“Hiçbir zaman kendim olduğum bir düzeyde kalmadım. Bunu söylemek tuhaf ama, hiçbir zaman kendim olmadım. Ya adsız biri ya da kendimin bilmem kaçıncı halinde oluyordum. Bazen öfkeli, bazen delilercesine aşık, bazen de kutuplar kadar soğuk ve mesafeli.”
Alıntı
Victor'un meslektaşları veya profesyonel yaşamında tanı­yanlar bana onu hep yapayalnız gördüklerini, sempatik ve sı­cakkanlı ama aynı zamanda iç dünyasındaki mutluluğu başka­larının varlığına gerek duymuyormuşçasına mesafeli davran­dığını söylemişlerdi.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Reklam
Bu günlerde, Roma'nın yağmalanmasının ardından bu dönemi karanlık çağ olarak anmak yerine bir dönüşüm ve süreklilikler çağından bahsetmek modadır. Hal böyle olunca, günümüz akademisyenlerinden birinin güçlü şekilde savunduğu üzere 5 yüzyılda gotlar, alanlar, vandallar ve Hunlar, Avrupa ve Kuzey afrika'yı ezip geçerken gerçekleşen tecavüzün, yamanın ve anarşinin etkilerini abartmak mümkün değildir. Okuryazar düzey dibe vurmuştu; taşyapı neredeyse kaybolmuştu, ki bu da servetin ve hırsın ortadan kalktığının bir işaretiydi; bir zamanlar tunus'taki atölyelerden gelen çanak çömlekleri iskoçya'daki ionaya kadar götüren uzun mesafeli ticaret tamamen çökmüş, yerine sadece gündelik malların satışının yapıldığı yerel pazarlar gelmişti; ayrıca grönland'daki kutup buzullarındaki kirlilikten ölçüldüğü üzere, seviyeler tarih öncesi dönemdeki seviyelere düşmüştü.
Sayfa 53 - Pegasus yayınları·Kitabı okudu
Yirminci yüzyıl modern kadın arkadaşlığının çağı olduğu kadar; çok duygusal veya neredeyse duygusuz, her işe karışan ya da mesafeli, arkadan bıçaklayan ya da paspas olan, dışlayıcı veya hain kötü arkadaşın da yüzyılıydı.
Sayfa 23 - Kolektif Kitap Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Her gün, her saat zorlayan bu şeylerle uğraşmak ve bu kadar önemsiz şeyleri düşünmek bende bir tiksintiye yol aç-mıştı. Zihnimi başka şeyler düşünmeye zorladım. Bir anda kendimi iyi aydınlatılmış, sıcak ve güzel bir derslikte kürsüde dururken buldum. Onümde, rahat sandalyelerde oturan ilgili izleyiciler vardı. Toplama kampının psikolojisi üzerine bir ders veriyordum! Beni baskı altında tutan her şey, bilimin mesafeli bakış açısından ele alınarak nesnel bir biçim almıştı. Bu şekilde, durumun üstüne, o anın ıstıraplarının ötesine geçmeyi başarmış ve onları geçmişte kalmış şeyler olarak göz-lemlemiştim. Hem ben hem de zorluklarım kendi tarafımdan gerçekleştirilen ilginç bir psikobilimsel çalışmanın nesneleri halini almıştık.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Aslında, tam da ahşap hızla bozulduğu için, mesafeli savaş tekniklerinin ne zaman geliştirildiğini bile bilmiyoruz. Ancak Homo sapiens tarafından işgal edilen yerlerde, belirli bir dönemden itibaren, yani aşağı yukarı 80 bin yıl öncesine ait, muhtemelen mızrakların veya okların tepesine takılan taş uçlar buluyoruz. Bu durumda sapiens Afrika'dan çıktığı sırada, uzaktan savaşmak için silahları vardı. Neandertal insanının yerleşimlerinde bu tür sivri uçlara hiç rastlanmadı; bu da kol kemiğinin yapısıyla birlikte göz önüne alındığında, Neandertal insanının farklı ve daha az etkili stratejilere başvurduğunu düşündürür... Shanidar(dokuz Neandertal insanının aşağı yukarı eksiksiz iskeletlerinin bulunduğu yer) 3'ün sol dokuzuncu kaburgasında, keskin bir şeyin neden olduğu ve kazara düşmeyle uyumlu olmayan bir yara bulunur. Tek muhtemel açıklama, Shanidar 3'ün "düşük kinetik enerjili" küçük bir uçla, yani bir ok ucuyla vurulmuş olduğudur.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Reklam
Reklam