Tarihte hiçbir zaman şiddet ezilenlerden kaynaklanmıştır. Kendileri şiddetin sonucu iseler nasıl şiddetin başlatıcısı olabilirler ki? (..)
Öncesinde boyun eğmişliklerine temel oluşturacak bir şiddet durumu olmamış olsaydı, ezilenler de olmazdı.
Her kural belirleyiş, bir insanın başka bir insana seçimini dayatması demektir, bu da belirlenen insanın bilincini, belirleyeninkiyle uyumlu bir bilince dönüştürür. Böylelikle ezilenlerin davranışı belirlenmiş davranıştır; ezenin ilkelerini izler.
Ezilenler hemen hemen her zaman özgürleşmeye çabalamak yerine, kendileri de ezenler haline gelme eğilimindedirler. Onların düşünce yapısı, onları biçimlendiren somut, varoluşsal durumun çelişkileriyle koşullandırılmıştır.