Kitabın içerisinde hem o dönemi anlatan hem toplumun yapısı işleyen güzel hikayeler var. Geçmişimizi daha iyi anlamak o dönemde yaşamak doğruları yanlışları toplumun anatomik yapısını incelemek için bize güzel bir fırsat sunmuş tavsiye ederim.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Mavi Çatı Yayınları · 20172,234 okunma
Kitap; Üç Nasihat, Topuz, Rüşvet, Yeni Bir Hediye, Yüksek Ökçeler adı altında, birbirinden farklı, kısa hikâyelerden oluşuyor. Hepsi aslında çocukluğumda okuduğum ve aşina olduğum hikâyeler ama Topuz'u ilk kez okudum sanırım. Ömer Seyfettin'in hikâyelerini her zaman sevmişimdir. Bu kitaptakiler de dinlendiriyor ve kendi içlerinde birçok küçük mesajlar içeriyor.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Mavi Çatı Yayınları · 20172,234 okunma
Bu kitapla ilgili olatak her ne kadar bşr çocuk kitabı gibi dursa da içerik olarak çok güzel bir kitap, içerik olarak rus edebiyatı gibi kahramanların alkol müptelalığı üzerine değil. Kesinlikle hayattan kıssalar, netice olarak topraklarımızda her zaman yaşamış bilge ve hikmetli insanların varlığı üzerine yazılmış güzel bir kitap.
Nasihata muhtaç büyükler, küçükler
ve herkes.
Kitap kesinlikle okunulmalı ve önerilmeli
kitap hiç bir nasihatın boş olmadığını ve her zaman bizimle olası bir gün karşımıza çıkıyor nasihat.
Ve kısaca nasihat insanlığın değerine geleceğine ve daha fazlasına yön verebiliyor
Sağlıcakla kalın değerli okurlar bu kitabı da
siz değerli okurlar önerisi sayasinde okuduğum bu güzel kitap için çok teşekkür ederim var olun.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Mavi Çatı Yayınları · 20172,234 okunma
* "Yolunu, izini bilmediğin yere gitme! ..."
* "Emanete hıyanetlik etme!"
* "Karını, kendin gitmediğin yere gece yatısına gönderme!"
Öykü; bu üç nasihatt ve hikayesinden oluşmaktadır. Güzel bir öykü olmuş.
Paranın altına adli yatın o kadar önemli olmadığını okumanın nasihat almanın nasihat dinlemenin daha değerli olduğunu anlatan büyüklerin vermiş olduğu nasihatları tutmayı çok fazla sorgulamadan işin içinde mantık aramadan vardır bunda da bir bir bildiği deyip samimi bir kalple Allah için sonuçlarını beklemek sabretmek olaylara anlatan bir eser güzel bir kitap defalarca okudum. Radyo tiyatrosunda dinledim defalarca ders verici öğüt verici bir eser tavsiye ederim
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Mavi Çatı Yayınları · 20172,234 okunma
Serinin en son kitabı. Çok beğendim. Çocuk kitabı olduğunu biliyorum ama öğüt veren, büyük sözü dinlememizi isteyen bir kitaptı. Ben beğenerek okudum. Sizinde okumanızı öneririm. Hoşçakalın
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Mavi Çatı Yayınları · 20172,234 okunma
“Sönmez bir alev, sonsuz bir ruh gibi yaşıyordu.”
Diyor kitabında Ömer SeyfettinÜç Nasihat adlı eseri çocukluğumda da okumuştum. Lacivert klasikler dizisinden yeniden dizayn edilmiş halde okumakta keyifliydi.
Üç Nasihat, Pembe İncili Kaftan ve Başını Vermeyen Şehit adlı kısa öykülerden oluşmakta;
düşündürücü bilgileri içinde barındıran bir eser.
Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Arka Kapaktan Alıntı:
ÖMER SEYFETTİN, 1884’te Balıkesir, Gönen’de doğdu. 1903’ te Mekteb-i Harbiye’den mezun oldu. İzmir’e atanmışken Makedonya’da başlayan isyanı bastırmak üzere Selanik’e ve Manastır’a gönderildi, bu bölgede görev yaptı. Buradaki görevinde gösterdiği başarılardan dolayı iki liyakat madalyasıyla ödüllendirildi. İsyanın bastırılmasının ardından Kuşadası’na döndü. 1909 başında Selanik’te teğmen olarak görev yaptı. 31 Mart Vakası esnasında Hareket Ordusu subayı olarak İstanbul’a geldi. 1911’de askerlik mesleğinden istifa ederek Selanik’e yerleşti. Balkan Savaşı başlayınca yeniden askere alındı. 20 Ocak 1913’te Kanlıtepe’de Yunan ordusuna esir düştü. Atina yakınlarındaki Naflion kasabasında on ay kadar süren esirlik hayatı bitince 17 Aralık 1913’te İstanbul’a döndü. 1914’te askerlikten ikinci defa istifa etti. 6 Mart 1920’de İstanbul’da vefat edene kadar Darülmuallimin’de ve Kabataş Sultanisi’nde öğretmenlik yaptı. Ömer Seyfettin, ilerleyen yıllarda “hikâyeci” olarak ünlenmesine rağmen edebiyat hayatına şiirleriyle girdi. Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp’le birlikte 1911’de Genç Kalemler dergisinde ortaya konulan Yeni Lisan hareketinin önemli temsilcisi oldu. Yazı ve hikâyeleriyle Türk dilinin sadeleşmesi hususunda gayret gösterdi.
Ömer Seyfettin eserlerini okumak ayrı bir tat veriyor. Yine bu kısacık kitapta beni başka bir dünyaya götürdü. Nasihatin ne denli önemli olduğunu anlatan güzel bir kitap. Gerçekten de paradan daha kıymetli nasihatler var tabi anlayana.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Parıltı Yayınları · 20072,234 okunma
_Üç Nasihat
_Pembe İncili Kaftan
_Başını Vermeyen Şehit
Üç hikayeden oluşan harika bir Ömer Seyfettin klasiği daha.
Kısa cümlelerle, bu kadar zengin anlatım
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Can Yayınları · 20212,234 okunma
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır.
1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu.
Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı.
Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı.
Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü.
1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü.
Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi.
En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.
Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...