İnançlar, tehlike arz edebilir. Kalpten bağlandığımız, kimi zamansa korkudan boyun eğdiğimiz bu sistemler içinde doğru ile yanlışı ayırt etme konusunda sorunlar yaşayabiliriz. Aile bağlarımız sarsılabilir, sevdiğimiz insanlara karşı mesafeler koyabilir ya da kendimizi yalnız bırakarak yaşamaya çalışırız. Bu ve bunun gibi sorunların aşılması gerektiğine inanan; boş inançların çıkar ilişkilerini tetiklediğini fark eden Hüseyin Rahmi de bununla mücadele edebilmek için yazar eserini. Masalsı karakterler içinde gerçeklerin yattığı Gulyabani'yi.
Kitaplarına hayranlık duyan bir okuyucunun isteği üzerine, onun ve yaş kitlesinin seveceği türden bir eser kaleme alır Gürpınar. Mektubuna romanın içinde yer vermeyi de ihmal etmez ve romanın çıkış sebeplerini ayrıntısıyla anlatır. Türk masal unsurlarının Tanzimat roman anlayışı ile harmanlandığı türde bir kitap ile okuyucularını karşılar.
Kör inançları uğruna yıllarca ev hapsine tutulmuş kadınların, evlerine gelecek yeni bir hizmetçi ile yaşayacağı türlü macerayı kendine has üslubu ile anlatır. Kimi yerlerinde Türk halkının yaygın kullandığı deyimleri, bilmeceleri ve tekerlemeleri okuyacak, bu komik karakterlerin içinde bulunduğu durumlara üzülmeden edemeyeceksiniz.
Oldukça sıkıcı, düşündürücü yanı yok denecek kadar az olsa da vakit geçirmek amacıyla okunabilecek bir kitap sunmuş bize Gürpınar.
Belli bir temel attıktan sonra Tanzimat Dönemi ile ilgili beklentileriniz bile değişmeye başlıyor. Artık daha farklı şeyler okumayı ve dönemin başka meselelerine göz atmayı istiyorsunuz. Okuyucu olarak daha başka ne öğrenebilirim derdine düşüyorsunuz. En azından ben, bu dertle meşgul olarak elime aldığım dönem kitaplarını daha farklı ne öğrenebilirim umuduyla bakmadan yapamıyorum. İçeriğine, düşüncelerin verilme biçimine baktıkça Tanzimat