Dolayısıyla, varlığını korumayı arzu eden bir prensin, nerede kötü olacağını ve bundan nasıl istifade edeceğini ya da bunun bir zorunluluk olup olmadığını bilmesi gerekir. Bu yüzden, bir prensle ilgili hayali şeyleri bir yana bırakıp gerçekte olanları ele alarak diyebilirim ki hakkında konuşulan herkes ve özellikle daha fazla söz konusu edildikleri için prensler, kendilerine yergi ya da övgü getiren niteliklerden bazılarına sahiplerdir: Kimi cömert, kimi cimri -misero- (Bir Toscana terimi kullanıyorum çünkü dilimizde avaricious hırsızlıkla sahip olmaya çalışan kişi anlamına gelirken, kendindekini kullanmaktan aşırı derece sakınan kişiye misero deriz.); kimi iyiliksever, kimi haris; kimi acımasız, kimi merhametli; kimi inançsız, kimi inançlı; kimi çekingen ve korkak, kimi cüretkâr ve cesur; kimi hatırşinas, kimi mağrur; kimi şehvet düşkünü, kimi iffetli; kimi saf, kimi hin; kimi zor, kimi uysal; kimi ağırbaşlı, kimi uçarı; kimi dindar, kimi dinsiz vb. olarak bilinir. Kabul edersiniz ki, bir prenste en övgüye değer şeyin, yukarıda iyi görülen niteliklerin hepsine sahip olması olacaktır. Fakat insanın doğası gereği bunların tümüne ne sahip olunabilir ne de tümüne uyulabilir. Bu yüzden prensin zaaflarına yönelik yakınmalar devleti kaybettirme tehlikesine yol açıyorsa onlardan nasıl kaçınacağını ve mümkünse bu tehlikeye yol açmayanları da nasıl muhafaza edeceğini, bu mümkün değilse de onları terk etme konusunda tereddüt etmeyeceğini bilecek kadar sağduyu sahibi olması gerekir. Ayrıca yokluğunda devletin ancak zorlukla elde tutulabileceği yakınmalar konusunda prensin kendini tedirgin hissetmesine gerek yoktur zira her şey etraflıca düşünülecek olursa, erdem gibi görünenin peşinden gitmenin prensin sonunu hazırladığı, kusur gibi görünen bir diğerinin takip edildiğindeyse
Sayfa 82·Kitabı okuyor
"Bu şekilde herkesi memnun edenler aslında hiç kimseyi memnun etmezler, en büyük kusur hiçbir kusura sahip olmamaktır. diye ekledi"
Sayfa 56 - Can Yayınları
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
…insanın bir zayıflığı olduğunda başka birine atfettiği ilk ve en önemli kusur tam da o zayıflık olur.
Öz benliğimizden kopuş...
İnsanlar sürekli rol yaptıkları için kendi gerçek duygularından ve arzularından kopabilirler.
Düzeltilemeyen bir kusur mudur?
Devamlı mantıklı olmaya çalışıyorum. Karşımdaki kişi duygularıyla savunmaya geçtiğinde daha da rasyonel yaklaşıyorum.
Alıntı