Ve bütün tepelerden hep bu yankı geliyordu: 'Her şey boştur, her şey aynıdır, her şey mazide kaldı!' Pek tabii hasat ettik: fakat niçin bütün meyvelerimiz çürüdü ve yandı? Ne düştü son gece uğursuz aydan aşağıya? Beyhudeydi bütün emekler, şarabımız zehroldu, kem bakışlar tarlalarımızı ve yüreklerimizi yakıp sararttı. Kuruyuverdik hepimiz; üzerimize ateş düştü, böyle kül misali tozacağız-evet, bizzat ateşi bile yorduk. Bütün pınarlarımız kurudu, deniz de çekildi. Bütün yer yarılmak istiyor, ama yutmak istemiyor derinlikler! 'Ah, nerededir insanın hâlâ içinde boğulabileceği bir deniz': böyledir şikâyetimiz bizim-sığ bataklıklar üzerinden böyle yakınıyoruz. Gerçekten, biz artık ölmek için çok yorgunuz; şimdi uyanık olalım daha ve yaşamaya devam edelim-mezar odalarında!"
Sayfa 241·Kitabı okuyor
Gûn gelir, biri için bir mezar kazarsın. Gün gelir, o mezara kendin girersin. Hayat bu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Umut içinde. Bunu neden ölü bir insanın mezar taşına yazmışlar ki? Uman ölü müydü, yoksa hâlâ yaşayanlar mı?
Sayfa 137·Kitabı okuyor
Edebiyat
Mezarlar...
Okunacak hiçbir hikaye, hiçbir mesnevi, hiçbir şehir tarihi veya haltercümesi kitabı insanlara şu mezarlar kadar içli, onlar kadar sahici bir hikaye anlatamıyorlar.
Alıntı
Ne sabah olur, gün doğar Ne akşam olur, gün batar. Mezar desek mezar değil Bir odada beş can yatar.
Alıntı
Ve sanki bir mezar taşına yazılmak için konmuş isimlerimiz…
Sayfa 97·Kitabı okudu
Alıntı