oba beylerinin (Rahim Han, Havar Han, Hacı Yıldırım) benzer durumlar karşısında benzer tepkiler vermesi, adeta aynı tiplemelere sahip olması kitabın kavranmasını zorlaştırmış, anlaşılması için gereksiz çaba harcanmasına sebebiyet vermiş. Olumsuz boyutları bir tarafa, kitabın tasvirleri gerçekten inanılmazdı ve sanki okuyucu o sahneyi okurken adeta oradaymış gibi hissettiren bir canlılıktaydı. Yazar tasvir konusunda hiçbir cimriliğe girişmemiş, bir tablo gibi aktarmış. Ayrıca, Türk ve İran toplumlarının birbirine ne kadar benzediğini de gözler önüne sermiş. Zira kitapta din sömürüsünü temsil eden Mir Haşim Hoca isminde bir karakter bulunmakta, seyit soyundan geldiğini iddia ederek kendi yolluğunu yapma gayesi gütmektedir. İkili oynamasının sonucunda ise haklı bir şekilde cezasını çekmiştir. Olumsuz taraflarıyla değerlendirme yapıldığında kitaba vereceğim puan 5/10 olur. Okumasanız pek bir şey kaybetmezsiniz. Bu kitap yerine Sadık Hidayet'in Hacı Aga'sını şiddetle öneririm. Şimdiden iyi okumalar.
Edebiyat
TopGulam Hüseyin Sâedi · Yapı Kredi Yayınları · 2017120 okunma

Yazar Hakkında

Gulam Hüseyin SâediYazar · 6 kitap
Gulam Hüseyin Sâedi (1936, Tebriz–1985, Paris) Türk kökenli memur bir ailenin çocuğudur. 18 yaşına gelmeden, çoğunu kendisinin kurduğu çeşitli gazete ve dergilerde çıkan yazıları nedeniyle mahkûm edildi. 20 yaşında Tıp Fakültesi’ne girdi, Psikiyatri alanında uzmanlığını yaptı. Bir hastanede çalışmaya başladı, aynı zamanda bir muayenehane açarak burada hastalara ücretsiz hizmet etti. Döneminin ünlü yazarlarıyla birlikte İran’ın modern edebiyatının oluşmasında önemli bir rolü oldu. Roman ve hikâyelerinin yanı sıra tiyatro oyunlarıyla ünlendi. Oyunları çağdaş İran tiyatrosunun ilk örneklerindendir. Senaryoları da bulunan yazarın "Gav” (İnek) adlı senaryosu, ünlü İranlı yönetmen Daryuş Mehrcui tarafından filme alındı. Çizdiği muhalif profilden ötürü İslam Devrimi’nin ardından göç etmek zorunda kaldığı Paris’te öldü. Père Lachaise Mezarlığı’nda Sâdık Hidâyet’le yan yana yatmaktadır.