Üç Qadın

Robert Musil
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
10 Ekim 2020
İlk Yayın Tarihi:
1924
Yayınevi:
Alatoran Yayınları
Orijinal Adı:
Drei Frauen
ISBN:
9789952840094
Ülke:
Azerbaycan
Dil:
Azerbaycanca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Sonuç=Okumadıysan Yazık Etmişsindir…
8/10
·102 syf.·
2023 104. kitabı
Üç Kadın’dan bana iki kadın kaldı. Eğer bitirdikten sonra halen üçüncü kadın’ın, Tonka’nın hikayesi ve birinci kadının Grigia’nın hikayesi geçtiyse, iş bu hal aldı Sevgili Bay Musil… Robert Musil ortada, yani Portekizli Kadın’da, ya aklımda bir de şöyle bir şey var…demiş ve onu mükemmelleştirmiş sanki. E madem mükemmelleşmiş mükemmelleşememiş mi ne diyorsun diyebilirsiniz. Kısaca izah edeyim. Grigia’da, sizi yakalıyor ve ‘Vay be ne hikaye ama…’ dedirtiyor. Potekizli Kadın’da; ‘ha anladım Musil tarzı bu yani ama…’ dedirtiyor, Tonka’da da ateş ediyor. Ah Tonka Vah Tonka diye diye okuyorsunuz. Kurgudışında listeye girer hem de ilk on kitabı zorlar. Robert Musil olduğu için de müthiş bir anlatımı da ekle. Yaşayacağın duygu sağanağı da cabası. E bir de sonunda ‘ulan Tonka…ne yapıyorsun/sana yapılır mı bu be’ garantisini de koy: Topla=Okumadıysan yazık olmuş.
Üç KadınRobert Musil · Helikopter Yayınları · 2017493 okunma
Niteliksiz Adam'ın Habercisi Niteliğinde
7/10
·102 syf.·
2020 60. kitabı
Musil, üslup demek. Modern edebiyatın öncüleri arasında yer alan Proust, Woolf, Joyce, Broch gibi yazarların arasında önde gelen bir isim Musil. Niteliksiz Adam'a uzanan kısa öyküler bile karakterlerin psikolojik analizlerini detaylıca görmeye imkan tanırken, kronolojik okumadaki üslup ivmesini daha net görmemizi sağlıyor. 'İlk eserler' denildiğinde o eseri hamlaşmamış olarak yorumlarız; Musil'in genç yaşta kaleme almış olduğu Öğrenci Törless ve ilk novellaları çıraklık dönemini hatırlatması şöyle dursun, 20'li yaş izlenimi veren yetişkin bir adamın kaleminden çıkmış bir yazım ürünü gibiydi. Canetti'nin 26 yaşında Körleşme'yi yazmış olmasını tuhaf karşılamaya benzer bir şey olsa gerek. Bu izlenimde başta belirttiğim gibi üslubun rolü çok çok fazla. J. London'un "Ne söylediğinizi biraz da nasıl söylediğiniz belirler." cümlesini bir kitabın girişinde görmek istesek, buna en yakın isim Musil ve herhangi bir eseri olurdu. Niteliksiz Adam'a giden yolda deneyim ve alımlamaların nasıl bir tonda olduğunu görebiliyoruz Üç Kadın'da. Musil'in roman sanatına yeni bir dokunuş getirmeyi amaçladığını görebileceğimiz üslubu, hikayenin kendisinden çok alegorilerin, önermelerin ve felsefi tabanlı metinlerin deneyimleme çatısı altında yer aldığını söylemek mümkün. Grigia, Portekizli Kadın ve Tonka isimli öykülerden oluşan Üç Kadın, dile getirilen kuşku öğeleri, varoluş problemleri ve içsel semptomlarla öykülerin birbiriyle bağlantılı ve geçişli olmasını sağlıyor. Türk edebiyatı ve günümüz dizilerinden iyi bildiğimiz temaların yinelendiğini görürüz, genç soylu bir erkek veya halktan bir kız tiplemesi vardır. Erkek kahramanların ön planda olması kitabın ismiyle çelişki yaratsa da, giriş gelişme sonuç kısmı gibi, Son (Tonka) öyküde kadının içsel düşünceleri ön planda tutulur. Tahakküm
Üç KadınRobert Musil · Helikopter Yayınları · 2017493 okunma
7/10
·102 syf.··
2018 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2018 10:38
Kitap 3 öyküden oluşuyor; Grigia, Portekizli Kadın ve Tonka. İlk öykü (Grigia) aslında karısını aldatan bir adamın öyküsü. Bu yüzden yaşanılanlar sadece adamın bakış açısıyla sunuluyor bize. Halbuki aldatılan kadının yaşadıkları, duyguları, düşünceleri de adaminki kadar önemli. Hatta kitabın ismi "Üç Kadın" iken çok daha önemli. İkinci öyküde ( Portekizli Kadın ) ilk öyküde olduğu gibi başrolde yine erkek var. Ama ilk öyküden farklı olarak arka planda kadının varlığını hep hissederiz. Kocasının hatalarını düzelten bir kadın görürüz. Adam ne kadar beceriksizse, kadın o kadar beceriklidir. Üçüncü ve son öyküde (Tonka) bir kadın ve bir erkeğin aşk ilişkileri anlatılır. Kadının toplum gözünde ne kadar aşağılık biri olduğuna tanık oluruz. Bu öyküde diğer iki öyküye kıyasla kadın daha fazla ön plandaydı. Kadının duygularına ve düşüncelerine daha çok şahit oluruz. Dikkatimi en çok çeken şu oldu; Öykülerde ilerledikçe kadının varlığı daha çok hissedildi. İlk öyküde kadının varlığı hiç ama hiç hissedilmezken üçüncü öyküde başrolde kadın vardı. Her ne kadar son öyküde kadın, en sonunda başrolü kapmış olsa da aşağılanmaktan kaçamadı. Kitaptaki bu durumu, kadınların yıllar geçtikçe daha çok hakka sahip olmasına ama buna rağmen hala hor görülmesine benzettim. *Kadının görevi çocuk doğurup evinin işine bakmak, beyinin sözünden çıkmamaktır. Kadın dediğin kırar dizini evinde oturur, öyle her istediği yere, istediği saatte, istediği kıyafetle gidemez. Elinin hamuruyla erkek işine karışamaz. Yüzyıllar geçer, her şey değişir ama bu düşünce değişmez, değiştirilmesi teklif bile edilemez (!) (!) (!). **Musil Okuma Etkinliği sayesinde Musil ve 2 kitabıyla tanıştım. Bu yüzden Hakan S. ve Metin T. ye çok teşekkür ederim.
Üç KadınRobert Musil · Helikopter Yayınları · 2017493 okunma
9/10
·112 syf.··
2024 31. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2024 23:37
Robert Musil’i ilk okuduğumda ne okuyorum neden bahsediyor demiştim. Tabii bunda Kayıp zamanın İzinde ile aynı zamanda Niteliksiz adam’ı okumam da etkili olmuş olabilir Musil Üç Kadın adlı eserinde üç farklı coğrafyanın üç farklı statüde bulunan kadın hikayeleri okudum. Mistik öğeler, ezilme, böbürlenme, direnme kadar kolay elde edişler ve kolay kaybedişler; hepsini bir araya toplayıp anlatmış. Farklı bir okuma oldu…
Üç KadınRobert Musil · Can Yayınları · 2024493 okunma
Üç Kadın romanı hakkında
5/10
·112 syf.··
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 00:00
Giriş yapmadan önce şunu söylemek istiyorum; genel olarak distopik, klasik türk ve yabancı kitapları okurum fakat bu sefer bir değişiklik yapmak istedim ve bu ince ve gözüme ilişen kitabı aldım. Diğer kitaplarımdan biraz daha farklıydı ve kafa dağıtmak için 3 farklı kısa öykü içeren bu kitabı okudum. Çok daha farklı dünyalara girerim diye düşünüyordum, beklemediğim konular içeriyordu, aslında çok klasik hikayeler. Bunları yerme anlamında yazmıyorum içerik olarak güzeldi de. Kitabın içine çok giremedim mi yoksa çevirisi mi iyi değildi bilemiyorum ayrıca ingilizce olarak da tekrar okumak isterim. Üç farklı kadının hikayesini anlatıyor kitap; köylü kadın Grigia, aristokrat fakat ülkesini terk etmek zorunda kalan Portekizli Kadın ve hayatı daha gri yaşayarak solup giden tezgahtar Tonka. Hepsi farklı toplumsal sınıflardan gelen kadınlar, bambaşka hayatlar yaşıyorlar ve kitabımız bu kadınları hayatlarındaki erkek karakterlerin bakış açısından anlatıyor. İlk başta kitaba girememe sebeplerimden biri olan bu durumu sonradan kavradım ve bir olayı fark etmemi sağladı; bu kadın karakterler aslında erkek karakterlerin hayatında önemli bir yere sahip değillermiş gibi gözükse de onlara yön veren, hayatlarının dönüm noktası olan bir yerde duruyorlar. Son dönemlerdeki tartışmalar arasında da olan kadınların hayatlarının ne ölçüde önemli olduğu farklı gözlerden önümüze sunuluyor.
Edebiyat
Üç KadınRobert Musil · Can Yayınları · 2024493 okunma
GRİGİA..Portekizli Kadın...TONKA
9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2021 12:33
Robert MUSİL 'den okuduğum ve en sevdiğim kitabı, bu kitap oldu .''Yaşarken Açılan Miras '' karışık ve karmaşık gelmişti , ''Aptallık Üzerine '' ise daha anlaşılır bir dili vardı .Bu kitap ise sadece edebi olarak değil ayrıca sanatsal olarak da ruhunuza hitap ediyor. Robert Musil ile ilgili söyleyeceğim llk şey yazarın ,dikkatli bir okuma istiyor olması .Yazar , okuyucunun aklına hitap ederek yazdığını düşünüyorum öyle bir edebi anlatımla yazıyor ki sanki okur için değil de kendisi için yazıyor gibi ve son derece titiz bir mükemmeliyetçilikle . Tüm bu sebeplerden derin ve dikkatli bir okuma istiyor. Her bir cümle günlerce planlanarak yazılmış gibi . Bu kitap , üç tane kısa öyküden oluşuyor .Öykülere kadın ismi verildiği için , baş karakterin kadın olacağını düşünüyorsunuz oysa ki tıpkı hayattaki gibi kadınlarda baş erkek karakterin eşi , sevgilisi olarak ikincil olarak anlatılıyor hikayelerde ve kadınlar anlatılan erkeklerin hayatlarında birer gölge olarak kalıyor. Bu üç hikayeden en çok Tonka isimli hikayeyi beğendim . Robert Musil , en beğendiğim yazarlardan birisi ,derinlikli bir anlatımla yazıyor okumak dikkat istiyor . Sırayla Baltık 'ta Balıkçılar ,Hayalperestler ve Günlükler 'i okuyacağım ondan sonra da sıra Niteliksiz Adam ' a gelecek , söyleyeceğim tek cümle Allah yardımcım olsun . Bu kitabı gerçekten öneririm çok güzel bir eser. '' Hayatında ilk kez sevginin hiç kuşkusuz ilahi bir kutsama olduğunu kavradı .
Roman
Üç KadınRobert Musil · Helikopter Yayınları · 2017493 okunma
• ÜÇ KADIN •
Puan vermedi·112 syf.··
2025 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 02:22
Uzun zamandır başlayıp başlayıp yarım bıraktığım bir kitap benim duygu motivasyonumdan mıdır bilemiyorum ama bir türlü okuyamıyordum bu kitabı en sonunda bi oturuşta bitirip, bitirmeden başka kitap okumayacağım diyerek başladım ve bitirdim. Şunu söylemek istiyorum ki maalesef sevemedim ve akıcı bulmadım kitabı. Üç kısa öyküden oluşan bir eser. Kitabın isminden de anladığımız üzere üç farklı kadından bahsediliyor öykülerde yani baktığımızda bizi yormayacak kolay okunabilecek bir eser olarak görünüyor ve öyküler de o şekilde fakat ben bir çırpıda ve keyif alarak okuyamadım. Üç öyküden en beğendiğim Tonka isimli son öykü. Yazarın diğer kitaplarına da şans vermek istiyorum belki benden kaynaklı bir sorundur diye düşünerek. Herkese keyifli okumalar ve iyi geceler dilerim.
Üç KadınRobert Musil · Can Yayınları · 2024493 okunma
9/10
·102 syf.··
2017 91. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2017 12:14
Kitap birbirinden bağımsız gibi gözüken ama bir şekilde birbiri ile bağlantılı 3 hikâyeden oluşuyor. Kitabı okumadan önce yazarın size kitabın adıyla alakalı olan 3 kadından bahsedeceğini düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Yazar kitapta bulunan kadınları geri plana atarak onların hayatlarında istemsizce veya isteyerek giren erkekler üzerinden okuyucuya, kadın ve erkek ilişkilerinde yaşanan kurnazlık, ıstırap, pişmanlık, korku, masumiyet, sadakat, güven, sabır gibi duygular üzerinden yapılan yanlış davranışlardan dolayı oluşan ilişkilerden bahsedip, bunun sonucunda mahvolmuş olan erkeklerin hayatlarında var olma mücadelesi içinde bulunan kadınların çabasını müthiş gözlem yeteneği ile anlatıyor. Yazarın isminden ve özellikle yazarın yazmış oldugu "Niteliksiz Adam" eserinden dolayı çoğu kitap okuru bir çekimserlik nedeni ile kitaplarını okumak için uzak dursa da bence bu kitap ile bu korkuya son verebilirler. Gayet anlaşılır cümleler ve "Bir yaz gününün ortasında yapayalnız düşen bir kar tanesi" gibi betimlemeler ve imgelemelerle bezenmiş olması kitabı keyif ile okumama neden oldu. Kitapta geçen kitabın da son hikayesi olan "TONKA" en sevdiğim hikâye oldu. "İnsan onu bir ayna gibi yansıtan insanlar da olmasa kendisi hakkında o kadar az şey bilir ki."
Üç KadınRobert Musil · Helikopter Yayınları · 2017493 okunma
8/10
·102 syf.··
2022 109. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2022 15:18
Bir dönem gelir, hayat sanki devam etmekte tereddüt ediyormuş ya da akışını değiştirmek istiyormuş gibi belirgin biçimde yavaşlar. Böyle bir dönemde insanın başına kolayca bir felaket gelebilir. Diye başlıyor üç kadın ilki köylü bir kadın Olan Gırgıa evli bir kadındır sevgilisi de evlidir. İkinci kadın ise soylu bir aileden gelen Portekizli bir kadındır. Üçüncü kadın ise Tonka. Üç kadın üç ayrı dünya üç farklı piskoloji ortak payda ise mutluluk için çıkılan yolda ki  insanın dünya denen zaman çemberindeki beklentilerinin kısa dönem de gerçekleşmesi kısa hazların hayatlarında ki etkileri anlatılmış. insan onu bir ayna gibi yansıtan insanlar da olmasa kendisi hakkında o kadar az şey bilir ki
Üç KadınRobert Musil · Helikopter Yayınları · 2017493 okunma
Puan vermedi·108 syf.··
2024 156. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2024 03:47
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Robert Musil'in Üç Kadınlar'ı oldu. Eser roman olarak katagorize edilmiş ama aslında üç hikâyeden oluşuyor. Kahramanları üç kadın ve her biri adamların gözünden anlatıldığı üç farklı hikâye okuyoruz. İlk iki hikâye hiçbir anlamda bir duygu hissettirmedi. Açıkçası üç kadın diye başlık verilmesi fakat kadınlardan çok adamların anlatmasını sevmedim. Evet onların gözünden kadınlar anlatıldı ama detaylı bir anlatıma girilmedi en sonuncusu hariç. Bu yüzden son hikâyeyi sevdim sadece. Tonka'nın yalnızlığı, adaletsizliğe uğrayışı bunlara rağmen hayatta kalabilmeye çabalaması tüm bu yaşananları etkili bir dille aktarmış yazar. Alıntılar son hikâyeden altını çizdiklerim; #kitapalıntıları : Bir insana güvenmediğinde sadakatin en açık işaretleri bile sadakatsizliğin işaretlerine dönüşür, güvendiğinde ise sadakatsizliğin elle tutulur kanıtları bile yanlış anlaşılan, büyüklerinin haksız yere cezalandırdığı bir çocuk gibi ağlayan sadakate dönüşür. Hiçbir şey kendi içinde değerlendirilemiyordu, biri diğerine bağlıydı, ya tümüne inanmalı ya da tümünü reddetmeliydi, ya sevmeli ya da yanılgı olarak görmeliydi... İstemek, bilmek ve hissetmek bir yumak gibidir; insan bunu ancak ipin ucunu kaçırdığında anlar... Tonka! Tonka! Tepeden tırnağa hissetti onu, bütün hayatını. Asla bilmediği her şey o anda karşısındaydı, gözündeki bağ düşmüştü sanki; bir anlığına, zira bir an sonra da aklından bir şey gelip geçmiş gibiydi. Ve o günden sonra aklına, onu diğerlerinden daha iyi yapan birçok şey geldi, zira parlak yaşamının üzerinde küçük sıcak bir gölge vardı. Bunun Tonka'ya hiçbir faydası yoktu artık. Ama ona vardı. İnsan hayatı, hayatın her bir sesini iyice işitip her birine yanıt bulabilmek için fazla hızlı akıp gitse de.
Üç KadınRobert Musil · Can Yayınları · 2024493 okunma

Yazar Hakkında

Robert MusilYazar · 17 kitap
Tam adı Robert Edler Von Musil'dir. 1880 yılında Klagenfurt'da doğdu, 1942 de Cenevre'de öldü. Öğrenim hayatı, tıpkı Kafka'da olduğu gibi, babasının isteği doğrultusunda geçmiş, babasının istediği okullarda okumuş ve yine onun isteği üzerine makine mühendisi olmuştur. Daha sonra Berlin Üniversitesi'nde felsefe, psikoloji, matematik ve fizik okuyarak psikoloji alanında doktora yaptı. Henüz 26 yaşındayken yayımladığı "Genç Törless" adlı romanı ile birden bire eleştirmenlerin dikkatini çekmiş, kendini tamamen yazarlığa vererek dönemin önemli üniversitelerinden gelen asistanlık tekliflerini geri çevirmiştir. Edebiyatta, özellikle biçimi ön plana çıkaran yazarları eleştirmiş "sanat sanat için değil, sanat hayat içindir" anlayışını savunmuştur. Tüm edebi yaşamı boyunca sosyal ve toplumsal sorunlarla uğraşmış, bunları romanına ustalıkla yerleştirmesini bilmiştir. 1930 yılında ilk cildi yayımlanan başyapıtı "Niteliksiz Adam" ile hayatı boyunca uğraşmasına rağmen çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü bitirememiş, özellikle üsluba verdiği önem nedeniyle bazı bölümlerini defalarca yazmıştır. Bu eserinde, I. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasının kültürel uyuşmazlığını, güvensizliklerini, kırgınlıklarını büyük bir ustalıkla yansıtır. Gerek eserlerinin derinliği, gerek sanata bakışı ve gerekse yapıtlarının sanatsal nitelikleriyle Robert Musil, 20.yüzyılın en büyük Alman romancılarından biri olmasının yanında, modern romanın da temel taşlarından biridir. Adı okurlar tarafından pek duyulmasa da eleştirmenlerce genellikle Franz Kafka, James Joyce, Marcel Proust ve Virginia Woolf gibi modern romanın önemli isimleriyle birlikte anılır. En önemli eseri olan "Niteliksiz Adam" yarım kalmış olmasına rağmen dünya edebiyatının anıt romanlarından biridir. Çağdaş romanın oluşumunda önemli katkıları vardır.