Ömer Seyfettin eserlerini okumak ayrı bir tat veriyor. Yine bu kısacık kitapta beni başka bir dünyaya götürdü. Nasihatin ne denli önemli olduğunu anlatan güzel bir kitap. Gerçekten de paradan daha kıymetli nasihatler var tabi anlayana.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Parıltı Yayınları · 20072,230 okunma
Ömer seyfettin'den yine ders verici aşırı harikulade bir eser.
Sen sen ol; doğru yoldan ayrılma. Emanete ihanet etme.
Fazla izaha gerek yok........okuman kafidir......
Ömer Seyfettin'in kitaplarını çocukluğumun en güzel kitapları olarak hatırlarım. Ömer SEYFETTİN okurken hep heyecanlandığımı ve çok hızlı bir şekilde kitaplarını bitirdiğimi hiç unutmam. Genç neslimizi bence onunla tanıştırmalı kitaplarını okutturmalıyız. Ahlak, akıl, zeka, mantık gibi bir çok çerçevede kitaplar sunmuş ve okuyucularını hep mutlu etmiştir kesinlikle okumalısınız.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Parıltı Yayınları · 20072,230 okunma
Çocukluğumuz deyince aklımıza ilk gelecek kalemlerden biri bence Ömer Seyfettin özellikle Kaşağı kitabının çocuk yüreğimdeki etkisi hiç mi hiç geçmeeezzz hâla daha gözlerim dolar hatırladıkça !!
Üç Nasihat , Pembe İncili Kaftan , Başını Vermeyen Şehit isimli hikayelerin yer aldığı 48 sayfalık eser 20 yıl geçmesine rağmen ilk okuduğum tadı veriyor bizden geçti demeyin yani arkadaşlar . Şimdiden keyifli okumalar ..
Yazarı daha yakından tanıyacak olursak ;
ÖMER SEYFETTİN, 1884'te Balıkesir, Gönen'de doğdu
1903' te Mekteb-i Harbiye'den mezun oldu. izmir'e
atanmışken Makedonya'da başlayan isyanı bastırmak
Üzere Selanik'e ve Manastır'a gönderildi, bu bölgede
görev yaptı. Buradaki görevinde gösterdiği başarılardan
dolayı iki liyakat madalyasıyla ödüllendirildi. İsyanır
bastırılmasının ardından Kuşadası'na döndü. 1909
başında Selanik'te teğmen olarak görev yaptı. 31
Mart Vakası esnasında Hareket Ordusu subay1 olarak
istanbul'a geldi. 1911'de askerlik mesleğinden istifa
ederek Selanik'e yerleşti. Balkan Savaşı başlayınca
yeniden askere alindi. 20 Ocak 1913'te Kanlıtepe'de
Yunan ordusuna esir düştü. Atina yakınlarındaki Naflion kasabasında on ay kadar süren esirlik hayat bitince 17 Aralık 1913'te istanbula döndü. 1914'te askerlikten ikinci defa istifa etti. 6 Mart 1920'de istanbul'da vefat edene kadar Darülmuallimin'de ve Kabataş Sultanisi'nde öğretmenlik yaptı. Ömer Seyfettin, ilerleyen yllarda "hikâyeci" olarak ünlenmesine rağmen edebiyat hayatına șiirleriyle girdi. Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp'le birlikte 1911'de Genç Kalemler dergisinde ortaya konulan Yeni Lisan hareketinin önemli temsilcisi oldu. Yazı ve hikâyeleriyle Türk dilinin sadeleşmesi hususunda gayret gösterdi.
Nasihatın hayatımızda ne kadar önemli olduğunu anlatan bir hikaye Ders verici öğüt niteliğinde bir kitap diyebiliriz Kısa bir süre içinde okuyup bitiriyorsunuz
İyi okumalar
Varolun
Ömer seyfettinin kaleminden 3 güzel öykü. Öykülerin her biri de sade ve akıcı anlatımıyla güzel mesajlar veriyor. Özellikle 3 nasihat öykusü beni cezbetti. Uzun soluklu romanlardan, hikayelerden sıkılanlar için kısa bir durak olabilir tavsiye ederim.
Ömer Seyfettin okumayı her yaşta her zaman sevmişimdir. Basit güzel bir dili var. Bu hikayedeki nasihatleri ve olayları çok güzel kurgulamış. İşte bazen şer görünende hayır hayır görünende şer vardır sözünü adeta olaylarla göstermiş.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Parıltı Yayınları · 20072,230 okunma
Ö.S'in en sevdiğim hikâyelerinden. Çocuk- genç, yaş alan her insanın içinden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Ben hikâye okumayı seviyorum, çocuk kitapları da çok hoşuma gidiyor; ama Ö.S genel olarak çocuklar tarafından kısaltılmış kitaplar hâlinde basılan kitapları ile tanınıyor. Yazarın eski türkçe ile bizzat dilinden yazdığı kitaplara bir bakın mutlaka. İlk okumada anlaşılabilecek hikâyeler değil çoğu. Anlaşıldığında da tadından yenmiyor.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Parıltı Yayınları · 20072,230 okunma
Üç NasihatÖmer Seyfettin
Durmuş annesiyle yaşayan fakir biridir. Para kazanmak için evden ayrılmak ister. O dönemde herkes dışarı çalışmaya gider. Öküzlerinden biri ölünce tarlayı süremez ve İstanbul’a gitmeye karar verir. Orada biriyle karşılaşır. 1 yıllık çalışması sonucu sadece 1 kuruş ve bir nasihat vereceğini söyler. Durmuş kabul etmez ama dayanamaz nasihatin ne olduğunu merak eder. Gelir adamın yanında bir yıl çalışır fakat nasihat zaten bildiği bir şeydir. Bu böyle 3 yıl tekrarlanır. Sonunda adamın verdiği nasihatler işe yarar ve Durmuş zengin olur.
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Parıltı Yayınları · 20072,230 okunma
Üç Nasihat eseri üzerine kısa bir değerlendirme:
Ömer Seyfettin, Türk yazar, şair ve öğretmendir. Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarından biridir. 11 Mart 1884’tr Gönen’de dünyaya gelmiştir. Yazarımız 6 Mart 1920’de de İstanbul’da dâr-i fâniye veda etmiştir.
Karekterimizin yıllarını vererek öğrendiği üç önemli nasihat, hayatını ve geleceğini kurtardı. Bundan dolayı buradan çıkardığımız ders, her şeyin kolayına kaçmamalıyız, bir şeyi öğrenirken ehlimizden geldiği kadar detaylı bir biçimde öğrenmeliyiz. En önemlisi öğrendiğimiz şeylerle amel etmeliyiz. Öğrendim, bildim ya da zaten biliyorum gibi şeylerden uzak durmalıyız.
Bu eseri herkese tavsiye ediyorum. Herkes okumalı ve eserden dersler çıkarmalı. Öğrendiğini de hayatına tatbik etmelidir.
SadriÜç NasihatÖmer Seyfettin
Üç NasihatÖmer Seyfettin · Parıltı Yayınları · 20072,230 okunma
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır.
1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu.
Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı.
Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı.
Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü.
1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü.
Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi.
En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.
Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...