Felsefenin Sefaleti

9,8/10  (8 Oy) · 
20 okunma  · 
9 beğeni  · 
808 gösterim
Bu yapıt, Marx'ın kendi yeni tarihsel ve ekonomik görüşlerinin temel özelliklerini açıklığa kavuşturduğu bir sırada, 1846-47 kışında yazılmıştı. Proudhon'un henüz yayınlanmış olan Système des contradictions économiques ou philosophie de la misère adlı yapıtı, Marx'a, yaşayan Fransız sosyalistleri arasında bundan böyle başyeri alacak bir adamın görüşlerine karşı bu temel özellikleri geliştirme olanağını verdi. Bu iki adamın Paris'te sık sık sabahlara dek ekonomik sorunları tartışmaya başlamalarıyla birlikte yolları da giderek birbirlerinden ayrılmıştı; Proudhon'un kitabı, ikisi arasında zaten aşılmaz bir uçurum bulunduğunu kanıtladı. O sıralarda bu uçurumu görmezden gelmek olanaksızdı ve böylece Marx, verdiği bu yanıtla onarılmaz kopuşu belgeledi.
Marx'ın Proudhon konusundaki genel kanısı, bu önsöze ek olarak verilen ve 1865'te Berlin'de, Sozialdemokrat, nº 16, 17 ve 18'de çıkmış bulunan makalede[1] bulunabilir. Bu, Marx'ın bu gazete için yazmış olduğu tek makaledir; Herr von Schweitzer'in gazeteyi, feodal ve hükümet çizgisinde gütme çabaları, ki bu çabalar kısa bir süre sonra açığa çıkmıştır, onunla olan işbirliğimizin başlamasından hemen birkaç hafta sonra, bizi, bu işbirliğinin son bulduğunu kamuoyuna açıklamak zorunda bıraktı.

Bu yapıt, Almanya için, içinde bulunduğumuz şu anda, Marx'ın bile asla kestiremediği bir önem taşıyor. Proudhon'u mağlup ederken, o sıralarda henüz adlarını bile bilmediği bugünün sandalye avcılarının putu Rodbertus'a da vurduğunu nasıl kestirebilirdi ki?
F. Engels
Tarihsel Maddeci 
11 Tem 18:49 · Kitabı okudu · 97 günde · Beğendi · 10/10 puan

Prodhon deyince önceden kafamda farklı bir imaj vardı. Halbuki çok sıkça karşımıza çıkan, günümüzde sosyal demokratların büründüğü bir devrim reddedişi mevcut kendisine. Marx, bu reddedişi ve onun sürekli olarak mutlak eşitliği aramasını sert bir dille eleştiriyor. Bu kitaptan sonra Karl Marx filmini de izlerseniz, kafanızda bu çelişkilerin açtığı durum daha net belirecektir.

Arda Çolakoğlu 
27 Tem 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bu kitap M.Proudhon un Sefaletin Felsefesi isimli kitaba cevap olarak yazılmış ve ekonomi içeriklidir.Proudhon'un ekonomi anlayışı Marx tarafından eleştirilmiştir.

Kitaptan 3 Alıntı

Serkan KÜKRER 
21 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Biçimi ne olursa olsun, toplum nedir? İnsanların karşılıklı eylemlerinin ürünü. İnsanlar kendileri için şu ya da bu biçimde bir toplum seçmekte özgür müdür? Asla. İnsanın üretici güçlerinin belirli bir gelişme aşamasını alırsanız, belirli bir ticaret ve tüketim biçimi elde edersiniz. Üretimde, ticarette ve tüketimde belirli gelişme aşamaları alırsanız, buna tekabül eden bir aile, zümreler ya da sınıflar örgütü, tek sözcükle, buna tekabül eden bir uygar toplum elde edersiniz. Belirli bir uygar toplum alırsanız, uygar toplumun yalnızca resmi ifadesi olan belirli politik koşullar elde edersiniz.

Felsefenin Sefaleti, Karl Marx (Sayfa 178)Felsefenin Sefaleti, Karl Marx (Sayfa 178)

Serbest değişim taraftarlarının, bir ülkenin nasıl başka bir ülkenin sırtından zenginleştiğini anlamaktan aciz olmalarına şaşmamak gerekir. Çünkü bu adamlar, bir ülkede bir sınıfın diğer bir sınıfın sırtından nasıl zenginleştiğini anlamamak konusunda da aynı derecede kararlıdırlar.

Felsefenin Sefaleti, Karl Marx (Sol Yayınları)Felsefenin Sefaleti, Karl Marx (Sol Yayınları)
Arda Çolakoğlu 
27 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Çatışma yararlılık ile tahmin arasında yeralmıyor;çatışma,arz eden tarafından talep edilen pazarlanabilir değer ile,talep edenin arz ettiği pazarlanabilir değer arasındadır.Ürünün değişim-değeri,her defasında,bu birbirine karşıt değerlendirmelerin sonucudur.Son tahlilde,arz ve talep,üretim ile tüketimi,ama bireysel değişimler üzerine kurulmuş üretim ile tüketimi biraraya getirir.Arz edilen ürün kendi başına yararlı bir şey değildir.Onun yararlılığını belirleyen tüketicidir.Ve niteliği yararlı olarak kabullenildiğinde bile,yalnızca yararlılığı ifade etmez.Üretim süreci içinde ürün,hammaddeler,işçilerin ücretleri vb. gibi üretim maliyetleri ile değişilmiştir ki,bunların tümü pazarlanabilir değerlerdir.Ürün,bundan ötürü,üreticinin gözünde bir pazarlanabilir değerler toplamını ifade eder.Üreticinin arz ettiği yalnızca yararlı bir nesne değil,her şeyden öte,pazarlanabilir bir değerdir de.

Felsefenin Sefaleti, Karl Marx (Sayfa 40)Felsefenin Sefaleti, Karl Marx (Sayfa 40)