Yalnızlığın Bilinmeyen Yüzü

·
Okunma
·
Beğeni
·
708
Gösterim
Adı:
Yalnızlığın Bilinmeyen Yüzü
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059151214
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Libros Kitap
Mirza Tazegül hayatı, bilinmezleri, sırları, aşkları, umutları ve hayalleri paylaşmaya devam diyor...

“Önümdeki bulut kümesinin içerisinde, tüm sihri ve bilinmezliğiyle merak uyandıran gelecek… Hayallerimin gizlendiği, umut kapı- larımın hep açık beklediği, yaşama sevincimin saklı olduğu gele- cek… Tesadüf dediğimiz ilmeklerin işlendiği, yeni yolların yeni kavşaklara açıldığı gelecek… Keşfedilmeyi bekleyen arzuların denizi, sahip olmak istediklerimin gizli deposu sihirli gelecek… Yenilenlerin ve kazananların, korkakların ve cesurların arenası gelecek… Gizi, merakı, yaşamı ve ölümü içinde barındıran tuhaf bir heyecan hissettiren gelecek… Hep böyle düşünsem de bilirim ki nihayetinde gelecekte de bugün ektiğim tohumlar karşılayacak beni. Bugün diktiğim fidanların meyveleri düşecek kucağıma. Bugün düşündüğümün yazıya dönüşmüş eserini okuyacağım. Ve kendi yazgımın içinde var olacağım…”

“Sessizliğimle Dans” kitabının yazarı...

(Tanıtım Bülteninden)
240 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
@mirzate65
Bu kitap Mirza Tazegül'ün 2. Kitabı.
İçerisinde deneme yazıları,öykü-masal yazıları,yaşanmış olan hayatlardan alınıp yazarın kendi kalemiyle üslubunu kullanıp buluşturduğu anılar var.
Öğrenebileceğiniz birçok şeyi bulabileceğiniz bir kitap olmasının yanında,sizi sürekli, sorularıyla kendinizi sorgulamaya iten bir anlatım da hakim.Başarılarının devamını diliyorum.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
.
.
.
Kısa hikayelerle süslenip sade dille akıcılığı sağlanan şahane bir kitap ...
.
Kimse kendi yanlışını görmez yada dile getirmez. Hepsini ayna misali önümüze koyuyor her bir alıntı, hikaye yada sayfası..

Hz. Süleyman ve Baykuş'un sohbeti ise tam ders niteliğindeydi. .
....
Ey Baykuş, ben biliyorum ki arpa, buğday yemezsin, acaba neden?
Baykuş cevap vermiş:
Ya Nebi Allah, Adem ile Havva'yı hububat yedikleri için dünyaya sürdü. Ben de onun için yemem.
.
Ey baykuş ben biliyorum ki sen su da içmezsin, neden?
Ey Allah'ın peygamberi, Nuh Peygamberin kavmi suda boğuldu. O yüzden ben suya tövbe ettim.
.
Peki niçin Mamur yerlerde değil de, harap yerlerde yaşarsın?
Ey peygamber, harap yerler Allah'ın mirasıdır, sahipsizdir. Ben insanların sahip olduğu binalara konmam. Çünkü insanların hakkına tecavüz etmem.
.
Peki harabelerde neden ötersin?
Ey dünya nimetine aldananlar, bulunduğum harabeyi görüyor musunuz? Siz de birgün , bunun gibi harap olacaksınız demek istediğimden.
.
Ya evlerin üstünde uçarken ne diye ötersin? Ne demek istersin bununla insanlara?
Demek isterim ki, ey ademoğlu, yazıklar olsun sana. Arkada bu kadar isyan ve günah, önünde bu kadar keder ve bela varken, nasıl dünya nimetlerinden lezzet alıp, neşelendiğinize şaşarım.
.
Ya niçin gündüz uyur da gece uyumazsın?
Ey Allah'ın Nebisi,gündüz ademoğullarının nefislerine uyup, zulümlerinin çoğaldığı zamandır. Onlardan kaçarım ki, zulümleri bana erişmesin. Gündüz uyurum ki, onların yaptıklarını gözlerim görmesin...
.
Kaleminiz daim olsun @mirzate65
.
Tüm bunlar seçenekti ve her seçenek bir geleceğe gebeydi. ..
.
.
.
#YalnızlığınBilinmeyenYüzü
#MirzaTazegül
#Libros
#İmzalıKitap
#KitapYorumu
#HümeyranınKütüphanesi
240 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Guzel anlatımı akıcı, dili sade neden yanlız olduğumuzu anlatan bir kitap. Bize öğretilen ve diretilen bir yaşamı yaşadığımızı bir kez daha kafaniza vuran mobil minik hikayelerle zenginleştirilmiş ben severek okudum
240 syf.
·Beğendi·10/10
Bir kitabın daha sonu.Gelelim yoruma.Kitap bir çok bölümden oluşuyor;hikaye,masal,deneme her şey var içinde.O kadar ustalıkla yazılmış bir eser ki bayıldım tek kelimeyle.Hayatın içinden kesitler var.Aşk acısı, değer kıymet bilmediğimiz,sonradan farkına vardığımız durumlar, dünyamızı kendimize nasıl hapis ettiğimiz,ihanet,yalan,birbirimize yabancılaşmamız...vs.Örnek olarak bir bölümünden bahsedeyim size.En son bölümü bu.

Işıkların karanlıkta gürültüden, kalabalıktan sıyrılıp kaldırımlara düştüğü bir akşamda Suat,aklında bin bir düşünce ve ikilemlerle yasak aşkı olan Kübra'nın evine doğru yürümekte.Aklının bir köşesi eşinde ve çocuklarında,bir köşesi ise Kübra'da.Tam o anda Kübra'dan mesaj gelir "Nerede kaldın?" diye.Ardından da eşinden mesaj gelir "Yemek hazır seni bekliyoruz çocuklarla gelecek misin?" diye.Suat bir süre ikilemden sonra eşine iş yemeğinde olacağını söyleyip beklemeyin der.Kübra'nın yanına gider.Yaşadıkları romantik anlardan sonra yemek yerler ve ardından film izlemeye karar verirler.Film bitince eve gitmeye hazırlanır Suat.Tam o sırada büyük bir deprem olur.Herkes kendini dışarı atar.Suat'ın aklındaki tek şey ise 'ÇOCUKLARIDIR'.Telefonla arar ulaşamaz.Bunun üzerine arabaya atlar ve evin yolunu tutar fakat çok trafik vardır.Küçükçekmece'ye ancak varabilmiştir.Bu arada radyoyu dinler ve depremin İstanbul'da Avcılar'da evleri yıktığını duyar duymaz kendini dışarıya atar ve eve koşmaya başlar.Durmadan koşar.Sokak aralarına girdikçe yıkılmış evleri görür daha da endişelenmeye başlar.Evine varınca yan yatmış binalarını görür ve çocuklarını bulmaya çalışır.Fakat artık dayanamaz ve bayılır.Gözünü açtığında sağlık ekipleri Suat'ı uyandırmaya çalışıyorlardır.O anda tanıdığı bir komşusunu görür ve çocuklarım nerede diye sorar.Komşusu sizden kimseyi kurtaramadık başınız sağolsun der.Suat akli dengesini yitirir ve hep aynı soruyu sorar durur:"Çocuklarım nerede,Çocuklarımı gördünüz mü ?"

Deprem günü ve saati:19 Ağustos 1999 Saat:03.25
Albert Einstein dediği gibi "Başka gezegenlerde hayat var mı diye merak ederiz. Sanki bu dünyada yaşamayı becerebilmişiz gibi."
Gördüm ki başına gelmesi ile hayal etmek aynı şey değildi ...
Gördüm ki yaşamak ile yaşayabilmek aynı şey değildi...
Gördüm ki nefes almak ile nefesi içine çekmek aynı şey değildi .
Ve anladım ki bir şeyi kaybetmeden , en azından kaybetme tehlikesini hissetmeden , kıymetini tam olarak bilmemiz mümkün değildi ...
"Albert Einstein'in dediği gibi 'Baska gezegenlerde hayat var mi diye merak ederiz. Sanki bu dünyada yasamayi becerebilmisiz gibi.'"
"Süzülürken zamanin icinde, bizim icin hayati önem tasiyan olaylar bir müddet sonra anilara dönüsür."
Yalnizlik, önem verdiğimiz bir insanin ya da insanlarin yokluğunu hissedip aci cekmek miydi yoksa kendi basina yetebilme derinliğine sahip olmanin, sinirsiz tat veren özgürlüğü müydü?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnızlığın Bilinmeyen Yüzü
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059151214
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Libros Kitap
Mirza Tazegül hayatı, bilinmezleri, sırları, aşkları, umutları ve hayalleri paylaşmaya devam diyor...

“Önümdeki bulut kümesinin içerisinde, tüm sihri ve bilinmezliğiyle merak uyandıran gelecek… Hayallerimin gizlendiği, umut kapı- larımın hep açık beklediği, yaşama sevincimin saklı olduğu gele- cek… Tesadüf dediğimiz ilmeklerin işlendiği, yeni yolların yeni kavşaklara açıldığı gelecek… Keşfedilmeyi bekleyen arzuların denizi, sahip olmak istediklerimin gizli deposu sihirli gelecek… Yenilenlerin ve kazananların, korkakların ve cesurların arenası gelecek… Gizi, merakı, yaşamı ve ölümü içinde barındıran tuhaf bir heyecan hissettiren gelecek… Hep böyle düşünsem de bilirim ki nihayetinde gelecekte de bugün ektiğim tohumlar karşılayacak beni. Bugün diktiğim fidanların meyveleri düşecek kucağıma. Bugün düşündüğümün yazıya dönüşmüş eserini okuyacağım. Ve kendi yazgımın içinde var olacağım…”

“Sessizliğimle Dans” kitabının yazarı...

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 50 okur

  • Yasemin OzC
  • Zarife
  • Ümmü Gülsüm ERDOĞAN
  • Elif Büke
  • Arzum
  • Serap dmrkndk
  • Gamze
  • Meltem Berkoğlu
  • Yağmur
  • Feride atan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.8 (7)
9
%12.5 (2)
8
%12.5 (2)
7
%6.3 (1)
6
%6.3 (1)
5
%6.3 (1)
4
%6.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%6.3 (1)