Kitabı çok alakasız bir mecrada gördüm ve sipariş verdim. Bir gecede de bitirdim ve Samsunlu olduğum halde Samsunsporu tutmadığım için kendime kızdım. Utandım. Tabiki Samsunsporlu olmamam Samsunsporu desteklemediğim manasına gelmiyor. En iyi yerlere gelmesini canı gönülden istiyorum. Her başarısında da gurur duyuyorum. Bundan sonra da hep öyle olacak. Hatta İstanbul hegomanyasına kim kafa tutarsa onunla birlikte benim kalbim diyebilirim. Samsunspor da bunlardan birisi.
Kitabın özelinde ise öncelikle belirtmek isterim ki böyle bir kitap çıkartmak çok güzel bir fikir. Düşünenin emeği geçenin eline sağlık. Bir sürü şehirde eski hatıralarla birlikte yıkılan stadyumların yerine yapılan yenileri aynı atmosferi oluşturamadı. Aynı etkiyi sağlayamadı. Zamanla muhakkak eskisi unutulup , yenisinde yaşanmışlıklar arttıkça bu da değişecektir. Ama ben kitaptaki yazar arkadaşlar gibi eskisinin korunması , rant uğruna yıkılmaması , yenilenmesi taraftarı idim. Diğer şehirlerdekiler gibi.
Fakat olmadı. Trabzonda Avni Aker , Samsunda 19 Mayıs , Bursada Atatürk , Antalya da Atatürk ve diğerleri rant uğruna , İnşaat Ya Resullullah diyerek yıkıldı. hem de o renkleri sevenlere , o stadyumlara cebindeki paranın son kuruşunu vererek girenlere bir kere bile sorulmadan.
Bu durumun yani tarihe anıya sevgiye gram saygı duymamanın psikolojide bir ismi muhakkak vardır. ama bizdeki en klasik ismi Vefasızlık.
Hissi Acı.
İsmi ise Hatıran Yeter.