"her şeyin temel maddesi çürümüştür: su, toz, kemikler, pislik. mermerler yeryüzünün katı pislikleri, altın ve gümüş tortusu, giysiler kıllı postlar, mor renk kabuklu kanıdır vb. soluğumuz için de geçerlidir aynısı, birinden diğerine dönüşür.
bu acınası yaşam şekline, bu söylenmelere, bu maymunluklara son ver artık. neden kaygılanıyorsun? bunların hangisi yeni? seni afallatan nedir? neden mi? ona iyice bak öyleyse. madde mi? ona da iyice bak. ikisi de orada işte."
"... ve bütün bu kitaplar ve yazılar gülünçtüler. Biz o zaman Shakespeare ya da Kant'a yaslanırız sanıyoruz, ama bir aldatmaca bu, Shakespeare ve Kant ve tüm diğerleri, yaşamımız boyunca bizim tarafımızdan en büyükler olarak değerlendirilenlerin hepsi, tam da onlara iyice gereksinmemiz olacakken bize ihanet eder, dedi Reger, bizim için ne çözüm ne de avuntudurlar, ancak birden bize iğrenç ve yabancı görünürler, hepsi, bu büyük ve önemli denilenlerin düşünüp üstelik de sonradan yazdıklarını umursamayız, dedi Reger. Biz hep bu önemli ve büyük denilenlere tam gerektiği anda, hem de yaşamsal önemi olan anda güvenebileceğimizi sanırız, ama bir yanılgıdır bu, biz her zaman bu önemli ve büyük denilenler tarafından, tam olarak yaşamsal önemi olan anda tüm bu önemliler ve büyükler ve deyim yerindeyse ölümsüzler tarafından yalnız bırakılırız, böylesi bir yaşamsal önemi olan anda bize, onların arasında bile yalnız olduğumuz, tamamen korkunç anlamda kendimizle baş başa kaldığımız gerçeği dışında bir şey vermezler."
"Gafil gençlik!" diye düşündüm, "yoluna çıkan kimdi, haberin yok! İşte büyük zekalar dünyadan böyle geçer, bilinmeden, fark edilmeden. Fani bilgeliğin kaderi budur!"
"yaptığının anlamsız olduğunu biliyor, tıpkı bizim de uğraşılarımızın anlamsız olduğunu bildiğimiz gibi; fakat ister önemli görünsün ister önemsiz, başlanılan her şeyin anlamsız olduğuna dair acı bilgi onu ezmiş olmalı – nasıl hayat boyu bizi de ezdiyse."