Son kadeh... Ve o hepsinden çok baş döndürendi, hepsinden fazla heyecanla, hayatla ve ihtişamla dolu olan. Bütün hayatımız boyunca, her tür keder ve saadet arasında, sanki hayatımızın en güzel anı olmaya mukadder şu ana varmak için salınıp durmuştuk.
Bu dünyaya gelip birbiriyle kaynaşan o kimseler, nazın, neşenin ve eğlencenin meftûnu oldular. Birer kadeh içer içmez de kendilerinden geçtiler ve birbirleriyle kucaklaşıp adem uykusuna daldılar.
“Kadehlerimizi havaya kaldırdık. Neye içeceğimizi bilemeyecek kadar insanlıktan çıkmıştık. Sağlığa? Şerefe? Dostluğa? Hayata?.. Birkaç saniye daha kadehlerimizi havada tutup birbirimizi iskeletlerimize kadar soyduktan sonra acı acı tebessüm edip diktik kafamıza rakılarımızı, hiçbir şey söylemeden. Uğruna içebileceğimiz hiçbir şey kalmamıştı!”