Cemal Süreya bir röportajında; "1944 yılında Dostoyevski'yi okudum, o gün bugündür huzurum yoktur. " diyor ya hani, Dostoyevski'yi okudukça anlıyorum bu sözün anlamını. Bazen bir roman, bir psikoloji kitabından çok daha fazla şey öğretiyor insana. Ve aradan yüzyıllar geçse de temelde insanın hiç değişmediğini. Öteki bazen dışarıdadır bazen içeride, ama herkesin bir "öteki"si vardır. Daha psikanalizin ortaya çıkmadığı yıllarda bunu muhteşem bir dil ve kurguyla anlatmış Dostoyevski romanında. Psikanalizin kurucusu Freud'un Dostoyevski'yle ilgili birçok makalesi mevcut.
Dostoyevski okuduğunuzda sizinde huzurunuz kaçabilir, fakat belki de Cemal Süreya gibi bizim de biraz huzurumuzun kaçmasında fayda vardır.