"Raymond Roussel - Locus Solus"
.
Locus Solus, Roussel'in Türkçe'ye çevrilmiş tek kitabı. Salvador Dali tarafından "yangından kurtaracağım tek kitap" denilerek, Andre Breton tarafından "Lautreamont'la birlikte tüm çağların en büyük büyücüsü" denilerek ve Michel Foucault tarafından hakkında koskoca bir kitap yazılarak övülen; Locus Solus. Bu kitap ne? Neden bu kadar övgü? Gerçekten o kadar iyi mi? Zor kitap olduğu çok açık ama bu zorluk bize bir şey katıyor mu ve gerekli mi? Kafamda dolaşan pek çok sorudan bir kaçı buydu.
Kitaptan söz etmeye geçmeden yazarla ilgili şunları söylemek isterim; Roussel 1920-21 yılları arasında özel arabasıyla dünya turu yapmış ve İstanbul'a da uğramış. Hayatı psikolojik sorunlar ve edebi yönden de anlaşılmamakla geçmiş. 1933 yılında intihar ederek hayatına son vermiş.
Locus Solus, "ıssız yer/mekan" anlamına geliyor. Kitapta Martial Canterel isimli zengin ve uçsuz bucaksız bir malikaneye sahip karakterimizin mekanına verilen isim. Kitaptaki "konu" diyebileceğimiz şey; bu malikanede bir grup arkadaşın Canterel tarafından gezdirilmesi ve buradaki ilginç aletlerin/buluşların anlatılması. Bunlar o arkadas grubundaki birinin ağzından anlatılıyor. Anlatılan bilimsel buluşlar ve doğaüstü denebilecek aletler hayalgücümüzü adeta sakız gibi sündürüyor.. Yani bu başka şekilde ifade edemem, zorlamaktan farklı bir şey bu. Kitapta anlatılan çoğu şeyi zihnimde canlandıramadim, edebilik bulamadım ve sürrealizm güzel yanlarını dahi göremedim. Yani Salvador Dali'ye göre yangından kurtarılacak tek kitap olması o kadar ilginç ki ben direk yangında bırakılacak ilk kitap da diyebilirim.. Sanırım Dali'nin de sahip olduğu o delilik-dahilik sınırından bakmak lazım bu kitaba. Bu tarzlara bayılsam da o sınıra yakın olmak herkesin harcı değil, ben de kitabı