Lütfü Bilgin

7/10
·112 syf.··
2020 15. kitabı
Normalde biyografi , roman veya kısa hikayeler okuyorum. Deneme yazıları ancak bildiğim sevdiğim birisiyse okuyabiliyorum. Tapınaksız Dua bunlardan birisiydi. Erol Aktaş'ın daha önceki "Belki" adlı Deneme kitabını da okuduğum ve beğendiğim için "Tapınaksız Dua" kitabını da bir gecede okudum diyebilirim. Aşka , hayata , terketme veya terkedilmeye dair insanın içindeki buruklukları kendine has aforizmalar ile ifade eden bir kitap. Bir önceki "Belki" kitabı gibi iyi bir dili olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Deneme sevenlerin ve içinde hüzünle yaşayanların okumasını tavsiye ederim.
Tapınaksız DuaErol Aktaş · Boramir Yayınları · 202013 okunma
İzzet Bey Apartmanı
9/10
·152 syf.··
2021 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 09:29
Merhaba Mehmet kardeşim Bazen burdan veya sosyal medyadan sana takılmak istiyor "Mehmet Yılmaz kitap yazsa da okusak” diyordum. Fakat yine tek nefeste okudum kitabını ve çok çabuk bitti. Yine uzunca bir süre ya yeni kitabını bekleyeceğim ya da bir kaç sefer daha okuyacağım. Yine çok beğendim yazdıklarını. Kalemine sağlık. Okuduğumuz aslında bir apartmanda yaşayanların ayrı ayrı hikayeleri olsa da aslında Türkiye nin özeti. Çevremizde çok sık gördüğümüz insanlar. Apartmanda yaşayanlar aslında hepimiziz. Hepimizin hikayesi birbirinden farklı ama birlikte ve birbirimize dokunarak yaşıyoruz. Hayat hepimize başka şeyler sunuyor. Bazımız zorunlu göç etmiş bazımız hayatın başka yerlerinden savrulup gelmişiz. Her birimizin geçmişi , yetiştiği ortam farklı. Dertleri farklı. Hayalleri farklı. Travmaları farklı. Ve bunların hepsi bizi oluşturuyor. İlişkilerimizi oluşturuyor. Zamanında Bosna savaşından kaçıp gelen Almira nın Suriye’deki savaştan kaçıp gelen Ala’da kendini gördüğü gibi. Hikayedeki tüm karakterlerin kendine özgü hikayeleri günlük hayatımızda çok sık gördüğümüzü düşündüğümüz ama hepsi etkileyici hikayeler. Almira’nın sevgilisi Cenk’in Coğrafya bilgisizliğinin zayıflığından etrafına ilgisizliğine kadar , Ömer’in yıllarca hislerini Deniz’e açamayıp iş işten geçtikten sonra açıklamasına kadar , Derya’nın Hakim olduğunu sandığı ama aslında güce teslim olmuş ve adaletsizlik dağıtan bir kişiliğe bürünmesine kadar , Mustafa’nın hiç bir günahı yokken 2 yıl hapis cezası alıp Cuma Namazını kendisine bu cezayı veren hakim ile yanyana kılmasına kadar. Tüm hikayeler gerçek hayattan. Tıpkı nasıl yapıldığı , hangi şartlarla yapıldığını bildiğimiz , içinde ne hikayeler barındırdığını bildiğimiz , farklı kültürden insanların birlikte yaşadığı apartman da bir gün içlerinde hınç
1000Kitap
İzzet Bey ApartmanıMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 202079 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 52. kitabı
Kitabı çok alakasız bir mecrada gördüm ve sipariş verdim. Bir gecede de bitirdim ve Samsunlu olduğum halde Samsunsporu tutmadığım için kendime kızdım. Utandım. Tabiki Samsunsporlu olmamam Samsunsporu desteklemediğim manasına gelmiyor. En iyi yerlere gelmesini canı gönülden istiyorum. Her başarısında da gurur duyuyorum. Bundan sonra da hep öyle olacak. Hatta İstanbul hegomanyasına kim kafa tutarsa onunla birlikte benim kalbim diyebilirim. Samsunspor da bunlardan birisi. Kitabın özelinde ise öncelikle belirtmek isterim ki böyle bir kitap çıkartmak çok güzel bir fikir. Düşünenin emeği geçenin eline sağlık. Bir sürü şehirde eski hatıralarla birlikte yıkılan stadyumların yerine yapılan yenileri aynı atmosferi oluşturamadı. Aynı etkiyi sağlayamadı. Zamanla muhakkak eskisi unutulup , yenisinde yaşanmışlıklar arttıkça bu da değişecektir. Ama ben kitaptaki yazar arkadaşlar gibi eskisinin korunması , rant uğruna yıkılmaması , yenilenmesi taraftarı idim. Diğer şehirlerdekiler gibi. Fakat olmadı. Trabzonda Avni Aker , Samsunda 19 Mayıs , Bursada Atatürk , Antalya da Atatürk ve diğerleri rant uğruna , İnşaat Ya Resullullah diyerek yıkıldı. hem de o renkleri sevenlere , o stadyumlara cebindeki paranın son kuruşunu vererek girenlere bir kere bile sorulmadan. Bu durumun yani tarihe anıya sevgiye gram saygı duymamanın psikolojide bir ismi muhakkak vardır. ama bizdeki en klasik ismi Vefasızlık. Hissi Acı. İsmi ise Hatıran Yeter.
Hatıran YeterYusuf Demircioğlu · Roza Yayınevi · 201912 okunma
Yola Düşen Gölgeler
10/10
·144 syf.··
2019 16. kitabı
Mehmet kardeşim Kitabını bitireli 3 gün oldu. Ve halen etkisindeyim. Bir şekilde okuyanlarla konuşmak istiyorum. Hikayenin kahramanlarını kafamda resmedip birileriyle üzerlerinde tartışmak istiyorum. Ben bu kişiyi tanıyorum , bizim mahalledeki serseriye ne kadar benziyor değil mi filan demek istiyorum. Anlattığın hikaye , kullandığın üslup , hikayeler arası geçişler , sahneleri birbirine bağlayan cümleler ile çok güzel bir kitap olmuş. Bence bir yazarın okuyucusunda bıraktığı iz , okuyucuyu hikayenin içine alıp , hikayenin içinde gezdirip , sonrasında aynı kişi olarak değil ona bir şeyler katarak bırakmak olmalı. Ben 3 gündür hikayenin etkisinde olan bir kişi olarak söylüyor ki bütün hikayelerden çok etkilendim. Bazısını elime alıp sopalayasım geldi , bazısını göğsüme bastırıp teselli edesim. Bazısının da elini sıkıp Aslanım benim diyesim. Aida'nın köprüden geçerken Bosna'lı askerlere isimlerini sorup "sizin ismine kurban olurum" dediği yerde de İlyas dedenin her öğlen namazı cama tıklatıp "bir ihtiyacın var mı" dediği yerde de tutamadım kendimi. Ayrıca bir not ekleyeyim ki ben İlyas dedeciyim. Senin de dediğin gibi eminim onlar cennette bir araya geleceklerdir , çünkü insan sevdiğiyle beraberdir. Fakat kitabın temel olarak bende bıraktığı 3 iz var diyebilirim. Birincisi tüm kitap Hüzün kokuyordu sanki. Her cümlesi , her hikayesi hüzün kokuyordu. Serseri Musa'nın hikayesi de , Aida'nın hikayesi de , İlyas Dedenin hikayesi de , Matbaacının hikayesi de ve diğer tüm hikayeler de hüzün kokuyordu. Belki de bu yüzden çok sevdi herkes. Belki de bu yüzden her okuttuğum kişi bana aynı yorumla geldi. Ancak kalbi hüzün dolu kişi bu hikâyeleri yazabilir , bu hikayeleri bu şekilde anlatabilir. Çünkü Hüzün çok kıymetli bir şeydir. İnsana insanlığını hatırlatır. İkinci nokta ,
Edebiyat
Yola Düşen GölgelerMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 2019173 okunma
4/10
·235 syf.··
2017 156. kitabı
Belki ilerde daha iyi hikayeler yazabilir, belki bir film senaryosu yapar ama zaman bu zaman değil. Bu günlere gelebilmesi için daha çok var. İlk kitabını da okumuş ve "acaba" demiştim. Ama henüz çok zayıf. Hem hikayeler çok zayıf hem dil çok zayıf.
Yap Bi BabalıkCan Yılmaz · İnkılap Kitabevi · 2017193 okunma