Dilvin Gerçek’in “Leyla Geçidi” adlı romanı, ilginç kurgusuyla ve merak unsurunu her satırda capcanlı tutan akıcı üslubuyla eşsiz bir okuma macerası sunuyor okura.Bu, kendine inanan bir kadının başarı hikayesi…Romandaki “geçit” metaforu adeta bir kadının hayatındaki önemli dönüm noktaları arasındaki geçişi sembolize ediyor. Ödüllü şarkı sözü yazarı Leyla “Burası sizin de eviniz” dediği dört önemli misafiri vasıtasıyla (Nazende, Dilhun, Meftun, Letafet) geçmişe yolculuk yapar, orada yaşadıklarıyla yüzleşir. Geçmişten hesap soran, affeden, kendini yeni baştan yaratan, kendini iyileştiren, güçlü bir kadın Leyla.Romanda satır aralarında verilen sosyal mesajlar yer yer romana toplumsal özellikler yüklemiş.Ancak son derece ölçülü ve yerinde mesajlar bunlar.Ayrıca roman boyunca karşımıza çıkan “geyikli saat” metaforu da zaman kavramını hissettirmesi açısından bence romanın çok önemli bir ögesiydi. “Var oluşumuzun bir sebebi, bir kaidesi var. Önce ben diyebilmelisin hayatta. Sen kendini hayal kırıklığına uğrattıktan sonra başkası ne düşünmüş kimin umurunda? Birey olarak sağlam olacaksınız. Kendinin iyisiyle kötüsüyle farkında…Özgürlüğü başıboşluk, iffetsizlik sanmadan gerçek manada özgür yaşayacaksınız.”