"Nasıl ki bir manzarayı betimlerken düzlüğe çıkıp dağları ve yüksek yerleri, yüksek yerlere
çıkıp düzlükleri gözlemleriz; halkın karakterini
tanımak için hükümdar, hükümdarların
doğasını bilmek için de halk olmak gerek" (s.2).
Günümüzde içinde olsak da olmasak da yaşamımızı tüm yönleriyle kuşattığı için siyasetin ve siyasetçilerin konuşulmadığı bir gün yok gibidir. O nedenle etrafımıza şöyle bir baktığımızda politize olmamış insan görmek oldukça zordur. Peki siyasetin bazen öznesi, bazen de nesnesi haline gelen insanlar, hakkında konuştuğu ve dedikodusunu yaptığı politikanın hakkında bilgisi ne düzeydedir?
Bundan da öte insanlar neden siyasetçiler tarafından çoğu zaman aldatıldığı ve kandırıldığını düşünüyor? Bu hissiyatlarına rağmen aynı siyasetçilere niçin koşulsuz destek vermeye devam ediyor. Bir siyasî iktidar neden yıllar boyu ayakta kalmayı başarırken, bir başka siyasi iktidar yok olup giderek tarihin sayfalarında yer alıyor? Onca muhalifinin ve düşmanının ortasında bir lider/prens/hükümdar, hangi yol ve yöntemleri uygulayarak ayakta kalmayı başarıyor? Toplumlar hangi koşullarda başlarındaki lider ve yöneticilere başkaldırarak yönetimlerine son veriyor?
İşte tüm bu soruların cevabını merak eden okurların öncelikle okuması gereken baş yapıtlardan birinin de Niccolo Machiavelli'nin "Hükümdar" adlı eseri olduğunu düşünüyorum. İtalyan Rönesans hareketinin önemli isimlerinden biri olan Machiavelli (1469-1527), tüm yaşamı boyunca İtalya'nın birliği ideali için mücadele veriyor. Devlette görev alıyor, iktidarlar değiştiğinde hapis yatıyor ve sürgüne gönderiliyor. Ama o, sürgünde olduğu yıllarda da düşünce ve görüşlerini yılmadan kaleme alarak dönemin yöneticilerine sunuyor.
Her ne kadar onun "Hükümdar"da ifade ettiği bazı düşünceleri birçok yazar, düşünür ve devlet adamı
Yazgı, bana göre, taştığı zaman her şeyi altüst eden, ortalığı sele boğan, ağaçları deviren, evleri yıkıp harap eden taşkın bir ırmağa benzer. Herkes önünden kaçar, hiç kimse şiddetine dayanıp karşısında duramaz. Durum böyle olunca, insanoğlunun, suyun durgun zamanlarında önlem alarak, bent ve barajlarla suyun hızını kesmekten başka yapacağı bir şeyi yoktur.
Sayfa 94 - İş Bankası Yayınları, 2020·Kitabı okudu
Genellikle insanlar ellerinden çok gözleriyle yargılarlar; çünkü herkes görür, ama çok az kişi ne olduğunu duyumsar. Çok kimse sen nasıl görünürsen seni öyle görür, ama gerçekte ne olduğunu çok az kişi bilir...
Sayfa 68 - İş Bankası Yayınları, 2020·Kitabı okudu