MANOLYA II. Ya da Çocukluk Şiirleri II
* Karanlık, böcekistan dolaplarında
itişen tencereler ve tavalardı anne evleri
pencereler bahçelerse kuş dilinde
mutlu kuş düğünleri...
Sen, benim güzel yavrum, sen Manolya ağacı ol istedim. Hayatta başına ne gelirse gelsin, yapraklarını dökme. Sımsıkı tutun dallarına. Gereğinde etrafındaki tüm ağaçlardan daha sıkı dur, ama zamanı gelince de dünyanın en güzel çiçeği gibi aç, en mest edecek biçimde kok, gönüllerde öylesi izler bırak, hiç unutturma kendini…
I
rüknettin’in aynalarda ağladığı kadar var.
bir mevsimin kıyısından tutarsan rüknettin
kurak ovalara yağmurlar yağar,
ayak bileklerinden kavrarsan bir harfi,
kalbin şiir olup vadilerini sular.
senin de vadilerin vardır rüknettin!
kehanetler kurarsın, yağmalarsın kendini
kurtarıp o yangında ilk önce kalbini
niyedir, aynalarda azalır sesin.
II
doktorum
ben bu kalbimi sarınır örtünürüm
kış gecelerinde o nu yakar ısınırım
üşürsem helak olacağımdan korkarım.
doktorum
gayya kuyusuna inmek istemem
bana bir ip uzat, yağmurlar istemem
aynaları kırarım,suretimi istemem
mevsimler dönedursun, bu dünyayı istemem
yalnız Allah’ı anmak isterim
ben Allah’ı isterim.
III