Yöntem Üzerine

René Descartes
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·64 syf.··
2024 6. kitabı
Rene Descartes'in bu kitabı 6 bölümden oluşmuş. O yüzden yorumlarımı bölüm bölüm yapmayı daha doğru buluyorum. İlk bölümde Descartes ne kadar kitap okursak okuyalım isterse dünyanın en iyi okullarında okuyalım hiçbir şey bize düşünmek kadar öğretim sağlamayacaktır. Çünkü ne kadar çok şey öğrenirsek öğrenelim onları kullanamadıktan sonra ne önemi kalır ki ? Hatta bununla ilgili #230872251 diyerek bizlere düşüncesini net bir şekilde göstermektedir. Descartes bu bölümde kendimizi kısıtlamamayı her şeyden önce Dünya denilen kitabı okuyup anlamamız gerektiğini söylemektedir. Çünkü bize gülünç gelen şeyler diğer toplumlara göre bir inanç olabilir. Bu yüzden tüm önyargılardan arınmamız bizler için önem taşımaktadır. İkinci bölümde kendi bulduğu yöntemlerden bahseder Descartes. Mantık ve matemetiğin geometri konusundan yararlandığını söyler. Eğer bir şeyi sağlam temeller üzerine oturtmak istiyorsak bildiğimiz tüm kalıp düşünce ve bilgilerden arınılması gerektiğini söyler. Descartes tüm bilgileri sıralama şeklinde öğrenmeyi tercih eder(aritmatik). Eğer tek bir kaynaktan -Descartes buna öğretmen diyor- öğrenim görseydi kesinlikle hakikatin bilgisine yaklaşamayacağını düşünüyordu. Bu yüzden genç yaşlarında birçok filozofun eserini okuduğu ve hiçbirinin birbirini yargılamadan sadece zihnini kullandıklarını görüyordu. Belkide Descartes modern felsefenin babası olarak gördüğümüz günlerin başlangıç temelini atıyordu. Üçüncü bölümde Descartes bulduğu yöntemlerin tek başına yeterli olmayacağını bunun için bazı ahlak kurallarına ihtiyaç duyacağımızı söylemektedir. Kendisininde kullandığı dört ahlak prensibini bizimle bu bölümde paylaşmıştır. Descartes bize başkalarının işleriyle uğraşmak yerine kendi işlerimizle uğraşmanın bizi ileriye taşıyacağına
1000k
Yöntem Üzerine KonuşmaRené Descartes · Kapra Yayıncılık · 20213,571 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2017 51. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2017 17:24
Okurken her bir satırından, her bir cümlesinden keyif aldım. Bu kitap da; Descartes'in yöntem üzerine düşüncelerini aşama aşama saptadığını görüyoruz. Bunu yaparken de çıkış noktası şüphe oluyor. Descartes, 'Şüphe duymuyorsam, hiç bir şey üzerine düşünmüyorum diyerek, düşünce yapısındaki kuşkuculuğu açıkça ortaya koyuyor. Decartes bu düşünce yapısıyla modern düşünceyi skolastik felsefeden sıyırmaya çalışmış ve felsefeye yepyeni bir soluk getirmiştir. Bu açıdan bile yaptığı tespitler son derece değerlidir. Descartes felsefesini süzgeçten geçirdiğimizde karşımıza kesin olarak doğruluğunu bilmediğimiz herşeyden şüphe etmemiz gerektiği tezi ortaya çıkmaktadır. Descartes'i ele alırken irdelememiz gereken bir diğer konu ise bilgi üzerine olan görüşüdür.Ona göre bir bilgiye ulaşmak için en kolay bilgiden başlamak gerekmektedir. Daha sonra kademeli olarak ve bir düzen içerisinde daha karmaşık bilgiye ulaşılmalıdır. Descartes'e göre, felsefe için başlangıcı oluşturacak olan önermeler öncelikle sezgisel anlamda açık ve seçik olmalıdır. Ona göre açıklık, bir kavramın zihnimize doğrudan verilmesi, seçiklik ise kavramı zihnimizdeki diğer idelerden ayırt edebilmemiz ve sınırını çizebilmemizdir. Descartes bunun için de dört aşamalı bir yöntem öneriyor. 1) Doğruluğunu açık ve seçik olarak bilmediğimiz hiç bir şeyi kabul etmemek. 2) araştırdığımız sorunların her birini mümkün olduğunca küçük parçalara bölmek. 3) onları basitten karmaşığa doğru bir sırayla incelemek. 4)Sık sık geriye dönüp elde edilen verileri sınamak. Descartes'a göre şüphe etmek düşünmektir. Düşünmek ise varolmaktır. Bu düşüncesinden ise ünlü sözü ortaya çıkmıştır. "Düşünüyorum o halde varım." Kesinlikle felsefeye ilgi duyan herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Açık ve anlaşılır şekilde yazılması anlaşılmasını da
Felsefe
Yöntem Üzerine KonuşmaRené Descartes · Alfa Yayıncılık · 20193,571 okunma
Cogito, Ergo Sum
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 21:55
Şüphe ettim, düşündüm, var oldum. İlk kez felsefi bir metin okuyan biri olarak başladım bu kitaba ve başlar başlamaz, bana keyif veren, gülümseyerek okumama sebep olan bir şeyle karşılaştım: Descartes’in kendine olan büyük güveni. Kitabın ilk bölümleri boyunca kendi düşünsel yolculuğundan ve üstün yeteneklerinden öyle bir dille bahsediyor ki, bir noktada yazar değil de sanki onun hayranı yazmış gibi hissediyorsunuz. Yine de bu kibir gibi görünen şeyin altında, ciddi bir düşünce disiplini ve keskin bir sorgulama arzusu yatıyor. Descartes’in temel amacı, o dönemin dağınık ve kesinlikten uzak bilgi anlayışına karşı bir “yöntem” kurmak. Tüm bilgileri kuşku süzgecinden geçirerek yalnızca apaçık ve seçik olanı kabul etmek gerektiğini savunuyor. İşte bu noktada, felsefenin en meşhur cümlesine varıyor: “Düşünüyorum, öyleyse varım.” Bu cümle sadece varoluşun kanıtı değil, aynı zamanda bilgiye ulaşma yönteminin de temel taşı. Descartes'e göre düşünebilmek, bizim "özümüz". Bizler düşünen tözleriz. Beden, dünya, duyular, hepsi birer yanılsama olabilir ama düşünme eylemi varsa, onu gerçekleştiren biri de vardır: işte o, “ben”dir. Descartes’a göre bilgiye ulaşmanın yolu, en kolay ve en açık olandan başlamaktır. Basitten karmaşığa, düzenli bir şekilde ilerlemek gerekir. Bu da onun meşhur yönteminin temelini oluşturur. Özellikle felsefenin başlangıcında kullanılacak önermeler, sezgisel olarak açık ve seçik olmalıdır. Açıklık, bir kavramın zihne doğrudan verilmesi, Seçiklik ise o kavramın zihindeki diğer fikirlerden ayırt edilebilmesi ve sınırlarının çizilebilmesidir. Bu yaklaşım, Descartes’in düşünce sisteminde güvenilir bilgiye ulaşmanın temelidir. Ona göre şüphe etmek zaten düşünmenin bir şeklidir; düşünmekse varoluşun kanıtıdır. Descartes rasyonalisttir. Bilgiyi duyulardan
Felsefe
Yöntem Üzerine KonuşmaRené Descartes · Alfa Yayıncılık · 20193,571 okunma
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
Eserimiz Descartes'in otobiyografik bir kitabı. Duymuşsunuzdur ki sevgili düşünürümüzün her şeyi özgürlük fikrinden çıkar ve yine ona döner. Kitapta başarılı olmak için izlenmesi gereken yöntem anlatılıyor. Zihnim başka zihinlerden yetkin değil ama gençliğimden beri bir takım kurallara ulaştıran yolla buldum ve bu nedenle şanslıyım. Bu kurallar; ●Açıklık ve seçiklik: Doğruluğunu apaçık bilmediğim birşeyi doğru diye kabullenmemek. Varsayımlara körü körüne bağlanmamak. ●Analiz: İncelenecek her konuyu olabildiğince parçalara ayırıp onları en iyi çözümlenebilecek duruma getirmek. ●Yalın doğa: Düşünceleri en basitten başlayarak yavaş yavaş derece derece en karmaşık bilgilere doğru götürmek. ●Genelleme, bütünleme: Kontrol etmek. Genel gözden geçirmek. Eylemlerde kararsız kalmamak için de bir takım kuralları benimsemiş düşünürümüz. "Düşünüyorum, öyleyse varım" savını ortaya çıkarmış. Hakikati benimsiyorum sürekli kuşku duyuyorum ve düşünüyorum... Son bölümünde Tanrı'yı ele almış ve varlığını ispatlama yoluna gitmiş. Doğa da ki her şey Tanrı'ya bağlı. İnanmayanlar siz sadece maddi boyutla ilgilenenler ve hayal gücünüzle sınırlı olanlarsınız. Tanrı ve ruh evet duyular da yok. Ama anlama gücümüz de vucut buluyor." Bütün mesele bu...
Yöntem Üzerine KonuşmaRené Descartes · İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,571 okunma
7/10
·104 syf.··
2021 80. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2021 11:28
Uzun bir aradan sonra yaptığım ilk incelemem geçen ay okuduğum Rene Descartes'in ünlü felsefik kitabı Yöntem Üzerine Konuşma. . Yöntem üzerine konuşma, Descartes'ın birinci dönem yapıtlarındandır. 1618'den 1637'ye kadar sürmüş olan bu birinci döneminde, Descartes bir filozoftan çok bir bilim adamıdır; dünya üzerine, insan üzerine, insanın evrendeki yeri üzerine evrensel bir bilim geliştirmeye yönelir. 1637'den sonranın Descartes'ı bir bilim adamı olmaktan çok bir filozoftur ya da bir metafizikçidir. Asıl adı Discours de la méthode, pour bien conduire la raison et chercher la vérité dans les sciences, plus la dioptrique, les météors et la géométrie qui sont les essais de cette méthode (Usu iyi yönetmek ve bilimlerde doğruyu aramak için yöntem üzerine konuşma ve bu yöntemin denemeleri olan dioptrik, meteorlar ve geometri) olan bu kitabın bugün yalnızca altı bölümlük Yöntem üzerine konuşma bölümü ilgi çeker. Kitabı oldukça kalınlaştıran öbür bölümler bugün için yalnızca bilim tarihi uzmanlarının ilgisini çekebilir. Yukarıda yaptığımız ayrımı, bilim adamı ve filozof ayrımını, Descartes için derinleştirmemek gerekir. Descartes bilimlerin felsefeden kopmaya başladığı o dönemlerde çalışmalarını sürdüren bilim adamlarının tersine, bilimi her zaman felsefi bir bakış açısı içinde bütünleştirmeye özen göstermiştir. Descartes, pek belirgin bir biçimde, çağının bilim adamlarının yalnızca teknik sorunlar çerçevesinde sınırlandığını görecek, onların tuttuğu yoldan daha değişik bir yol tutacaktır. Gene de 1618-1637 arasında Descartes özellikle bilimsel konulara eğilir. Onun bu konularda, özellikle fizyoloji alanında ortaya koymuş olduğu bilgilerin bugünkü bilgilerimiz karşısında pek bir anlamı kalmadığını söyleyebiliriz. Özellikle Ortaçağ boyunca ölü kesmeyi yasaklayan kilise
Felsefe
Yöntem Üzerine KonuşmaRené Descartes · İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,571 okunma
7/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2016 48. kitabı
Felsefe en sevdiğim konulardan birisidir çünkü sorgulamayı seviyorum ve inanıyorum ki insan doğruya sorgulayarak ulaşır mesela dinimizi ele alalım acaba ailemiz müslüman olduğu için mi müslümanız eğer öyleyse bi sorun var çünkü kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde Bakara süresinde "Allahın indirdiğine uyun denildiği zaman onlar: Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulunduğumuz şey'e uyarız derler. Ya ataları birşey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?" diye aslında sorgulamamız gerektiği de anlatılmıştır yani hristiyan bir ülkede hristiyan bir anne babadan dünyaya gelsek hristiyan olarak mı yaşayacaktık yoksa doğruyu mu arayacaktık peki şimdi dinimizde bazı hocaların dediği gibi sorgulamak doğru değilse ve insanı inançsız yaparsa ve dediğim gibi hristiyan olarak dünyaya gelsek ve papazlar da deseki sorgulamayın aforoz edilirsiniz o zaman yine de ailemize, çevremizdeki herkese karşı çıkarak , doğruyu arayabilecekmiydik? Zaten bir çok kanıtla ve içinde eksik bulunmaması yönüyle ve Allah-u Tealanın Kuran-ı Kerimi koruyacağı sözünü ve değiştirilemez olduğunu doğruyu sorgulayan herkes kabul edecektir buna rağmen bizim insanlarımızın sorgulamayı neden yalan birşey varda saklamak istiyor gibi hallere bürünüp sevmediğini anlayamıyorum. Biraz uzun bir yazı oldu, okuyan arkadaşlar vaktinizi aldığım için kusura bakmayın konu felsefe olunca dilim biraz fazla açılıyor sanırım. Kitap felsefenin en önemli filozoflarından Descartes'in kendi kaleminden kendi düşüncelerine yer verdiği "düşünüyorum öyleyse varım" felsefesini ne manada söylediği gibi çeşitli düşüncelerini konu alan otobiyografisi. Felsefeyle ilgilenen arkadaşların kesinlikle okuması gereken kitaplardan dili biraz ağır olsada okunmaya değer.
Felsefe
Metot Üzerine KonuşmaRené Descartes · Paradigma Yayınları · 20133,571 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2019 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2019 23:12
Dünya aşağı yukarı, buna hiç mi hiç elverişli olmayan iki zihniyet türüne sahip insandan müteşekkildir. Şöyle ki kendilerini olduklarından daha becerikli zannederek hükümlerinde acele etmekten kendilerini alamayan ve bütün düşüncelerini bir düzen içinde sevk etmek için yeterince sabırlı olmayan bir zihniyet taşıyanlar vardır: bunun sonucu olarak da benimsedikleri ilkelerden bir kez bile şüphelenme ve herkesin yürüdüğü yoldan sapma hürriyetini kendilerinde görseler, doğru yere çıkmak için gidilmesi gereken patikayı artık bir daha asla bulamayıp ömür boyu sapmış kalacaklardır. Sonra bir de, doğruyu yanlıştan ayırt etmekte, kendini yetiştirebilmiş bazı insanlardan daha az becerikli olduklarına hükmedecek kadar akıllı ya da mütevazi olanlar vardır ki daha iyisini kendi başlarına aramaktansa başkalarının görüşlerini takip etmekle yetinmeleri gerekir. Descartes 17.yy'da, 21.yy'ı ancak bu kadar net görebilirdi. Ve bir insan felsefe yoluyla, mantıkla ve matematikle ancak bu kadar güzel ve zekice Tanrı'ya ulaşabilirdi.Okuduğum her cümlesinden etkilendiğim, bunları ben neden düşünemiyorum, neden Tanrı'nın verdiği aklı yeterince kullanmıyorum deyip kendimi bana defalarca sorgulatan eşşiz bir kitaptı benim için. DÜŞÜNEREK VAR OLMAK isteyen herkese tavsiye ederim. :)
Metot Üzerine KonuşmaRené Descartes · Bilge Kültür Sanat · 20203,571 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2020 18. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2020 17:22
Modern felsefenin hatta modern bilimin kurucusu denebilir Descartes için.Onun şüpheci yöntemi herşeyden şüphe etme saçmalığından farklı olarak işlemekte.O şüphesini doğru bilgiye ulaşmak için kullanıyor.Kitap meşhur "Düşünüyorum öyleyse varım" argümanına nasıl ulaştığını açıklıyor Descartes herşeyin bir kurgu ve hata üzeribne kurulmuş olabileceğinden şüphe ederek uyguladığı yöntemlerle herşey sahte olsa bile kendisi tüm bunları düşünebildiği için kendisinin "var " olduğunu düşünüyor.Ancak kendisinin varlığının diğer şeylerin varlığını yaratmaya yetmediği için buradan da muhakkak bir "Tanrı" olması gerektiğini açıklıyor. Özetle kitap iyi ve dikkatli okunursa insanın benliğinde devrim yapabilecek düzeyde.Ayrıca Ateizme,materyalist-natüralist felsefeye tokat gibi bir cevaptır.İnançsız birisi okursa Tanrının varlığına ikna olabilir en kötü şüpheye düşer.İnançlı birisi okursa inancı çok daha fazla artar.
Felsefe
Yöntem Üzerine KonuşmalarRené Descartes · Mavi Çatı Yayınları · 20183,571 okunma
Düşünüyorum, öyleyse varım
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Septisizmi sonuna kadar götüren Descartes düşünen ben'inin dışında herşeyin doğruluğu ve gerçekliğinden şüphe edip sorgulamaktadır. Günümüz açısından yorumlayacak olursak, çağ insanının genelinin kendilerine dayatılmış doğrulara bir kez bile şüphe etmeden körü körüne bağlanması, sorgulamayı hakaret bulmasına bağlı olarak oldukça doğru ve yaygınlaşması gereken bir yöntem olduğunu düşünüyorum. "Kesin olan birşey var, Bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek. Şüphe etmek düşünmektir, Düşünmekse var olmaktır Öyleyse var olduğum şüphesizdir. Düşünüyorum, o halde varım. İlk bilgim bu sağlam bilgidir. Şimdi bütün öteki bilgileri bu bilgiden çıkarabilirim. Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir."
Felsefe
Yöntem Üzerine KonuşmaRené Descartes · Say Yayınları · 20153,571 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2020 23:53
Cogito Ergo Sum Düşünüyorum öyleyse varım :) cümlesinin mucidi Descartes bize başarıya giden yollarda bulduğu yöntemleri anlatıyor. Ben Descartes'i yalan degil bayagi bayagi kendime benzetiyorum. Çünkü o kendini seviyor , kendini üstün görmüyor. En önemlisi de kendini yanlışlarıyla da seviyor. Polyannacılık oynamıyor.Zihninin başka zihinlerden yetkin olmadığını düşünüyor fakat gençliğinden beri kendisini bir takım kurallara ve belirlemelere ulaştıran bazı yollar bulduğu için şanslı olduğunu söylüyor. Kitap işte bu yolları izleyerek oluşturduğu yöntem hakkında bize bilgi veriyor. Descartes bu yöntemin kendisini başarıya ulaştırdığını söylüyor.  Bölümlerin her biri farklı dönemde yazılmıştır ve bölümler birbirinin devamı değildir o yuzden okurken bir bütünlük aramamanızı tavsiye ederim.Bu arada kitap altına düşülen dipnotlardan epey rahatsız oldum. O kadar uzun bir şekilde uzatılmış ki okurken bir çok kez başını kaçırdım. Umarım hepimiz Descartes kadar yüce bir bilgeliğe erişebiliriz. Keyifli okumalar :)
Felsefe
Yöntem Üzerine KonuşmalarRené Descartes · Mavi Çatı Yayınları · 20183,571 okunma

Yazar Hakkında

René DescartesYazar · 18 kitap
René Descartes (d. 31 Mart 1596 - ö. 11 Şubat 1650) Fransız matematikçi, bilimadamı ve filozof. Batı düşüncesinin son yüzyıllardaki en önemli düşünürlerinden biridir. Skolastik düşünceden sıyrılışın, bir başka deyişle Modern Felsefe'nin Descartes ile başladığı kabul edilir. Descartes, 1628'den itibaren, 15 yıl süren geziler, savaşlar ve serüvenlerden sonra yerleştiği Hollanda'da, batı düşüncesini altüst eden bir felsefe sistemi kurdu. Öğrendiğinin, gördüğünün, duyduğunun, inandığının hepsini birden büsbütün silerek, her şeyden kuşkulanmaya başladı. Yalnız tek bir şeyden emindi: düşüncenin varlığı. Buradan hareketle, evrenin açıklamasını yaptı. Metot üzerine konuşmada hep karmaşıktan basite inerek, gerçeği kuşatmaya yarayacak kuralları bir bir saydı. Felsefeyi, bütün inceleme kitaplarının Latince yazıldığı bir çağda, Fransızca yazarak ve «sağduyu dünyada en iyi bölüştürülmüş şeydir» diyerek, herkesin, uzman olmayanların bile anlayabileceği bir duruma indirgedi. Descartes her tür araştırmanın pratik niteliği üzerinde ısrarla durur. Ona göre en önemli bilimlerden mekanik, insanlara yardım edecek makineleri yapma sanatı; tıp, vücudu ve ruhu tedavi etme sanatı; ahlâk, mutlu yaşama sanatıdır. Descartes, zamanının bilginleriyle, hükümdarlarıyla ve soylularıyla ilişkiler kurmuştur. Ona hayran olan İsveç kraliçesi Cristina, Descartes'ı sarayına davet etti. Descartes, elli dört yaşında Stockholm'de öldü.