Lütfü Bilgin

Lütfü Bilgin
@lutfutbol
Milli Mücadele hk.
Birinci Dünya Savaşının sonuna yaklaşıldığında, Mart-Nisan 1918'de Harbiye Nazırı Enver Paşa, Osmanlı Devletinin müttefikleri ile birlikte bu savaşı kaybettiklerini anlamış ve askeri tedbirler almaya çalışmıştır. Aldığı en önemli tedbir ise Kafkasya'daki Osmanlı Üçüncü Ordusu'nu yeniden yeniden teşkilatlandırarak güçlendirmek ve ayrıca çok güvendiği kardeşi Nuri Paşa komutasında Kafkas İslam Ordusu'nu kurmak olmuştur. Enver Paşa savaş kaybedilince düşmanın Anadolu da dahil olmak üzere işgal edeceğini tahmin edebiliyordu. Böyle bir işgale karşı Güney Kafkasya'da yapmış olduğu askeri yığınağı kullanarak savaşın "ikinci safhasını" başlatmak ve bu askeri birlikler ile Milli Mücadeleyi başarıya ulaştırmayı hedefliyordu. Ancak bunu Enver Paşa değil Mustafa Kemal Paşa başarabilmiştir.
Z kuşağı dedenizin internet görmüş halidir.
Bulundukların devrin bütün kabul ve teamüllerini deviren ve sonunda maruz kalacakları hücumlara alayla karşılık verenler en büyük adamlardır.
Balkan Savaşının yenilgiyle sonuçlanması ve büyük toprak kayıpları, İttihatçı Liderlerde Anadolu'nun Türkleştirilmesi gerektiği fikrini geliştirdi. O güne kadar Türkçülük fikrini açıktan terennüm etmekten çekinen İttihatçılar Balkan yenilgisiyle birlikte imparatorluğun kalan topraklarında Hristiyanlarla bir arada yaşamanın imkansızlığına inandılar.
Kasabalı bunlar. Bunlar hırçın esnaf. Ve parayı çok seviyorlar. Evrensel bilgiye inanmıyorlar. Bİlimi, dinin karşısında hor ve hakir görüyorlar. Dini de bir sosyal ilişki biçimi olarak algılıyorlar. Kaba saba bir milliyetçilik anlayışları var. Medeni olmakla ilgili fikirleri de basmakalıp hezeyanlardan öteye gitmiyor. Vurmak, kazanmak, ezmek, yenmek, yenilmemek, dünyayı ancak bu düzeyde anlayabiliyorlar.