7/10
·240 syf.··
2022 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2022 00:00
İlk bakışta sanki Lev Tolstoy (bildiğimiz Tolstoy) okudum sanılabilir ama hayır aslında Tolstoy'un bir akrabası olan Aleksey Tolstoy'dan bir bilimkurgu kitabı okumuş oldum. Rus yazarların dilini seviyorum, bu nedenle bu kitap da bana akıcı geldi. Mars'a gitmek sanırım Ay'dan sonra insanın en büyük ikinci hayali. Kendi dünyamız yetmiyor gibi, gidip orayı da sömüreceğiz ne de olsa. Uzay yolculuğuna elbette karşı değilim ama ben bize güvenmiyorum maalesef. Daha şimdiden uzayda bir uydu çöplüğü yaratmayı başardık bile. Kitaba geri dönecek olursam, Mars'a gitmeyi aklına koymuş Los adında bir Rus mucit ile tanışıyoruz hikayemizde. Sovyet Rusya'nın desteklediği bir proje dahilinde Mars'a gitmek üzere olan Los, ilan vererek yanına birini daha arıyor. Rus Kızılordusu'nun eski bir mensubu Gusev ile yolları kesişiyor ve bu muazzam yolculuk gerçekleşiyor. Mars, yazarın hayalgücü sayesinde halihazırda bir uygarlığın yaşadığı bir gezegen olarak karşımıza çıkıyor. Los ve Gusev'in Mars'a gelişi ile bu uygarlıkta zaten içten içe fokurdayan isyan hareketi daha da ivme kazanıyor ve sonunda patlak veriyor. Aelita kim diyecek olursanız, o da Mars'ın yöneticisi Tuskub'un kızı. Elbette bizim dünyalılardan biriyle Aelita arasında bir aşk yaşanması kaçınılmaz oluyor böylece. Okuduğum en iyi bilimkurgu kitaplarından biri olmasa da, sıkılmadım hikaye boyunca. Bazı bölümler çok ani başlayıp bitse de, sonunda ne olacak diye merakla okudum. Buna rağmen aşkın ele alınışını maalesef biraz yavan buldum. Eğer aşk odağında kurgulanmayacaksa kitabın adı neden Aelita diye sorguladım. Mars'a yolculuk da olabilirdi. Sanırım film olarak da sinemaya uyarlanmış kitap. Eğer denk gelirsem izlemek isterim. Bilimkurgu severlere keyifli okumalar!
AelitaAleksey Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020609 okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "2063'TE SEKİZ AY" //ALINTILAR #Çağınızın kıymetini bilin... #Zaten şu devirde insana hasretiz, bırakın onu da yaşayalım... #Sessizdim,içimdeki içimde kaldı... #Her zaman dediğim gibi 'Sen herşeyden değerlisin... ' #Ya eski günler! Güzeldi o zamanlar ama şimdi savaşa uyum sağlamam lazım... #Şartsız bir şeye şaşarım zaten... #Anılarım geçiyordu gözlerimin önünden... #Hiç kimse benim tasarladığım herhangi bir şeye saçma diyemez... #Ölmemek için girdiğim oyunda dahi ölmek var... #İnsanlık ölmüş, ölmüş... #Zaten bu dünyada gerçek olan ne var ki... #Keşke haklı olmasaydın be babam... #Görebildiğim herkesin içinde bir endişe vardı sanki... #Herkes kendisini düşünse ne olur? Büyük bir ego dalgası oluşur, hiçbir iş yürümez ki... //KİTAP HAKKINDA Merhaba kitapsever arkadaşlar Bir zaman makinası olsa 90 lı yıllara gitmek isterdim. Beni tanıyan herkes bu isteğimi bilir. Hatta babacığımla birlikte zaman makinası yapmayı bile düşündük. Babam söz verdi lakin hastalığından dolayı bu olasılık ne yazık ki yerini imkansızlığa bıraktı.Fakat hiç gelecek yıllardan birine gitmeyi düşünmedim.Hatta teknoloji ile de hiç ilgim alakam yok.Korkuyorum çünkü. Bu akıllı robot, yok yapay zeka, yok bilmem ne bana çok korkunç geliyor. Hayatımda böyle şeyler istemiyorum. Sanki bir gün bu zekalar mekalar makineler robotlar dünyayı ele geçirecek gibi hissediyorum.Bu yüzden böyle filmler dahi izlemiyorum derkennnn birden kendimi 2063 yılında buldum ve orada tam sekiz ay geçirdim. Hee şunu da söylemeliyim ki, kitap seri olmayı hak ediyor. Bana bitmiş gibi gelmedi. Heyecan ve merakla devamını bekliyor olacağım. Bana tabularımı yıktırdı vesselam... Neden 2063 ? Bu yılı seçmesinin özel bir sebebi mi var yazarın, hayalini mi kurup yazdı, bir filmden mi etkilendi,senaristlik eğiti mi mi aldı,
2063'te Sekiz AyAgah Eren Kökşen · Theseus Yayınevi · 20252 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·168 syf.··
2025 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 20:11
Kitabın konusu: Küçüklüğünde tembel olan Hannah, lise zamanlarının ortasına doğru Mars'a kafayı takmış ve kendini bilime vermiştir. Üniversiteye geldiğinde bir ödevi için en yakın arkadaşlarından Mara, kuzeni Ian'la görüşme hazırlar. Ancak bu görüşme basit bir şey olmayacaktır. Bu kitabı hem sevdim hem de sevemedim. Yani tamamen arada kaldığımı söyleyebilirim. Akıcılık konusunda harikaydı. Sadece sürekli farklı geçmişlere gitmek biraz kafamı karıştırdı. Sonrasında her şey yerine oturmaya başladı. Artı yavaş gelişen bir aşk okumayı ve bu çifti daha çok görmek isterdim. Aslında Ali ablanın bu seriyi ince kitaplar şeklinde yazarak biraz harcadığını düşünüyorum. Çünkü kesinlikle daha güzel şeyler çıkarabileceğine emin olduğum biri kendisi. +18 bir kitaptı. Spoi olabilecek yorumuma gelirsek Hannah'a biraz sinir oldum. Sevgili Hannahcım hem adamı reddediyosun sonra adamla seneler sonra karşılaşıyosun ve adam sana onu hiç reddetmemişsin gibi davranıyor hem de adam şimdi takılamayız deyince kızıyosun adama, sebebini sordun sebebini de açıklayamadı ama zamanında sen de bomboş bi sebeple onu reddettin yani, adama kızmaya hakkın var mı? Yok. O yüzden nefret etmen kadar saçma bir şey de yok. Her neyse bu kısımlar beni deli etti ve aslında daha derin işlenebilir bir konuydu ama birlikte olmaları da, birbirlerine aşık olmaları da inanılmaz hızlı oldu, beni tatmin etmedi. Kısacası ucuza bulursanız alın yoksa boş verin. Bugünlük yorumum bu kadar, kendinize iyi bakın!
Sıfırın AltındaAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 20231,101 okunma
GÜNEŞLİ BİR PENCEREYE ÖZLEM
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
“Bu durum Tanrı aşkına neden bana, hiçbir gücü olmayan bana söylenmişti ki...” Han Kang, bu kitabı yazmasına da bir nevi vesile olan rüyalarından bahsederken ölüm kalım savaşı haline gelen gergin rüyasının içinde bir an durup soluk bile almaksızın kendine bu soruyu soruyor. Benimse en çok dikkatimi çeken şey sorunun içindeki şu kelimelerdi. “... Hiçbir gücü olmayan bana.” Bu gerçekten doğru muydu peki? Bence Han Kang burada yanılmış. Çünkü onun gücü tam olarak bu işte! Ve bizler onun gücü olan kelimelerden can bulmuş bu kitabı okuyarak, kitabın içindeki dünyaya girip üstüne o günün acılarını da yüreğimizde hissederek o acılara gözyaşı döken bizler, tam da Han Kang'ın rüyasında gördüğü ve onu, bu soruyu sorarak çaresiz duruma düşüren o önlenebilir idamların hep birlikte üstesinden gelebiliriz. Kitabın Kapağı için Seçilen İllüstrasyon ve İncelemenin Adı Üzerine... Başta anlamsız ve basit bir metafor gibi gelmişti ama kitabın kapağındaki kalpten bahsederek başlamak istiyorum incelememe. Han Kang kitabında şimdi bizim de aitlik hissedip bir parçası haline geldiğimiz o mücevher gibi kalpten şu şekilde bahsediyor: “Artık daha fazla korkmadığımı fark etme hissi, şimdi ölsem de olur hissi, yüz binlerce insanın kanının bir arada koskocaman bir damar oluşturduğu o canlı hissi... Hâlâ hatırlıyorum. O damara kan pompalayarak atan dünyadaki en büyük ve yüce kalbin atışlarını hissettim. Büyük bir cesaretle onun bir parçası olduğumu hissettim.” Hang Kang işte böyle bir güce sahip! Bu hikayeyi, o günkü tek bir kalpte aynı inançla birleşen insanların dileklerini bize ulaştırma ve dünyadaki en büyük ve yüce kalbin atışlarına bizimkini de dahil etme gücüne...Kitabın kapağında neden kocaman bir kalp yer alıyor bu da güzelce anlamlandırılmış oldu. Epey uzun bir inceleme olacak.
İnceleme
Çocuk GeliyorHan Kang · April Yayıncılık · 20242,127 okunma
Puan vermedi·331 syf.··
2025 1. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 21:48
"Başka bir gezegene, oradaki kayaların yapısını incelemek için araç gönderebilecek kapasiteye sahip bu şizofrenik insanlık, milyonlarca insanın açlıktan ölmesini umursamayabiliyor. Mars'a gitmek, yani basindaki komsuya gitmekten daha kolay görünüyor." José Saramago
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
Hadi gelin hep beraber hiçbir şey yapmayalım :)
10/10
·40 syf.··
Beğendi
·
2024 86. kitabı
Arkadaşlar... Kendimi buldum Koşun gelin "Hiçbir Şey Yapmak İstemeyen Kedi" Gırgır... Bazen aynen onun gibi hissediyorum. Sadece durmak istiyorum... O bir kedi ve yumakla bile oynamak istemiyor. Çok eğlenceli şeyleri yapmıyor. Mesela partiye gitmek, etrafı keşfetmek... Bazen hayatta hiç karşısına çıkmayacak fırsatları bile geri çeviriyor. Mesela ilk Astronot Kedi olmak... Bir dakika bir dakika... Ben belki Mars'a girmeyi kabul edebilirdim Ne istiyor bu kedi? Bu sadece bir tembellik mi? Hayır, hayır! Öyle olduğunu sanmıyorum. Peki neyi var Gırgır'ın? O'na bunu sormak ister misiniz? Belki onunla ilgili bir detay öğreniriz. Belki de hep beraber hiçbir şey yapmayız... Esprili yaklaşımı ve keyifli çizimleri ile duyguları ifade etmenin ne kadar önemli olduğunu vurgulayan keyifli bir kitap
Çocuk Kitapları
Hiçbir Şey Yapmak İstemeyen KediJack Kurland · Hep Kitap · 20247 okunma