Hangimiz düşmedik ki bu kör kuyuya
“Bazen bir kuyuya benziyor hayat; kör, pis, zehirli bir kuyuya. Boğuluyorum, ölüme koşacak mecalim kalmıyor, kimseyi görmüyor gözüm. Sevdiklerim yabancılaşıyor.
İlk ölüşte Aşk
Her zaman iki âşık; birbirlerini daha önceden gördükleri, aralarında özel bir bağ olduğu hissine kapılmaz mı?
Sayfa 20 - Kırmızı Kedi·Kitabı okuyor
Reklam
Hafıza nam kör kuyu, uğradığı her durakta uzun mola­lar veren, pek yavaş bir vasıta. Zamanda seyahat gibi fevkala­de özellikleri var, ama öyle her canı isteyeni canının istediği her yere götürmüyor. Münasip gördüğü bir yere tükürür gibi atıve­riyor daha ziyade. Neyse ki otobüsler öyle değildi.
Sayfa 205 - e kitap·Kitabı okuyor
Edebiyat
yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar…
YAĞMUR ZEYTİNÖZÜ – SANATIN RUHUNU SARAN YAPAYLIK
Sanat; bir insanın keşfetme sancısı, yanılma payı, hata yapma özgürlüğü ve hepsinden önemlisi o eşsiz yaratıcılığıydı. Otomatikleşen her şey, bir süre sonra sıradanlaşmaya mahkûmdu…
“Bu kör ve sağır dünyanın parçalanmasını istiyordum, çok yalancıydı her şey.”
Sayfa 122·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam