Puan vermedi·176 syf.··
2026 49. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 09:36
Selam Elma Yayınevi , Bilgi-İyilik-Kişisel Gelişim serisinden #hayatımızınasıltasarlamalıyız isimli kitabı #okudumbitti Yazarın kitaba başlarken söyledikleri çok hoşuma gitti. "Neden bu kitabı okumalısınız?" Eskiden sadece kapağı ya da arka kapak yazısı hoşuma gittiği için kitap alıp okuyabilirdim. Ancak artık değiştim, kitabı alırken araştırıyorum ve neden okumalıyım sorusunu defalarca kendime soruyorum. Benzer bir çok kişisel gelişim kitabı varken neden bu kitap, neden şimdi okumalıyım ve neden yazar bu kitabı yazdı Cevaplar kitabın içeriğinde saklı Yazar mühendis olmasının getirisi ile kitabı bir modele dayandırmış ve bu modeli yaklaşık on yıl kendi hayatında uygulayarak deneyimlemiş, olum(lu)suz ettiklerini bizzat yaşamış. Bu kitap şunu yapın, bunu yapmayın gibi direktifler ile değil yaşamdan örnekler ve bilimsel dayanaklar ile ilerliyor ve merkezinde ise biz varız. Bu hayatı kendimiz mi seçtik yoksa bizim için seçilen hayatı mı yaşıyoruz Başlangıç sorusu nokta atışı bir tespit. Çoğumuz hayatın seyri, ailenin kararı, garanti meslek diye yaşadığımız bu noktaya geldik. Peki bu durumdan memnunum muyuz? Hayatımızı değiştirebilecek güzel sahip miyiz??? Farklı bilimlerden oluşan kitapta her bölümde dönüp bir kendime, yaşamıma ve geldiğim noktaya baktım. Kişisel gelişim kitaplarının amacı da bu değil mi?!!! Kendimizi daha ileri götürmek, yaşam şartlarımızı veya bakış açımızı değiştirmek... "Benim dediğimi yap yaptığını yapma"demişler. Çoğu şeyi aslında bilmeme ve zamanında uygulamama rağmen zamanla sadece tavsiyelerde kalıyor ve çizgiyi tutturamıyor yolumdan sapıyorum. Matrix'ten Morpheus'un dediği gibi " Yolu bilmekle yolda yürümek arasında fark vardır. Biz uygulamadıktan sonra tavsiyelerimize kim kulak asar Hedefimizi belirleyeceğiz, plan yapacağız ve
Hayatımızı Nasıl Tasarlamalıyız?Gökhan Kara · Elma Yayınevi · 202513 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 17. kitabı
Merhaba bugün sizlere @gokhankara_cx nın kaleme almış olduğu bir kişisel gelişim kitabı ile geldim. "HAYATIMIZI NASIL TASARLAMALIYIZ" Gerçekte kendi tasarladığımız hayatı mı yaşıyoruz?Yoksa başkalarının bizim için taşlarladığı hayatı mı? Bunu öğrenmek bu kitaptan geçiyor. Kitabımız sekiz ana bölümden oluşmaktadır. •Neden? •Öz •Anlam •Hayal •Hedef •Plan •Uygulama •Yoldaş Bu başlıklar da kendi içinde çok kapsamlı konulara bölünmektedir. Yazarımız bu kitapta son 10 yıldır tasarlayan ve istediği yönde hatayı dönüştüren biri olarak sistematik bir şekilde nasıl tasarım yaptığını okurlarla paylaşmaktadır. Hayatımızı tasarlamak için öncelikle kendimizi özümüzü bilmemiz gerekmektedir. Bu şekilde önce özümüzü bulup daha sonra bir yola çıkmamız gerekir ki hayatımızı istediğimiz yönde tasarlayabilelim. Ayrıca her bölümde yapmamız gereken uygulamalar bulunuyor. Yazar bunu yaparken kendi hayatından örnekler de veriyor.Aynı zamanda hikayeler ile de konuları destekliyor. •Hayatınızdaki en önemli iki gün;doğduğunuz gün ve neden doğduğunuzu anladığınız gün. (Mark Twain) •Yolu bilkmekle yolda yürümek arasında fark var. (Morpheus-Matrix) •Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardim etme.(Montaigne)
Hayatımızı Nasıl Tasarlamalıyız?Gökhan Kara · Elma Yayınevi · 202513 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ördeklere mektuplar
8/10
·160 syf.··
2025 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 17:15
Başlıktan belirttiğim gibi ördekten mektuplar'dan ziyade ördeklere mektuplar desek daha doğru. Eser a posteriori içerikli. İçerisinde yer alan bilgiler belli bir seviyede kendini geliştirmiş insanların zaten bildiği konuları ele alıyor. Bu yüzden kendini geliştirmeye yeni başlayan küçük yaşta ve genç ördeklere mektuplar olarak gördüm ya da yaşı geçmiş ama ördekten ya da Fyodor Dostoyevski'nin Suç ve Ceza eserinde bahsettiği papağanlara yazılmış bir eser diyebilirim. Yazarın ön söz de bahsettiği başkasının bedeninde olsak bile seçimlerimiz yine kendimizin seçimleri olacağı bu yüzden başkalarını kesinlikle anlayamayacağımızdan bahsetmesini görüyorum ve arttırıyorum kişinin zihni başka bir bedende olmasa bile kimse kimseyi anlayamaz. Örneğin bir yakınınız vefat ettiği zaman en yakınınız sizinle beraber üzülse bile sizin içinizdeki gerçek duyguları anlayamaz ya da tam tersi mutluluğunuzla mutlu olan yakınınız sizin içinizdeki gerçek sevinç duygularının farkına varamaz insanın sokaklar dolusu kalabalıkların içindeki yalnızlığı da burada yatmaktadır. Bunu en iyi anlatan ve yaşayan yazar sanırım Oğuz Atay'dır. Tutunamayanlar eserinde başlarında intihar etmiş arkadaşı Selim'i düşünürken Turgut "bana neden anlatmadın selim? Anlamasam da dinlerdim seni" derken tek cümleyle bu durumu anlatmıştır. Yine bu konuyla alakalı Tatar Çölü eseri harika bir yapıttır. Kitabın dili hafif ancak yer yer akıcılığı kesen gereksiz ve konudan uzaklaşan anılar mevcut. Ancak iyi niyet ilkesiyle hareket ederek bu eser zaten yazarın da bahsettiği çocuklar ve torunlara kalması için yazılmış, çevresinden gelen öneri ve istek üzerine yayımlanmış bir kitap olduğu için bunları eleştirmek de yersiz olacaktır. Eserin başında kuşak çatışmasından bahsedilmesi Aristoteles zamanından beri süre gelen ve trajikomik olarak bahsediliyor. Bunun
Hayata Dair
Ördekten MektuplarBayram Kaya · Kadran Yayınları · 20255 okunma
Filikalara Atlayın Ve Bu Saçmalıktan Uzaklaşın!
1/10
·432 syf.··
2025 2. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2025 16:08
Kötü, düşünülmemiş, bir çeşit feminizim mastürbasyonu içeren, ancak 12 yaşındaki bir çocuğun harika bulacağı bir kitap. Zaten Kitap Yerme Geceleri programında bu kitabı üç saate yakın gömdüm ama bir de mini bir inceleme yazısı yazmak istiyorum. Yazım her zamanki gibi SPOILER aka SÜRPRİZ BOZAN içerecektir ve madde madde ilerleyeceğim. 3 saatlik, tüm saçmalıkları su yüzüne çıkarttığım gömme videoma ulaşmak için: youtube.com/watch?v=Lmbm6gn... 1) Yazarın Dağ Başında Susuz Ve İnternetsiz Bir Kitap Yazmış Olması Yazarın bu kitabı yazarken Alp Dağları'nda bir kulübede internetsiz bir şekilde yaşam sürdüğünü düşünüyorum çünkü kitaptaki mantıksızlıkların başka bir açıklaması olamaz. Ancak elinin altında internet olmayan birisi böylesine saçmalıklarla, bilimsel gerçekliği olmayan olaylar ve abartılmış aşırı fantastik hackerlık sahnelerinin olduğu bir şey yazabilir. Bir de bu kitabın aşırı saçma ve gerçek dışı sahnelerle dolu olması bir yana birçok genç kızımızın bu kitabın "çok iyi" olduğunu düşünmesi beni aşırı derecede düşündürüyor. Böyle bir "eser"i beğenmek için okuma yazmayı dün öğrenmiş olmak gerekir. 2) Aşkın'ın Superman'i Devirebilecekken Son Anda Vazgeçip DC Evrenini Kurtarması Aşkın aka SÜPER KADIN öyle bir karakter ki her türlü dövüş stilinde usta, bilgisayar dâhisi, hacker, Sherlock Holmes getir götürünü yapacak kadar zeki, müthiş bir kimya bilgisine sahip, anatomiden bilime dek her türlü bilgiye vakıf MÜTHİŞ bir kadın. Neyse ki DC Evreni'ne girip Superman'i alt etmek istememiş. Belki de DC CEO'su gidip yazarın kapısına dayanıp ayaklarına kapanarak yalvarmıştır bilemiyorum, bu da mümkün olabilir. Kendisi çünkü 21-23 yaşları arasında olmasına rağmen tüm Türkiye'de aranan bir seri katil olmasının yanı sıra kalp hastası arkadaşı Bahar'a uluslararası
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,428 okunma
Bu bir kitap Eleştirisidir.
Puan vermedi
Herkese Merhaba SPOİLER*** Bu aralar Youtube'de The Matrix ile ilgili videolar çıkıyor, gerçeklik algısı üzerine. Bende bunun üzerine The Matrix'i izledim, defalarca izlememe rağmen. Sonra google'dan Matrix tarzında romanlar varmı diye araştırma yaptım ve bu kitabın önerisiyle karşılaştım. Merak ederek okuduğum bir roman oldu. Konusu, kısaca şöyle, Bizim Seth denizde boğularak ölüyor, sonra gözünü doğduğu ingiltere köyündeki mahallesinde açıyor. Buraya nasıl olduğuna dair, geldiğini merak ediyor. Ondan sonra Seth'in macerası başlıyor. Peki kitap nasıldı ? Aksiyon ve macerası bol, yazım dilide güzel ama üzülerek söyleyeceğim ki altı boş bir kitap oldu benim için. Kitabın neden altı boş olduğunu söyleceğime gelirsek, kitapta herhangi bir sistem eleştirisi yok, herhangi bir filozofun görüşlerine yer verilmemiş. Ya da politikadan, dünyanın gidişatı gibi olaylardan da bahsedilmemiş. Herhangi bir dini göndermede yoktu. Sürekli Seth'in sevgilisinden ve pişmanlığınından bahsedip duruyor. Ve birde ötesi olduğundan bahsediyor ama bu ötesi nedir ? Yazar ötesi ile ilgili bir bilgide vermiyor. Örnek vermek gerekirse Truman Show filmini izleyenler bilir. Karekter çok mutlu bir kasabada yaşar ama içinde sürekli bir his var. Ve o hissin peşinden gider olaylar gelişir, çünkü kendisini hayali programlanmış bir kasabaya hapsetmişler. Sürekli mutlu olmasını sağlayarak onu gerçeklerden uzak tutmuşlar. Cahillik Mutluluktur misali. Bir başka örnek vermek gerekirse, The Matrix filminde Neo sanal dünyada yaşadığında yine içinde bir his olur. Bir şeylerin yanlış gittiğine dair bir his, ama o hissin ne olduğunu bilemez. Taki Morphes'la tanışana kadar ve Morpheus ona dünyanın nasıl bir sistem içinde hapsolduğunu anlatır. Mavi hap ve kırmızı hap olayını bilirsiniz, seçim size
Edebiyat & Roman
Son ve ÖtesiPatrick Ness · Yabancı Yayınları · 2017668 okunma
Zweig'in usta kaleminden Nietzsche Analizi
9/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2024 11:52
Bu kitapta Stefan Zweig'in usta kaleminden tüm detaylarıyla Friedrich Nietzsche analizini okuyacaksanız. Nietzsche hakkında bir çok kitap okumama rağmen en doyurucu bilgileri Nietzsche kitabında buldum. Zweig'in popüler olan diğer kitapları kadar pek bilinmese de özellikle Nietzsche'yi tanımak isteyenlere ilk sırada bu kitabı öneririm. Nietzsche hakkında merak ettiğim bir çok sorunun cevabını bu kitapta buldum. Zweig'in Nietzsche'yi anlatması Matrix filminde Neo ve Morpheus'un kavgasını izlemek kadar heyecan verici :D Friedrich Nietzsche'nin trajedisi tek kişilik bir oyundur. Friedrich Nietzsche'nin bu kahramanca trajedisinde ne bir insan, ne bir ortak, ne de bir dinleyici yer alıyor. Çiçeklerden, renklerden, hayvan ve insanlardan, hatta Tanrı'dan uzak bir yalnızlıktır bu. Tüm zamanların ötesinde yer alan ilkel bir dünyanın taş kesilmiş, soyu tükenmiş yalnızlığıdır. Nietzsche'nin zihinsel yaşamında huzurla geçen hiçbir an yoktur, sürekli ızdırablar çekmiş ve en nihayetinde kendini yok edip sıfırdan yaratmıştır. Diğer filozofların varoluşları ise daha ziyade destansı bir huzur içinde geçiyor. O yüzden Nietzsche benim için her zaman diğer filozoflardan çok başka yerde olacak. Nietzsche kusursuz bir doğruculuk elde etmek için iradesinin kor gibi yanan demiriyle kendi kendini acımasızca tedavi ediyor. Nietzsche asla ve asla mutlu olmak istemiyor, o daima hakikate ulaşmak istiyor. O yüzden de "İnsan hakikatin ne kadarını kaldırabilir?" sözünü söylüyor. "Derisini değiştirmeyen yılanlar ölmeye mahkumdur. Bu durum fikirlerini değiştirmeyen zihinler için de geçerlidir." bu söz tam da Nietzsche'nin yaşamını anlatan bir söz. Dün incelemesini yaptığım
NietzscheStefan Zweig · Zeplin Kitap · 20181,655 okunma