Bir pazar yerinde,tezgahlar kalktktan sonra sokaklarda dolan, yere atılan sebze ve meyvelerden toplayan kadınlar kimsenin yüzüne bakmazlar.Utanç ,onları kocaman dünyada yalnızlaştıracak kadar keskindir.
Biz de onların yüzüne bakamayız aslında. Yoksulluğun gözlerine bakılmaz çünkü.
Deryâdil olalım, iç dünyamızı kuralım. Küçük pencereler açalım hayatımızda. Ve zamanı biraz yavaşlatalım. Mânâ yalnız kalabilmekte, kendi içine yolculuklara çıkabilmekle ve ânı yekpâre tutabilmekle kazanılabiliyor.
Allah’a inanıyorum. Ben bir diriliş işçisiyim.
Allah kentinin işçisiyim. Allah’ ın övdüğü, beğendiği İslâm toplumunu ören, toplumunun örülen duvarında en küçük bir kum tanesi olmaktan öte öğüncüm olamaz.
Allah’ a inanan insanın özgür olduğuna inanıyorum. İnsan boynuna zincir atan, takan eşyadan ve öteki insanlardan, insanların tanrılaştırdığı kişi ve eşyadan insanı ancak Allah kurtarır. Yani insanı ancak Allah özgür kılar.