·
Okunma
·
Beğeni
·
8.498
Gösterim
Adı:
Zehra
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051001838
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Anonim Yayınları
Henüz ismini bilmediği bu delikanlıya sahip olmak hevesine kadar hayaline yol vermiş, onun bazı hareketlerinden kıskançlığı kabarmakta ve bu kızgınlıkla vücudunu daha şiddetli sıkmaktaydı. Hırçınlığı tam bir dereceye gelmişti ki öfkeyle yerinden sıçrayıp karşısında duran hayali rakibini elleriyle boğmaya davranmıştı. Bu hareketle duygularının istediğini yerine getirince üzüntüyle kanepenin üzerine düşüyordu. Kim bilir ne zamandan beri bir fırsat gözlemekte olan göz yaşları akmaya başladı.
208 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Zehra zengin bir ailenin kızıdır. Küçük yaşta annesini yitirir. Sevgi ve şefkatten yoksun kalır. Bu yüzden sinirli, kıskanç ve biraz da huysuzdur. Büyüyünce, babası onu iş yerinde katip olarak çalıştırığı Suphi ile evlendirir.(Severek evlenirler) Sonra eski huyları depreşir. Eşini herkesten kıskanır. Bu kıskançlık Suphiyi çileden çıkartmaktadır. Suphinin annesi ev hizmetleri için yardımcı olması için genç ve güzel bir cariye alır bu durum Zehrayı daha da çekilmez hale getirir.

Cariyenin adı Sırrıcemal'dir. Zehradan daha güzel ve daha gençtir.

Zehranın huyunun bunalan Suphi, Sırrıcemalden hoşlanmaya, ve âşık olmaya başlar.
Zehra babasının vefatından sonra tek ve yalnız kalır.
Suphi'de Sırrıcemal'i alarak başka bir eve taşınarak Zehra'dan boşanır. Zehra bu durumdan sonra intikam atesiyle yanmaktadır.
Suphi Zehra'ya ihanet etmiş ve bu yetmezmiş gibi, Sırrıcemale'de ihanet etmesi; onun karakterinin Zehra'nın hırçın tavırlarına göre değiştiğinin en güzel kanıtı.
Zehra intikam alma çabalarına girer fakat o intikamı kendisinden mi yoksa Suph'den mi aldı orası okuyucuya kalmış. Zehra'nın intikamında rol oynayan Ürani ile Suphi'nin birlikte yaşaması sonucu, suçu hala Suphi harici herkeste arayan bir karakterdir.
Suphi'nin 3 farklı kadına olan aşkı ve hepsi için bir diğerini terk etmesi. Ve bu ilişkiler felaketle ölümle sonuçlanır.
Kıskançlığın doğurabileceği felaketleri çok iyi anlatmış.

Türk edebiyatının ilk psikoloji romanı olmasına rağmen, sürükleyici, akıcı ve güzel buldum.
Psikoloji sevenler için tavsiye ederim.
Keyifli okumalar ^ ^
208 syf.
·3 günde·6/10
İlkleri okumayı seviyorum.bu kitapta türk edebiyatının ilk psikolojik romanidir. Kitap bana göre cok akıcı değildi yazar aynı olayı uzattikca uzattı zehrayla suphinin evliligiyle başlayıp zehranin kıskançlıkları suphinin aç gozlulugu diyecegim cnku karakter bende o izlenimi bıraktı bu sebeplerle ilişki bitti ve Suphi evin hizmetkarı sirricemalla yeni bir evliliğe yol aldı. Ne yazık ki bu seruvende kısa sürdü. Zehranin intikamiyla karakterlerin tüm hayatı ellerinden gitti beklendik bi sondu olması gereken bumuydu tartışılır ama roman konu itibariyle hakkını vermiş .
143 syf.
·3 günde·7/10
Tanzimat dönemi yazarlarından olan Nabızade Nazım, dizginlenemeyen duyguların nasıl felaketlere yol açabileceğini ve ölümün her şeyi önemsiz hale getirdiğini merak uyandırıcı olmakla beraber sıradan bir konuyla ele almış.Romandaki çevre betimlemeleri bana pek anlaşılır gelmedi ve beni sıktı ama kişi tasvir ve tahlilleri tadındaydı. Başlarda dili akıcı olmayıp ortalara doğru akıcı bir hal aldı. Eskileri seven biri olarak kitabı genel olarak beğendim. İlk psikolojik roman denemesi olması, Osmanlı zamanından olması ve kısa olması sebebiyle iyiki okumuş oldum. Güzeldi.Pişman değilim gene olsa gene okurum :) :) Allah Suphi'nin nefsini Zehra'nın intikam hırsını kimseye vermesin.Sevgiler.
208 syf.
·Beğendi
Kitabı okuduktan sonra ki hayat felsefem; nerde bir Suphi varsa Allah ıslah etsin :))
Sıkılmadan okuyabileceğiniz bir Türk Klasiği. Okumanızı tavsiye ederim :)
208 syf.
·6 günde
Çok sürükleyici olmakla beraber, okuyanın psikoljisini bozan. Sinirlerini altüst eden bir romandı. Ama her şeye rağmen okurun elinden bırakamayacağı ve okuma esnasında kendisininde intikam düşünceleri kuracağı bir roman. Okumanızı tavsiye edebileceğim bir kitap =)))
208 syf.
·5 günde·Puan vermedi
İlk psikolojik romanımızın sadece denemesi olmasına rağmen psikolojimi büyük bir başarıyla bozan, beni yerden yere vuran, Suphi ismine bile lanet okumama neden olan bu kitap karşında hiç de olumlu bir eleştiri yazacağımı zannetmiyorum.
Suphi'nin patronunun kızı olan zehra'ya aşık olması (!) Ve onunla evlenmesiyle başlayan bu roman her satırında insanı çileden çıkarmakta. Suphi'nin bitmek bilmeyen aşkları (!) her seferinde kendisini başka bir kadının kollarına atması beni Suphi ve onun gibi bütün erkeklerden nefret eder hale getirdi. Yazarın kitapta sürekli Suphi'yi masum göstermesi nedeniyle yazardan da soğudum -eh o da erkek sonuçta- Ayrıca feministler bu kitaptan uzak durmalı. Ülkenin ahvalinin iyiliği açısından bu son derece önemli bi husus. Tamam kadınlar da sütten çıkmış ak kaşık değildi de yine de tüm bunlar Suphi'ye başka omuzlarda teselli arama hakkı vermiyor. Hatta kitaptaki hiç kimse yapması gerekeni yapmıyor. Hiç bir masum şahsiyet bulamadım ben.
Şevket kıskanç kızı Zehra'yı Suphi'ye vermeyecekti!!!
Zehra yok yere kuruntulara kapılıp Suphi'yi kendisinden uzaklaştırmayacaktı!!!
Münire oğlu ve gelinine iyilik için bile olsa Sırrı Cemal gibi güzel bir cariyeyi evine almayacakti!!!
Sırrı Cemal de beyine kuyruk sallamayacakti!!!
Daha var da var yani. Kitap şizofren yetiştiriyor diyebilirim. Amacına da ulaşmış durumda zaten. Sinirden ağlamak üzereyim. Suphi neden ölmedi!!! Herkes öldü ama niye o yaşıyor???? Münire niye bu denli acı çekti? O son bir hayvana bile yakışmazken çöplükte bir annenin can vermesi çok mu mantıklı? Ve ben tüm bunlarla kafayi yemek zorunda mıyım? Kitapta kah Zehra olup Suphi'yi kaybedisimle kahroldum. Sırrı cemal de bırakılınca erkeklere sövmeye başladım. En sonunda kitap elimde sinirden kudurmus bir sekilde aklimdaki onlarca soruyla kalakaldim. Seninle tanışmak isterdim Nabizade Nazım bey.
Son olarak yarattığınız müthiş eser zehraya bir soru;
Soyle bana Zehra insan sevdiği adamı sırf intikam için başka bir kadına yollar mi? Yollarsa bu gerçek sevgi olur mu? Peki ya gerçek sevgi buysa biz hiç sevmesek olur mu?
142 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Bu kitaba başlamadan önce en büyük endişem olay akışının ve karakterlerin bana saçma gelme ihtimaliydi ama satırları geride bıraktıkça o ihtimallerin ortadan neredeyse kalktığını gördüm ama itiraf etmeliyim çok olmamakla birlikte bazı yerlerde olaylar hızlandırılıyor ve beklediğim his oluşmuyordu ama neyseki bu kitaptan sıkılacak dereceye getirmedi.
Ayrıca edebiyatımızda ilk psikolojik roman denemesi olarak bilinen bu romanda Zehra'nın kıskançlığı ve Suphi'nin şıpsevdiliği anlatılıyor. 1890 larda yazılmış olmasına rağmen günümüzdeki çoğu ilişkilere ayna tutuyor diyebilirim. En iyileriniz arasına girme ihtimali belki düşük olabilir ama okumanıza da değecek bir kitaptır. Sağlıcakla kalın. :)
208 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Ben roman`ın konusunu beğendim.Yazar Nabizade Nazım kıskançlık konusunu çok güzel işlemiş, kıskançlığın doğurabileceği felaketleri çok iyi anlatmış.Ancak romandaki olaylar bütün olarak gerçekçi değil. Olaylar art arda sürekli gelince inandırılıcığını kaybetmiş. Roman`ın başında kahramanları çok güzel bir şekilde anlatmış. Okuyucularını roman kahramanları hakkında çok güzel bilgilendirmiştirbilgilendirmiş. Ancak sonradan kahramanlar çok değişmiş.Okuyucunun bu durumda şüpheye düşeceğini düşünüyorum. İnsanlar roman okurken kendini bulmak ister.Kendini roman kahramanlarının yerine koyar.Ancak “Zehra “romanında bir kahraman önce iyiyken sonradan çok kötü olmuştur. Bu durumda ikilemde kalınıyor.Ben romanı gerçekçi değil duygusal buldum. Roman`ın dilinin yazıldığı döneme göre sade olduğunu düşünüyorum. Ama yine de tavsiye ederim güzeldi :)))
208 syf.
·Beğendi·8/10
İlk psikolojik roman denemesi olarak kabul ediliyor bu kitap. Bence karakterlerin iç dünyasını ve psikolojilerini çok iyi betimlemiş yazar. Böylece okurken karakterlerin düşüncelerini hissedebiliyorsunuz. Bu yönden çok başarılı olduğunu söyleyebilirim. Öte yandan İstanbul'a dair betimlelemeleri de adeta resim çizer gibi yazılmış. Hikayeye gelecek olursak klasik bir konu ama yine de oldukça akıcı. Aslında tüm kitaplardan önce bu klasikleri okumalıyız.
208 syf.
Zehra,Nabizade Nazım'ın 1894'te Servet-i Fünun 'da yayımlanmış ikinci romanıymış. Bu roman, Türk Edebiyatı'nın ilk psikolojik roman denemelerinden biriymiş öğrendiğim kadarıyla da.
Kitap, bence kendi dönemi içinde düşünüldüğünde , oldukça başarılı kurgulanmış. Karakterler iç dünyaları ile birlikte çok iyi yansıtılmış.
Kıskançlık , aşk, nefret ve intikam duyguları çok can alıcı şekilde işlenmiş.

Yalnız , çok iyi bir eğitim almış olan yazar , çok genç yaşta hayata gözlerini yummuş.
Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalanmış ve otuz bir yaşında vefat etmiş. Kimbilir daha uzun yaşasaydı edebiyata daha ne güzel kitaplar kazandırırdı.
230 syf.
Zehra...
Kiskançlık gibi ciddi sorunu olan genç bir kiz. Bekarken baba ve kardesi bu halinden oldukca muzdarip olmasi. Evlendikten sonra da kiskançlık paranoyalari, beraberinde hirs intikam gibi duygulari yasatmasi... Çok sevdiği, tarafindan da sevilen; eşi Suphi'yi kiskancliklari yüzünden kendi eliyle resmen hizmetçi Sırrı Cemale altin tepsi de sunmasi.... Sırrı Cemal'den intikam almak, Suphi'yi kendisine döndermek için cevirdiği entrikalar... Gelinen en son noktada yaptiklarina pişman olmasi ama pismanlığın hiç bir şeye fayda etmesi... Mahvettigi hayati ve beraberinde mahvettigi hayatlar...

Kiskanclığın, nelere sebebiyet verecegi, ne kadar korkunc ve ciddi bir sorun oldugunu, insani nelere sürükleyecegini de anlatan guzel bir roman...

Nabizade Nazim, otuz yil gibi kısacik bir ömür sürmüş. Edebiyata "İlk psikolojik Roman" olarak nitelendirilen eseriyle harika bir imza atmis...
208 syf.
·7/10
Bu kitap edebiyatımızda ilk psikolojik roman denemesidir dilini beğenmedim Nabizade Nazimin bunu o dönemin yani tanzimat birinci dönemi olduğu için anlayışla karşılanabilir onun haricinde konusu ve işleyişi çok güzel oturmuş psikolojik analizler çok yerinde ve yoğun şekilde yapılmış okuyun derim
Ne bulunduğu yeri fark edebiliyor, ne gittiği yolun sonunu görebiliyordu...
Nabizade Nazım
Sayfa 50 - Sıradışı Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zehra
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051001838
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Anonim Yayınları
Henüz ismini bilmediği bu delikanlıya sahip olmak hevesine kadar hayaline yol vermiş, onun bazı hareketlerinden kıskançlığı kabarmakta ve bu kızgınlıkla vücudunu daha şiddetli sıkmaktaydı. Hırçınlığı tam bir dereceye gelmişti ki öfkeyle yerinden sıçrayıp karşısında duran hayali rakibini elleriyle boğmaya davranmıştı. Bu hareketle duygularının istediğini yerine getirince üzüntüyle kanepenin üzerine düşüyordu. Kim bilir ne zamandan beri bir fırsat gözlemekte olan göz yaşları akmaya başladı.

Kitabı okuyanlar 1.401 okur

  • Hanife Altınoğlu
  • Betül Seval
  • Ela çal
  • Zeynep Baz
  • Gamze BAŞ
  • Şeyma
  • Kübra
  • Bab
  • Esra
  • Eda Özsoy

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.4 (1)
9
%0.4 (1)
8
%0
7
%0.4 (1)
6
%0.4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları