7/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 21:04
Edebiyatımızın önemli kalemlerinden biri olan, hem subay hem öğretmen geçmişi bulunan Ömer Seyfettin, hikâyeleri ile ünlü bir yazar. Küçükten büyüğe herkesin hayatında Bir kere de olsa tanıştığı bir kalem. Bahar ve Kelebekler yazarın 1902-1911 yılları arasında kaleme aldığı hikâyelerinden oluşuyor. Bazıları uzunken bazıları birkaç sayfalık. Bazılarını çok severken bazılarında aşırı sıkıldım. Buse-i Mader, Yaşasın Dolap, Aşk ve Ayak Parmakları en sevdiğim öykülerden oldu. Özelikle Buse-i Mader (Anne öpücüğü) bir bebeğin anne öpücüğü ile şifa bulacağı ümidinin anlatıldığı çok tatlı bir hikâye idi. Bu kitabı kesinlikle okumalısınız diyemesem de bahsettiğim hikâyeleri okumanızı isterim. Yer yer sıkılsam da yine de Türk edebiyatı iyi ki var. Romanların o yoğun temposunun yanında bu hikâyelerde soluklanmak iyi hissettirdi.. Keyifli okumalar..
Edebiyat
Bahar ve KelebeklerÖmer Seyfettin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,647 okunma
RONÎ MÎNA EVÎNÊ-TARÎ MÎNA MİRİNÊ...
10/10
·358 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2025 15:55
1998 de yazılmış lakin okunduğunda günümüzde yaşanan birçok olayı yeniden yaşıyormuş gibi bir dajavu yaşatacak. Yıllardır ölümün hâlâ hüküm sürdüğü ve belkide daha uzun yıllar hüküm süreceği dağlar ülkesi,değişmeyen ırkçılık,din,dil,kültür ve insan ayrımı.Sahi bu kitaptan daha doğru yıllardan bu yana hiç mi insan olmayı beceremedik,hiç mi empati kurmayı denenedik,hiç mi vicdanınıza kulak vermedik, ölümü Allah'a bırakmayı hiç mi düşünmedik? Ve birgün bitecek mi tüm bunlar annelerin dilindeki hawar çığlıkları ve feryatları dinecek mi,dilinden dininden ırkından dolayı insanlar yargılanmayıp,eşit olmayı ve insanca yaşamayı becerebilecek mi,insan ruhunun zorla terbiye edilemeyeceğini,insanlara ölümle,zorbalıkla birşeyleri öğretemeyeceğimizi ve değiştiremeyeceğimizi ne zaman anlayıp kabul edecez.Hâsılı biz İnsanlar insan olarak yaşamayı ne zaman öğrenebilecez? "Ve sen hep erteledin gelişlerini. Bir gün ülkede herkes eşit olacak demek kadar boş bir vaat gibiydi sözlerin.Bu ülke de kimse eşit olmayacak ve sen hiç gelmeyeceksin şehrime. " Mehmet Uzun bu şiirinde eşitlik ve adaletin olacağı inancına dair umudunu çoktan kesmiş belliki.Oysa kitabın 158.inci sayfasında "Ölüm hiçbir zaman çare değil.Yokoluştur ölüm,yok olmak ne zaman çare oldu ki?Tek çare hayattır,en kötüsü,en çaresizi bile çaredir unutma.Çünkü UMUT vardır hayatta,her koşulda hayat UMUT taşır içinde." nasılda güzel umut aşılıyordu bizlere.Herşeye umudu olan adamın eşitliğe dair bir umudu yoktu belli ki yahut kaybettirilmişti ona bu inanç. Kitapla ilgili spoiler vermekten kaçınarak birkaç birşey söylemek istiyorum;Mehmet Uzun'un hep okuyacam deyip okumayı sürekli ertelediğim ve Mehmet Uzun'un okuyacağım ilk kitabı olacaktı bu kitap.Kitabin sonu başta verilmesine rağmen kitabın devamı sonundan daha heyecanlı ve
Duygu ve Düşünce
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy)Mehmed Uzun · İthaki Yayınları · 201710,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
4/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2023 21:05
Öncelikle söylemeliyim ki kitap çok fazla kültürel öge barındırmakta. Bu yazardan okuduğum ilk kitap olduğu için biraz garipsedim ama okuyan arkadaşlarım bu kadar garipsememişler ve diline alışkınlar. Dili samimi fakat bana göre bu bir aşk hikayesi değil. Tamamen ihanet ile dolu bir hikaye. Keşke Jir ile Kevok'un aşkının masumluğundan devam etseydi öykü. Böyle devam etseydi de içine ihanet, genelev vs. muhabbetleri bitmeden aynı mesaj verilebilirdi. Kevok, samimi bir karakter. Kendini bir anda dağların içerisinde bulmuş. Ürkek, sevimli bir kız. Baz ise karaktersiz, eline silah aldı diye herkese her şeyi yapabileceğini sanan bana kalırsa iğrenç bir karaktere sahip yetim bir çocuk. Birbirlerine aşık olma hikayeleri de bir o kadar iğrenç. Baz ''Kızım, kızım'' dediği kendisinden 20 yaş küçük kıza birdenbire aşık oluyor hatta aşık olmayı geçin direkt arzuluyor. Ki bu kitapta şaşırdığımız bir durum da değil Baz sürekli kadın arzusu peşinde olan bir adam. 20 yaş küçük veyahut 20 yaş büyük ( Mader ) fark etmiyor bu adam için. Kevok da onun kurbanlarından birisi diyebiliriz. Kevok benim gözümde Baz'a hiçbir zaman aşık olmadı. Kalbi hep Jir'de idi. Sadece Baz'ın yanında mecburiyetten durdu ve sonunu geciktirdi. Ölüm hikayeleri de beni hiç üzmedi, sadece Kevok için üzüldüm yani bu hikayede yanan bu aşkının peşinde gözü kör olmuş, sonra da yanında bulunan adamla kalmak zorunda kalmış bu masum kız oldu. Kitabın olay örgüsüne gelecek olursam, son sayfalara birden fazla olay eklenmiş. İlk sayfalarda betimlemeler oldukça uzatılırken son sayfalara doğru bir olay curcunası ve birçok geriye dönüş mevcut. Bu sebeple son sayfaları okurken çok sıkıldım. En azından bu kadar kötü bir hikayeye daha iyi bir son yazılabilirmiş. Ben pek beğenemedim açıkçası. İyi okumalar! :)
Düşünce
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi KaranlıkMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 202010,9bin okunma
Ronî mîna Mirinê Tarî Mîna Evînê :)
Puan vermedi
Ev pirtûk bi spoîlerekî destpê dike. Nivîskar dawîya pirtûkê serî da nîşanê me dide û pey re serboriya kesayetên pirtûkê dide ber çav. Kesên romanê me ye sereke Baz û Kevok in û li gel wan Jîr, Rênas û Mader jî pirtûka de kesayetên girîng in. Mekân nav Welatê Mezin û Welatê Çiyayan de derbas dibin û her Kurd dizane ku ev biwêj tê çi wateyî :) Baz serê pirtûk e de zabitekî Welatê Mezin e û mirovek gelek serkeftî ye. Dîtina wî ya Kevokê saya vê tiştê diqewime. Kevok û Baz jî li zanîngeha dixwînin û hevdu pir hez dikin. Lê belê Baz jiyana xwe ne kêfxweş ê û ew jî weke Kevokê ji ber zilm a Welatê Mezin dûre welatê xwe ketine. Zulm û zordarîya hatîye ser miletê wan wê wan têxe nava şerek e gelek dijwar û wê bibe sedema hilweşandina jiyana wan. Pirtûk her çiqas mijarek gelek teybet hildabe dest û bi zimanekî zelal û şîîrî hatibe nivîsîn jî çend cihên pirtûkê de bêhna xwendeyan teng dike. Lê fikra min her Kurd weke pirtûkên Mehmed Uzun ên dinê divê vê pirtûkê jî bi teqez bixwîne.
Edebiyat
Ronî Mîna Evînê Tarî Mîna MirinêMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 201210,9bin okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2022 36. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2022 00:00
Merhaba canlar... Ev taşıma, yerleştirme, bayram derken uzunca bir aradan sonra tekrar buralardayım. Tabi ki açılışımı dört yıldır birlikte okuduğumuz ve daha çooook okumalar yapacağımız @okuyan_kadınlar_kulubu nün #turkklasikleriserisi etkinliğiyle yapıyorum. Bu ay #ömerseyfettin in #baharvekelebekler isimli topu hikaye kitabıyla buluştuk. Malumunuz Ömer Seyfettin eserleri en çok okunan yazarlar arasında. Benim gibi öğrencilik yıllarında okuyan ya da sinemaya uyarlanan eserlerini izleyenler vardır mutlaka. Bu kitapta ise 1902'den 1911'e kadar yayımlanan ilk dönem hikayeleri mevcut. Günümüz Türkçesiyle sunulan yayım dizisinin devamı ciltler halinde gelmeye devam edecek. Hem edebi hem siyasi kimliğe sahip olan Ömer Seyfettin'in edebi kimliğiyle tanışacak olduğunuz eserde; yer, olgu, olay ve tarihsel kıyaslar baş rolde... -Tenezzüh -Buse-i Mader -Hediye -İlk namaz -Sebat -Pervanelerin Ölümü -Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür! hikayelerini sevdiğimi söyleyebilirim. Dönem itibariyle hemen hemen bütün Türk Klasikleri eserlerinde işlenen kadının yaptığı işin değersizliği ve erkeklerin bir lütuf olarak verilmesi burada da göze çarpıyor. Bir bölüm var ki; İlim ve fenle ilgilenmesine 'rağmen' karısını sevmeye çalıştığını söylüyor zat-ı muhterem. Lütfettiniz beyzadem demekten alamadım kendimi affola... Siz benim çıkışlarıma aldırmayıp okuyun diyor ve müsaade istiyorum. Keyifli okumalarınız daim olsun... Kitapla kalın...
Bahar ve KelebeklerÖmer Seyfettin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,647 okunma
9/10
·1416 syf.··
Beğendi
·
2022 185. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2022 00:24
Muazzam bir eseri geride bıraktık ve en başta söylemem gerekiyor ki uzun bir inceleme olacak. Ömer Seyfettin adına sitemizde belki de en uzun inceleme olacak. Bunun 2 temel sebebi var. Birisi yazarı tanıtmak ve onun eserlerine olan saygıyı göstermek, diğeri de eklenen kitapların çok fazla olması hasebiyle bilgi kirliliğini engellemek. Bu yüzden çok uzun, çok kapsamlı ve yaptığım tüm araştırmaları içeren oldukça bilgilendirici bir eser olacak. Elimden geleni yaptığımı söyleyebilirim. 12 Punto ile yazılmış 16 sayfalık uzun bir inceleme olduğunu belirteyim. Öncelikle olmayan kitapları ekledik, yani yayımlanmış ve birçok kere kitap haline getirilmiş hikayeleri sona bıraktık. Tek tek inceledik. Daha öncesinde ise hikayeleri dışında kalan birkaç belli başlı eserini detaylıca inceledik. Ömer Seyfettin okumak için, edebiyat sınavlarına çalışmak ve hazırlanmak için dahi kullanabileceğimize inandığım bir yazı meydana getirdik. Bu satırları yazarken yazının sadece kemik kısmı vardı, detaylar da eklendi ve düzenlendi. Elimizden geleni yapmaya çalıştık. Başlıyoruz. 35 yaşında vefat etmiş yazarın sanatını gerçek bir sanatçı edasıyla icra ettiğini görüyoruz. Tabii ki her hikâye mükemmel değil, tabii ki her yazı bizlerde bir iz bırakmıyor ama hangimizin hayatı tam da istediği şekilde gidiyor ki… Ömer Seyfettin’in yazardan çok hatta bilinen her özelliğinden çok ÖĞRETMENLİK mesleğini onurla taşımış bireylerin bir temsilcisi olması bende çok önemlidir. Aynı zamanda edebiyatta Türkçülük akımının kurucularından olup dilde sadeleşmenin de savunucuları arasındadır. Bu sadeleşme meselesi çok önemlidir çünkü sanat için sanat yapanlardan ziyade toplum için sanat yapanları her zaman ayrı bir özenle tutarım. Bu insanların benim için anlamı büyüktür. Toplum için çabalamayan insanları sevemiyorum
Bütün HikayeleriÖmer Seyfettin · Yapı Kredi Yayınları · 2015439 okunma