Adı:
Ücretli Emek ve Sermaye
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052283356
Orijinal adı:
Lohnarbeit und Kapital
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kor Kitap Yayınları
Baskılar:
Ücretli Emek ve Sermaye - Ücret, Fiyat ve Kâr
Ücretli Emek Ve Sermaye
Ücretli Emek ve Sermaye
Ücretli Emek ve Sermaye
“İktisat, ‘emek’ olarak adlandırdığı metanın fiyatı da dahil, tüm metaların fiyatlarının sürekli değişmesi, fiyatların sıklıkla metanın kendisinin üretimiyle hiçbir ilgisi olmayan son derece çeşitli koşulun etkisiyle yükselip düşmesi olgusuyla yüz yüze kalır; bu da fiyatların genelde, tamamen tesadüfen belirlendiği izlenimini verir. Bu yüzden, bir bilim olarak yola çıktığı anda iktisadın ilk görevlerinden biri, görünüşte meta fiyatlarını belirleyen bu tesadüfün altında yatan ve gerçekte bu tesadüfü belirleyen yasayı aramaktı.

İktisat, durmadan, kah yukarı kah aşağı dalgalanıp oynayan meta fiyatları arasında, bu oynamalarla dalgalanmaların etrafında gerçekleştiği sabit merkez noktayı bulmaya çalıştı. Kısacası, meta fiyatlarını düzenleyen, tüm fiyat oynamalarını açıklayacak ve onlara dayanak oluşturacak yasa olarak meta değerini bulmak için, meta fiyatlarından hareket ettiler.”

-Friedrich Engels
168 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Müthiş bir kitap, mutlaka da okunmalı. Kitabın incelemesine gelirsek; Emeğin değeri ile, önceleri eğer kısır bir döngü içine giriyorduysak, şimdi de tam anlamıyla içinden çıkılmaz bir çelişki içine düşmüş bulunuyoruz. Emeğin değerini ararken biz bize gerekli olandan fazlasını bulduk. İşçi için, on iki saatlik emeğin değeri üç lira, kapitalist için ise, altı liradır ki bunun üçünü ücret olarak işçiye öder, üçünü de kendisi için cebe atar. Öyleyse emeğin bir değil iki değeri, üstelik de birbirinden çok farklı iki değerini görürüz! Para olarak ifade edilen değerleri emek-zamanına indirgediğimiz anda, çelişki daha da saçma bir durum alıyor. On iki saatlik çalışma sırasında, altı liralık yeni bir değer yaratılmıştır. Böylece, altı saatte üç lira — işçinin on iki saatlik emek karşılığı aldığı toplam. On iki saatlik emek karşılığında, işçi, buna eş bir değer olarak, altı saatlik emek ürünü elde etmektedir. Şu halde, ya emeğin biri ötekinin iki katı olan iki değeri vardır, ya da on iki altıya eşittir! Her durumda da tam bir saçmalığa varılmaktadır. Son söz okurun...
Karakedi
Karakedi Ücretli Emek ve Sermaye - Ücret, Fiyat ve Kâr'i inceledi.
168 syf.
·Beğendi·8/10
kitap 2 bildiriden oluşuyor. bu bildiriler kapital'in yazılmasından önce, o tarihte acil siyasi ihtiyaçların karşılanması amacıyla bir işçi birliği toplantısında çeşitli fikirleri çürütmek için yazılmış.

marks bana kalsa bu kitabı yazmazdım, fikirlerimi böyle kısaltılmış şekilde değil, daha geniş çerçevede ve daha kapsamlı olarak belirtirdim diyor. fakat o dönem ekonomi alanında bilimsel olmayan görüşleriyle işçilerin aklını karıştırdığı ve mücadeleye zarar verdiği için wetson adında bir şahsa karşı yazmak zorunda kalıyor.

işçilerin anlaması için de çok sade bir dille anlatıyor.

kitaptaki bazı kavramların ve tezlerin geçerliliği, yıllar sonra kapitalin yazılmasıyla genişliyor. engels bunları son baskıda güncel halleriyle vererek bizi kafa karışıklığından kurtarıyor. bu husus akılda tutularak okunmasında ve nihai metnin kapital olduğunun bilinmesinde fayda var.

dilinin sadeliğinden dolayı ekonomi-politiğin temel yasalarının kolayca kavranması ve kapital öncesi bilgilerin sınanması amacıyla okunabilir.
192 syf.
·4/10
Komünist teorisyen Karl Marx emeğin ve ücretin belirlenme aşamalarını durumlarını ve bunlar üzerine incelemelerini yazarken bir yandan da burjuvaziye karşın eleştirilerini sunmakta, ancak kitap "cevabını bildiğim soruyu sorup kendim cevaplıyorum" şeklinde devam ettiği için konunun ilgililerin tatmin etmeyecektir, içerisinde bulunduğu dönem itibari ile kaliteli bir eserdir...
İşçinin kendisi için ürettiği şey, dokuduğu ipek, madenden çıkardığı altın, yaptığı saray değildir. Kendisi için ürettiği şey, ücrettir.
Bir zenci, bir zencidir. Ancak belirli koşullar altında, bir köle durumuna gelir. Bir pamuk eğirme makinesi, pamuk eğirme makinesidir. Ancak belirli koşullar altında sermaye durumuna gelir. Bu koşullardan koparıldı mı, artık sermaye değildir. Tıpkı altının kendi başına para olmaması ya da şekerin şeker fiyatı olmaması gibi.
Varolmak için tek tek yeterli ücret alamayan milyonlarca işçi vardır; ama tüm işçi sınıfının ücretleri gösterdikleri dalgalanmalar içerisinde, bu asgariye eşitlenir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ücretli Emek ve Sermaye
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052283356
Orijinal adı:
Lohnarbeit und Kapital
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kor Kitap Yayınları
Baskılar:
Ücretli Emek ve Sermaye - Ücret, Fiyat ve Kâr
Ücretli Emek Ve Sermaye
Ücretli Emek ve Sermaye
Ücretli Emek ve Sermaye
“İktisat, ‘emek’ olarak adlandırdığı metanın fiyatı da dahil, tüm metaların fiyatlarının sürekli değişmesi, fiyatların sıklıkla metanın kendisinin üretimiyle hiçbir ilgisi olmayan son derece çeşitli koşulun etkisiyle yükselip düşmesi olgusuyla yüz yüze kalır; bu da fiyatların genelde, tamamen tesadüfen belirlendiği izlenimini verir. Bu yüzden, bir bilim olarak yola çıktığı anda iktisadın ilk görevlerinden biri, görünüşte meta fiyatlarını belirleyen bu tesadüfün altında yatan ve gerçekte bu tesadüfü belirleyen yasayı aramaktı.

İktisat, durmadan, kah yukarı kah aşağı dalgalanıp oynayan meta fiyatları arasında, bu oynamalarla dalgalanmaların etrafında gerçekleştiği sabit merkez noktayı bulmaya çalıştı. Kısacası, meta fiyatlarını düzenleyen, tüm fiyat oynamalarını açıklayacak ve onlara dayanak oluşturacak yasa olarak meta değerini bulmak için, meta fiyatlarından hareket ettiler.”

-Friedrich Engels

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 1 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0