En çok senin sesini özledim.
10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 22:23
Merhaba 1K okurları. Kendimi kaybedip yeniden bulduğum günlerde, ki ben her gün bir yerlere kaybolup yeniden bulunuyorum kendi içimde, değerli arkadaşım bana bir kitap önerdi. "Sen seversin, oku istersen," dedi. Kitabın epub halini de bana göderdi. Teşekkür ederim arkadaşım. İyi ki varsın, iyi ki varımsın. Okuyacaklarım bölümünde kaç kitap var bakmaya korkuyorum. Çünkü rastgele, anlık okuyorum. Bazen de geçmişe gidip yeniden dönüyorum ertelediğim bir kitabın gönlünü almak için. Gönül almak, zaman kavramı. Anı yaşamak. Okuduğum kitaplarda hep bir ben arıyorum. Kaybettiğim beni, gençliğinin mezarı üzerinde gül olup yeniden boy vermeye çalışan beni. Bazen kokumu kaybediyorum, "Venüs" gibi, bazen de özüme bağlı kalmayı başarıyorum "Sarı Çiçek" gibi. Çelişen benle toprağıma tutunma savaşı veriyorum "Sokrates" gibi. Güllerin sesini duyabilmek için önce kaybolmak gerekiyormuş. Ölmeden dirilemez ya hani insan. Yeniden var olmanın sancısı ölümün acısından daha zormuş, bedel ödemeden öğrenilmiyormuş. Artemis/Diana olmak mı? Meryem/Mary olmak mı? Her insanın hayatında bir Zeyneb Hanım'ı olmalı, vardır. Karanlık tarafını aydınlığa çıkaracak, gecesini gündüzüne aşık edecek birisi. En önemlisi de içindeki "Gül"ü duyabilmen için güllerin matematiğini öğreten birisi. Ressam, Jon/Mathias, denizlerin ardındaki dağları, sahraları bile görebilecek ruh eşini arayan genç adam. Gözlerindeki ışığı bulmak istiyor ya, ya da görmek. İnsan ruhu cismin gözlerinden görünürmüş. O ruhu bulmanın peşinden çıktığı yolculuğu kiminle devam edecek? Ya da dilenci. "Ben onurlu adamım evlat!" Diyor ya.. Öyle bir "evlat" diyor ki, yanına varıp saatlerce onu dinleyesim geldi. Bir de Nesrerrin Hoca hikayesine değinmiş yazar. Kısacık öyküler serpiştirmiş aralara. Ama öyle bir ustalıkla yapmış ki bunu,
Edebiyat
Kayıp GülSerdar Özkan · Timaş Yayınları · 201214,3bin okunma
10/10
·504 syf.··
2022 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2022 21:13
"Hepimiz bir şekilde kötülük yapmaya eğilimli canlılarız.ancak bu eğilimimiz bizi temize çıkarmaz." ****İncelemeye kitaptan aldığım bir cümleyle başlamak istedim tam konuya ve insana ait bir cümle.Konuya gelirsek her yılın ilk karı yağdığında bir kadın kaybolur ve yine Harry Hole yetki alanında bir kadın kaybolmuştur.Tam o sıralarda Hole bir mektup gelir ve Kardan adamın işine başladığını haber verir.Hole bu mektup ve kayıp kadının bir bağlantısı olduğunu düşünmektedir *****Ve hiç sevmediği halde Hole'e yeni bir ortak gelmiştir Katrinne Bergen şehrinden gelmiştir ve yeni bir vakayla soruşturma başlar. *******Soruşturma kayıp kadınlardan başlar ve çok değerli sonuçlara varılır bu sıralarda yeni vakalarda meydana gelmiştir. ******Altadan kadınlar ve başka babalardan olan çocuklar ve kalıtsal hastalıklar ****Bu arada Hole aşk hayatı Rakel den ayrılmıştır ve Rakel in yeni bir sevgilisi vardır Mathias .
Kardan AdamJo Nesbo · Doğan Kitap · 20201,521 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·281 syf.··
2021 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2021 19:28
Binboğalar Efsanesi, Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk Türk yazar olan Yaşar Kemal’in 1971 yılında yayınlanan epik romanıdır. Romanda hayatta kalan son yörüklerin hikayesi anlatılmaktadır. Yörük nedir? Yörük, göçebe yaşam tarzını seçmiş Türk Halklarına denir. Anadolu’da yaylak-kışlak hayatı yaşayan Türkmen aşiretleri (obaları) için de kullanılır. Anadolu halkının çok önemli nüfus çoğunluğunu oluştururlar. Balkanlardaki Türkler arasında da yüksek miktarda Yörük bulunmaktadır. Rumeli Yörükleri: Kocacık Yörükleri, Naldöken Yörükleri, Vize Yörükleri vb. gruplara ayrılmaktadır. Bugün Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya’nın dağ köylerinde yaşamaktadırlar. Romanda genel olarak şu şekilde benzetmeler ve anlatımlar çokça yapıldığı için ara ara burnunuza Anadolu ve Orta Asya kokusu gelebilir: Çimen yeşili gözlü adamlar… Püskül kaşlar… Kazayağı nakışlı sofra… Altın sarısı börk… Kır bıyıkların vızılaması… Gülbenklerin çekilmesi… Yarpuz kokusu… Binboğalar Efsanesi, denizlerin ermişi İlyas’la karaların ermişi Hızır’ın buluştuğu gün olan Hıdrellez gecesi başlar. Obadaki herkes Hıdrellez gecesi bir şeyler diler. Baş kahraman Haydar usta da kışlak ve yaylak diler. Sonra ahaliye söz verir. Bir kılıç yapıp onu padişaha götürünce onlara yaylak ve kışlak vereceğini söyler, halk pek inanmasa da elinden bir şey gelmediği için de mecbur Haydar ustanın kılıcı bitirmesini beklerler. Haydar ustanın kılıcı Haydar Usta obadan ayrılır, Adana merkeze gider. Kılıcını göstermek ve bunun karşılığında bir toprak parçası elde etmek için yapar bunu. Önce Ramazanoğlu’nu bulmaya çalışır, sonra Hurşit Bey’i, daha sonra da İsmet paşayı… Haydar Usta bunları tek tek gezer, ama bakar ki kimseden hayır yok obasına geri döner ve kılıcını eritir. Bir yörük hikayesi: Binboğalar Efsanesi Sürekli
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
Puan vermedi·680 syf.··
2020 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2020 09:41
Grange yine bitti hep bitiyor gerçi Bu kitap diğer kitaplara göre daha hızlı başladı gibi Daha hızlı derken aksiyon gibi değil de sürükleyicilik anlamın da hızlı başladı Sayfaları kovalamadan elbette olmuyo herkes kitap okumada hızlandı ama biz yine çalışmaya devam ettiğimiz için daha da yavaşladık yoksa daha da önce biterdi gerçi sayfası da çoktu 700ama yine de fazlasıyla heyecanla zevkle keyifle ara ara gerilimle devam etti canım sayfalarbeğendim mi tabii ki. Şaşırdığım abovv dediğim üç beş olay vardı yani anlık şaşırtıcı olaylar çok fazlaydı olay örgüsü güzeldi Kopukluk yoktu çok başarılıydı tavsiye ederim tabii ki. ---Konu itibariyle; Gecenin geç bir vaktin de tren garı'nda Patrick adında biri bulunur elinde bir telefon rehberi ve ingilizanahtari vardır. Polisler tarafından normal hastaneye kaldırılır ancak fiziksel bir yara yoktur Çareyi nöbetçi psikiyatrist Mathias Freire gitmekte bulurlar. Psikiyatrist konuşur ancak Patrick hiç birşey hatırlamamaktadır. Bir kaç gün Mathias hastasıyla ilgilenir Hipnoz uygular bir kaç yer ve şahıs ismi öğrenir ancak bu isimler de somut hiç birşey yoktur. Sonrasın da bir ipucu yakalar ve hastasının bir sevgilisi olduğunu anlar Patrick'i de alır ve sevgilisinin yanına giderler birinci gidişinde konuşurlar çok bir sonuç çıkmaz Mathias kliniğe döner ama şüphelenir tekrar gider Sevgilisinin yalan söylediğini daha önce de Patrick'in hiç birşey hatırlamadığını anlar o esnada da Patrick ve sevgilisi öldürülür Mathias şok içindedir ne olduğunu anlamaz kişiler onu da öldürmek ister ancak kurtulur. Neler olduğunu anlayamaz. Diğer taraftan aynı saatler de Patrick'in bulunduğu tren gari'nda bir ceset bulunur Başkomiser Anais Chatelet nöbetçidir Ceseti görür ama ceset aşırı şiddet içermektedir Ölen evsiz biridir Kafasına bir boğanın
Sisle Gelen YolcuJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20246bin okunma
7/10
·291 syf.··
Beğendi
·
2019 108. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2019 22:41
4 oyundan oluşuyor. oyun kitapları arasında en çok beğendiklerimden biri oldu diyebilirim. 1) ISTASYON 3/3 1917 ekim devrimi sırasında, istasyonu olan bir köyde, devrim sonrası köy halkı içinde yaşanan olaylar. istasyonda çeşitli görevliler var. köyde devrimciler (bolşevikler), eski büyük toprak sahipleri (toprakları küçük köylüler tarafından alınmış), gizli karşı-devrimciler, etliye sütlüye karışmayan "nötr" vatandaşlar, soylu malikanesinde çalışan hizmetli grubu (dadı, kahya vs). bu insanlar arasındaki sınıfsal çatışma işleniyor. benim en çok merak ettiğim küçük köylülerin, büyük toprak sahibi soylu ailenin topraklarını "kamulaştırma" sahnesini ise işlememiş. arada mesajlar var, fakat oyunun içine iyi yedirilmiş sırıtmıyor (sonraki bir oyunda sırıttığını göreceksiniz. ki bu nazım'ın maalesef bir handikapı bence). bir adet de türk savaş esiri var hazayin osman :D zevkli, güzel bir oyun. osman'ın karıl marıkıs ile karşılaştığı ilk an eğlenceli baya. 2) İNEK 2/3 cumhuriyet devrimi sonrası taşrada geçtiği muhtemel bir olay. baba ölmüş; anne, abla, çocuk köyde yaşam mücadelesi veriyor. çocuklar yetenekli ve pratik zekalı. kariyerleri parlak. daha iyi eğitim almak için inek satın alıyorlar. sütünü, yoğurdunu satıp eğitim masraflarını karşılama derdindeler. fakat bakımın zorluğu ve maliyetinin altından kalkamayınca hayatları neredeyse ineğin esiri oluyor. bu ekonomik zor şartlar altında ailenin ahlaken çöküntüye girmeye başladığını da görüyorsunuz. pazarda sütün satıldığı sahneye dikkat, ve de oyunun sonunda inekle kurdukları bağa... spoiler vermiyorum. 3) DEMOKLES'İN KILICI 1/3 taşralı, sonradan uçak pilotu olan genç karısı ile yaşadığı olayların intikamını almak için şehirdeki bir mimar karı-kocaya mektup yazıyor. tam saat 8de bir şeyler olmak üzere. ve dediği gibi de
Demokles'in KılıcıNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 2017172 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2018 9. kitabı
YAZMAYA SUSAMAK Nazan Bekiroğlu’nun "Nun Masalları" kitabının “Hattat ve Padişah” adlı birinci bölümü, “Hat ve Rasat, Kayıp Padişah, İri Kara Bir Leke ve Âyine-i Mücelllâda Nihanız” başlıklı dört ara bölümden oluşan bir hikâye. Sevgili okur arkadaşım Yağmur M.’nin teşvikiyle "Nun Masalları" kitabıyla bir anda etkinliğe -biraz da gönülsüzce- dahil olunca ben de kara kara düşünmeye başladım. Dile kolay yaklaşık dört aydır tek bir satır bile yazmamış olan ben, hem de "Nun Masalları" gibi soyut bir kitap üzerine ne yazabilirdim ki. Kitabı yeniden okumaya başlayınca yazarın ilk cümleleri ruh halimi tam manasıyla paylaştığı için ruhuma çok iyi geldi. Bu hikâyenin “Hat ve Rasat” adlı birinci bölümü: “Kaç zamandır yazmak istiyordu. Şimdiye kadar hiç kimsenin söylemediği şeyleri, hiç kimsenin söylemediği bir biçimde söylemek, yazmak istiyordu. Yazmak istiyordu da kamış kalemi, âherlenmiş kâğıda eline alır almaz içinde bir yer bumbuz kesiliyor, aslında sımsıcak olan o şey, bir türlü kâğıda akamadan yok olup gidiyordu.” diye başlar ki bundan sonra yazacaklarım, ağırlıklı olarak ilk bölüm olan “Hattat ve Padişah / Hat ve Rasat” hakkındaki dağınık düşüncelerimden ibaret olmakla birlikte kitap hakkında da genel bir değerlendirme ve içeriğe dair detaylı bilgi de içermektedir. Gökkubbe üzerinde söylenmemiş hiçbir söz yoktur. Belki bu sebepten olsa gerek, “Hattat ve Padişah” hikayesinin kahramanı Hattat-rasıt da yazma isteğiyle kamış kalemi ve âherlenmiş kâğıdı eline aldığında içinde bir yer bumbuz kesilir ve aslında sımsıcak olan o şey, bir türlü kâğıda akamadan yok olup gider. Oysa her şeyin bir zamanı vardır. Zamanı gelmediyse sözler zamana yenik düşer. Hattat-rasıt, mağribden maşrıka doğru, kocaman kuyruğundan etrafa ışıklar saçarak yürüyen yıldızı gördüğü
Nun MasallarıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,254 okunma