• Lenin 19.yüzyılda Rus devrim hareketine katılınca Sibirya’ya sürgün edildi. 1903’te Rus sosyal demokrasisinde bölünmeye yol açan devrimin öncüsü kadro partisi fikri ona aitti. Lenin, 1900’den sonra sürgündeydi, 1905-1907 devrimi sırasında kısa bir süre Rusya’da kaldı. Bu devrimin başarısız olması üzerine, Almanların yardımıyla 1917’de Rusya’ya döndü. Sovyetlerin yönetime geçmesini ve savaşın derhal bitirilmesini istedi. Lenin’in önderliğinde gerçekleşen “Ekim Devrimi” Bolşevikleri iktidara getirdi, Lenin de devletin yeni başkanı oldu. Hastalıktan zayıf düşmesi ve bir suikast girişimine uğraması üzerine 1922’de siyasetten çekildi. 1924’te ölümünden sonra, Kızıl Meydan’daki mozoleye yerleştirilen naaşı ziyarete açıldı. Lenin’in öğretisi, 20.yüzyılda Komünizmin temellerini oluşturmuştur.
  • 128 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Tarih ile ilgileniyorsanız 1917 yılında gerçekleşen Ekim Devrimi (Bolşevik Devrimi) nin Dünya Tarihi için önemi ile şimdiki zamanında yaşanan olaylara zeminini hazırladığı bilinmektedir.



    Peki bu devrim niye bu kadar önemli ? Bu devrim hangi şartlarda ve nasıl gerçekleşti ? Parti ve devrim için önemli olan Lenin kimdir ? Bu kitapta anlatılanlar 3-4 temmuz olaylarından sonra ve Ekim Devrimi öncesinde Lenin'in yaşadıkları anlatılıyor. Tarihi bir eser niteliğinde olan bu kitabı daha iyi anlamanız için bazı bilgilerden bahsetmem gerekiyor. Bu sayede kitabı daha iyi anlayabilir ve o şartları gözünüzün önüne getirmeniz kolaylaşır.



    "1917 Rusya Devrimi'nin esin kaynağı ve önderi olan Marksist fikir, siyaset ve eylem adamı, asıl adıyla Vladimir İliç Ulyanov (Lenin), 22 Nisan 1870'te doğdu. 1917-1924 yılları arasında yeni Sovyet Devleti'nin temellerini atmış ve ilk başkanı olmuş, dünya işçi hareketinin yeni öncü örgütü olarak "lll. Enternasyonal"i kurmuştur. Tarihinin en büyük devrimcilerinden biri ve Marks sonrası dönemin en etkili sosyalist düşünürü olarak kabul edilir."



    "Lenin, 1917'nin Nisan ayında Petrograd'a vardı ve hemen arkasından "Nisan Tezleri"ni yayımladı. Bu tezlerle Lenin Rusya'nın güncel durumu tahlil etti ve partinin izleyeceği siyasi hattı ortaya koydu. Tezlerde Lenin "Bütün İktidar Sovyetlere!" sloganını öne çıkartarak, iktidarın bir taban örgütlenmesi olan işçi konseyleri tarafından alınmasını savundu.



    Temmuz ayında meydana gelen başarısız bir Bolşevik ayaklanmasından sonra güvenliği nedeniyle Finlandiya'ya gitti."



    İşte bu kitap başarısız Temmuz olayından sonra Finlandiya'ya gitmeden önce yaşadıkları anlatılmaktadır. Kitap, Lenin'in ayın parıltısı ile kayığın içinde gizli bir kulübeye giderken başlıyor. Bu kulübede saklanıp devrim için yazılar yazar. Bu yazılar ile halkı bilinçlendirmek istemektedir. Onun hayatı sıradan bir yaşamdır.



    "Yani çok sıradan bir yaşamım var, gördüğün gibi: Sigara içmem, içki içmem, kızlarla da hiç ilgim yoktur...” Güldü. “Ama yine de ilginç bir yaşam, değil mi? Hele şimdi, tıpkı bir macera romanı. Göl boyunca uzanan bir ormanın derinliklerinde bir kulübe! Fesat adamlar Finli tırpancılar kılığına girmişler. "



    O kendisini değil sadece devrimi düşünen biridir. Devrim için isminin kötü şöhret ile anılması önemli değildi. Onun için önemli olan halkın her şeyden haberi olmasıydı. Halka dürüst olmak lazımdı.



    "Taktiklerimiz kitlelere gerçekleri söylemektir. Bizim yararımıza olmasa bile gerçekleri söylemeliyiz. Ancak bu yolla kitleler bize güvenir. Tarihin tüm dönemeçlerinde, her zaman sadece ve sadece gerçeği söylersek, düşüncelerimizle yaptıklarımız farklılaşmazsa, sözde ‘taktik kaygılarla’ halka yalan söylemezsek yenilmeyiz. Çünkü taktikler, bazı yoldaşların düşündüğü gibi stratejiden çok uzak değil... "


    “Sloganlarla oynamıyorum; devrimin her dönemecinde kitlelere gerçeği söylüyorum, ne kadar acı da olsa ve sen, öyle hissediyorum ki, halka gerçeği söylemekten korkuyorsun. Proleter siyaseti burjuva yöntemlerle yürütmek istiyorsun. ‘Kendi çevrelerinde’, kendi aralarında gerçeği bilen, ama kitlelere, kendi söylemleriyle, onlar cahil ve kıt anlayışlı oldukları için bunu iletmeyen önderler, proleter önderler değildir. Doğruyu söylemeli. Yenilgiden korkuyorsan, bunu ‘zafer kazanılacak’ diye satmamalısın; eğer uzlaşmaya gidiyorsan, kitlelere bunun uzlaşma olduğunu söylemelisin; zafere kolayca ulaştıysan, illa ‘zordu’ diye ısrar etmemelisin ve eğer zor olduysa da, ‘çok kolaydı’ diye böbürlenmemelisin; hata yaparsan, kendi itibarın için, bunun hata olduğunu itiraf etmelisin çünkü sana itibar kaybettirecek olan esasında hataların konusunda sessiz kalmandır; eğer koşullar yön değiştirmeni gerektiriyorsa, sanki hiçbir değişim yokmuş gibi olayları sunmamalısın; eğer sınıfın sezgilerine ve devrimci sağduyusuna güveniyorsan, ona karşı doğru sözlü olmalısın. Bir Marksistin bunlara inanmaması ayıptır ve çürümüşlüktür. Ayrıca düşmanı bile aldatmak son derece karmaşıktır, çift yönlüdür ve ancak en somut askeri taktikler alanında caizdir. Çünkü düşmanlarımızla dostlarımız arasında demirden bir duvar yok, düşmanlarımız halk üzerinde hâlâ etkililer ve kitleleri kandırma becerileriyle, bizim dahiyane manevralarımızı, kitleleri aldatma girişimi gibi –üstelik de başarıyla– gösterebiliyorlar. ‘Düşmanı aldatmak’ adına kitlelere samimiyetsiz davranmak, aptalca ve yanlış hesaplanmış bir siyaset tarzı. Proletaryanın gerçeklere ihtiyacı var ve soylu küçük burjuva yalandan daha fazla hiçbir şey onun davasına zarar veremez.”



    Beni etkileyen durumlardan biri de Lenin'in kadınlara önem vermesi oldu.



    “Bir devrim ancak kadınlar tarafından desteklenirse, kadınlar da onun içinde rol alırsa başarıya ulaşabilir.”



    Yazar olayları sade bir dil ile aktardığı için okurken zorlanacağınızı düşünmüyorum. Eğer yakın tarihe ilginiz varsa mutlaka okumanızı öneririm.
  • HAKKINDA EN ÇOK KİTAP YAZILMIŞ İSİMLER

    - Karl Marx – 3180 kitap
    (5 Mayıs 1818 – 14 Mart 1883)

    Karl Marx, özellikle ekonomi alanında yapmış olduğu çalışmalarla bilinir ve dünya tarihi açısından önemli bir yerde durur. Marx’ın en çok bilinen eseri Komünist Manifesto 1848 yılından yayınlanmıştır. Das Kapital ise 1867 yılında kitaplaştırılmıştır.

    - Immanuel Kant – 2005 kitap
    (22 Nisan 1724 – 12 Şubat 1804)

    Felsefe tarihinde kendisinden sonra gelen pek çok ismi etkileyen Kant, Alman felsefesinin kurucusu olarak kabul edilir. Aynı zamanda modern felsefenin gelişim süreçlerine uygun olarak bilgi kuramını ön plana çıkarmış ve şekillenmesi için çalışmalarda bulunmuştur. En bilinen eserleri Saf Aklın Eleştirisi, Ahlâk Metafiziğinin Temellendirilmesi kitaplarıdır.

    - Vladimir Lenin – 1970 kitap
    (22 Nisan 1870 – 21 Ocak 1924)

    Marksist-Leninist ideolojinin fikirsel önderi olan Lenin, aynı zamanda Ekim Devrimi’nin de öncüsüdür. Lenin, Sovyetler Birliği’nin kurucu liderliğini üstlenmiştir.

    - Abraham Lincoln – 1993 kitap
    (12 Şubat 1809 – 15 Nisan 1865)

    Lincoln, ABD’nin 16. başkanıdır. Aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti’nin de ilk başkanıdır. Amerikan iç savaşı sonucunda köleliğin kaldırılması için önemli girişimlerde bulunmuştur.

    - Adolf Hitler – 1773 kitap
    (20 Nisan 1889 – 30 Nisan 1945)

    Adolf Hitler, insanlığı büyük yıkımlara ve savaşlara uğratan Alman diktatördür.

    - Friedrich Hegel – 1654 kitap
    (27 Ağustos 1770 – 14 Kasım 1831)

    Alman filozoftur. Hegel’in felsefe temeli, bireylerin kendi kendilerine özgür bir bilince ulaştıkları felsefe algısını destekler ve bunun da bilincin özgürleşmesi yoluyla gerçekleşebileceğini söyler.

    - Sigmund Freud – 1537 kitap
    (6 Mayıs 1856 – 23 Eylül 1939)

    Psikanalitik kuramın kurucusudur ve insan kişiliğinin beş farklı dönem aşamasından geçerek geliştiğini savunmaktadır. Bu anlamda insanlık tarihi açısından oldukça önemli çalışmalar yapan Freud, prensipleri gereği bütün özel belgelerini, mektuplarını, not defterlerini ve anılarını yakmıştır.

    - Mahatma Gandi – 1487 kitap
    (2 Ekim 1869 – 30 Ocak 1948)

    Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideridir ve aynı zamanda Gandizm olarak anılan görüşlerin sahibidir. Satyagraha felsefesinin kurucusu olan Gandi, bu felsefe sayesinde Hindistan’ı bağımsızlığına kavuşturmuştur ve tüm dünyaya ilham olmuştur.

    - Friedrich Nietzsche – 1468
    (15 Ekim 1844 – 25 Ağustos 1900)

    Alman filolog, filozof ve şair olan Nietzsche, dünya felsefe ve insanlık tarihi açısından oldukça önemli düşünsel ürünler ortaya koymuştur. Onun fikirleri yeryüzünde pek çok isme ilham olmuş, disiplinlerarası çalışmaların temeline fikir olarak yerleşmiştir.

    - Martin Luther – 1390 kitap
    (10 Kasım 1483 – 18 Şubat 1546)

    Alman keşiştir. Aynı zamanda protestanlığın da kurucusudur.

    (insanokur.org)
  • “Devlet varsa özgürlük yoktur,
    özgürlük olduğunda zaten
    devlet var olmayacaktır.”