Engels, diyalektiğin büyük önemine dikkati çekmiştir. Ona göre, diyalektik,
“Dünyayı tamamlanmış bir nesneler karması gibi değil, nesnelerin beynimizdeki fikir akisleri, yani kavramlar kadar, görünüşte durgun nesnelerin de, aralıksız bir oluş ve yok oluş değişiminden geçtikleri ve eninde sonunda, görünüşteki bütün rastlantılara, bütün anlık gerilemelere rağmen, ileriye doğru bir gelişimin belirdiği bir süreçler karması olarak görmek gerektiği yolundaki büyük temel fikir ...” dir.lxi
Böyle olunca kapitalist toplum da, “son şeklini almış nesneler karışımı” olarak değil, tersine bir süreçler karışımı olarak incelenmelidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ayşe merdivenleri tırmandı, salona girdi. "Ne kalabalık, ne şenlik, ne curcuna, ne güzel, ne neşe! " diye mırıldandı. "Nereye gideyim? Her yere gidebilir, herkesle bir çift laf konuşabilir, hemen gülebilirim... "
(...)
Ayişenin göğsünde başı, Son sözleri şu: "Yüce Dosta!.."Ve son nefes, çığlık, gözyaşı...Güneş varken güneş paydosta.
***
O gün, o gün, pazartesi;Bütün büyük oluşlar o gün.Bu dünyanın bundan ötesi,Sade hasret, gurbet ve sürgün.
Sayfa 133 - IV. Basım Mayıs 1993, 63 Levha, -O GÜN, LXI, Büyük Doğu Yayınları