Onun sinir krizleri, sinir krizlerinden sonra kurduğu cümleler, zihinsel işleyişi; hepsini bir bir inceliyor, aslında kendi ruhuyla meç ediyordu. Plath'ın bir sinir krizinden sonra sorduğu "(...) Sırça fanusun boğucu çarpıtmalarıyla birlikte üstüme tekrar inip inmeyeceğini nereden bilebilirdim ki?" sorusuna tezin içinde verdiği cevap ilginçti, belki de ilk defa Sylvia'nın "fantastik zafer" olarak gördüğü intiharına üzülüyordu: "Sırça fanusun son kez bir gazocağı şeklinde inmesi ve Plath'in intiharının, benzer bir soruyu bir kez daha sorma olasılığını ortadan kaldırması ne acıdır."
Sayfa 39
Alıntı
İbadetlerinde kıvam yoktur insanın. Çünkü kıvam, odaklanmanın bir getirisidir. Kıvam, odaklanma ve kalite için ihtiyaç duyulan irade kuvvetini, başka işlerde tüketmiştir insan. İradesini geçmişe ve geleceğe harcadığı için, ibadetlerde gerekli kıvamı sergileyemez ve ihsan duygusunu yakalayamaz olmuştur insan. Gelecek seneye hatta yarına kadar yaşayacağının garantisi olmayan insanın, ibadet kavramını geleceği kaplayan bir halde algılaması büyük bir düşünce hatasıdır. Geçmişteki yanlış hallerinin varlığını hep sürdürdüğüne, hatta bu hallerin gelecekte de var olmak zorunda olduğuna inanır insan. Bir yandan geçmişteki hata ve ihmallerini mec-buriyet tahtına oturtarak, onların hükümleri altında ezilirken; diğer yandan geleceğin henüz gelmemiş olan zorluklarını yüklenir. Geçmişteki günler birer birer yaşanmış, gelecekteki günler teker teker gelme sırasına girmişken, onların tamamını zihninde birleştirerek yaşar insan. Nefsi bu birleşik zorluğa dayanamaz ve bugün başarabileceği şeylerden de ürkmeye başlar. Bu kez, madem bu kadar uzun sürede irade sergilemeye güç yetiremeyeceğim, o halde bugün için irade sergilemenin de bir anlamı yok diye düşünür ve ibadetlere başlamaktan bir anda tamamen vazgeçer.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ah gel bir baraj da müslümanların elinden çıksın Gel trapez meç kesilsin ellerimde gel Gel yoksa bu kramp bu kadro bu gün Hemşirenin ilk vuruşta bulduğu damar...
Sayfa 50
Sakarya Savaşı başlamadan önce İstiklâl Mahkeme­leri kurulmaya başladı. Bunlar birkaç bölgede, Meclis tarafından seçilen üyelerle çalışıyorlardı. Üyeler dörder kişi oluyordu. Kastamonu Bölgesi için teşkil edilen İs­tiklâl Mahkemesi’nin üyeleri seçilmeye başladı. Mec­ lis, Ordu Mebusu Hamdi Yalman, Muğla Mebusu Neşet Akkor ve Mustafa Necati olmak üzere üç kişiyi seçmiş, dördüncüyü seçmemişti. O zaman bir Başku­mandanlık Yasası vardı. Bu yasaya göre Başkumandan Meclis yetkisine sahipti. Atatürk beni çağırdı. “Kasta­monu Bölgesi için dördüncü adam olarak seni ben seç­ tim,” dedi. Tabii bu sözü Başkumandan olarak söyledi­ği için yasa sayılıyordu. Ve ben de böylece bir İstiklâl Mahkemesi üyesi olmuştum. Kalktım gittim çalış­ maya arkadaşlarla birlikte. Kılıç Ali bir yazısında bu ola ya değinirken beni Meclis’in seçtiğini söylüyor, ta­bii yanılıyor. Yukarıda söylediğim gibi beni Atatürk seçmişti.
Sayfa 30 - Pupa yayınları 2010
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Gezmiş ve· arkadaşları hakkında verilen idam kararlan komisunda Büyük Millet Mec,isince İç Tüzük hükümlerine aykırı, olarak "ivedilikle görüşme" kararı alınmış, görüşmeler yapılmış ve idam kararlan onaylanmıştır
Sayfa 104·Kitabı okudu
"Biz sevdamızı yanştırmayız aslanım. Dikkat edersen biz diyorum çünkü bu aralar ben çok kalabalığım. İçimde milyon­larca Mec . . . "
Sayfa 161·Kitabı okudu